DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Kazım ALDOĞAN
Kazım ALDOĞAN
Giriş Tarihi : 18-12-2020 10:17

AMOR VİRTİTUS YA DA İKTİDAR SEVİCİLİĞİ

Belirli bir coğrafyada veya sınırları belirlenmiş bir alanda küçük bir grubun veya kalabalığın zor kullanılarak kontrol edilmesiyle başlayan iktidar olgusu aynı zamanda insanlık tarihinin kanlı mücadelesidir. Araçlar ve yöntemler değişse de üstünlük kurma mücadelesi aralıksız devam etti.

İktidarı veya gücü elinde bulunduran aynı zamanda üretim araçlarının da sahibiydi ve belki de asıl amaç buydu. Tarım toplumunda ekine ve sapana sahip iken modern devlette üretim bandındaki bütün meta ’ya sahip oldu.

Modern çağda iktidar paylaşımı birden fazla güç odağının bir araya gelmesiyle sağlanabiliyor. Sermaye sınıfı, bürokrasi ve güvenlik ağı troykası devlet denilen kurumun asal güçleridir.

Devleti oluşturan bu üçlü organizmanın kendi içinde uyumlu çalışabilmesi için demokratik bir hukuk düzenine ihtiyaç duyuldu. Çağımızda bu hukuk düzenine sahip uluslar demokratik devletler olarak tanımlanırken, sahip olmayanlar ise totaliter ve/veya otokratik devletler olarak tanımlanmaktadır.

Demokrasinin olmadığı ülkelerde temel sorun iktidarı paylaşan troykanın yani sermaye sınıfı, bürokrasi ve güvenlik ağının güç kapma çatışmasıdır.

Bu güçlerden en önemlisi olan silahlı güvenlik ağının iktidara ortak edilmemesi demokratik ülke olma yolunda temel bir parametre olarak kabul edilmektedir. Evrensel hukuk normlarına, özgür seçilme ve seçme haklarına sahip olan rejimler silahlı gücün vesayetini ortadan kaldırdılar.

İkinci dünya savaşından sonra bütün dünyada başlayan iktisadi korumacı ekonomik modellerinde gücün merkezde konumlandığı bürokratik yönetim biçimleri, yerini 1980’lerin başında yeniden güçlenen neoliberalizm ile adem-i merkeziyetçi yapıya bırakmaya

başladı. Bu durum kuşkusuz daha çok liberal ve burjuva sınıf tarafından kontrol edilen devletlerde gerçekleşti.

İktidarı en önemli paydası üretim araçlarını elinde bulunduran sermaye sınıfıdır. Bu sınıf aslında iktidarın gücünü elinde bulunduran, onu kendi varlığı için dizayn eden, hatta hukukunu belirleyen en büyük mekanizmadır.

Politik iktidarlar tarihsel süreç içinde sermaye sınıfının gücünden, sermaye sınıfı da siyaset kurumunun kendisine tanıdığı imtiyazlarından faydalanmak istemiştir.

Liberal kapitalist üretim biçiminde sermaye sınıfı iktidarı kontrol eden en büyük ve vazgeçilmez güçtür. Bu ilişki biçimi kimi zaman devletin ekonomiye müdahale etmesine, kimi zamanda ekonominin özelleştirilmesini gerekli kılmıştır. Ancak reel olan, her iki durumda da sermaye sınıfının tarihsel olarak iktidar üzerindeki tahakkümünün var olduğudur.

Semeye sınıfı bu tahakkümü kurmak için yani politik güç haline gelmek için önemli bazı araçları kullanır.

Sermaye sınıfı iktisadi avantajlarını maksimum düzeyde tutmak uğruna bu araçları zaman zaman bir kalkan olarak kullanır.

İletişim ve enformasyon çağında iktisadi gücün yatırım yaparak devlete karşı kullandığı en önemli kalkan medyadır.

Demokrasilerde dördüncü kuvvet olarak kabul edilen medya, neoliberalizmin canavarlaştığı çağımızda, özellikle hukukun yetersiz olduğu Türkiye gibi ülkelerde sermaye sınıfının elindeki en büyük kuşatma aracıdır. Sermaye sınıfının iktidarla yaptığı iktisadi ortaklığın en büyük paklayıcısıdır.

Medya-sermaye gücü, iktidar erkini kuşatırken, politik iktidarın ait olduğu ideolojiye bağlılığını ve sadakatini göstererek görevini yerine getirir.

İşte bu sadakat ve bağlılığa latince‘’amor virtitus’’ Türkçe deyimiyle ‘’iktidar seviciliği’’ olarak adlandırılmaktadır.

Siyasi ve iktisadi krizin merkezinde bulunan Türkiye’nin amor virtitus’ları her zaman olduğu gibi görevlerini yapmaya devam ediyorlar.

NELER SÖYLENDİ?
@
Kazım ALDOĞAN

Kazım ALDOĞAN

DİĞER YAZILARI TÜRK SAĞININ ZİHİN İŞGALİ VE MUTLAK İKTİDAR 22-05-2021 08:53 LIVE.’’ALTIN KURALI,ALTINI OLAN KOYAR’’ 29-03-2021 22:59 DEMİREL’in SOL’a DARBESİ, 12 MART 12-03-2021 12:10 İDEOLOJİK KÖKLERDEN YOKSUN SİYASETİN ÇIKMAZI 27-01-2021 11:10 AMOR VİRTİTUS YA DA İKTİDAR SEVİCİLİĞİ 18-12-2020 10:17 SİVİL VESAYET RANTI 19-11-2020 06:03 UMUT TACİRİ 13-10-2020 09:55 KASABALI ZİHNİYET İLE AYDIN ÇATIŞMASI 23-09-2020 17:27 AKIL ÇAĞI MI İMAN ÇAĞI MI? 29-08-2020 00:26 CUMHURİYETİN HAFIZASINA YENİ FORMAT 06-08-2020 11:05 Türkiye Sağının Halk Dalkavukluğu 12-07-2020 11:51 LİDERE İTAAT FARZ DEĞİLDİR 31-05-2020 14:33 ŞAHSIM MERKEZLİ SİYASET MÜMKÜN MÜ? 14-05-2020 14:27 CÜBBELİ SİYASET VE DİYANET 02-05-2020 09:06 İKARUS’UN DÜŞÜŞÜ VE SINIR TANIMAYAN HIRSLARIMIZ 19-04-2020 10:57 KÜRESEL KRİZ VE YENİDEN BABA DEVLET MODELİ 10-04-2020 10:20 DÜZENE ÇOMAK SOKAN VİRÜS 30-03-2020 09:24 SURİYE SORUNUN TARİHSEL HAFIZASI VE İMAM GAZALİ 24-02-2020 11:16 BİTMEYEN TARTIŞMA, SİYASET VE AHLAK 01-02-2020 10:41 LALE DEVRİNDEN KANAL DEVRİNE 29-12-2019 12:03 SİYASETTE YENİLİK ARAYIŞI 27-11-2019 09:51 Türkiye’nin Çıkmazı; Demokrası Dışı Siyaset Hevesi 12-09-2019 10:52 DIŞARIYA BAĞIMLI OLMA ZORUNLULUĞU 22-07-2019 08:22 DİLİ GEÇMİŞ ZAMAN 29-03-2019 09:42 SİYASET PLANLAMA VE STRATEJİ GELİŞETİRMEDİR 11-03-2019 07:52 TÜRKİYE’DE MUHALEFET SODOM VE GOMORE’DIR 07-02-2019 01:28 DEMOKRASİYLE ALDATANLAR 17-01-2019 15:24 HİKÂYESİ BİTMİŞ OLANLARIN DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK 24-12-2018 10:06 İTAAT,İTİBAR VE LİDER 12-12-2018 17:36 SİYASETTE MELEZ İTTİFAKLAR DÖNEMİ 05-12-2018 11:02 TÜRK SİYASETİNİN SABİTLEŞEN MİTİ ‘’TEHLİKELİ ÖTEKİLER’’ 26-11-2018 12:42 İDEOLOJİK MERKEZLİ SİYASETTEN ALGI YÖNETİMİ SİYASETİNE 18-11-2018 12:10 BUDANAN CUMHURİYETE DOĞRU 13-11-2018 20:49
ARŞİV ARAMA
Mersin Adana Tren Saatleri 2021
Gazetemiz MEİGDER Üyesidir
Meigder