DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
AYÇA ÖZTORUN
AYÇA ÖZTORUN
Giriş Tarihi : 01-09-2017 12:40

Bayram Hikayesi!

DANA FİRARDA

Gürbüz, sabahın erken vakti soluğu hayvan pazarın da aldı. Kurban bayramına iki gün kalmıştı. En besili dana onun olmalıydı. Her kurban bayramın da olduğu gibi bu yılda kasabanın ileri gelenlerini görkemli bahçesin de ağırlayacak, koca danayı kesip mangal partileri düzenleyecek, ardından mis gibi ev yapımı baklavalarını başmisafirlerine ikram edecekti. Nede olsa devletin önemli makamlarına işi düşerse yedirdiklerinin hikmetiyle ona da tüm kapılar açılacaktı!

Gürbüz ve eşi Mahire, gösteriş meraklısı, parayı dalaverelerle bulmuş para düşkünü, hava atmayı seven, kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyen insanlardı. Çıkarlarının olduğu insanlar için iki gün evvel den başladılar davet hazırlığına.

Mahire’nin kız kardeşleri, baklavaları açmışlar, Mahire ve Gürbüz’ün görkemli bahçesini tertemiz etmişlerdi.

Gürbüz, en besilisinden kurbanlık danayı almış bahçede ki çam ağacının gövdesine bağlamıştı. Mahire keyifle kocasını tembihledi;

“Arife günü keselim danayı. Bayram günü ortalık berbat olmasın. Misafirlerimiz erken gelecek.”

Gürbüz’ün bahçesinin duvarına tırmanan mahallenin gariban çocukları, kurbanlık dananın büyüklüğün den bahsediyorlar, “Kaça aldın danayı Gürbüz emmi?” diye bağrışıyorlardı.

Mahire, sinirle elini beline koydu;

“Defolun arsız sıpalar! Her yıl böyle sümsüklenirsiniz! Eğer bayram sabahı da duvarlara çıkıp bakışırsanız gözünüzü oyarım!”

Gürbüz, doğru söylüyorsun der gibi baktı Mahire’ye. Mahire daha da coşup yerden taş alıp çocuklara doğru fırlattı.

Arife günü, sabah erkenden kasabanın pala bıyıklı iri kıyım kasabı, bıçakları ile Gürbüz’ün bahçesine geldi. Gürbüz’le birlikte danayı kesmek için yere yatıracaklardı ki, dana var gücü ile ellerinden sıvıştığı gibi kaçmaya başladı. Mahire, dananın önüne durmaya kalkarken, dana kafasıyla Mahire’ye ağır bir darbe indirdi. Mahire’nin göğe uçmasıyla, bahçe duvarına yapışması bir oldu. Baygın yere yığılan Mahire’nin yardımına kasap yetişirken, Gürbüz tabanvaylara kuvvet, var gücüyle dananın ardından koşmaya başladı. Dana, sokak sokak koşuyor, Gürbüz ardından yetişmeye çalışıyor soluğu nereden aldığını bilemiyordu.

Kasaba’nın insanları, dananın hışmından korkup sokak aralarına kaçışıyorlardı. Gürbüz baktı ki olacak gibi değil itfaiyeyi aradı ve telaşla;

“Yetişin danam kaçtı! Allahım şaştı! Bulunduğum mıntıka vicdan sokak yetişin!” diye feryat ediyordu.

Tam o esnada karşıdan gelen kamyon, acı acı korna çaldı. Ama nafile, danaya çarpıp ancak durabildi. Gürbüz’de ardından acı çığlığı bastı.

“Allahsız! Görmedin mi koca danayı? Öldürdün danamı! Danamın parasını hemen bana ödeyeceksin” diye bağırıyordu.

Kamyoncu sinirlendi;

“Danana sahip çıksaydın. Sende benim kamyonumun hasarını ödeyeceksin”

Dana yerden tekrar doğrulur gibi oldu.

Gürbüz sevinçle;

“Ölmemiş mübarek! Bıçak getirin; “Mundar olmadan keselim şunu!” diye bağırdı.

Kasapta olay yerine yetişmiş en keskin bıçağı Gürbüz’e uzatmıştı. Gürbüz, dananın boynuna tam bıçağı sürerken; “Yandım anam!” diye bağırdı. Keskin bıçak, Gürbüz’ün parmağını uçurmuş, İşaret parmağının yarısı yere düşmüştü.

Kasap, Gürbüz’ün kesik parmağını yerde görünce; “Tüh keşke ben kesseydim danayı Gürbüz efendi” diye dizine vurarak böğürürcesine feryat ediyordu.

Gürbüz, panikle kopan parmağı diğer eline almış, “beni hastaneye götürün.” diye bağırırken kan tutmuş, kesik parmağı ile yere yığılmıştı.

Tüm mahalleli seferber olmuş Gürbüz’ü ve karısını hastaneye yetiştirmişlerdi.

Bayram sabahı Doktor Hanım, Gürbüz ve Mahire’nin odasına girdi. Geçmiş olsun ucuz atlattınız deyip, her ikisi ile bayramlaştı.

Gürbüz, tüm yağcı haliyle;

“Doktor Hanım, biraz kendime geleyim sizi bahçeme buyur edip ağzınıza layık bir kuzu çevireceğim.”

Gürbüz’ün çıkarcılığı konusunda ününü duyan Doktor Hanım, Gürbüz’ün yatağının kenarına oturdu ve ona davet için teşekkür ettiğini ama gelemeyeceğini söyledi.

Mahire yattığı yerden doğruldu;

“Olmaz doktor hanım. Kabul etmem böyle bir şeyi. Muhakkak geleceksiniz.”

Doktor Hanım;

“Boş verin şimdi daveti. Bu arada siz hastaneye getirildiğinizde dana ölmemiş, mahalleli danayı kesip pay haline getirip poşetlere koymuşlar.”

Gürbüz ve Mahire, sinirle yataklarından doğruldular.

Gürbüz;

“Vay namussuzlaaar! Gözleri kaldı danamda!”

Mahire;

“Tüm etleri almışlar mı? Sorarım onlara bunun hesabını!”

Doktor Hanım, alaylı bir halde gülümsedi;

“Komşularınız gelmiş hastaneye. Hemşire Hanım, uyuyorsunuz diye gelenleri içeri almamış. Size bahçelerin den topladıkları çiçekleri getirmişler, “kurbanı kestik, etleri doğrayıp paketledik ve götürdük Mahire Hanım’ın kardeşlerine verdik deyip, geçmiş olsun dileklerini iletmişler.” Ayrıca ben sizin davetinize neden geleyim ki? Bizler ekonomik durumu iyi olan insanlarız. Etimiz, sütümüz her zaman var.  Kurban bayramının anlamı fakir fukara ile kestiğin kurbanı paylaşmak değil mi? Aç susuzun karnını doyurmak değil mi? Bak mahallenizde muhtaç insanlar varmış, dağıtın sevap olsun.

Mahire;

“Öyle deme doktor hanım, sen mahalleliyi bilmezsin. Oldum olası bizi çekemezler. Ver ver doymazlar. Fakir tayfasına Allah el versin tırnak vermesin. Tırnakları ile adamın gözünü oyarlar alimallah!”

Gürbüz, karısını onaylarcasına kafasını salladı;

Doktor Hanım, Mahire ve Gürbüz’ü dinlemeden odadan dışarı çıktı.

Mahire, kocasına sessizce fısıldadı;

“Bu doktoru davet etmedin miydi?”

Gürbüz;

“Yeni gelmiş hastaneye bileydim çağırırdım.”

Mahire;

“Ona hasetlendi zahir. Baksana ukalalığına.”

Gürbüz; “Zıkkımın dibini yesin. Bu kim ki! Ben baştabibi çağırdıydım. O da bize yeter. Baştabibi görürsem bu kadına edeceğimi bilirim.”

Doktor Hanım, hastanenin bahçesine inip bir banka oturup düşüncelere daldı. Gözleri dolu dolu oldu. Çocukluk yıllarında çektiği yokluk geldi aklına. Şeker bayramların da abisi ile birlikte kapı kapı şeker toplardı. Abisi ile topladıkları şekeri evlerine götürüp gelen misafirlere ikram ederlerdi. Kurban bayramında da kardeşleri ile birlikte kurban payı beklerdi. Evlerine gelen kurban payında da, yağın arasında bir lokma et olurdu. Gelen bir avuçluk kurban payına bile sevinirlerdi.

Hastanenin anonsu ile irkilen doktor hanım telaşla acil bölümüne doğru yürüdü…

Doktor Ece Hanım!

Doktor Ece Hanım!

Yoğun bakım ünitesine lütfen…

NELER SÖYLENDİ?
@
AYÇA ÖZTORUN

AYÇA ÖZTORUN

DİĞER YAZILARI SELAMINI ALINCA GÖZYAŞLARIM SEL OLDU AKTI. 01-07-2020 20:24 “tıpkı ellerim senin ellerin” 21-06-2020 12:05 KORONAYI SAV VARTAN DAYI 15-06-2020 11:27 DİKKAT! 12-04-2020 10:42 BİZ DEĞİL, SİZ VERECEKSİNİZ! 08-04-2020 08:11 KORONAYI SAV VARTAN DAYI 02-04-2020 04:01 Yine de gülelim, ille de gülelim, Biz her türlü pisliği yeneceğiz 29-03-2020 11:11 KORONA YÜZÜNDEN ALDATTIM 24-03-2020 17:41 'Ateşe verin, yakın onları' diyen şarlatanlar! 20-03-2020 11:48 HALK ADAMLARINA BAKIN HELE! “SANATÇIYMIŞ FULARLI EŞEK” 10-03-2020 10:04 DESTANDIR ÇUKUROVA 05-03-2020 20:50 GEYİK MUHABBETİ 30-12-2019 06:03 “Yazık, çok yazık!” 28-09-2019 06:10 Bıçak kemiğe dayandı 23-08-2019 20:10 SENİN ÇOCUK KRAL DA BİZİM ÇOCUK HAMAL MI? 19-08-2019 09:27 YA SEV YA TERKET! 22-06-2019 09:16 GÖZYAŞI VE ÖLÜM IRKÇILIĞIN UTANCI OLSUN! 20-06-2019 08:42 NEREDEN NEREYE 24-04-2019 22:37 Tarih unutturmayacak haini ve namussuzu! 24-01-2019 21:10 Sussan olmuyor, susmasan olmaz 09-01-2019 00:45 VAKİT ÖYLE BİR VAKİT Kİ ANLIYON MU 29-11-2018 09:32 ÇAY VE İNCE BELLİ BARDAK ŞEHVET UYANDIRIYOR!.. 31-10-2018 07:37 ARA GÜLER’İN ARDINDAN 19-10-2018 07:15 Beni Seçerseniz! 17-10-2018 13:46 DANAM KAÇTI ALLAHIM ŞAŞTI 18-08-2018 09:41 KARARDI SABAHLAR GECEYE KARIŞARAK 10-08-2018 05:45 KİN 01-08-2018 07:02 BUNLARIN NAMUSU BU KADAR! 21-07-2018 09:26 TREN KAZASI ÜZERİNE 11-07-2018 13:17 LEYLA’NIN ARDINDAN 05-07-2018 16:01 SELAM OLSUN ÇUKUROVA'YA 30-04-2018 07:54 MUSTO DAYI .1. 09-04-2018 18:37 “işte bu bizim hikâyemiz öyle saf öyle temiz!” 05-04-2018 05:33 NERELİSİN? ZÜĞÜRT ADASINDANIM... 29-11-2017 11:16 SANAL KLAVYE FAHİŞESİ GEL GEL FACABOK’A GEL 26-11-2017 10:06 DİN İLE İMAN PARA İLE AVRAT 08-11-2017 11:13 Yazma Ayça din kardeşiyiz 20-10-2017 10:08 El arkayla kalkar!. 18-10-2017 11:42 GÜLE GÜLE PENÇİK GÜLE GÜLE 17-10-2017 15:10 KARARDI SABAHLAR GECEYE KARIŞARAK 23-09-2017 11:09 O Gece! 12-09-2017 12:07 YALNIZKEN ALDATTIM SİZİ 04-09-2017 10:59 SEN NE YAPACAKSIN VATAN ŞAŞMAZ’I FİLİZ AKER’İ 02-09-2017 08:49 Bayram Hikayesi! 01-09-2017 12:40 MAHALLENİN DELİSİ (ÖYKÜLER-2) 30-08-2017 07:54 İKİ GÜZEL İNSAN 28-08-2017 13:22 ÖYKÜLER-1 18-08-2017 16:01
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA