DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Zümrüt Cömertler
Zümrüt Cömertler
Giriş Tarihi : 25-11-2020 08:18
Güncelleme : 25-11-2020 09:17

Geldim Ben…

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde uzun bir aradan sonra yazmaya karar verdim.

Aslında ad ne olursa olsun yıl içindeki göstermelik kutlanan sözde günler ilgim dışında...

Maalesef yıl içindeki tüketim günleri önemsendiği kadar Milli Bayramlarımız önemsenmiyor!

Neden, çünkü Milli Bayramlarda tüketim yok!

Ama 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününü önemsiyorum.

Her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde keşke kadınlardan yana iç açıcı bir şeyler yazayım derim...

Bir önceki yıla göre, kadınlar daha iyi durumda, refah seviyemiz yükseldi, daha mutluyuz, daha güvendeyiz, kadına şiddet yok denecek kadar azaldı, kadınlar olarak artık hak ettiğimiz değeri görmeye başladık... Yazabilmeyi çok arzu ederim.

Ne yazık ki, her sene bir önceki yılı arar duruma geldiğimizi görüyoruz.

Ama siyasiler başta olmak üzere, ulusal basında, sosyal medya hesaplarından kadınlara sahip çıkan demeçler verilir ki;

Ruhumuzu okşayan bu demeçleri tekrar tekrar okumak istersiniz!

Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk,1926 Medenî Kanunuyla aile ve toplum hayatında kadınlara çoğu batılı ülkeden daha önce geniş haklar tanımış. Ve "Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." Sözleriyle bizi ne kadar da yüceltmiş.

Birde Atasözü var: ” Karının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etme!”

Bu iki söylem arasındaki farkta, Atatürk’ün büyüklüğünün göstergesi değil mi?

Gelelim günümüze ve biraz da biz kadınlara:

Unutmayalım ki, biz kadınları aşağılayan, döven, söven, bizi yok sayan, canımıza kasteden erkekleri biz yetişiyoruz.

Üstelik onları ayrıcalıklı yetiştiriyoruz...

Ama şunuda unutuyoruz çoğu zaman;

Mümkün olduğunca izlemiyoruz ama televizyonlardaki dizilere bir bakın!

Zengin erkek fakir kız...

Aynı adama iki kardeşin aşık olması...

Ya da evli kadın evli erkek ilişkisi...

Adam kadını döver, sonra da ışıltılı bir akşam yemeğinde gönlünü alır!

Ya da mafyaların şiddet içerikli dizileri!..

Dizilerin, kadına şiddet ve cinayetleri teşvik etmesi, körüklemesi biraz tuhaf görünmüyor mu?

Eger bunların senaryolarını RTÜK kontrol ediyorsa, neden izin veriyor!!

Siyasiler neden gündeme getirmiyor!

Hemen hemen her dört kadından biri şiddete maruz kalıyor.

2020 yılının 20 Kasım tarihi itibariyle 234 kadının öldürüldüğünü İçişleri Bakanı açıkladı...

Sebep her ne olursa olsun bir insanın diğerini öldürme gibi hakkı var mı? Yok.

Her canlının yaradılış sebebi olan biz kadınların önemi asla tartışılamaz! Tartışılmamalı...

Kadını her konuda ikici sınıf insan görenler şunu asla unutmayın! 

Sizi doğuran büyütüp besleyen, ateşlendiğinizde sabahlara kadar başınızda bekleyen ve bu güne getiren annende bir kadın...

Birazda özeleştiri yapmak gerekirse:

Üzgünüm ama,

Biz kadınların birçoğu da zamanının çoğunu maalesef sosyal medyada geçiriyor!

Yuvamız özel olmasına rağmen evinde ağırladığı konuklarına ne ikram ettiğini, kahvenin yanına koyduğu çikolatasının katlitesine kadar... 

Mutfağında, masanın üzerindeki on çeşit pastasını paylaşmak için ayırdığı zamanını çocuğuna yada eşine ayırıyor mu? 

Kardeşim kime ne senin evinin içinden, ev bu adı üzerinde özeliniz değil mi?

Eviniz, yeni aldığınız eşyalarınız, çocuğunuzun yatak odası, konuklarınıza ikramlarınızdan bize ne yahu!

Ama;

Kör bir insana rengi anlatmak ne kadar zorsa doğruları anlamak istemeyen insana doğruları anlatabilmekte o kadar zordur...

Unutmayalım ki;

Biz kadınlar güçlü isek, toplumda güçlü demektir...

Şiddet” ile toplumsal anlamda mücadele edilmesi, insanlığın bu “utanç”tan kurtulması dileğiyle...

Sağlıklı Günlere...

Sevgiyle Kalın.

NELER SÖYLENDİ?
@
ARŞİV ARAMA
Mersin Adana Tren Saatleri 2021
Gazetemiz MEİGDER Üyesidir
Meigder