<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sonses.tv – Mersin Son Dakika Haberleri ve Sıcak Gelişmeler</title>
    <link>https://www.sonses.tv</link>
    <description>Mersin son dakika haberleri, sıcak gelişmeler, resmi açıklamalar, operasyonlar, kaza ve gündemin tüm önemli başlıkları Sonses.tv’de anında yayında.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sonses.tv/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Telif Hakkı © 2025 Sonses.tv Bu sitedeki tüm içerik, yazılı ve görsel materyaller telif hakları kapsamında korunmaktadır</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 05:38:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Henderson Çılgın Kutlamada Bileğini Kırdı]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/henderson-cilgin-kutlamada-bilegini-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/henderson-cilgin-kutlamada-bilegini-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin Meksika'yı 3-2 yenerek çeyrek finale yükseldiği maçın ardından reklam panolarından düşen tecrübeli orta saha Jordan Henderson hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Kupası son 16 turunda Meksika’yı dramatik bir mücadelenin ardından 3-2 mağlup ederek adını çeyrek finale yazdıran İngiltere’de, tur sevinci yerini adeta bir şoka bıraktı. İngilizlerin 36 yaşındaki tecrübeli orta saha oyuncusu Jordan Henderson, maçın bitiş düdüğüyle birlikte yaşanan büyük coşku esnasında talihsiz bir kaza geçirdi. Reklam panolarının üzerinden taraftarlarla buluşmak isterken dengesini kaybederek sert bir şekilde zemine çakılan Brentfordlu yıldız, sahayı sedyeyle terk etmek zorunda kaldı. İngiltere menajeri Thomas Tuchel, deneyimli futbolcunun durumunun "gerçekten çok kötü" olduğunu açıkladı.</strong></p>

<p>Turnuvada şu ana kadar sadece grup aşamasındaki Panama mücadelesinin son dakikalarında süre alabilen Henderson'ın, bu şanssız sakatlıkla birlikte turnuvayı kapatma noktasına geldiği öğrenildi.</p>

<h3>Tuchel: "Sevinç Gecemize Gölge Düştü, Hastanede"</h3>

<p>Meksika karşısında alınan 3-2'lik galibiyetin ardından BBC One mikrofonlarına konuşan İngiltere Teknik Direktörü Thomas Tuchel, yaşanan kazanın büyüklüğünü ve takımdaki moral bozukluğunu gizlemedi. Tuchel, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Jordan (Henderson) galibiyet kutlaması sırasında talihsiz bir şekilde panoların üzerinden düşerek bileğini çok ciddi şekilde sakatladı. İlk incelemelere göre durum gerçekten çok kötü görünüyor. Geceyi bizimle birlikte kutlayamayacak olması, elde ettiğimiz bu harika tura ve harika akşama büyük bir gölge düşürdü. Sağlık heyetimiz ve doktorumuz bana durumunun oldukça ciddi olduğunu ve şu an Mexico City'de bir hastanede müşahede altında tutulduğunu iletti."</p>

<h3>Takımla Birlikte Dönmedi: Eksikler Can Sıkıyor</h3>

<p>Meksika karşısında alınan zaferin ardından İngiltere kafilesi dönüş yoluna geçerken, hastanede tedavisi süren Jordan Henderson’a bir kulüp destek personeli eşlik etti ve tecrübeli oyuncu pazartesi gecesi takımla birlikte seyahat etmedi.</p>

<p>Çeyrek finalde Cumartesi günü Miami’de Norveç ile kozlarını paylaşacak olan İngiltere’de eksiklerin sayısı da teknik heyeti düşündürüyor. Turnuvanın açılış maçında hamstring sakatlığı yaşayan Reece James'in ardından Henderson'ın da takıma katılması beklenmiyor. Ayrıca Meksika maçında doğrudan kırmızı kart görerek oyun dışı kalan genç savunmacı Jarell Quansah da Norveç karşısında cezası nedeniyle forma giyemeyecek.</p>

<p><strong>Editör Notu:</strong> Kentimizin ve ülkemizin nabzını tutan tarafsız yayıncılık ilkelerimiz gereği, sahadan gelen sıcak gelişmeleri ve resmi kurum açıklamalarını en doğru, yalın ve hızlı haliyle sizlerle buluşturuyoruz. Haberlerimize dair görüş, öneri ve ihbarlarınızı bizlere ileterek toplumsal hafızanın doğru şekillenmesine katkı sunabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNDEM, SPOR</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/henderson-cilgin-kutlamada-bilegini-kirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/07/jordan-henderson.png" type="image/jpeg" length="88610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi Arifesinde Kiev'de Füze Dehşeti]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/nato-zirvesi-arifesinde-kievde-fuze-dehseti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/nato-zirvesi-arifesinde-kievde-fuze-dehseti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'daki kritik NATO zirvesi öncesinde Rusya, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda 11 sivil öldü, 46 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ukrayna'nın başkenti Kiev, uluslararası diplomasinin gözünün Türkiye'ye çevrildiği kritik bir süreçte ağır bir hava saldırısıyla sarsıldı. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, yerel saatle gece 02.45 sularında başlayan füze ve insansız hava aracı saldırılarının doğrudan sivil yerleşim yerlerini hedef aldığını duyurdu. Ankara'da gerçekleştirilecek olan stratejik NATO zirvesinin hemen arifesinde düzenlenen bu saldırı, uluslararası kamuoyunda gerilimi en üst tırmandıran hamle olarak nitelendirildi. İlk belirlemelere göre saldırılarda 11 sivil hayatını kaybederken, 46 kişi ise yaralandı.</strong></p>

<p>Başkentin köklü yerleşim yerlerinden Podil ve Darnitskiy semtlerinde çok sayıda çok katlı apartman, füzelerin ve şarapnel parçalarının isabet etmesi sonucu ağır hasar gördü. Gece yarısı uykuda yakalanan sivillerin bulunduğu binalarda yangın çıkarken, enkaz altında kalanları kurtarmak için arama kurtarma ve acil müdahale ekipleri zamana karşı yarış başlattı.</p>

<h3><strong>"Rusya Sivilleri Hedef Almaya Devam Ediyor"</strong></h3>

<p>Saldırının ardından sahada incelemelerde bulunan Kiev Şehri Askeri İdaresi Başkanı Timur Tkaçenko, askeri ve operasyonel duruma ilişkin yaptığı sert açıklamada Moskova yönetimini suçladı. Tkaçenko, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Gece saatlerinden itibaren başkentimiz yoğun bir füze yağmuruna tutulmuştur. Rusya, sahada elde edemediği neticeleri sivil halkı terörize ederek almaya çalışıyor ve doğrudan masum insanları hedef alan füze saldırılarına fütursuzca devam ediyor. Podil ve Darnitskiy bölgelerindeki sivil konut altyapısında ağır yıkımlar mevcut. Ekiplerimiz enkaz kaldırma ve yaralı tahliye işlemlerini sürdürüyor. Bu insanlık dışı saldırının zamanlaması manidardır."</p>

<h3><strong>NATO Zirvesi ve Ankara'da Dev Görüşme Öncesi Provokasyon</strong></h3>

<p>Saldırının, Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenecek olan tarihi NATO liderler zirvesinin hemen öncesinde yapılması, küresel analistler tarafından askeri bir mesaj ve provokasyon olarak yorumlandı. Zirvenin yanı sıra, dünya diplomasisini şekillendirecek en kritik baş başa görüşme de Türkiye topraklarında gerçekleşecek.</p>

<p>8 Temmuz Çarşamba günü öğleden sonra, ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin Türkiye’de bir araya gelmesi bekleniyor. Savaşın geleceği, askeri yardımlar ve olası bir barış planının masaya yatırılacağı bu kritik Trump-Zelenski zirvesinin hemen öncesinde Kiev'e düşen füzelerin, görüşmenin seyrini ve liderlerin vereceği ortak mesajların tonunu doğrudan etkileyeceği öngörülüyor. Bölgedeki teyakkuz durumu sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Biracı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, Kiev, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/nato-zirvesi-arifesinde-kievde-fuze-dehseti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/07/a-w739535-03.jpg" type="image/jpeg" length="28892"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Emniyet Müdürü Aktaş: 'Bölgeye yabancı değilim']]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/mersin-emniyet-muduru-aktas-bolgeye-yabanci-degilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/mersin-emniyet-muduru-aktas-bolgeye-yabanci-degilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, uzun yıllar Adana'da görev yaptığını belirterek, bölgeyi yakından tanıdığını ifade etti. Aktaş, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve basın mensuplarıyla iş birliği içerisinde verimli bir çalışma dönemi geçireceklerine inandığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, uzun yıllar Adana'da görev yaptığını belirterek, bölgeyi yakından tanıdığını ifade etti. Aktaş, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve basın mensuplarıyla iş birliği içerisinde verimli bir çalışma dönemi geçireceklerine inandığını söyledi.</p>

<p>Mersin Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyeleri, kısa süre önce göreve başlayan Mersin İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş'ı ziyaret ederek çalışmalarında başarı diledi. Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkan Vekili Cafer Esendemir'in de eşlik ettiği ziyarette, MGC Başkan Kaya Tepe, cemiyetin üye yapısı ve kentte yürüttüğü çalışmalar hakkında İl Emniyet Müdürü Aktaş'a bilgi verdi. Gazetecilerin kamu adına önemli bir görevi yerine getirdiğini vurgulayan Tepe, meslek mensuplarının görevlerini yerine getirirken karşılaştıkları bazı sorunları da dile getirerek, bu konularda emniyet teşkilatıyla sağlıklı iletişim ve iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş ise basının kamuoyunun doğru ve hızlı bilgilendirilmesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirtti. Basın mensuplarıyla uyum içerisinde çalışmayı önemsediklerini ifade eden Aktaş, 'Uzun yıllar Adana'da görev yaptım. Bu nedenle bölgeye yabancı değilim. Mersin'de tüm kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve basın mensuplarımızla iş birliği içinde, huzur ve güven ortamının korunmasına yönelik verimli bir çalışma süreci yürüteceğimize inanıyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyaret, karşılıklı görüş alışverişinin ardından günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Arızona</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/mersin-emniyet-muduru-aktas-bolgeye-yabanci-degilim</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/07/agency/iha/mersin-emniyet-muduru-aktas-bolgeye-yabanci-degilim.jpg" type="image/jpeg" length="46374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yarasa Teması Sonrası Korkunç Ölüm!]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/yarasa-temasi-sonrasi-korkunc-olum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/yarasa-temasi-sonrasi-korkunc-olum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanada’da uykusunda yüzüne dokunan yarasa nedeniyle uyanan ve vücudunda yara izi bulunmayan çocuk, semptomların başlamasından kısa süre sonra öldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tıp dünyasının saygın yayınlarından Canadian Medical Association Journal (CMAJ) gazetesinde yayımlanan tıp raporu, görünürde hiçbir yara veya ısırık izi olmasa dahi yarasalarla yaşanan temasın ne denli ölümcül sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne serdi. Kanada’nın Ontario eyaletindeki bir kır evinde uykusunda yarasa temasına maruz kalan bir çocuk, teşhis sürecindeki gecikmeler ve virüsün sinsice ilerlemesi sonucu trajik şekilde hayatını kaybetti.</strong></p>

<p>Talihsiz olay, ailenin kırsal alandaki evinde istirahat ettiği sırada yaşandı. Gece uykusundan yüzüne dokunan bir yarasa hissiyle uyanan çocuk, refleksiyle hayvanı kendisinden uzaklaştırdı. Durumu fark eden baba ise odaya girerek yarasayı bir kap yardımıyla yakaladı ve doğaya saldı. Sabah yapılan kontrollerde çocuğun teninde herhangi bir ısırık, tırmalama veya açık yara izine rastlanmadı. Hayvanda da sıra dışı bir agresiflik gözlemlemeyen aile, ilk aşamada profesyonel bir tıbbi yardım alma ihtiyacı hissetmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Semptomlar 19 Gün Sonra Yüz Felci Gibi Başladı</h3>

<p>Temasın üzerinden geçen 19 sakin günün ardından çocukta aniden yüz uyuşması ve bölgesel şişlik şikayetleri baş gösterdi. Vakit kaybetmeden acil servise başvuran aile, burada ilk klinik muayeneleri gerçekleştiren hekimlerin yanılgısıyla karşılaştı. Hastaya ilk etapta geçici yüz felci şüphesiyle yaklaşılıp antiviral tedavi başlandı. Durumun giderek kötüleşmesi üzerine ertesi gün yapılan ikinci hastane ziyaretinde ise bu kez ağız ve diş eti enfeksiyonu teşhisi konuldu.</p>

<p>Hastanede yatış işlemleri planlandığı sırada talihsiz çocuğun ateşi aniden 39 dereceye fırladı. Kısa süre içinde yutma güçlüğü, kafa karışıklığı ve görsel halüsinasyonlar (sanrılar) yaşamaya başlayan hastanın genel sağlık durumu hızla kontrolünden çıktı. Bilinci kapanan ve solunum yetmezliği çeken çocuk, entübe edilerek acilen pediatri yoğun bakım ünitesine nakledildi.</p>

<h3><strong>Yarasa Varyantı Kuduz Tespit Edildi</strong></h3>

<p>Manitoba Üniversitesi Pediatri ve Çocuk Sağlığı Bölümü'nde görevli uzman doktorlar, nörolojik tablonun hızla kötüleşmesi üzerine kuduz şüphesini masaya yatırdı. Yapılan laboratuvar testleri ve genetik incelemeler sonucunda, hastada doğrudan yarasa kaynaklı kuduz virüsü varyantı tespit edildi. Tıbbi müdahaleler için geç kalınması nedeniyle durumu geri döndürülemeyen çocuk, yoğun bakıma alınmasından 17 gün sonra yaşam savaşını kaybetti.</p>

<h3><strong>Uzmanlar Uyarıyor: "Kuduz Başladıktan Sonra Dönüşü Yok"</strong></h3>

<p>Kanada Veteriner Hekimler Birliği verilerine göre, ülkede titizlikle yürütülen sürekli aşılama programları sayesinde kuduz vakalarına çok nadir rastlanıyor ve 1924 yılından bu yana toplamda sadece 28 insan ölümü kayıtlara geçmiş durumda.</p>

<p>Vakanın ardından ortak bir uyarı metni yayımlayan tıp otoriteleri, yarasaların diş yapılarının çok küçük ve ince olması sebebiyle ısırıkların çıplak gözle fark edilmesinin neredeyse imkansız olduğunu vurguladı. Uzmanlar, yarasalarla yaşanan en ufak doğrudan temas durumunda dahi yara izi aranmaksızın derhal acil sağlık kuruluşlarına başvurulması ve koruyucu kuduz aşısı protokolünün başlatılması gerektiğinin altını çiziyor. Kuduz virüsü, klinik semptomlar ortaya çıktıktan sonra vakaların neredeyse yüzde 100'ünde ölümle sonuçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/yarasa-temasi-sonrasi-korkunc-olum</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/07/y-a-r-a-s-a-a.png" type="image/jpeg" length="55608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanada Son 16 Turuna Yükselen İlk Ülke]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/kanada-son-16-turuna-yukselen-ilk-ulke</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/kanada-son-16-turuna-yukselen-ilk-ulke" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası son 32 turunda Güney Afrika'yı 90+2. dakikada bulduğu golle 1-0 mağlup eden ev sahibi Kanada, adını son 16 turuna yazdırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>2026 FIFA Dünya Kupası son 32 turu heyecanı nefes kesen bir mücadeleyle başladı. Turnuvanın ev sahiplerinden Kanada, Los Angeles Stadyumu'nda karşı karşıya geldiği Güney Afrika'yı uzatma dakikalarında bulduğu golle 1-0 mağlup ederek, adını son 16 turuna yazdıran ilk ülke olmayı başardı.</strong></p>

<p>Portekizli hakem Joao Pinheiro’nun düdük çaldığı müsabakanın ilk yarısı karşılıklı ataklarla dinamik bir tempoda geçti. Ev sahibi avantajını arkasına alan Kanada, rakip kalede daha net ve tehlikeli pozisyonlar üretmesine rağmen Güney Afrika savunmasını aşamadı ve takımlar soyunma odasına 0-0'lık eşitlikle gitti.</p>

<h3>Düğümü 90+2'de Stephen Eustaquio Çözdü</h3>

<p>İkinci yarıda da baskısını artıran Kanada, aradığı tur golünü maçın uzatma bölümünde buldu. Müsabakanın 90+2. dakikasında sahneye çıkan Stephen Eustaquio, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi. Kalan kısa sürede skoru koruyan Kanada, sahadan galibiyetle ayrılarak turnuvada yoluna devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Tribünlerden Kaleci Williams'a Tepki</h3>

<p>Dev karşılaşmayı FIFA Başkanı Gianni Infantino da protokol tribününden takip ederken, Los Angeles Stadyumu'nda tam 69 bin 237 biletli seyircinin yer aldığı açıklandı. Mücadeleyi izleyen futbolseverler, Güney Afrika kalecisi Ronwen Williams'ın oyunu yavaşlatmaya yönelik hareketlerine ve zaman geçirmesine maç boyu ıslıklarla tepki gösterdi.</p>

<p>Son 32 turunu kayıpsız geçen Kanada, çeyrek finale yükselme mücadelesi vereceği son 16 turu maçını 4 Temmuz'da Houston Stadyumu'nda oynayacak. Kuzey Amerika temsilcisinin bu turdaki rakibi, Hollanda - Fas eşleşmesinin kazananı olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Los angeles, SPOR</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/kanada-son-16-turuna-yukselen-ilk-ulke</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/06/a-w735801-01.jpg" type="image/jpeg" length="97270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Kupası'nda grup aşamasını 4.6 milyon seyirci takip etti]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/dunya-kupasinda-grup-asamasini-46-milyon-seyirci-takip-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/dunya-kupasinda-grup-asamasini-46-milyon-seyirci-takip-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası'nda grup aşamasında oynanan 72 maçı tam 4.6 milyon seyirci yerinden takip etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2026 FIFA Dünya Kupası'nda grup aşamasında oynanan 72 maçı tam 4.6 milyon seyirci yerinden takip etti. Böylelikle 1994 FIFA Dünya Kupası'nda ABD'de kırılan 3.5 milyonluk tüm zamanların seyirci rekoru da geride kalmış oldu.<br />
İlk kez 48 takımlı düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası’nda grup aşaması sona erdi ve son 32 turuna geçildi. Kanada, Meksika ve ABD’nin ev sahipliğinde düzenlenen turnuvada grup aşamasında 72 maç oynandı. Bu mücadelelere söz konusu 3 ülkede toplam 16 şehir ev sahipliği yaptı.<br />
<br />
Rekor seyirci sayısı<br />
Turnuvanın ilk 72 maçında rekor sayıda seyirciye ulaşıldı. Grup karşılaşmalarını tam 4 milyon 644 bin 549 kişi stadyumlardan izledi. Bu sayı mevcut koltukların yüzde 99.7’sinin dolduğu anlamına gelmesinin yanı sıra maç başına da ortalama 64 bin 508 seyirci sayısı yakalandı.<br />
210 ülke ve bölgeden grup müsabakalarını takip etmek için Kanada, Meksika ve ABD’ye gelen taraftarlar, 1994 FIFA Dünya Kupası’nda ABD'de kırılan 3.5 milyonluk tüm zamanların seyirci rekorunu geride bıraktı.<br />
Ayrıca 25 Haziran 2026 tarihinde 426 bin 834 seyirciyle de tek bir günde kaydedilen en yüksek turnuva seyirci sayısına ulaşıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Los angeles, SPOR</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/dunya-kupasinda-grup-asamasini-46-milyon-seyirci-takip-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/06/a-w735925-01.jpg" type="image/jpeg" length="39820"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Toroslar Doğa Seferberliğinde Güzelyayla Etabı]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/toroslar-doga-seferberliginde-guzelyayla-etabi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/toroslar-doga-seferberliginde-guzelyayla-etabi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toroslar Belediyesi tarafından düzenlenen doğa yürüyüşlerinin yeni durağı Güzelyayla oldu. Yüzlerce vatandaş temiz havada spor yapmanın tadını çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toroslar Belediyesi, ilçenin saklı doğal güzelliklerini gün yüzüne çıkarmak ve vatandaşlara sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmak amacıyla başlattığı doğa yürüyüşlerine hız kesmeden devam ediyor. Gözne Mahallesi'nde yürütülen ilk programın ardından etkinliğin yeni adresi Güzelyayla (Kızılbağ) Mahallesi oldu.</strong></p>

<p>Güzelyayla Mahallesi Orman Deposu mevkiinden başlayıp Güzelyayla Göleti’nde son bulan yürüyüşe, her yaş grubundan yüzlerce doğasever katıldı. Sabahın erken saatlerinde kent merkezinin stratejik noktalarından kaldırılan ücretsiz servislerle bölgeye taşınan katılımcılar, 2,6 kilometrelik yeşil parkurda hem spor yaptı hem de Toroslar’ın benzersiz manzarasının keyfini çıkardı.</p>

<p></p>

<h3><strong>Başkan Yıldız Vatandaşlarla Omuz Omuza Yürüdü</strong></h3>

<p>Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın da öncülük ettiği yürüyüş, doğanın huzurlu atmosferinde neşeyle tamamlandı. Parkur boyunca katılımcılara su ikramı sağlanırken, yürüyüş bitiminde gölet çevresindeki dinlenme alanında kurulan masalarda serpme kahvaltı ikramı yapıldı. Sosyal dayanışmanın ve mahalle kültürünün güzel bir örneğinin sergilendiği kahvaltı programında, vatandaşlar hem dinlendi hem de keyifli sohbetlere imza attı.</p>

<h3><strong>Temmuz ve Ağustos Aylarında da Sürecek</strong></h3>

<p>Etkinlik sonunda katılımcılara seslenen Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, bu doğa yürüyüşlerini kurumsal ve geleneksel bir yapıya büründürdüklerini vurguladı. Yaz ve sonbahar dönemi boyunca her ay farklı bir kırsal mahallede bu adımı sürdüreceklerini belirten Başkan Yıldız, şöyle konuştu:</p>

<p>"Gelenekselleştirdiğimiz yaz dönemi doğa yürüyüşlerinin Haziran ayı etabını, tarımsal üretimi ve doğasıyla ilçemizin en önemli yerleşimlerinden biri olan Güzelyayla Mahallemizde gerçekleştirdik. Bundan sonra Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında da her ay farklı bir kırsal mahallemizde doğa yürüyüşleri düzenlemeye devam edeceğiz."</p>

<p>Bu projelerin sadece spor amacı taşımadığının altını çizen Yıldız, "Bir yandan hemşehrilerimizin temiz havada sağlıklı bir gün geçirmesini sağlıyor, diğer yandan Toroslar’ın doğal zenginliklerini daha geniş kitlelere tanıtıyoruz. Yürüyüşün ardından hep birlikte piknik yapıyor, güzel anılar biriktiriyoruz. Tüm vatandaşlarımızı gelecek ay gerçekleştireceğimiz buluşmaya davet ediyorum" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüzlerce doğaseverin büyük beğenisini toplayan organizasyon, çekilen anı fotoğrafları ile taçlandı. Programın ardından Başkan Yıldız, Güzelyayla sakinleriyle mahalle meydanında bir araya gelerek yerel talepleri ve çözüm önerilerini yerinde dinledi.<br />
<br />
 </p>

<p><strong>EDİTÖR YORUMU:</strong> Şehir merkezinin gürültüsünden kaçıp Toroslar’ın serin yaylalarına çıkmak, sadece bedensel bir sağlık değil, zihinsel bir rehabilitasyon. Belediyenin bu etkinliği her ay farklı bir kırsal mahalleye taşıması, hem bölgeyi tanıtan bir "turizm hareketi" hem de vatandaşın belediyeyle olan bağını güçlendiren samimi bir adım. Başkan Yıldız’ın da bizzat yürüyüşe katılması, idarenin "vatandaşın hizasında" olduğunu gösteren güzel bir detay.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Boston</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/toroslar-doga-seferberliginde-guzelyayla-etabi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/06/29ca0b24-546a-4da7-bd02-2eed248df4d5.jpg" type="image/jpeg" length="52972"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatay'da alevlere teslim olan konteyner kullanılamaz hale geldi]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/hatayda-alevlere-teslim-olan-konteyner-kullanilamaz-hale-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/hatayda-alevlere-teslim-olan-konteyner-kullanilamaz-hale-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'ın Samandağ ilçesinde alevlere teslim olan konteyner yanarak kullanılamaz hale geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'ın Samandağ ilçesinde alevlere teslim olan konteyner yanarak kullanılamaz hale geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre yangın, Samandağ ilçesi Mızraklı Mahallesi'nde yaşandı. Mahallede depremzede ailenin yaşadığı konteynerde, bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Kısa sürede alevlere teslim olan konteynerin yandığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi üzerine olay yerine Hatay Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye intikal eden itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü. Depremzede ailenin kaldığı konteyner, kullanılmaz hale geldi. Çıkan yangından dolayı herhangi bir yararlanma ve can kaybı yaşanmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Boston</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/hatayda-alevlere-teslim-olan-konteyner-kullanilamaz-hale-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/01/agency/iha/hatayda-alevlere-teslim-olan-konteyner-kullanilamaz-hale-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="90208"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Takım 90+8'de güldü: Kaan Ayhan'dan hayat veren gol!]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/milli-takim-908de-guldu-kaan-ayhandan-hayat-veren-gol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/milli-takim-908de-guldu-kaan-ayhandan-hayat-veren-gol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Dünya Kupası D Grubu'nda Türkiye, ABD'yi 3-2 mağlup etti. 88'de oyuna giren Kaan Ayhan, 90+8'de attığı golle ay-yıldızlı ekibe mucize galibiyeti getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu son maçında A Milli Futbol Takımı, ev sahibi ABD'yi uzatmalarda bulduğu golle 3-2 mağlup etti. Los Angeles Stadyumu’nda oynanan nefes kesen mücadelede millilere galibiyeti getiren gol, 90+8. dakikada tecrübeli futbolcu <strong>Kaan Ayhan</strong>'dan geldi.</p>

<h3><strong>Son Saniyede Gelen Mucize Gol</strong></h3>

<p>Karşılaşmanın 88. dakikasında Orkun Kökçü'nün yerine oyuna dahil olan 31 yaşındaki Kaan Ayhan, oyuna girdikten tam 10 dakika sonra adeta tarih yazdı. 90+8. dakikada Can Uzun'un sol çaprazdan yaptığı sert vuruşta kaleciden dönen topu iyi takip eden Kaan, arka direkte meşin yuvarlağı ağlarla buluşturarak skoru 3-2'ye getirdi ve millilere turnuvada kritik 3 puanı kazandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>74. Maçta 6. Gol Sevinci</strong></h3>

<p>Milli forma altında sergilediği joker performansla her dönem takdir toplayan Kaan Ayhan, ABD karşısında çıktığı <strong>74. milli maçında 6. kez</strong> gol sevinci yaşadı. Son saniyede gelen bu galibiyetle birlikte Türkiye, D Grubu'ndaki kaderini de çizmiş oldu.</p>

<p><strong>Editör Notu:</strong> Montella'nın 88'deki Kaan Ayhan hamlesi turnuva tarihine geçecek cinsten bir kumar ve kazanç oldu. Fiziksel olarak yıpranan orta sahayı toparlaması için giren Kaan, saf bir santrfor sezgisiyle arka direkte bitiverdi. Bu galibiyet sadece 3 puan değil, takımın turnuvadaki mental eşiği aşması adına da muazzam bir kırılma noktası. Can Uzun'un şutunun kaleciden sekmesi de genç yıldızın turnuvadaki ağırlığını artırıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Los angeles, SPOR</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/milli-takim-908de-guldu-kaan-ayhandan-hayat-veren-gol</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/06/a-w733895-01.jpg" type="image/jpeg" length="23819"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[A Milli Takım ABD Maçı Hazırlıklarını Sürdürdü]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/a-milli-takim-abd-maci-hazirliklarini-surdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/a-milli-takim-abd-maci-hazirliklarini-surdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Dünya Kupası D Grubu'ndaki son maçında ABD ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı, Arizona kampını tamamlayarak Los Angeles'a geçiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki üçüncü ve son grup maçında kritik ABD sınavına çıkacak olan A Milli Futbol Takımı, bu zorlu müsabakanın hazırlıklarına son sürat devam ediyor.</strong></p>

<p>Turnuvadaki kader maçına odaklanan ay-yıldızlılar, Arizona Athletic Grounds tesislerinde Teknik Direktör Vincenzo Montella idaresinde taktik bir antrenman gerçekleştirdi. İlk 15 dakikası medya mensuplarına açık olarak düzenlenen idman, ısınma ve dinamik pas çalışmalarıyla başladı. Ardından dar alanda top kapma organizasyonları yapan milliler, basına kapalı gerçekleştirilen ana bölümde ise tamamen ABD karşılaşmasının oyun stratejisi ve hücum varyasyonları üzerinde durdu.</p>

<p><img alt="A W731460 06" height="600" src="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/06/a-w731460-06.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Takımda hafif sakatlığı bulunan milli futbolcu Yunus Akgün, saha çalışmalarına katılmayarak kendisi için hazırlanan özel program dahilinde salonda çalıştı. A Milli Takım'ın bu kritik provasını Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz da saha kenarından yakından takip ederek teknik heyet ve futbolculara moral verdi.</p>

<p>Dünya Kupası hazırlıklarının Arizona etabını bu idmanla noktalayan milliler, ABD mücadelesinin son hazırlık aşamasını gerçekleştirmek üzere maçın oynanacağı Los Angeles kentine hareket edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Arızona, SPOR</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/a-milli-takim-abd-maci-hazirliklarini-surdurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/06/a-w731460-01.jpg" type="image/jpeg" length="23219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arizona'da Millilere 3 Bin Kişilik Dev Destek]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/arizonada-millilere-3-bin-kisilik-dev-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/arizonada-millilere-3-bin-kisilik-dev-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Kupası hazırlıklarını Arizona'da sürdüren A Milli Futbol Takımı'nın ilk açık idmanına Türk ve yabancı taraftarlar yoğun ilgi gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'nin Arizona eyaletinde kampa giren A Milli Futbol Takımı, turnuva öncesi ilk saha çalışmasını gerçekleştirdi. Millilerin Arizona Athletic Grounds'ta taraftarlara ve basına açık olarak gerçekleştirdiği ilk antrenman, adeta bir festival havasında geçti. Ay-yıldızlı ekibin okyanus ötesindeki bu önemli provasına futbolseverler akın etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W721210 01" height="667" src="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/06/a-w721210-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>Tribünlerde Türk ve Yabancı Taraftar Sinerjisi</strong></p>

<p>Milli takımın gerçekleştirdiği ilk antrenmanı, bölgede yaşamını sürdüren gurbetçi Türk vatandaşlarının yanı sıra Amerikalı ve farklı milletlerden yabancı futbolseverler de yakından takip etti. Tribünleri dolduran 3 binin üzerindeki coşkulu taraftar topluluğu, idman boyunca bir an olsun susmadı. Ay-yıldızlı futbolculara moral aşılamak için Türk bayrakları ve pankartlarla tribündeki yerini alan futbolseverler, yaptıkları tezahüratlarla ve sevgi gösterileriyle Arizona'da adeta Türkiye rüzgarı estirdi.</p>

<p><img alt="A W721210 02" height="667" src="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/06/a-w721210-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p><strong>Montella ve Futbolculardan Alkışlı Teşekkür</strong></p>

<p>Amerika kampının ilk gününde kendilerini yalnız bırakmayan ve tribünleri tamamen dolduran taraftarların bu yoğun ilgisi, teknik heyet ve oyuncular tarafından da büyük bir memnuniyetle karşılandı. A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella ve milli futbolcular, hem antrenman başlamadan önce sahaya çıkarken hem de idmanın bitiş düdüğüyle birlikte tribünlere yönelerek kendilerini desteklemeye gelen binlerce taraftarı alkışladı. Karşılıklı sevgi gösterileriyle tamamlanan antrenman, Dünya Kupası öncesinde milli takım moral depoladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Arızona, SPOR</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/arizonada-millilere-3-bin-kisilik-dev-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/06/a-w721210-05.jpg" type="image/jpeg" length="19301"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arizona'da A Milli Takım'a eşlik eden polis kaza yaptı]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/arizonada-a-milli-takima-eslik-eden-polis-kaza-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/arizonada-a-milli-takima-eslik-eden-polis-kaza-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arizona'da taraftara açık idman sonrası milli takım kafilesine eşlik eden motosikletli polis kaza yaptı; ilk müdahaleyi TFF sağlık ekibi yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'nin Arizona eyaletinde kampa giren A Milli Futbol Takımı'nın ilk antrenmanının ardından üzücü bir kaza yaşandı. Millilerin, Arizona Athletic Grounds'ta taraftarlara ve basına açık olarak gerçekleştirdiği ilk saha çalışması büyük bir coşkuyla tamamlandı. Ancak idman sonrasında kamp yapılan otele doğru hareket eden milli takım kafilesine eskortluk eden motosikletli polis memuru, güzergah üzerinde kaza yaptı.</p>

<p><strong>İlk Müdahale Milli Takım Sağlık Ekibinden Geldi</strong></p>

<p>Motosikletli polisin kontrolünü kaybederek devrilmesi sonucu meydana gelen kazanın hemen ardından, olay yerine çok sayıda yerel polis gücü ve ambulans sevk edildi. Çarpmanın etkisiyle yaralanan ve yerde kalan polis memuruna ilk yardım, o sırada kafile otobüsünde bulunan A Milli Futbol Takımı'nın uzman sağlık ekibi tarafından yapıldı. Ay-yıldızlı ekibin doktorları ve sağlık personeli, tam teşekküllü ambulans olay yerine ulaşana kadar yaralı polise anında müdahalede bulunarak durumunu kontrol altına almaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaza nedeniyle yol trafiğe kapatılırken, A Milli Futbol Takımı kafilesi de güvenlik protokolleri ve tıbbi müdahale süreci nedeniyle yaklaşık 20 dakika boyunca olay yerinde beklemek zorunda kaldı. Yaralı polis memurunun yerel hastaneye kaldırılmasının ve yolun yeniden güvenli hale getirilmesinin ardından milli takım kafilesi, sıkı güvenlik önlemleri altında kamp yaptığı otele ulaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Arızona, SPOR</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/arizonada-a-milli-takima-eslik-eden-polis-kaza-yapti</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/06/6a27a518cb5ce1514498f91f.gif" type="image/jpeg" length="32183"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milliler Arizona Kampına Muhteşem Karşılamayla Girdi]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/milliler-arizona-kampina-muhtesem-karsilamayla-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/milliler-arizona-kampina-muhtesem-karsilamayla-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazırlık maçının ardından ABD'deki ana kamp merkezine ulaşan A Milli Futbol Takımı, Arizona’da Türk taraftarlar tarafından coşkuyla karşılandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası için geri sayım sürerken, turnuvada büyük başarılara imza atmayı hedefleyen A Milli Futbol Takımı, organizasyon boyunca çalışmalarını gerçekleştireceği ABD'deki ana kamp merkezine ulaştı. Ay-yıldızlılar, turnuva hazırlıklarının ikinci ayağı için Arizona eyaletinin Mesa şehrine giriş yaptı.</p>

<p><img alt="A W720416 03" height="666" src="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/06/a-w720416-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="999" /></p>

<p><strong>Florida’dan Arizona’ya Geçildi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletinde kampa giren milliler, buradaki çalışmalarını Venezuela maçıyla taçlandırmıştı. Fort Lauderdale kentindeki Inter Miami CF Stadyumu'nda oynanan hazırlık karşılaşmasının ardından rotayı turnuva merkezine çeviren A Milli Takım kafilesi, uçakla Arizona’ya hareket etti.</p>

<p><strong>Mesa’da Meşaleli ve Coşkulu Karşılama</strong></p>

<p>Millilerin kamp yapacağı Mesa şehrine ulaşmasıyla birlikte Türk taraftarlar adeta bölgeye akın etti. Amerika’da yaşayan çok sayıda futbolsever, ellerinde Türk bayrakları ve tezahüratlarla ay-yıldızlı ekibi büyük bir coşkuyla karşıladı. Teknik heyet ve futbolcular, kendilerine sevgi gösterilerinde bulunan taraftarların yoğun ilgisi ve marşlar eşliğinde kamp yapacakları otele giriş yaparak turnuva öncesi moral depoladı.</p>

<p>A Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası grup müsabakaları başlayana kadar fiziksel, taktiksel ve mental hazırlıklarını bu merkezde sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Arızona, SPOR</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/milliler-arizona-kampina-muhtesem-karsilamayla-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/06/a-w720416-01.jpg" type="image/jpeg" length="74446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolombiya’da Satena uçağı düştü: 15 kişi yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/kolombiyada-satena-ucagi-dustu-15-kisi-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/kolombiyada-satena-ucagi-dustu-15-kisi-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolombiya’da Satena’nın Beechcraft 1900 uçuşu radar kaybı sonrası düştü. 15 kişi hayatını kaybetti; aralarında milletvekili ve aday da vardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kolombiya’da devlet havayolu Satena’ya ait Beechcraft 1900 tipi uçak, Cúcuta–Ocaña seferi sırasında radarla bağlantısını kaybettikten sonra dağlık Catatumbo bölgesinde düştü. Uçakta 13 yolcu ve iki mürettebat bulunuyordu ve tümü hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uçuş NSE 8849, sabah saat 11:42’de Cúcuta’dan kalkmış ve 12:05’te Ocana’ya iniş planlanıyordu. Havacılık kontrolüyle son temas 11:54’te gerçekleşti. Arama-kurtarma ekipleri zorlu arazi ve yoğun orman nedeniyle uçağın enkazına ulaşamadı.</p>

<p>Aralarında Kolombiya Temsilciler Meclisi Üyesi Diógenes Quintero ve kongre adayı Carlos Salcedo da bulunuyordu. Yetkililer kazanın nedenini araştırıyor, resmi açıklama bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/kolombiyada-satena-ucagi-dustu-15-kisi-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/01/picsart-26-01-29-09-31-47-046.jpg" type="image/jpeg" length="63538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Venezuela’da Ulusal Acil Durum]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/venezuelada-ulusal-acil-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/venezuelada-ulusal-acil-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela’nın başkenti Karakas’ta art arda patlamalar yaşandı. Hava üslerinin hedef alındığı saldırı sonrası Maduro ulusal acil durum ilan etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 id="content">Venezuela’nın başkenti Caracas’ta art arda güçlü patlama sesleri duyuldu. Hava üslerinin hedef alındığı saldırının ardından ülkede elektrik aksamaları yaşanırken, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ulusal acil durum ilan etti.</h2>

<p>Venezuela'nın başkenti Karakas'ta en az 7 patlama meydana geldiği, alçak uçuş yapan uçakların seslerinin duyulduğu belirtildi.</p>

<p><strong>ELEKTRİKLER KESİLDİ</strong></p>

<p>Patlama seslerinin ardından telekomünikasyon hizmetlerinde aksama ve bir askeri üssün yakınında elektrik kesintisi yaşandığı aktarıldı.</p>

<p>ABD'li yayın kuruluşu CBS News: "Trump, Venezuela'da askeri hedefler de dahil olmak üzere çeşitli noktalara saldırı emri verdi"</p>

<p><img alt="Venezuela'da patlama sesleri: Hava üsleri hedef alındı!" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/03/yeni-proje-13.jpg" width="850px" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Venezuela hükümeti: "ABD, farklı bölgelerdeki sivil ve askeri tesislere saldırı gerçekleştirdi"</strong></p>

<p>Venezuela hükümeti, ABD'nin başkent Karakas, Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde sivil ve askeri tesislere saldırı gerçekleştirdiği, amacının petrol ve madenleri ele geçirmek olduğunu ifade etti. Başkent Karakas'ta en az 7 patlama sesi duyulurken, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ulusal acil durum ilan etti, halka "sokağa çıkın" çağrısında bulundu.<br />
Venezuela'nın başkenti Karakas'ta yerel saatle 02.00 civarında en az 7 patlama sesi ve alçak uçuş yapan uçak sesleri duyuldu. Patlama seslerinin ardından telekomünikasyon hizmetlerinde aksama ve bir askeri üssün yakınında elektrik kesintisi yaşandı. Karakas'taki Miraflores Başkanlık Sarayı yakınlarında tanklar görüldü. ABD'li yayın kuruluşu CBS News adı açıklanmayan yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'da askeri hedefler de dahil olmak üzere çeşitli noktalara saldırı emri verdiğini aktardı.<br />
<br />
<strong>"ABD'nin amacı petrol ve mineralleri ele geçirmek"</strong></p>

<p>Kısa süre sonra Venezuela hükümetinden yapılan ilk resmi açıklamada, ABD'nin başkent Karakas, Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde sivil ve askeri tesislere saldırı gerçekleştirdiği duyuruldu. Açıklamada, "Venezuela, ABD hükümeti tarafından Venezuela topraklarına gerçekleştirilen son derece ciddi askeri saldırıyı uluslararası toplum önünde reddediyor, kınıyor ve lanetliyor" ifadeleri kullanıldı. ABD'nin amacının ülkenin petrol ve maden kaynaklarını ele geçirmek ve ve ülkenin siyasi bağımsızlığını zorla kırmak olduğu vurgulandı. ABD'nin bu girişimlerinde "başarılı olamayacağı" kaydedildi. Saldırıların ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ulusal acil durum ilan ederek savunma güçlerini seferber ettiği belirtildi. Venezuela halkına sokağa çıkma çağrısı yapılan açıklamada, "Halk sokaklara! Bolivarcı Hükümet, ülkedeki tüm sosyal ve siyasi güçleri seferberlik planlarını harekete geçirmeye ve bu emperyalist saldırıyı kınamaya çağırıyor" denildi.<br />
<br />
<strong>Kolombiya'dan çağrı</strong></p>

<p>Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro ise sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "Karakas şu anda saldırı altında. Venezuela'ya saldırdılar. Füzelerle bombalıyorlar. OAS (Amerikan Devletleri Örgütü) ve Birleşmiş Milletler derhal toplanmalı" çağrısında bulundu.<br />
<br />
<strong>FAA, havayollarının Venezuela hava sahasında faaliyet göstermesini yasakladı</strong></p>

<p>ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Venezuela'daki patlamalardan önce "devam eden askeri faaliyetler" nedeniyle Venezuela hava sahasında ABD ticari uçuşlarına yasak getirdi.<br />
<br />
<strong>ABD-Venezuela gerilimi</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu uyuşturucu tedarikinde rol oynamakla suçluyor. Maduro, suçla bağlantıları olduğu iddialarını reddederken, ABD'nin Venezuela'nın geniş petrol rezervlerini ele geçirmek için kendisini devirmeye çalıştığını belirtiyor. Son aylarda Trump yönetimi, Karayipler'e geniş çaplı askeri yığınak yaparak Maduro üzerindeki baskıyı artırmıştı. ABD ordusu, bölgede uyuşturucu taşıdığı gerekçesiyle çok sayıda tekneyi vurmuş, Venezuela kıyılarında yaptırım uygulanan bir petrol tankerine el koymuştu. Trump Venezuela'ya giriş-çıkış yapan tüm yaptırıma tabi petrol tankerlerine "tam abluka" uygulanması talimatı vermişti. Trump ayrıca defalarca Venezuela'ya kara operasyonu gerçekleştirilebileceğini belirtmişti. Trump, 29 Aralık Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Venezuela'da uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığı iddia edilen teknelerin yükleme yaptığı büyük bir tesisin vurulduğunu bildirmişti. Bu, ABD'nin Venezuela'ya bilinen ilk saldırısı olarak kayıtlara geçmişti.</p>

<p>Maduro ise perşembe günü yaptığı açıklamada, uyuşturucu kaçakçılığı ve petrol konularında ABD ile görüşmelere açık olduğunu söylemişti.</p>

<p></p>

<p><strong>SICAK GELİŞME</strong></p>

<p><strong>Trump, Venezuela'ya saldırıyı doğruladı: "Maduro ve eşi yakalanarak ülkeden çıkarıldı"</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ülkesinin Venezuela'ya saldırı gerçekleştirdiğini doğruladı. Trump paylaşımında, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ve eşinin ülke dışına çıkarıldığını belirterek, "ABD, Venezuela ve lideri Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı geniş çaplı bir saldırı düzenleyerek Maduro ile eşini yakalamayı ve ülkeden çıkarmayı başardı. Bu operasyon ABD kolluk kuvvetleriyle iş birliği içinde gerçekleştirildi. Ayrıntılar daha sonra paylaşılacak" ifadelerini kullandı. Trump, Türkiye saati ile 19.00'da Florida'daki Mar-a-Lago'da basın toplantısı düzenleneceğini aktardı.</p>

<p><img alt="Venezuela'da patlama sesleri: Hava üsleri hedef alındı!" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/03/aw612616_01.jpg" width="850px" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/venezuelada-ulusal-acil-durum</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/01/yeni-proje-13.jpg" type="image/jpeg" length="56502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk İş Dünyasından Önemli Haberler]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/turk-is-dunyasindan-onemli-haberler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/turk-is-dunyasindan-onemli-haberler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞ DÜNYASI, DİPLOMASİ VE SOSYAL AĞLARIN AYNI MASADA BULUŞTUĞU DUTCH BUSINESS ASSOCIATION TURKEY DBA 2025 İSTANBUL GALASI]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<h3><strong>İŞ DÜNYASI, DİPLOMASİ VE SOSYAL AĞLARIN AYNI MASADA BULUŞTUĞU DUTCH BUSINESS ASSOCIATION TURKEY DBA 2025 İSTANBUL GALASI</strong></h3>

<h3><strong>ERCAN TORUNOĞULLARI TÜRKİYE TURİZM TANITIM VE GELİŞTİRME AJANSI (TGA)</strong> <strong>EGE BÖLGESİ BAŞKANI SEÇİLDİ…</strong></h3>

<h3><strong>HOLLANDA’DA TÜRK GİRİŞİMCİLER DERNEĞİ (TOV) AMSTERDAM ŞUBESİ İLE SAYISINI YEDİYE YÜKSELTTİ.</strong></h3>

<h3><strong>NAZİF ERTEKİN TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN KİLİZİ ZEYTİNYAĞINI AVRUPALILARA TANITIYOR</strong></h3>

<h3><strong>TÜSİAD’DAN BRÜKSEL’DE AB–TÜRKİYE İLİŞKİKLERİ İÇİN NET MESAJ: “TÜRKİYE’SİZ OLMAZ”</strong></h3>

<h3></h3>

<p><br />
<img alt="Afbeelding met windmolen, buitenshuis, hemel, gras Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="126" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-windmolen-buitenshuis-hemel-gras-3.jpeg" width="249" /><br />
<strong>İlhan KARAÇAY derledi:</strong></p>

<h4><strong>İSTANBUL</strong>,- Hollanda ile Türkiye arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal ilişkilerin en görünür buluşma noktalarından biri haline gelen <strong>‘Dutch Business Association Turkey (DBA)’</strong>, geleneksel yıllık organizasyonu olan <strong>‘DBA Gala 2025 Gecesi’</strong>ni İstanbul’da gerçekleştirdi. Etkinliğin adresi, Etiler’deki Le Méridien İstanbul Etiler oldu.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met persoon, kleding, pak, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="139" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-persoon-kleding-pak-person-door.jpeg" width="332" /></p>

<h4>Gala, yalnızca bir davet ya da sosyal etkinlik olmanın ötesinde, iki ülke arasındaki iş dünyası ilişkilerinin geldiği noktayı göstermesi açısından dikkat çekti. Bu tabloyu güçlendiren unsur ise, derneğin kendi açıklamasında da vurguladığı gibi, DBA’nın yıllar içinde büyüyen üye yapısı ve oluşan kurumsal aidiyet duygusuydu.</h4>

<h4><strong>İŞ DÜNYASI VE DİPLOMASİ AYNI ÇATI ALTINDA</strong></h4>

<h4>DBA Gala 2025’e, Hollanda ve Türkiye’den çok sayıda iş insanı, yatırımcı, hukukçu, danışman ve şirket yöneticisinin yanı sıra Hollanda diplomatik misyonunun üst düzey temsilcileri katıldı. Derneğin kurumsal paylaşımında, bu katılımın iki ülke ilişkileri açısından taşıdığı öneme özellikle işaret edildi.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, pak, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="414" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-pak-person-door.jpeg" width="800" /></p>

<h4>Gecede öne çıkan diplomatik ve kurumsal isimler arasında Hollanda’nın Türkiye Büyükelçisi Joep Wijnands, Türkiye’deki Hollanda Başkonsolosu Daan Huisinga, Hollanda Büyükelçiliği Ekonomi İşleri Bakan Müşaviri Niels Veenis ve Başkonsolos Yardımcısı Karin Jones Schaper yer aldı. Aynı listede, <strong>‘Invest in Türkiye’</strong> tarafını temsilen Başkan Yardımcısı Bekir Polat da bulunuyordu.</h4>

<h4>Bu katılım, gala gecesinin yalnızca bir sivil toplum buluşması olmadığını, aynı zamanda ekonomik diplomasi açısından da işlev gören bir platform niteliği taşıdığını gösterdi. İş dünyasının sahadaki beklentileri ile diplomatik temsilin verdiği mesajlar, aynı salon içinde, aynı masalarda, aynı sohbet başlıklarına dönüşebildi.</h4>

<h4><strong>DBA TURKEY BİR DERNEKTEN DAHA FAZLASI</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, kleding, pak, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="370" sizes="789px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-kleding-pak-person-door-a.jpeg" width="789" /></p>

<h4>Gecenin açılışında söz alan DBA Turkey Başkanı Ufuk Gedikli, organizasyona katkı verenlere teşekkür ederken, derneğin Hollanda ile Türkiye arasında yıllar içinde kurduğu <strong>“iş birliği köprüsünü”</strong> vurguladı. Bu vurgu, gecenin genel atmosferiyle de örtüşüyordu. Çünkü DBA Turkey, üyeleri için yalnızca kartvizit değiş tokuş edilen bir networking alanı değil, iki ülke arasında sürdürülebilir ve kurumsal temele oturan ilişkilerin de bir taşıyıcısı olarak konumlanıyor.</h4>

<h4>Gedikli’nin çizdiği çerçeve, iş dünyasında sık duyulan bir gerçeği hatırlatıyordu. Ticaret ilişkileri sadece rakamlardan ibaret kalmıyor. Güven, süreklilik, düzenli temas ve kurumsal hafıza oluştuğunda kalıcı hale geliyor. Bu nedenle gala gecesi, bir yılın özetini çıkaran bir buluşma olduğu kadar, gelecek yılın ilişki zeminini de kuran bir akşam olarak görüldü.</h4>

<h4><strong>KONSOLOS DAAN HUISİNGA’NIN İLK MESAJLARI</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, kleding, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="227" sizes="362px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-kleding-person-persoon-do.jpeg" width="362" /></p>

<h4>Gecede konuşan isimlerden biri de, Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga oldu. Derneğin açıklamasına göre Huisinga, görevine başlamasının ardından topluluktan gördüğü sıcak karşılama için teşekkür etti ve İstanbul ile Türkiye’de geçireceği yıllara yönelik heyecanını dile getirdi.</h4>

<h4>Bu noktada, salondaki dikkat çekici ayrıntılardan biri şuydu: Yeni dönemde konsolosluk kanadıyla kurulacak temasların, özellikle yatırım, ticaret, vize, şirket ilişkileri ve kurumsal temaslar açısından daha da yoğunlaşacağı beklentisi, sohbet aralarında sıkça dile getirildi.</h4>

<h4><strong>BÜYÜKELÇİ WİJNANDS’TAN 2025 DEĞERLENDİRMESİ</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met pak, Menselijk gezicht, persoon, kleding Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="217" sizes="445px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-pak-menselijk-gezicht-persoon-kl.jpeg" width="445" /></p>

<h4>Hollanda’nın Türkiye Büyükelçisi Joep Wijnands’ın konuşması da, gecenin ana duraklarından biri oldu. DBA’nın kurumsal paylaşımında, Wijnands’ın 2025 yılına ilişkin değerlendirme yaptığı ve özellikle Hollanda’dan bu gala için İstanbul’a gelen üyeleri ayrıca selamladığı bilgisi verildi.</h4>

<h4>Bu vurgu, bir ayrıntı gibi görünse de, aslında iki şeyi aynı anda anlatıyor:<br />
Birincisi, DBA Turkey’nin, İstanbul merkezli yapısının, Hollanda’daki iş çevreleriyle temasının canlı olması.<br />
İkincisi ise, ilişkilerin yalnızca Türkiye’deki Hollandalı şirketler üzerinden değil, Hollanda’dan Türkiye’ye bizzat gelen aktörler üzerinden de gelişmeye devam etmesi.</h4>

<h4>Diplomatik dil çoğu zaman ölçülü olur. Ancak bu tür galalarda, protokol cümlelerinin yanı sıra <strong>“insan teması”</strong> kendini daha görünür biçimde hissettirir. Bu da ekonomik ilişkilerin yalnızca resmi toplantılarla değil, güven duygusunu pekiştiren sosyal temaslarla da büyüdüğünü hatırlatır.</h4>

<h4><strong>INVEST IN TÜRKİYE CEPHESİ VE YATIRIM VURGUSU</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, kleding, microfoon, pak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="362" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-kleding-microfoon-pak-doo.jpeg" width="812" /></p>

<h4>Gecenin dikkat çeken konuşmalarından biri de, <strong>‘Invest in Türkiye’</strong> Başkan Yardımcısı Bekir Polat’tan geldi. DBA’nın açıklamasına göre Polat, Hollanda’dan Türkiye’ye yönelen yatırımları anarak, iki ülke arasındaki yakın iş birliğinin kritik önemini vurguladı.</h4>

<h4>Bu mesaj, salondaki yatırım ve danışmanlık çevreleri açısından ayrı bir anlam taşıdı. Çünkü Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişki, sadece ticaretin değil, aynı zamanda üretim, hizmet, lojistik, finans ve teknoloji alanlarında da uzun vadeli yatırımların hikayesini barındırıyor.</h4>

<h4><strong>KATILIMCILAR, NETWORKING VE KULİS TEMASLARI</strong></h4>

<h4>Resmi konuşmaların ardından gala, adeta bir networking arenasına dönüştü. İş dünyasından hukukçulara, danışmanlardan yatırımcılara kadar birçok isim, gala yemeği sırasında birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Katılımın niteliği, bu görüşmelerin rastgele sohbetler değil, çoğu zaman planlı temaslar ve takip toplantılarına dönüşen bağlantılar olduğuna işaret ediyordu.</h4>

<h4>Bu tablo, bazı katılımcı paylaşımlarında da görülüyor. Örneğin etkinliğe katıldığını belirten paylaşımlarda, yılın değerlendirilmesi ve yeni yıla dair beklentiler vurgulanırken, sektörel iş birliklerine dair sohbetlerin de öne çıktığı görülüyor.</h4>

<h4>Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarda, davetliler yalnızca resmi pozlarla değil, samimi ve doğal karelerle de gecenin atmosferini yansıttı. Bu yönüyle gala, iş dünyası ciddiyeti ile sosyal hayatın şıklığını aynı potada buluşturdu.</h4>

<h4><strong>MAGAZİN DEĞİL AMA SOSYAL YANSIMA GÜÇLÜ</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met persoon, kleding, Menselijk gezicht, glimlach Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="233" sizes="393px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-persoon-kleding-menselijk-gezicht-3.jpeg" width="393" /></p>

<h4>DBA Gala 2025, klasik anlamda bir magazin gecesi olmasa da, iş dünyasının sosyal vitrini niteliğini taşıdı. Şık davetliler, zarif organizasyon ve uluslararası katılım, gecenin özellikle LinkedIn gibi profesyonel mecralarda görünür olmasını sağladı. Derneğin LinkedIn paylaşımı da bu görünürlüğün kurumsal tarafını temsil eden temel metinlerden biri oldu.</h4>

<h4>Paylaşımlarda <strong>“iyi sohbetler”, “verimli temaslar” </strong>ve<strong> “iki ülke arasındaki güçlü bağlar”</strong> vurgusu öne çıkarken, bu durum etkinliğin katılımcılar açısından yalnızca bir davet değil, itibar ve görünürlük açısından da önemli bir platform olduğunu gösterdi.</h4>

<h4><strong>GENEL DEĞERLENDİRME</strong></h4>

<h4>DBA Gala 2025, Hollanda ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yalnızca ticari rakamlardan ibaret olmadığını, insan ilişkileri, güven, süreklilik ve karşılıklı anlayış üzerine kurulu olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</h4>

<h4>DBA Turkey’nin kendi değerlendirmesinde altını çizdiği, <strong>“büyüme”</strong> ve vurgusu, gecedeki tabloyla örtüştü. Kurumsal yapı büyüdükçe, bu tür buluşmalar yalnızca bir takvim etkinliği olmaktan çıkıyor ve iki ülke arasındaki ekonomik diplomasinin sosyal zemini haline geliyor.</h4>

<h4>Gala gecesi, iş dünyası ile diplomasinin aynı masada buluştuğu, resmi mesajların sosyal temaslarla güçlendiği ve geleceğe yönelik iş birliklerinin zemin bulduğu bir organizasyon olarak kayda geçti.</h4>

<h4>******************</h4>

<h1><strong>HOLLANDA’DA TÜRK GİRİŞİMCİLER DERNEĞİ (TOV) AMSTERDAM ŞUBESİ AÇILDI</strong><a id="post-19012-_Hlk217481634"></a></h1>

<h4>Hollanda’daki Türk girişimciler örgütlenmesine bir halka daha eklendi. Leiden, Zoetermeer,<br />
Den Haag, Rotterdam, Utrecht’ten sonra, <strong>Amsterdam</strong> da Türk girişimcilerin kurumsal çatıları arasına girdi. <strong>TOV Amsterdam (Türk Girişimciler Derneği Amsterdam)</strong> yasal kuruluşunu tamamlayarak resmen faaliyete geçti.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, Menselijk gezicht, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="326" sizes="728px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-menselijk-gezicht-persoon-8.jpeg" width="728" /></p>

<h4>Hollanda Türk Girişimci Dernekleri Platformu Başkanı <strong>Durmuş Doğan</strong>’ın öncülüğünde yürütülen çalışmaların ardından kurulan TOV Amsterdam, Amsterdam ve çevresinde faaliyet gösteren Türk kökenli girişimcileri aynı çatı altında buluşturmayı amaçlıyor.</h4>

<h4>Yeni derneğin temel hedefleri arasında, Türk girişimciler arasındaki ekonomik işbirliğini güçlendirmek, ortak projeler geliştirmek ve Türk iş dünyasının Hollanda genelindeki görünürlüğünü artırmak yer alıyor.</h4>

<h4><strong>YÖNETİM KURULU BELLİ OLDU</strong></h4>

<h4>TOV Amsterdam’ın ilk yönetim kurulu da netleşti. Buna göre;</h4>

<h4>Başkanlığa <strong>Mehmet Cilizoğlu</strong>,<br />
Genel Sekreterliğe <strong>Mehtap Hahap</strong>,<br />
Mali işler ve muhasebeye ise <strong>Mustafa Çakır</strong> getirildi.</h4>

<h4>Yeni yönetim, Amsterdam bölgesindeki Türk işletmelerinin gelişimine katkı sunmayı, girişimciler arasındaki dayanışmayı artırmayı ve Hollanda iş dünyasıyla daha güçlü köprüler kurmayı hedefliyor.</h4>

<h4><strong>“TÜRK TOPLUMU İÇİN ÖNEMLİ BİR KAZANIM”</strong></h4>

<h4>Derneğin kuruluşunu kamuoyuna duyuran <strong>Durmuş Doğan</strong>, TOV Amsterdam’ın sadece girişimciler için değil, Hollanda’daki Türk toplumu açısından da önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Doğan, yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: <strong>“TOV Amsterdam, Türk kökenli girişimcilerin ekonomik birlikteliğini güçlendirecek, iş dünyasında daha görünür olmalarını sağlayacak. Hollanda Türk toplumuna hayırlı olsun. Başarılar diliyorum.”</strong></h4>

<h4>TOV Amsterdam’ın, önümüzdeki dönemde Amsterdam dışındaki diğer kentlerde kurulacak yeni şubelere de örnek teşkil etmesi bekleniyor. Durmuş Doğan’a göre, ocak ayı içinde Eindhoven şubesi açılacak ve daha sonra da Dordrecht kuruluş çalışmaları başlayacak.<br />
Hollanda genelinde Türk girişimcilerin daha örgütlü, daha güçlü ve daha etkili bir yapıya kavuşması yönünde atılan bu adım, iş dünyasında yakından takip ediliyor.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, logo, Handelsmerk, symbool Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="485" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-logo-handelsmerk-symbool.jpg" width="1006" /></p>

<h4><strong>KOALİSYON KURULMASI İÇİN ÇALIŞAN ARABULUCULARA MEKTUP</strong></h4>

<h4>Öte yandan, Hollanda’daki koalisyon hükümeti kurulmaya çalışan arabuluculara gönderdikleri mektuplarda, Hollanda Türk Girişimci Dernekleri Koordinatörlüğü olarak mektup gönderdiklerini belirten Başkan Durmuş Doğan, varlıklarını ve amaçlarını bildirdiklerini belirtti.<br />
Hükümet kurma çalışmalarında arabuluculuk yapanlara gönderilen mektubun ilk iki paragrafı şöyle:<br />
Hollanda’daki Türk Girişimciler Dernekleri, birden fazla şehir ve bölgede faaliyet gösteren girişimci kuruluşlardan oluşan, ulusal düzeyde örgütlü bir ağdır. Birlikte, onlarca yıldır istihdama, ekonomik büyümeye ve toplumsal gelişime katkı sunan; farklı sektörlerde faaliyet gösteren, yapısal olarak organize edilmiş ve çeşitliliği yüksek bir girişimci kitlesini temsil etmekteyiz. Yerel ve ulusal kamu kurumlarıyla iş birliği konusundaki deneyimimizle, politika geliştirme ve uygulama süreçlerinde yapıcı bir muhatap olarak konumlanmaktayız. Politika önceliklerinin ve iş birliği yapılarının belirlendiği bu kabine kurma sürecinde, ortak görüşlerimizi ve saha deneyimlerimizi paylaşmayı önemli görüyoruz. Hollanda’nın, ancak politikaların yalnızca sayılar ve yapılar üzerinden değil; toplumsal ve ekonomik potansiyelin tamamını bir araya getirebilme kapasitesi üzerinden güçleneceğine inanıyoruz. Girişimci dernekleri bu bağlamda politika, uygulama ve toplum arasında köprü görevi gören kilit aktörlerdir.</h4>

<h4>Türk girişimciler adına, kabine kurma sürecinin bu aşamasında sizlere önemli bir mesaj iletmek isteriz. Hollanda’da onlarca yıldır ekonomik faaliyet, istihdam ve yenilikçiliğe katkı sağlayan girişimci dernekleri olarak, artık göz ardı edilemeyecek bazı toplumsal gelişmelere tanıklık etmekteyiz. Söylem düzeyinde Hollanda sıklıkla kapsayıcı bir toplum olarak tanımlansa da, birçok girişimci ve profesyonelin pratikte farklı bir gerçeklikle karşılaştığını görmekteyiz.</h4>

<h4>****************</h4>

<h3><strong>ERCAN TORUNOĞULLARI TÜRKİYE TURİZM TANITIM VE GELİŞTİRME AJANSI (TGA)</strong> <strong>EGE BÖLGESİ BAŞKANI SEÇİLDİ…</strong></h3>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met person, kleding, pak, Menselijk gezicht Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="329" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-person-kleding-pak-menselijk-gez.png" width="957" /></p>

<h4>Türkiye turizminin geleceği açısından son derece önemli bir görev, genç ve vizyoner bir isimle buluştu. Tanınmış iş insanı Turgut Torunoğulları’nın oğlu olan <strong>Ercan Torunoğulları</strong>, Ege Bölgesi <a id="post-19012-_Hlk217479202"></a>Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Başkanlığı görevine, üyelerin yüzde yetmiş gibi çok güçlü bir desteğiyle seçildi. Bu sonuç, yalnızca bir seçim başarısı değil, aynı zamanda sektörde biriken güvenin ve beklentinin de açık bir göstergesi oldu.</h4>

<h4><strong>AVRUPA’DAN ALINAN EĞİTİM, TÜRKİYE’DE KAZANILAN TECRÜBE</strong></h4>

<h4>Hollanda’da üniversite eğitimini tamamladıktan sonra rotasını Türkiye’ye çeviren Ercan Torunoğulları, turizm ve inşaat başta olmak üzere farklı alanlarda önemli yatırımlar yapan Torunoğulları ailesinin yeni kuşak temsilcisi olarak dikkat çekiyor.<br />
Babası Turgut Torunoğulları’nın DEİK Yönetim Kurulu üyeliği ve DTİK Avrupa Temsilciler Kurulu Başkanlığı gibi görevleriyle edindiği uluslararası vizyonu, Ercan Torunoğulları kendi kuşağına özgü dinamizmle bir adım ileri taşıyor.</h4>

<h4>Avrupa’da aldığı akademik birikimi, Türkiye’de sahada edindiği tecrübeyle birleştiren Torunoğulları, yeni projeler, yeni bakış açıları ve çağın gereklerine uygun tanıtım stratejileriyle turizm sektöründe adından söz ettirmeye devam ediyor.</h4>

<h4><strong>TGA NEDİR VE NEDEN HAYATİ ÖNEME SAHİPTİR</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met Menselijk gezicht, kleding, persoon, Zakenman/-vrouw Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="433" sizes="770px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-menselijk-gezicht-kleding-persoon-4.jpg" width="770" /></p>

<h4>Burada altını özellikle çizmek gerekir. <strong>Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı</strong>, Türkiye turizminin tanıtım bütçesinin yönetildiği, uluslararası kampanyaların planlandığı ve ülke turizmine yön veren stratejik kararların alındığı en üst düzey yapıdır. Hangi pazar hedeflenecek, hangi destinasyon öne çıkarılacak, kriz dönemlerinde nasıl bir yol izlenecek sorularının cevabı işte bu masada verilir.</h4>

<h4>Dolayısıyla Ege Bölgesi’nin bu kurulda güçlü ve etkili biçimde temsil edilmesi, yalnızca bölge turizmi için değil, Türkiye turizminin bütünü için büyük önem taşımaktadır. Ege’nin kültürü, tarihi, doğası ve gastronomisiyle dünya turizminden hak ettiği payı alması, ancak böylesi bir temsil gücüyle mümkündür.</h4>

<h4><strong>“BU MASADA EGE’Yİ GÜÇLÜ ŞEKİLDE TEMSİL EDECEĞİZ”</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, glimlach, pak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="422" sizes="750px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-glimlach-pak-do.jpg" width="750" /></p>

<h4>Orka Otelleri Yönetim Kurulu Üyesi ve TGA Yönetim Kurulu Başkanı olan Orka Otelleri yöneticisi Ercan Torunoğulları, seçimin ardından yaptığı açıklamada bu sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğini açıkça ortaya koydu.</h4>

<h4>Torunoğulları, Ege Bölgesi’ni yönetimiyle birlikte turizmde güçlü bir şekilde temsil etmeye hazır olduklarını vurgularken, bu görevin anlamını da net biçimde ifade etti. TGA masasında yer almanın, bölgesel sorunları doğrudan kaynağında dile getirmek ve çözüm üretmek anlamına geldiğini belirtti. Aynı zamanda Türkiye ve dünya turizminden Ege’nin aldığı payı artırmanın, somut projeler ve doğru tanıtım stratejileriyle mümkün olacağını dile getirdi.</h4>

<h4><strong>YÜZDE YETMİŞLİK GÜVEN OYU VE SEKTÖRE VERİLEN SÖZ</strong></h4>

<h4>Yirmi beş yıllık başarılı mesleki birikimini bu görevde seferber edeceğini ifade eden Torunoğulları, turizm işletme belgesi ve basit konaklama belgesi sahibi işletmelerin büyük çoğunluğunun desteğini alarak seçilmesinin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.</h4>

<h4>Üyeler arasında hiçbir ayrım yapmadan, seçen ya da seçmeyen herkes için çalışacaklarının altını çizen Torunoğulları, <strong>“Üyelerimiz bizim üyelerimizdir. Hepsinin başarılı olması için projeler üreteceğiz ve yanlarında olacağız”</strong> diyerek kapsayıcı ve birleştirici bir yönetim anlayışının sinyalini verdi.</h4>

<h4><strong>EGE VE TÜRKİYE TURİZMİ İÇİN GÜÇLÜ BİR KAZANIM</strong></h4>

<h4>Özetle, Ercan Torunoğulları’nın Ege Bölgesi TGA Başkanlığına seçilmesi, yalnızca bir görev değişimi değildir. Bu sonuç, genç bir kuşağın uluslararası vizyonla, kurumsal tecrübeyi buluşturduğu yeni bir dönemin başlangıcıdır. Ege’nin sesi artık TGA masasında daha gür çıkacak ve bu ses, doğru kullanıldığı takdirde Türkiye turizmine uzun vadeli katkılar sunacaktır.</h4>

<h2>*********************</h2>

<h2><strong>NAZİF ERTEKİN TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN KİLİZİ ZEYTİNYAĞINI AVRUPALILARA TANITIYOR</strong></h2>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met drinken, Glazen fles, wijn, voedsel Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="523" sizes="784px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-drinken-glazen-fles-wijn-voedsel.jpeg" width="784" /></p>

<h4>Türkiye’de organik tarımın sessiz ama istikrarlı yükselişine örnek oluşturan KİLİZİ Organik Zeytinyağı, Mezopotamya’nın kadim zeytin kültürünü Avrupa sofralarına taşıyor. Bu yolculuğun Avrupa ayağında ise dikkat çeken bir isim var: <strong>Nazif Ertekin</strong>.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, schermopname, buitenshuis Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="337" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-schermopname-buitenshuis-d.jpg" width="988" /></p>

<h4>KİLİZİ markasının temeli, Türkiye’nin güneyinde, Mezopotamya havzasına uzanan bölgede faaliyet gösteren organik zeytin üreticilerinin bir araya gelmesiyle atıldı. Küçük aile işletmeleri ve yerel çiftçilerden oluşan kooperatif yapısı, kimyasal gübre ve pestisit kullanılmadan üretim yapıyor. Ürünler hem Avrupa Birliği organik sertifikasına hem de ECOCERT denetimine sahip bulunuyor. Soğuk sıkım yöntemiyle elde edilen natürel sızma zeytinyağı, yüksek polifenol değeri ve aromatik yapısıyla öne çıkıyor</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met buitenshuis, boom, kleding, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="771" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-buitenshuis-boom-kleding-persoon.jpeg" width="1600" /></p>

<h4>Kooperatifin üretim felsefesinde yalnızca kalite değil, doğaya ve emeğe saygı da temel ilke olarak yer alıyor. Mezopotamya kökenli yerli ve endemik zeytin ağaçlarından elde edilen ürünler, binlerce yıllık bir tarım mirasının günümüz standartlarıyla buluşmasını temsil ediyor. Bu yaklaşım, sürdürülebilir tarımı ve kırsal kalkınmayı merkezine alan bir model sunuyor.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met persoon, kleding, Menselijk gezicht, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="481" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-persoon-kleding-menselijk-gezicht-4.jpeg" width="1439" /><br />
<strong><em>Nazif Ertekin, KİLİZİ zeytinyağı serüvenini İlhan Karaçay’a anlattı.</em></strong></p>

<h4>KİLİZİ markasının Avrupa’ya açılan kapısı ise Hollanda merkezli <strong>ONENESS BV</strong> oldu. Şirketin Avrupa’daki tanıtım, iletişim ve ticari faaliyetlerini yürüten Nazif Ertekin, Türkiye’deki üretici kooperatifi ile Avrupa pazarları arasında köprü görevi üstleniyor. Ertekin’in yürüttüğü çalışmalar sayesinde KİLİZİ, yalnızca bir zeytinyağı markası olarak değil, üretici odaklı ve şeffaf bir tarım modelinin temsilcisi olarak konumlanıyor.</h4>

<h4>Avrupa’da organik ürün pazarının her geçen gün büyüdüğüne dikkat çeken Ertekin, KİLİZİ’nin bu pazarda farklılaştığını vurguluyor. Bunun temel nedenleri arasında izlenebilir üretim süreci, sertifikalı organik yapı ve kooperatif modeliyle üreticinin emeğini koruyan yaklaşım yer alıyor. Avrupa’daki tüketiciler için KİLİZİ, sadece sağlıklı bir gıda ürünü değil, aynı zamanda etik ve sürdürülebilir bir tercih anlamına geliyor.</h4>

<h4>Marka adına dair önemli bir ayrıntı da dikkat çekiyor. KİLİZİ isminin, zeytin kültürüyle tarihsel bağları güçlü olan Kilis bölgesine atıf taşıdığı değerlendiriliyor. Mezopotamya vurgusu ve coğrafi aidiyet, bu ismin bilinçli bir tercih olduğuna işaret ediyor.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met alcohol, drank, voedsel, Glazen fles Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="375" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-alcohol-drank-voedsel-glazen-fle.jpg" width="1140" /></p>

<h4>Bugün KİLİZİ Organik Zeytinyağı, Türkiye’deki küçük üreticilerin emeğini Avrupa’da görünür kılan örnek projelerden biri olarak öne çıkıyor. Nazif Ertekin’in temsil ettiği bu yapı, yerelden küresele uzanan yolculukta kooperatif gücünün ve sürdürülebilir tarımın somut bir başarısı olarak dikkat çekiyor.</h4>

<h4>*************************</h4>

<h2><strong>TÜSİAD’DAN BRÜKSEL’DE AB–TÜRKİYE İLİŞKİKLERİ İÇİN NET MESAJ: “TÜRKİYE’SİZ OLMAZ”</strong></h2>

<h4>TÜSİAD’ın sınırlı sayıda muhataba gönderdiği, kamuoyuna açık olmayan ve oldukça kapsamlı bir e-mail bana da gönderildi. Bu bültende yer alan değerlendirmeler, AB–Türkiye ilişkilerinin geleceğine dair dikkat çekici mesajlar içeriyor. <strong>“Avrupa İş Dünyası Gündemi 2025/12”</strong> başlığını taşıyan ve BusinessEurope çerçevesinde hazırlanan bu özel bültende, TÜSİAD’ın Brüksel temasları ve Avrupa Birliği’ne verilen stratejik mesajlar ayrıntılı biçimde aktarılıyor.</h4>

<h4>Söz konusu e-mail bülteninde yer alan bilgilere göre, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı B. Can Yücaoğlu, 2 ve 3 Aralık tarihlerinde Brüksel’de Avrupa Birliği kurumlarıyla yoğun temaslarda bulundu. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu, AB Konseyi ve üye ülke temsilcileriyle yapılan görüşmelerde, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik ve jeoekonomik dönüşüm sürecinde AB–Türkiye ilişkilerinin stratejik bir kaldıraç olduğu vurgulandı.</h4>

<h4><strong>“TÜRKİYE AVRUPA’NIN EKONOMİK VE GÜVENLİK YAPISININ PARÇASI”</strong></h4>

<h4>Özel e-mail bülteninde aktarılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin AB ekonomisi, güvenlik mimarisi ve kurumsal yapısının ayrılmaz bir parçası olduğu özellikle vurgulanıyor. Bültene göre TÜSİAD heyeti, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü artırabilmesi ve istikrar ile etki merkezi olma iddiasını sürdürebilmesi için Türkiye ile daha kapsamlı ve bütünleşik bir iş birliğine ihtiyaç duyduğunu muhataplarına iletti.</h4>

<h4>Bültende yer alan ifadelerde, Avrupa Birliği’nin ticaret, teknoloji, enerji, güvenlik ve iklim hedeflerine ulaşmasının Türkiye’yi dışlayan bir yaklaşımla mümkün olmayacağına dikkat çekiliyor. Küresel rekabetin giderek sertleştiği bu dönemde, AB ile Türkiye arasındaki ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesinin hem Avrupa hem de Türkiye açısından zorunlu olduğu belirtiliyor.</h4>

<h4><strong>GÜMRÜK BİRLİĞİ VE AVRUPA SANAYİSİ VURGUSU</strong></h4>

<h4>E-mail bülteninde yer alan bir diğer önemli başlık ise Gümrük Birliği’nin modernizasyonu. TÜSİAD’ın Brüksel’deki temaslarında, bu sürecin siyasi ön koşullara bağlanmadan bir an önce başlatılması gerektiği mesajının verildiği aktarılıyor. Bültene göre, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, yalnızca Türkiye ekonomisi için değil, Avrupa sanayisinin rekabet gücü açısından da kritik önemde.</h4>

<h4>Ayrıca Avrupa’da tartışılan <strong>“AB ürünlerini tercih etme”</strong> yaklaşımına ilişkin uyarılara da bültende geniş yer ayrılıyor. TÜSİAD, Türkiye’nin AB sanayi ve tedarik zincirlerindeki kritik rolünün göz ardı edilmesi halinde, Avrupa’nın stratejik kapasitesinin daralacağı ve ekonomik güvenliğinin zayıflayacağı görüşünü muhataplarıyla paylaştı. Bu nedenle ürün tercihinde kullanılan “Avrupa” tanımının Türkiye’yi de kapsaması gerektiği ifade edildi.</h4>

<h4><strong>SAVUNMA, GÜVENLİK VE YAPAY ZEKA ALANLARINDA İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI</strong></h4>

<h4>TÜSİAD’ın özel bülteninde, savunma ve güvenlik alanındaki temaslara da geniş yer veriliyor. Buna göre TÜSİAD heyeti, AB Savunma ve Uzay Politikalarından Sorumlu Komiser Andrius Kubilius ile yaptığı görüşmede, savunma alanında daha yakın AB–Türkiye iş birliğinin inovasyon ve çift kullanımlı teknolojiler açısından önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.</h4>

<h4>Bültende, Türkiye’nin AB savunma fonu SAFE mekanizmasına sınırsız katılımının sağlanmasının, Avrupa’da dayanışma, caydırıcılık ve savunma sanayisinin rekabet gücü açısından zorunlu olduğu değerlendirmesine yer veriliyor. Ayrıca Ukrayna, Suriye ve Afrika gibi bölgelerde AB ile Türkiye’nin daha koordineli hareket etmesine yönelik ortak çerçeveler oluşturulması gerektiği belirtiliyor.</h4>

<h4>Yapay zeka, enerji dönüşümü, temiz sanayi ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda ise iş birliğinin kısa vadeli kriz yönetimiyle sınırlı kalmaması gerektiği vurgulanıyor. E-mail bülteninde, bu alanlarda stratejik uyuma dayalı uzun vadeli bir ortaklığın gerekliliği öne çıkarılıyor.</h4>

<h4><strong>BRÜKSEL’DE YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ</strong></h4>

<h4>Söz konusu özel e-mail bültenine göre TÜSİAD heyeti, Brüksel ziyareti sırasında Avrupa Parlamentosu üyeleri, AB Komisyonu ve AB Konseyi bünyesindeki üst düzey yetkililerle çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdi. Ayrıca AB nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı ile AB–Türkiye entegrasyonunun geleceği üzerine kapsamlı bir istişare yapıldı.</h4>

<h4>Bültende yer alan bilgilere göre TÜSİAD heyetinde Orhan Turan ve B. Can Yücaoğlu’nun yanı sıra, TÜSİAD AB ve BusinessEurope Temsilcisi A. Dilek Aydın ile TÜSİAD AB İletişim ve Projeler Direktörü Nur Beler Levi de yer aldı.</h4>

<h4><strong>ÖZEL BÜLTENDEN YANSIYAN ORTAK MESAJ</strong></h4>

<h4>Kamuoyuna açık olmayan bu uzun e-mail bülteninde yer alan değerlendirmelerin ortak paydası, Türkiye’nin Avrupa’nın dışında bırakılabilecek bir aktör olmadığı, aksine Avrupa’nın ekonomik, teknolojik ve güvenlik geleceğinde merkezi bir role sahip olduğu yönünde. TÜSİAD’ın Brüksel temaslarına ilişkin bu özel bilgilendirme, AB–Türkiye ilişkilerinde uzun süredir dile getirilen ancak somut adımlara dönüşmeyen başlıkların yeniden güçlü biçimde gündeme taşındığını gösteriyor.</h4>

<h4><strong>OKURA NOT</strong></h4>

<h4>Bu haber, bana e-mail yoluyla gönderilen, kamuoyuna açık olmayan ve sınırlı muhataplara iletilmiş kapsamlı bir bilgilendirme bülteninden yapılan alıntılar esas alınarak hazırlandı. Aşağıda yer alan sayfa görüntüleri, söz konusu e-mail bülteninin <strong>tamamına </strong>aittir. Metin, herhangi bir müdahalede bulunulmadan, ekleme ya da çıkarma yapılmaksızın, okurun doğrudan incelemesi için <strong>olduğu gibi</strong> paylaşılmaktadır.</h4>

<p></p>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, schermopname, Website Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="1848" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-schermopname-website-door.jpg" width="1320" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, schermopname, document, Lettertype Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="1874" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-schermopname-document-lett.jpg" width="1320" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, schermopname, document, Lettertype Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="1856" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-schermopname-document-lett-1.jpg" width="1282" /></p>

<p></p>

<p></p>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, schermopname, nummer, Lettertype Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="1875" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-schermopname-nummer-letter.jpg" width="1320" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hollanda</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/turk-is-dunyasindan-onemli-haberler</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Dec 2025 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2025/12/afbeelding-met-windmolen-buitenshuis-hemel-gras-3jpeg.webp" type="image/jpeg" length="97632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Noel Ve Yılbaşı’nda Çam Süsleme Modası, Eski Türkler’in “Hayat Ağacı”Ndan Kaynaklanıyor.]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/noel-ve-yilbasinda-cam-susleme-modasi-eski-turklerin-hayat-agacindan-kaynaklaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/noel-ve-yilbasinda-cam-susleme-modasi-eski-turklerin-hayat-agacindan-kaynaklaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Türklerde yerin göbeğinden göğe kadar bir ağaç tasavvur ediliyor ve buna Hayat Ağacı deniyordu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<h3><strong>Halen Orta Asya’da 22 Aralık’taki gündönümünde, evlerine Akçam Ağacı getirip, dallarına ertesi sene için Tanrı’dan niyaz ettikleri şeyler, adak olarak istedikleri şeyler için kurdele koyuyorlar.</strong></h3>

<h3><strong>Türklerdeki bu ağaç süslemenin Hıristiyanlıktaki Noel ile bir ilgisi yoktur.</strong><br />
<br />
<strong>Bu adet, daha sonra Türkler yoluyla Avrupa’ya geçmiş, 16’ncı yüzyılda Almanya’da başlamış ve buradan da dünyaya yayılmıştır.</strong></h3>

<h4><strong>(Derlemenin Hollandacası en altta.<br />
De Nederlandse versie staat onderaan)</strong></h4>

<h1><strong>İlhan KARAÇAY derledi:</strong></h1>

<h4>Değerli Okurlarım,<br />
5 Aralık’ta <strong>ilhankaracay.com’</strong>da yayımladığım ve Hollanda’da Sint Nicolaas, Noel Baba ve Yılbaşı kavramlarını ele alan derlemem, beklenenin üzerinde ilgi gördü. Özellikle Noel Baba ile Aziz Nicolaas arasındaki farkın açık biçimde anlatılması ve Yılbaşı ile Noel’in birbirine karıştırılmaması, çok sayıda okurdan olumlu geri dönüş aldı.</h4>

<h4>Bu geri dönüşlerden biri de Abdullah Gürgün adlı okurdan geldi. Gürgün’ün gönderdiği uzun ve kapsamlı mesaj, yalnızca bir memnuniyet ifadesi değil, aynı zamanda Noel, Yılbaşı ve Orta Asya kökenli Nardugan anlayışı üzerine tarihsel ve kültürel bir çerçeve sunuyordu. Bu yazıyı, hem o mesajda yer alan bilgileri açıklığa kavuşturmak hem de içinde yaşadığımız Noel ve Yılbaşı günlerini, tarihsel arka planıyla birlikte yeniden değerlendirmek amacıyla kaleme aldım.</h4>

<h4><strong>GÜNDÖNÜMÜ VE YENİDEN DOĞUŞ DÜŞÜNCESİ</strong></h4>

<h4>Abdullah Görgün’e göre, coğrafi ve astronomik bir gerçek olarak, 21 ve 22 Aralık gecesi yılın en uzun gecesidir. Bu geceden sonra günler uzamaya, geceler kısalmaya başlar. Eski Türk inanç sisteminde bu doğa olayı yalnızca bir takvim bilgisi değil, kutsal bir dönüm noktasıdır. Güneşin karanlığa galip gelmesi olarak yorumlanan bu geceye Nardugan denirdi.</h4>

<h4>Nardugan sözcüğü, Güneş anlamına gelen Nar ile doğan anlamındaki Tuğan kelimelerinin birleşiminden oluşur. Yani Nardugan, Doğan Güneş demektir. Bu anlayışta yeni bir yıl, karanlığın geride bırakıldığı ve aydınlığın yeniden hâkim olmaya başladığı zaman dilimiyle başlar.</h4>

<h1><strong>ÇAM AĞACI VE HAYAT AĞACI ANLAYIŞI</strong></h1>

<h4></h4>

<p><img alt="C:\Users\ILHAN\Desktop\OCAK BULTENINE GIRECEKLER\nardugan-bayrami-4.jpg" decoding="async" height="399" sizes="586px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/c-users-ilhan-desktop-ocak-bultenine-girecekler-n-6.jpeg" width="586" /><strong><em> Coğrafi bir olgu olarak, 21/22 Aralık gecesi, günler uzamaya, geceler kısalmaya başlar.<br />
Eski Türkler’in inanışlarına göre, Güneş, 21/22 Aralık gecesi, karanlığı yenmekte ve bu güne “NARDUGAN” denmekteydi. Dugan, Tugan= Doğan, Nardugan= Doğan Güneş, anlamına gelir</em>.</strong></p>

<h4>Bugün Noel ve Yılbaşı denince akla gelen çam ağacı süsleme geleneği, çoğu zaman yalnızca Hıristiyanlıkla ilişkilendirilir. Oysa bu adet, çok daha eskiye, Orta Asya Türk kültürüne uzanır.</h4>

<h4>Eski Türklerde yerin merkezinden göğe kadar uzandığına inanılan kutsal bir ağaç tasavvuru vardır. Bu ağaç, Hayat Ağacı ya da Dünya Ağacı olarak adlandırılır. Yeraltı, yeryüzü ve gökyüzünü birbirine bağlayan bu ağaç, yaşamın sürekliliğini ve bereketi simgeler.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kerstboom, kerstversiering, boom, Kerstavond Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="502" sizes="669px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kerstboom-kerstversiering-boom-k.jpeg" width="669" /></p>

<h4>Orta Asya’da bugün bile, 22 Aralık gündönümünde evlere akçam ağacı getirilir. Ağacın dallarına, gelecek yıl için Tanrı’dan niyaz edilen dilekleri temsil eden bezler ve kurdeleler bağlanır. Bu ritüelin Noel ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Bu, doğanın döngüsüne duyulan saygının ve yeniden doğuşun simgesidir.</h4>

<h4>Bu anlayış, Türk toplulukları aracılığıyla Avrupa’ya taşınmış, özellikle 16’ncı yüzyılda Almanya’da sistemli bir Noel ağacı geleneğine dönüşmüş ve oradan da tüm dünyaya yayılmıştır.</h4>

<h3><strong>NARDUGAN, NOEL VE YILBAŞI ORTAK NOKTADA BULUŞUYOR</strong></h3>

<h4>Abdullah Gürgün’ün mesajında altı çizilen en önemli noktalardan biri şudur: Nardugan, Noel ve Yılbaşı birbirinin kopyası değil, aynı zaman diliminin farklı kültürlerdeki adlarıdır.</h4>

<h4>İskandinavya’da Noel dönemine Jul ya da Yul denir. İngilizcede Yule olarak geçen bu kelime, yıl anlamına gelir. Türkçedeki yıl sözcüğüyle ses ve anlam benzerliği tesadüf değildir. Kışın ortasında, karanlığın geri çekilmeye başladığı bu dönem, birçok kültürde yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiştir.</h4>

<h4>Bu nedenle yeniden doğuş, bereket, umut ve ışık teması hem Nardugan’da hem Noel’de hem de Yılbaşı kutlamalarında ortak bir zemin oluşturur.</h4>

<h2><strong>NOEL BABA, AZİZ NİCOLAAS VE MODERN TASVİR</strong></h2>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met rendier, zoogdier, winter Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="204" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-rendier-zoogdier-winter-door-ai.jpg" width="645" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>Hollanda’da Sint Nicolaas, Türkiye’de Noel Baba olarak bilinen figür, tarihsel olarak Myra’lı Aziz Nicoolaas’a dayanır. Ancak bugünkü kırmızı kıyafetli, beyaz sakallı ve neşeli Noel Baba imajı, 20’nci yüzyılda ticari bir çizimle şekillenmiştir. 1930’lu yıllarda Coca Cola için yapılan bu çizim, küresel bir ikon yaratmıştır.</h4>

<h4>Bu durum, Noel Baba figürünün kültürler arasında neden bu kadar farklı biçimlerde benimsendiğini de açıklar. Her toplum, bu figüre kendi tarihinden ve hayal dünyasından bir parça eklemiştir.</h4>

<h2><strong>ANADOLU’DAN SARAYA UZANAN AĞAÇ GELENEĞİ</strong></h2>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, bruid, trouwjurk Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="592" sizes="649px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-bruid-trouwjurk.jpeg" width="649" /></p>

<h4>Anadolu’da yakın zamana kadar sürdürülen çam kırma geleneği, bu kültürel sürekliliğin canlı bir örneğidir. Düğünlerde süslenen çam dalları, evin en güzel yerine konur, dallarına şekerler ve hediyeler asılırdı. Bu ritüel, bereketi ve yeni başlangıçları simgelerdi.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="C:\Users\ILHAN\Desktop\OCAK BULTENINE GIRECEKLER\8A3E49E8-EE56-4F58-9C26-117A76371DCC.jpeg" decoding="async" height="810" sizes="640px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/c-users-ilhan-desktop-ocak-bultenine-girecekler-8-2.jpeg" width="640" /><br />
<strong><em>“Hayat Ağacı” (Sonsuz Hayat) motifi, Hitit, Urartu ve daha sonraki dönemlerde Selçuklular ve Osmanlılar’ da farklılık gösterse de göze çarpar.<br />
Halı ve kilim desenlerinde de, “Hayat Ağacı” motifi sıklıkla görülür.</em></strong></p>

<h4>Osmanlı saray düğünlerinde sokaklarda gezdirilen ve <strong>‘Nahıl’</strong> adı verilen süslü ağaçlar da aynı anlayışın devamıdır. Hayat Ağacı motifi, halılarda, kilimlerde, çeşme ve cami süslemelerinde sıkça karşımıza çıkar.</h4>

<h1><strong>BUGÜNÜ ANLAMAK İÇİN DÜNÜ BİLMEK</strong></h1>

<p></p>

<h1></h1>

<p><img alt="Afbeelding met fruit, tekst Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="437" sizes="582px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-fruit-tekst-door-ai-gegenereerde.jpg" width="582" /></p>

<h4>Noel, Yılbaşı ve Nardugan üzerine yapılan tartışmaların çoğu, bu kavramların birbirinden kopuk ele alınmasından kaynaklanıyor. Oysa tarihsel perspektiften bakıldığında, hepsi insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin, karanlıktan aydınlığa geçişin ve yeniden doğuş umudunun farklı adlarla ifade edilmesidir.</h4>

<h4>Bu nedenle, bugün çam ağacı süsleyen bir aile de, yeni yıla umutla giren bir insan da, farkında olsun ya da olmasın, binlerce yıllık ortak bir kültürel mirasın devamını yaşatmaktadır.</h4>

<h3><strong>BUGÜN NOEL VE YILBAŞI NEDEN BU KADAR EVRENSEL?</strong></h3>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met verven, kunst, tekening, Beeldende kunst Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="366" sizes="626px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-verven-kunst-tekening-beeldende.jpeg" width="626" /></p>

<h4>Modern dünyada Noel ve Yılbaşı kutlamaları, dini sınırları büyük ölçüde aşmış durumdadır. Bugün bu günler, inançtan bağımsız olarak aileyle bir araya gelmenin, paylaşmanın ve yeni bir başlangıca umut bağlamanın simgesi haline gelmiştir. Aslında bu evrensellik, Nardugan’dan Noel’e, Yul’dan Yılbaşı’na uzanan ortak insanlık mirasının doğal sonucudur. İnsanlık, binlerce yıldır aynı anda hem karanlıktan korkmuş hem de ışığın geri dönüşünü kutlamıştır.</h4>

<h4>Yeni yılınız ve bu yeniden doğuş günleriniz kutlu olsun.</h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hollanda</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/noel-ve-yilbasinda-cam-susleme-modasi-eski-turklerin-hayat-agacindan-kaynaklaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Dec 2025 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-kerstmis-kerstboom-kerstvejpeg.webp" type="image/jpeg" length="73657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hollanda’da koalisyon krizi olursa, başbakan adayı Günay Uslu olur]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/hollandada-koalisyon-krizi-olursa-basbakan-adayi-gunay-uslu-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/hollandada-koalisyon-krizi-olursa-basbakan-adayi-gunay-uslu-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl içinde, Hollanda Film Festivali Denetim Kurulu Başkanı ve Amsterdam Halk Kütüphanesi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atanan Uslu, şimdi de Hollanda Yazarlar Merkezi’nin “Denetim Kurulu Başkanı” oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<h3><strong>Bu yıl içinde, Hollanda Film Festivali Denetim Kurulu Başkanı ve Amsterdam Halk Kütüphanesi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atanan Uslu, şimdi de Hollanda Yazarlar Merkezi’nin “Denetim Kurulu Başkanı” oldu.</strong></h3>

<h3><strong>Günay Uslu, Yüksek organların başkanlığına atanma ve seçilmesinde rekor kırarken, QUOTE Dergisine kapak konusu oldu.</strong></h3>

<h3><strong>Sosyal ve kültürel başarılarının yanında, iş dünyasında da zirveye çıkan Günay Uslu’nun estirdiği rüzgâr, ağabeyi Atilay Uslu ve ortakları Yıldıray Karaer’i de kamçılıyor.</strong></h3>

<h3><strong>Atilay Uslu: “Dünya Şampiyonası sırasında Curaçao ile Houston, Kansas City ve Philadelphia arasında uçuş yapacağız.”</strong></h3>

<h3><strong>Yıldıray Karaer: “Yıllık %9’luk büyüme oranına sahip Türk havacılığında Corendon da aynı başarıyı gösterecektir.”</strong></h3>

<h3><strong>(Günay Uslu’nun yanında, Atilay Uslu ve Yıldıray Karaer’in de kamçılanmış başarılarını okuyacaksınız)</strong></h3>

<h4><strong>(Tamamının Hollandacasını en altta bulacaksınız.<br />
De Nederlandse versie staat onderaan?)</strong></h4>

<h1></h1>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="182" sizes="313px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-menselijk-gezicht-person-p-14.jpeg" width="313" /><br />
<strong>İlhan KARAÇAY yazdı:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>Aylardır kendisinden sitayişle söz etmekte olduğum Günay Uslu için, hiç de abartı yapmadığımın kanıtına, aşağıdakileri okuduktan sonra siz de ikna olacaksınız. Çünkü burada anlatılan, sadece bir başarı öyküsü değil; Hollanda’da göçmen kökenli bir çocuğun, azimle, bilgiyle ve karakterle, ülkenin en üst karar mekanizmalarına kadar nasıl yürüdüğünün hikayesidir.<br />
İlkokul sıralarından üniversite kürsülerine, akademiden kültür ve sanat dünyasına, oradan devlet yönetimine ve iş dünyasının zirvesine uzanan bu yol, tesadüflerle değil, yıllara yayılan birikimle döşenmiştir.</h4>

<h4>Hollanda bugün bir koalisyonlar ülkesidir. Siyasi dengelerin pamuk ipliğine bağlı olduğu, krizlerin sıkça yaşandığı bu düzende, zaman zaman partiler üstü, dışarıdan bir başbakan arayışı gündeme gelir. Örneğin, bugünkü Başbakan Dick Schoof, Wilders’in Başbakanlığına sıcak bakılmayınca, dışarıdan başbakanlığa getirilmiştir. İşte tam da böyle bir tabloda, ben hiç tereddütsüz söylüyorum: Eğer Hollanda bir gün dışarıdan bir başbakan aramak zorunda kalırsa, aranan isim Günay Uslu olur. Çünkü o, sadece bir siyasetçi değildir. O, akademiyi bilen, kültürü soluyan, sanatı yöneten, devleti tanıyan ve ekonomiyi okuyabilen nadir isimlerden biridir.</h4>

<h4><img alt="Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, kleding, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="194" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-menselijk-gezicht-persoon-kleding-3.jpeg" width="260" /><br />
<strong><em>Günay Uslu, Bakanlığı sırasında Başbakan Rutte ile yan yana…</em></strong></h4>

<h4>Günay Uslu’nun Hollanda’nın en saygın kurumlarında üst üste başkanlık görevlerine getirilmesi, rastlantı değildir. Film festivallerinden edebiyat merkezlerine, müze konseylerinden akademik yapılara kadar aynı ismin tekrar tekrar tercih edilmesi, devletin ve toplumun ona duyduğu güvenin açık bir göstergesidir. Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Bakanlığı yaptığı dönemde sergilediği sakin duruş, kapsayıcı dili ve kriz anlarında gösterdiği denge, bugün hâlâ kulislerde örnek gösterilmektedir.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met vliegtuig, wolk, hemel, vlak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="211" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-vliegtuig-wolk-hemel-vlak-door.jpg" width="995" /><br />
<strong><em>QUOTE Dergisine kapak olan Günay Uslu ve Atilay Uslu’nun Dünya Futbol Şampiyonası için, Curaçao-ABD uçuşlarını yapacak olan Curaçao bayraklı Corendon uçağı.</em></strong></p>

<h4>Bu başarı hikayesinin arka planında güçlü bir aile yapısı da vardır. Ağabeyi Atilay Uslu’nun girişimci cesareti ve vizyonu, ortakları Yıldıray Karaer’in iş dünyasındaki tecrübesiyle birleşmiş; Corendon markası, sadece bir şirket değil, bir başarı modeline dönüşmüştür. Günay Uslu’nun entelektüel birikimi ve yönetsel sezgisiyle bu yapı daha da güçlenmiş, aile bağları profesyonel akılla harmanlanmıştır. Bu sinerji, nadir rastlanan bir bütünlük sunmaktadır.</h4>

<h4>Bakınız Günay Uslu’nun, hiç kimseye nasip olmayacak geçmişinden bugüne kadar geçirdiği başarılara. Bu satırlar, yalnızca bir kişinin özgeçmişi değildir; Hollanda toplumunda göçmen kökenli bireylerin önüne konan görünmez duvarların, bilgiyle ve emekle nasıl aşılabileceğinin canlı bir belgesidir. Aşağıda okuyacaklarınız, neden aylardır Günay Uslu’nun adını özellikle ve ısrarla yazdığımı, hatta onun adını başbakanlık ihtimaliyle yan yana anmaktan neden çekinmediğimi bütün açıklığıyla ortaya koyacaktır.</h4>

<h4>Şimdi gelin, bu iddianın ve bu vurguların soyut sözler olmadığını, somut adımlar ve yıllara yayılan bir emekle nasıl örüldüğünü birlikte görelim. Günay Uslu’nun hikayesi, bir anda parlayan bir isimden ibaret değildir. İlkokuldan başlayarak akademik kürsülere, kültür ve sanat kurumlarının yönetimlerinden devletin en üst katlarına kadar uzanan bu yolculuk, her aşaması emekle, bilgiyle ve istikrarla inşa edilmiş bir çizgiyi ortaya koymaktadır. Aşağıda yer alan satırlar, bu uzun yürüyüşün duraklarını, sorumluluklarını ve kazanımlarını bütün açıklığıyla gözler önüne seriyor.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, schermopname, Menselijk gezicht, vrouw Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="146" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-schermopname-menselijk-ge.jpg" width="948" /></p>

<h4><strong>İlkokul:</strong> Hollanda’da göçmen bir ailenin çocuğu olarak ilkokulu tamamladı.<br />
<strong>Ortaokul / Lise:</strong> Hollanda’da eğitimine devam ederek üniversiteye hazırlandı.<br />
<strong>1993:</strong> Amsterdam Yüksekokulu’nda Tarih öğretmenliği propaedeutic diploması.<br />
<strong>1996:</strong> Amsterdam Üniversitesi’nde Hollanda Hukuku propaedeutic diploması.<br />
<strong>2000’li yıllar:</strong> Amsterdam Üniversitesi’nde Kültür Bilimi ve Avrupa Kültür Tarihi alanlarında yüksek lisans (MA).<br />
<strong>2015:</strong> Amsterdam Üniversitesi’nde doktora (Osmanlı İmparatorluğu’nda Kültür Politikaları üzerine).</h4>

<h4><strong>Akademik görevler:</strong><br />
*Amsterdam Üniversitesi’nde kültür ve tarih araştırmacısı.<br />
*Leiden Üniversitesi’nde Hoşgörü Kürsüsü’nde görev.</h4>

<h4><strong>Kültürel ve sanatsal kurumlar:</strong><br />
*Amsterdam Eye Film Müzesi Konseyi Başkanı.<br />
*Lahey’deki Maurits Müzesi Danışma Kurulu Üyesi.<br />
*Rembrand Derneği Danışma Kurulu Üyesi.<br />
*Allard Pierson Danışma Kurulu Üyesi.<br />
*NIOD Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi.</h4>

<h4><strong>İş dünyası:</strong><br />
*Corendon Turizm Grubu’nda çeşitli dönemlerde yöneticilik.<br />
*Corendon Yan Vakfı Başkanlığı.<br />
*2023 itibarıyla Corendon CEO’su.</h4>

<h4><strong>Siyaset:</strong><br />
10 Ocak 2022 – 1 Aralık 2023 arasında Hollanda hükümetinde Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Bakanı.</h4>

<h4><strong>Kültürel görevler:</strong><br />
*2025 Boekenbon Edebiyat Ödülü Jüri Başkanlığı.<br />
*2025 itibarıyla Hollanda Film Festivali Denetim Kurulu Başkanlığı.<br />
*2025 sonu itibarıyla Hollanda Yazarlar Merkezi’nin Denetim Kurulu Başkanı.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, glimlach, boekenkast Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="189" sizes="480px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-menselijk-gezicht-persoon-glimlac.jpeg" width="480" /><br />
<strong><em>Çeşitli kuruluşların başına getirilme yarışında önde giden Günay Uslu, Hollanda Yazarlar Merkezi’nin Denetim Kurulu Başkanlığına getirilişinin ikinci günü, kuruma gelerek elemanları ile tanıştı.</em></strong></p>

<h4>Bu noktadan sonra kelimeler bana ait değil. Günay Uslu’nun yolculuğunu, birikimini ve duruşunu, QUETO Dergisi’nin sayfalarında tüm ayrıntılarıyla okuyacaksınız. Okudukça, yukarıda kurduğum cümlelerin neden abartı olmadığını siz de göreceksiniz.</h4>

<h4>Sizlere öncelikle QUOTE dergisinde kapak konusu olan Günay Uslu haberinin özetini sunuyorum.<br />
Haberin tamamının Türkçe ve Hollandacasını da en altta bulacaksınız.</h4>

<h1><strong>HOLLANDA İŞ DÜNYASININ EN CİDDİ DERGİSİ QUOTE, GÜNAY USLU’YU KAPAK YAPTI</strong></h1>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, tekst, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="608" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-tekst-persoon-person-do.jpg" width="1002" /></p>

<h4>Hollanda iş dünyasının en etkili ve en ciddi yayınlarından biri olarak kabul edilen Quote dergisi, son sayısında Corendon CEO’su Günay Uslu’yu kapak konusu yaptı. Quote dergisine göre, Uslu’nun kariyeri, klasik iş dünyası kalıplarının çok ötesinde, farklı alanlar arasında cesur geçişlerle şekillenmiş bir yolculuğu temsil ediyor.</h4>

<h4>Quote dergisine göre Gunay Uslu’nun Corendon serüveni, Ocak 1997’de Haarlem’de bir dükkânın üst katında başladı. O dönemde tatil satışlarının Teletekst üzerinden yapıldığı yıllarda, ağabeyi Atilay Uslu’nun teşvikiyle işe koyulan Uslu, şirketin ilk günlerinden itibaren büyüme sürecinin tam merkezinde yer aldı. Quote dergisine göre, ilk rezervasyonun ardından işlerin hızla büyümesiyle birlikte Uslu, yakın çevresinden insanları işe alarak kısa sürede milyonlarca euro ciro yapan bir yapının oluşmasına katkı sağladı.</h4>

<h4>Ancak Quote dergisine göre, Corendon’daki bu hızlı yükseliş Uslu için yeterli olmadı. Şirket büyürken, Uslu bilinçli bir tercih yaparak üniversiteye geri döndü. Quote dergisine göre Uslu, bu kararı alırken kendisini farklı alanlarda da sınamak istediğini ve yalnızca iş dünyasıyla sınırlı kalmak istemediğini açıkça ifade etti. Akademik kariyer ve doktora süreci, onun düşünsel dünyasını derinleştiren önemli bir durak oldu.</h4>

<h4>Quote dergisine göre Uslu’nun kariyerindeki bir diğer önemli dönemeç ise siyasetti. Hollanda hükümetinde Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Sekreteri olarak görev yapan Uslu, bu süreçte kamusal sorumluluk ile yöneticilik deneyimini bir arada yaşadı. Quote dergisine göre, bu siyasi deneyim, Uslu’nun liderlik anlayışına farklı bir perspektif kazandırdı.</h4>

<h4>2023 yılında Corendon CEO’su Steven van der Heijden’in görevinden ayrılmasıyla birlikte, şirketin başına geçmesi istenen isim Günay Uslu oldu. Quote dergisine göre, Uslu bu göreve getirilirken hem şirkete olan hâkimiyeti hem de kriz yönetme becerisi etkili oldu. Uslu, Quote’a yaptığı değerlendirmede, aile bağlarının da bu süreçte rol oynadığını, ancak asıl belirleyici unsurun işi yapabileceğine duyulan güven olduğunu vurguladı.</h4>

<h4>Quote dergisine göre Gunay Uslu’yu diğer üst düzey yöneticilerden ayıran en çarpıcı özelliklerden biri, Corendon’da hiçbir hissesi olmaması. Şirketin kurucuları arasında yer almasına rağmen bilinçli olarak hissedar olmayı reddeden Uslu, bu tercihini özgürlük anlayışıyla açıklıyor. Quote dergisine göre Uslu, hisse sahibi olmamanın kendisine istediği zaman karar alma ve yön değiştirme alanı tanıdığını ifade ediyor.</h4>

<h4>Bu tercih, <strong>“yarın ayrılabilir mi”</strong> sorusunu da gündeme getiriyor. Quote dergisine göre Uslu, bu soruya net bir yanıt veriyor. Şu anda Corendon’dan ayrılmayı düşünmediğini, çünkü tamamlaması gereken bir görev olduğunu söylüyor. Quote dergisine göre bu görev, kâr ya da müşteri sayısından ziyade, şirketi geleceğe dayanıklı ve sağlam bir yapıya kavuşturmakla ilgili.</h4>

<h4>Quote dergisine göre Uslu, başarıyı sayısal göstergelerle değil, sezgileriyle ölçüyor. Bir işin ne zaman tamamlandığını hissettiğini söyleyen Uslu, bu sürecin iki yıl mı beş yıl mı süreceğini bilmediğini, ancak hedefe ulaşana kadar Corendon’un başında kalacağını dile getiriyor. Quote dergisine göre, hissedar olmasa bile kendisini şirketin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.</h4>

<h4>Quote dergisine göre Günay Uslu, akademi, siyaset ve iş dünyasını bir araya getiren çok yönlü kimliğiyle, Hollanda’da yalnızca bir CEO değil, aynı zamanda kendi yolunu kendi çizen bir lider profili sunuyor.</h4>

<h4><strong>(Quote dergisindeki yazının tamamını en altta bulacaksınız.)</strong></h4>

<h3><strong>ATİLAY USLU’NUN KARAYİP ADALARINDA OTELLER ZİNCİRİ İLE DEVLEŞTİRDİĞİ CORENDON, DÜNYA ŞAMPİYONASI’NDA CURAÇAO İLE ABD ARASINDA UÇUŞLAR YAPACAK</strong></h3>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met buitenshuis, Vliegreizen, vlak, Luchtvaartmaatschappij Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="243" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-buitenshuis-vliegreizen-vlak-luc.jpg" width="1050" /><br />
<strong><em>Corendon’un başsponsorluğu sayesinde Dünya Futbol Şampiyonasına katılma hakkı elde eden küçücük Curaçao’nun milli takımı ve Curaçao-ABD arasında uçuş yapacak olan Corendon uçağı.</em></strong></p>

<h4>Turizm ve havacılık sektöründe attığı cesur adımlarla adından sıkça söz ettiren Corendon, bu kez gözünü dünyanın öteki ucuna dikti. Hollanda merkezli Türk sermayeli şirket, 2026 FIFA Dünya Kupası için Karayipler’de tarihi bir organizasyona imza atmaya hazırlanıyor.</h4>

<h4>Corendon’un Yönetim Kurulu Başkanı Atilay Uslu’nun Curaçao’nun başkenti Willemstad’da düzenlenen basın toplantısında açıkladığı proje, sadece bir uçuş planlaması değil, aynı zamanda küresel ölçekte bir marka hamlesi olarak değerlendiriliyor.</h4>

<h4><strong>CURAÇAO’DAN ABD’YE ÖZEL DÜNYA KUPASI UÇUŞLARI</strong></h4>

<h4>Corendon, 2026 Dünya Kupası sırasında Curaçao Milli Takımı’nın maçlarını oynayacağı Amerika Birleşik Devletleri şehirlerine doğrudan uçuşlar düzenleyecek. Bu kapsamda Curaçao’dan Houston, Kansas City ve Philadelphia’ya özel seferler planlandı.</h4>

<h4>Bu uçuşlar için Corendon filosuna ait Boeing 737 tipi bir uçak, <strong>“Blue Wave Livery”</strong> adı verilen ve Curaçao’nun ulusal renkleri ile futbol temasını yansıtan özel bir tasarımla boyanacak. Uçak, Haziran 2026 itibarıyla Curaçao hookup noktası olarak kullanılacak ve Dünya Kupası boyunca adeta bir hava köprüsü görevi üstlenecek.</h4>

<h4>Bu adım, Corendon’un klasik turistik destinasyon anlayışının çok ötesine geçtiğini ve spor turizmini küresel ölçekte sahiplendiğini açıkça ortaya koyuyor.</h4>

<h4><strong>SADECE UÇUŞ DEĞİL, TAM KAPSAMLI BİR DENEYİM</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met water, buitenshuis, panorama, vakantieoord Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="219" sizes="798px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-water-buitenshuis-panorama-vakan.jpg" width="1027" /></p>

<h4>Corendon’un planı yalnızca taraftarları stadyuma taşımakla sınırlı değil. Şirket, Curaçao’dan ABD’ye gidecek futbolseverler için farklı paketler hazırladı.</h4>

<h4>Bu paketler arasında sadece uçuş seçeneği olduğu gibi, uçuş ve otel konaklaması ya da uçuş, otel ve maç bileti içeren kapsamlı alternatifler de yer alıyor. Maç biletleri FIFA’nın resmi sistemi üzerinden sağlanacak ve süreç tamamen şeffaf şekilde yürütülecek.</h4>

<h4>ABD’deki üç şehirde maç günlerinde özel fanzone alanları kurulması da planlanıyor. Bu alanlarda Curaçaolu taraftarlar bir araya gelecek, maçları birlikte izleyecek ve Karayip ruhunu Amerika’ya taşıyacak.</h4>

<h4><strong>30’DAN FAZLA OTEL, ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ</strong></h4>

<h4>Corendon, Dünya Kupası organizasyonu kapsamında ABD’de 30’dan fazla otelle anlaşma yaptı. Bu otellerin önemli bir bölümü uluslararası zincirlere, özellikle de Hilton grubuna bağlı. Bu da organizasyonun ne kadar ciddi ve profesyonel şekilde hazırlandığını gösteriyor.</h4>

<h4>Curaçao’da ise sınırlı sayıda paket için özel bir satış etkinliği düzenlendi. İlgi o kadar büyüktü ki, birçok paket kısa sürede tükendi. Bu tablo, Curaçao halkının ve diaspora taraftarlarının Dünya Kupası heyecanını ne denli sahiplendiğini de gözler önüne serdi.</h4>

<h4><strong>CORENDON, BİR HAVAYOLUNDAN FAZLASI</strong></h4>

<h4>Atilay Uslu’nun Willemstad’daki açıklamaları, Corendon’un kendisini yalnızca bir havayolu şirketi olarak görmediğini bir kez daha ortaya koydu. Uslu’nun ifadelerine göre bu proje, Curaçao’ya duyulan güvenin ve uzun vadeli iş birliğinin bir sonucu.</h4>

<h4>Curaçao Milli Takımı’nın sponsorlarından biri olan Corendon, bu organizasyonla adanın dünya sahnesindeki görünürlüğüne de doğrudan katkı sunmuş oluyor. Küçük bir Karayip adasından dünya futbolunun en büyük sahnesine uzanan bu yolculukta, Corendon’un adı artık kalıcı biçimde yer alıyor.</h4>

<h4><strong>TÜRK SERMAYESİ, KÜRESEL SAHNEDE</strong></h4>

<h4>Avrupa’dan Akdeniz’e, Anadolu’dan Karayipler’e uzanan Corendon hikayesi, Türk girişimciliğinin sınır tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor. Bugün Corendon, yalnızca tatil uçaklarıyla değil, spor turizmi, uluslararası organizasyonlar ve marka gücüyle de konuşuluyor.</h4>

<h4>Kısacası Corendon, dünyanın öteki ucunda da büyüyor. Hem de sessizce değil, güçlü bir vizyon ve iddialı bir organizasyonla.</h4>

<h1><strong>CORENDON’UN HAVACILIK DALINDAKİ DEVLEŞMESİNİN MİMARI YILDIRAY KARAER</strong></h1>

<h4></h4>

<p><img alt="Yıldıray Karaer'den önemli açıklamalar - AeroNews24 - Havacılık, Seyahat ve Turizm Haberleri" decoding="async" height="241" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/yildiray-karaerden-onemli-aciklamalar-aeronews2.jpeg" width="411" /></p>

<h4>Corendon’un, tur operatörlüğü dalında, aralarında Türkiye, Yunanistan, Mısır, Bulgaristan, Fas, İspanya, Potekiz ve Curaçao gibi ülkelerin bulunduğu 25 ülkeye milyonlarca turist taşıdığı gerçeğinin yanında, otelcilik ve havacılık dalındaki başarıları da bilinmektedir.</h4>

<h4>Otelcilik dalında, Hollanda’daki 3, Türkiye’deki 5, İspanya’daki 2 ve Curaçao’daki zincirlerin başarısındaki roller ise, Atilay Uslu ve oğlu Atacan’ın imzasını taşıyor.<br />
Corendon’un havacılık dalındaki başarısındaki imza, deneyimli yönetici Yıldıray Karaer’e ait.<br />
Karaer’in bu daldaki en büyük destekçisi, amca oğlu olan Batuğhan Karaer’dir.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Corendon Group’tan Türkiye Havacılık Sektörü Değerlendirmesi: “Yıllık Yüzde 9 Büyüme Orta Vadede Sürecek”" decoding="async" height="375" sizes="770px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/corendon-grouptan-turkiye-havacilik-sektoru-deger.jpeg" width="770" /></p>

<h4>Türkiye’nin önde gelen ekonomi ve finans buluşmalarından biri olan <strong>‘5. Finansın Geleceği Zirvesi’nde</strong> bir konuşma yapan, Corendon Group Finans Danışmanı Batuğhan Karaer, Türkiye’de havacılık sektörünün son yıllarda kaydettiği dikkat çekici performansa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karaer, sektörün yıllık ortalama %9’luk büyüme oranıyla yalnızca Avrupa’nın değil, dünya ortalamasının da üzerinde bir ivme yakaladığını söyledi.</h4>

<h4>Türkiye’nin stratejik konumu, artan yolcu talebi ve sektörün hızlı adaptasyon kabiliyetinin bu güçlü performansta belirleyici olduğunun altını çizen Karaer, mevcut trendin orta vadede de istikrarlı şekilde devam edeceğini vurguladı.</h4>

<h4>Karaer, hava yolu yatırımlarının sürmesi, filoların genişlemesi ve turizm hacmindeki artışın da sektörün büyümesini destekleyen ana unsurlar arasında yer aldığını belirtti.</h4>

<h4>Bankacılık, sermaye piyasaları ve reel sektörü bir araya getiren zirveye Corendon Airlines destek sponsoru olarak katkı sağladı.</h4>

<h4>Corendon bünyesinde, uzmanlaşmış degerlere yer vermeyi prensip edinen Yıldıray Karaer, bu nedenle doğcak olan her zorluğa göğüs germeyi de sağlıyor.</h4>

<h1><strong>HOLLANDA MEDYASINDA ATİLAY USLU</strong></h1>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met bloem, bloemblaadje, Vrouwentulp, tulp Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="256" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-bloem-bloemblaadje-vrouwentulp-t.jpg" width="1013" /><br />
<strong><em>Haarlem’de yayınlanan İNFO REGİO, Atilay Uslu ile alışılmışın dışında, masa başında değil, doğa içinde dolaşırken bir söyleşi yaptı</em></strong></p>

<h4><strong>Masabaşında değil, doğa yürüyüşünde mülakat:</strong></h4>

<h1><strong>SEYAHAT NEREDE BAŞLAR: CORENDON’DAN ATİLAY USLU İLE BİR YÜRÜYÜŞ</strong></h1>

<h4>Wandelingen met Impact serisinin bu yeni bölümünde gazeteci Désirée, Corendon’un kurucusu Atilay Uslu ile yola çıkıyor. Bir toplantı masası ya da ofis ortamı değil, onun için anlamı büyük olan bir mekânda yapılan bir yürüyüş söz konusu.</h4>

<h4>Birlikte girişimcilik, aile, sadelik ve bağ kurmanın gücü üzerine konuşuyorlar. Basit bir fikirden doğan bir seyahat imparatorluğunun nasıl ortaya çıktığını ve özüne sadık kalarak nasıl büyüdüğünü ele alıyorlar.</h4>

<h4><strong>“Yürürken insan farklı konuşuyor. Daha rahat, daha samimi ve aynı zamanda zihnin de daha açık oluyor,”</strong> diyor Atilay gülümseyerek.</h4>

<h4><strong>ATİLAY USLU İLE YÜRÜMEK</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, buitenshuis, boom Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="150" sizes="400px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-buitenshuis-boom.jpeg" width="400" /><br />
<strong>Fotoğraf: Robert Joore</strong></p>

<h4>Désirée ile birlikte yürüyün: Wandelingen met Impact<br />
Bu röportaj serisinde gazeteci Désirée, bölgeden bir etki yaratan isimle birlikte yürüyüşe çıkıyor. Ne bir toplantı salonunda ne de bir masa başında, onlar için özel anlam taşıyan bir mekânda yürüyerek. Anılarla, ilhamla ve hikâyelerle dolu bir yerde. Bu yürüyüşler sırasında yalnızca girişimcilerin, liderlerin ve yenilikçilerin kişisel motivasyonlarını değil, aynı zamanda bölgemizi kendi yollarıyla nasıl şekillendirdiklerini de keşfediyoruz. Onları ne motive ediyor? Hangi zorlukları aşıyorlar? Ve geride hangi izleri bırakmak istiyorlar?</h4>

<h4>Bu bölümde Désirée, seyahat şirketi Corendon’un kurucusu ve sahibi Atilay Uslu ile yürüyor. Onun gözünden, bölgede kendisi için özel anlam taşıyan bir yerle tanışıyoruz. Bu bölgenin ardında hangi hikâyeler saklı? Etkinin ardındaki hikâyeye bizimle birlikte adım atın.</h4>

<h4><strong>“Burası eve dönmek gibi ama bir ziyaretçi olarak. Gerçekten özenle karşılanıyorum,”</strong> diyor Atilay Uslu, Badhoevedorp’taki Corendon Oteli’nin yemyeşil bahçesinde bizi karşılarken gülümseyerek. Seyahat imparatorluğunun Avrupa’nın çok ötesine uzandığı yer tam da burası. <strong>“Randevulaşmak biraz zor oldu değil mi?” </strong>diye ekliyor. <strong>“Artık Curaçao’da yaşıyorum.”</strong></h4>

<h4><strong>HERKESİN</strong></h4>

<h4>Yine de bu yer ona çok tanıdık geliyor. Bahçenin ortasında duran heybetli Boeing 747’ye doğru yürüyoruz. Kişisel asistanı da bize katılıyor. <strong>“Bu yıl 25. yılımızı kutluyoruz. Bunu kutlamak için bu uçağı dövmeliyoruz. Gerçek bir sanat eserine dönüşecek. Kız kardeşim Günay her şeyi organize ediyor. İlk bakışta anlaşılıyor, bu iş sanatla, kültürle ve bağ kurmakla ilgili.”</strong> Onaylarcasına başını sallıyor. <strong>“En güzel tarafı şu: Corendon’daki herkes buna katkı sundu. Sadece fikir değil, gerçek bir sahiplenme var. Bu hepimizin.”</strong></h4>

<h4><strong>“İki yıl öncesine kadar burada çalışıyordum,” </strong>diyor Atilay, yeşillikler arasında kıvrılarak uzanan patikada yürürken. <strong>“Öğle aralarında yürüyüşe çıkardım, bazen elimde bir dondurma olurdu.”</strong> Uzakları işaret ediyor<strong>. “Bu bölgede, bizim eski A4 dediğimiz yerde, harika yürüyüş ve bisiklet yolları var. Bunları kendimiz yaptık. Yakında buraya evler gelecek. Gerçekten çok güzel evler,”</strong> diyor gülerek, <strong>“doğanın tam ortasında.”</strong></h4>

<h4>Henüz yolun başındayken Atilay kısa bir mola veriyor. <strong>“Havayollarının catering firmasıyla bir randevum var. Küçük bir şeyi kontrol etmek istiyorum,”</strong> diyor. Bir binada karşılanıyoruz. Açıklama başlar başlamaz Atilay söze giriyor. <strong>“Tam olarak neye yatırım yaptık? Gösterebilir misiniz?”</strong> Bir çalışan yeni soğuk hava deposunu ve dondurucuyu gösteriyor. Atilay onaylayarak başını sallıyor. “Artık buradan ben sorumlu değilim,” diyor rahat bir şekilde. <strong>“Ve bu gerçekten çok güzel bir his.”</strong></h4>

<h4><strong>10.000 ADIM</strong></h4>

<h4>Doğa yolunda yürümeye devam ediyoruz. <strong>“Toplantılarımı en çok yürüyerek yapmayı seviyorum. Curaçao’da da öyle. Sabah altıda yürüyüş randevularım oluyor. O saatlerde henüz çok sıcak olmuyor. Yürürken konuşma şekli değişiyor. Daha samimi, daha rahat, daha keyifli. Bir de vücut için iyi,” </strong>diyor gülerek. <strong>“Her gün yaklaşık 10.000 adım atmaya çalışıyorum.”</strong></h4>

<h4>Devam ediyor: <strong>“Girişimci olarak zihnim hep açık. Ama bazen hafta sonu hiçbir şey yapmak istemiyorum. Sakin bir şekilde uyanmak, pazar sabahı kanepede Netflix izlemek ya da terasta kahve içmek. Bunlar benim yeniden şarj olduğum anlar.”</strong></h4>

<h4>Bugün güneş parlak bir şekilde parlıyor ve bölgeyi daha da güzel gösteriyor. Hollanda’da en çok neyi özlediği sorulduğunda hiç düşünmeden yanıtlıyor: <strong>“Hollanda havasını. Belki şaşırtıcı gelir. Curaçao’da güneş enerji vermiyor, sadece alıyor. Sürekli gölgede oluyorsun. Yarım saat sonra tükenmiş hissediyorsun. Deniz kenarında şort ve terlikle toplantı yapmak kulağa hoş geliyor ama bu tatil için güzel, çalışmak için değil.”</strong></h4>

<h4><strong>ÖZÜNE SADIK</strong></h4>

<h4><strong>“Ben bir şirket inşa etmek istiyorum. Yıllar içinde seyahat sektörü çok değişti. Ben başladığımda Hollanda’da 150’den fazla tur operatörü vardı. Şimdi sadece üç tane kaldı. Biz her zaman kendi gücümüze ve özümüze sadık kaldık. İyi olduğumuz şeye odaklanıyoruz. O da çalışan Hollandalılar için uygun fiyatlı tatiller organize etmek. Satın almalar yeni şirket kültürleri getirir. Ben hep şunu söylerim: Çok büyütme. Sade tut ve gereksiz yere zorlaştırma. Basit düşün.”</strong></h4>

<h4>Bu ayakları yere basan bakış açısı Atilay’ın liderliğini tanımlıyor. Ama işin ötesindeki değerlerin önemini de vurguluyor. <strong>“Aile çok önemli. Corendon da bir aile şirketi. Ama aile sadece kan bağı değildir. 25 yıldır birlikte çalıştığım insanları da ailem olarak görürüm. Kalıcı ilişkilere önem veririm. Yıllardır aynı temsilcilerle çalışıyorum. Birinin hasta olduğunu duyduğumda bu beni gerçekten etkiler. Gider hastanede ziyaret ederim.”</strong> Devam ediyor: <strong>“Mesele sadece para kazanmak değil. İnsani değerler ve ilgi en az bunun kadar önemli. Bu bizim gücümüz. Corendon’un hem sert hem de yumuşak tarafı.”</strong></h4>

<h4><strong>“Ben hep şunu söylerim: Sade tut ve gereksiz yere zorlaştırma.”</strong></h4>

<h4><strong>SEZGİSEL</strong></h4>

<h4>Atilay ile birlikte doğa alanında kıvrılarak ilerleyen sakin bir yolda yürüyoruz. Ufku işaret ediyor. <strong>“Her şey bir hisle başlar,”</strong> diyor. Sezgi, onun hem işte hem özel hayatta pusulası. <strong>“Sezgisel girişimciliğe gerçekten inanıyorum. Başlarsın. Yolda engeller çıkar, onları çözersin. Mesele sadece varış noktası değil, oraya giden yolun kendisi.”</strong></h4>

<h4>En dikkat çekici projelerinden birini hatırlarken gülümsüyor. <strong>“Corendon’da sık sık doğaçlama yaparız. Zorlaştığında da devam ederiz. ‘Boş ver’ dediğimi asla duymazsın. Almanların dediği gibi: Wir schaffen das!”</strong> Bir an duruyor. <strong>“Biliyor musun, bu 747’yi otelin bahçesine getirebilmek için elli izin almam gerekti. İnanılmaz ama işte orada duruyor.”</strong></h4>

<h4><strong>MACERA</strong></h4>

<h4>Atilay macerayı seviyor. Bu onu Curaçao’ya da götürmüş. <strong>“Bir şey inşa etmek, fethetmek, bu bende var. Yeni fırsatları yakalamak. Çocuklarıma da bunu aşılamak istiyorum: Alışılmış yolların dışına çıkın.”</strong> Gelecek hakkında tutkuyla konuşuyor. <strong>“Birkaç yıl içinde Karayipler’de yeni bir Corendon topluluğu kurmak istiyorum. Bir merkez, sıcak atan bir kalp. Curaçao’daki insanlar Corendon’un varlığından memnun. Turizm oradaki ekonominin yarısı. Biz istihdama, insanlara, sosyal projelere yatırım yapıyoruz. Milli takımı bile sponsorluyoruz. Dünya Kupası’na katılacaklarına gerçekten inanıyorum.”</strong></h4>

<h4><strong>“Çocuklarıma alışılmış yolların dışında düşünmeyi öğretiyorum.”</strong></h4>

<h4>Adadaki seyahat acentesini anlatırken gülüyor. <strong>“Tam bir aile gezmesi gibi. Herkes arabasıyla geliyor, sohbet ediyor, rezervasyon yapıyor, bir kahve içiyor. Görmesi gerçekten çok güzel.”</strong></h4>

<h4>Yavaş yavaş başladığımız yere, Corendon Oteli’ne yaklaşıyoruz. Atilay 747’ye doğru yürüyor. <strong>“Ben Tatil Adamı olarak hatırlanmak istiyorum. İnsanların yüzünde bir gülümseme olsun. Ve ‘Corendon sayesinde güzel bir tatile gidebildik’ desinler. Benim için bundan daha güzeli yok.”</strong></h4>

<h1><strong>GÜNAY USLU’NUN QUOTE DERGİSİNDEKİ MÜLAKATININ TAMAMI:</strong></h1>

<h2></h2>

<p><br />
<img alt="Afbeelding met kleding, tekst, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="608" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-tekst-persoon-person-do-1.jpg" width="1002" /><br />
<strong>“Bazen uçman gerekir, bazen iniş yapman”</strong></p>

<h4><strong>CORENDON’UN BEŞİĞİNİN BAŞINDAYDI. ÜNİVERSİTE VE SİYASET DÜNYASINDA YAPTIĞI BİR ARA İNİŞİN ARDINDAN GÜNAY USLU, 2024’TEN BU YANA YENİDEN YUVASINDA. BU KEZ CEO OLARAK. İNSANLAR ONA SIK SIK ŞU SORUYU SORUYOR: “ASLINDA NASIL BİR KARİYERİN VAR?”</strong></h4>

<h4>Uzun bir pantolon ve altın rengi düğmeleri olan bir ceket giymiş. Schiphol’den kalkan bir Boeing 747 ile Badhoevedorp’taki otele getirilmiş. H&amp;M’den alınmış, ayarlanabilir bir tokayla toplanmış saçları, Corendon kırmızısı rujuyla aynı vurguyu taşıyor. Yukarıda, uçağın yan tarafında, ağabeyi Atılay’ın yüzünün hemen yanında onun yüzü yer alıyor. Atılay, Corendon’un kurucu ortağı ve en büyük hissedarlarından biri.</h4>

<h4>Bu akşam Corendon’un 25. yıl dönümü için düzenlenen personel gecesi. Günay Uslu’nun tabloları ilk kez bu gece tanıtılıyor. Kokteyllerde güneş ve kumsal imgeleri hâkim. Ziyaretçiler, <strong>“seyahat”</strong> ve <strong>“özgürlük”</strong> kavramlarını çağrıştıran sahnelerle karşılaşıyor. Bu çağrışımlar temel alınarak sanatçı Lieuwe van Gogh tabloları yaptı ve uçağı resmetti.</h4>

<h4><strong>“Gerçek bir Van Gogh’umuz var diyebilir miyiz?”</strong> diye gülüyor, sanat ve kültür meraklısı Uslu.</h4>

<h4>QUOTE bu akşam onunla neredeyse hiç konuşamıyor. Programı son derece yoğun. Çalışanlar, akrabalar ve ailesi etrafını sarmış durumda. Kutlaması gereken çok şey var.</h4>

<h4>Ve gerçekten de öyle.</h4>

<h4>2024, onun CEO olarak geçirdiği ilk yıl. Müşteri sayısı 645 binden neredeyse 800 bine çıktı. Ciro 800 milyon euronun üzerine ulaştı.</h4>

<h4><strong>“Evet, 2025 için 1 milyar euroyu hedefliyoruz,” </strong>diyor.<strong> “Ama rakamlar hakkında konuşmayı sevmiyorum. Çoğu zaman her şey rakamdan ibaret değil.”</strong></h4>

<h4><img alt="tworiverscapital #fcnjewelawards #businessexcellence #ondernemerschap # corendon | Denzell Melles" decoding="async" height="183" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/tworiverscapital-fcnjewelawards-businessexcellen.jpeg" width="275" /><br />
Geçtiğimiz yıl Corendon, FCN Business Excellence Award ile ödüllendirildi.<br />
Günay Uslu, karizmatik bir yönetici, evli, iki çocuk annesi ve girişimci Türk ebeveynlerin kızı. Kendisine fazla beklenti yüklenmeden yetiştirildi.</h4>

<h4>Bu kadın neden sürekli yön değiştiriyor? Onu ne harekete geçiriyor? Ve neden Corendon gibi dev bir seyahat şirketinin başına geçerek önümüzdeki 25 yıla hazırlanıyor?</h4>

<h3><strong>“ŞİRKET KURMAK VE BAŞARI GÜZEL AMA BEN ŞUNU MERAK EDİYORDUM: BEN NEREDEYİM, NEREDE İYİYİM?”</strong></h3>

<h4>On dördüncü yaşına kadar okuma yazma bilmiyordu. Ama bunu hiçbir zaman bir eksiklik olarak görmedi<strong>. “Bunu bilmemek ayıp değildi,”</strong> diyor. Evde sözlü bir kültür hâkimdi; kendini ifade etmek, anlatmak, hikâye kurmak önemliydi. Kız kardeşi Meral daha sonra film yapımcısı oldu. Ağabeyi Atılay ise genç yaşta iş dünyasında başarı kazandı.</h4>

<h4><strong>“Annemle babamın temel yaklaşımı hep şuydu: ‘Yap, ama sıçramaya da cesaret et. Denemekten korkma.’”</strong></h4>

<h4>İki dilli bir evde büyüdüler. Günay Uslu, bir yandan kişisel gelişimle, öte yandan gelişim psikolojisiyle erken yaşta tanıştı. Hızlı geçişler yapmayı öğrendi.</h4>

<h4><strong>“Okulda bazen başörtülü tek kız bendim. O zaman ister istemez şu soruyla yüzleşiyorsun: Ben kimim?”</strong></h4>

<h4>Kadınların siyasette neden bu kadar az temsil edildiği sorusu, onun hayatına erken yaşta girdi. Kız kardeşi Meral, başörtüsü nedeniyle staj yaparken engellerle karşılaştı. Günay Uslu ise önce belediye meclisi üyeliğine, ardından devlet sekreterliğine uzanan bir yol izledi.</h4>

<h4>Yirmi bir yaşında Mehmet Ayvaz ile evlendi. <strong>“Ailem şok oldu,”</strong> diyor.<strong> “Çok gençtim ve yaptığım tercih gelenekseldi.”</strong></h4>

<h4>Bu erken evlilik, çevresinde şaşkınlık yarattı ama onun için bilinçli bir karardı. <strong>“Hayatımda her şey planlı değildi ama sezgilerime güvenirdim.”</strong></h4>

<h4><strong>“ANNEM DÖRT HANELİ SAYILARI ZİHİNDEN TOPLARDI. BEN HÂLÂ HESAP MAKİNESİ KULLANIRIM.”</strong></h4>

<h4>Günay Uslu Haarlem’de doğdu ve büyüdü. Babası 1964’te Türkiye’den Hollanda’ya geldi. Önce Belçika’daki madenlerde çalıştı, ardından Hollanda’da inşaat sektörüne geçti. Annesi ev hanımıydı.</h4>

<h4><strong>“Babam pratik zekâsıyla öne çıkardı,” </strong>diyor.<strong> “Ama annem gerçek bir hesap makinesiydi. Dört haneli sayıları kafasından toplardı. Ben hâlâ hesap makinesi kullanırım.”</strong></h4>

<h4>Uslu, eğitime ve öğrenmeye her zaman büyük ilgi duydu. Ancak onu asıl çeken, diploma değil, anlamaktı. <strong>“Analiz etmeyi seviyorum. Kalıpları, sorunları ve çelişkileri görmeyi. Sonra da kendime şunu soruyorum: Burada ne yapabilirim?”</strong></h4>

<h4>Bu sorgulayıcı tavır onu üniversiteye götürdü, ardından akademik dünyaya. Aynı zamanda iş dünyasıyla da bağını koparmadı. Corendon’da edindiği erken deneyimler, ona teorinin pratikle nasıl buluştuğunu gösterdi.</h4>

<h4><strong>“İnsanlar bana sık sık soruyor: Sen aslında nesin? Akademisyen misin, politikacı mı, yönetici mi?” </strong>diyor. <strong>“Ben kendimi tek bir kimliğe hapsetmiyorum. Hayatım çizgisel ilerlemedi.”</strong></h4>

<h4>Bu çok yönlülük, bazılarına göre bir zaaf. Ama Uslu’ya göre tam tersine bir güç. <strong>“Beni motive eden şey merak. Bir konunun derinine inmek ve sonra oradan başka bir yere sıçrayabilmek.”</strong></h4>

<h4>Corendon’a her zaman bir adım mesafede durdu. Şirketi içeriden de dışarıdan da tanıdı. <strong>“Bazen uçağı uçurursunuz, bazen iniş yaparsınız. İniş yapmak başarısızlık değildir. Bazen gereklidir.”</strong></h4>

<h4><strong>“ANALİZ ETMEK, KALIPLARI VE SORUNLARI GÖRMEK VE SONRA ŞUNU SORMAK: BEN BURADA NE YAPABİLİRİM?”</strong></h4>

<h4>Siyasete adım attığında kimse onun için kolay olacağını düşünmüyordu. Devlet sekreterliği görevine başladığında, ilk haftalardan itibaren yoğun bir baskıyla karşı karşıya kaldı. Geçmişten kalan dosyalar, yarım kalmış dosyalar ve kamuoyunun yüksek beklentisi önündeydi.</h4>

<h4><strong>“İlk ayımda, benden önce yaşanan krizlerin faturası önüme kondu,” </strong>diyor.<strong> “Medya sertti. Herkes senden hemen netlik, hemen çözüm bekliyor.”</strong></h4>

<h4>Bu dönem, onun için bir dayanıklılık sınavıydı. Hızlı kararlar almak zorundaydı ama aynı zamanda uzun vadeyi de düşünmesi gerekiyordu. <strong>“Siyaset, sürekli açık bir vitrin gibi. Ne yaparsanız yapın izleniyorsunuz.”</strong></h4>

<h4>Eleştiriler karşısında geri çekilmedi. <strong>“Benim refleksim kaçmak değil,” diyor. “Zorlaştığında daha dikkatli olurum.”</strong></h4>

<h4>Bu yaklaşım, onun liderlik tarzını da şekillendirdi. Kriz anlarında sakin kalmak, duyguyla değil analizle hareket etmek. <strong>“Sorunları kişisel algılamam. Onları çözülmesi gereken başlıklar olarak görürüm.”</strong></h4>

<h4>Ancak bu tempo sürdürülebilir değildi. Siyasetin yoğunluğu, ailesi ve kendisi için başka soruları da beraberinde getirdi. <strong>“Bir noktada şunu fark ediyorsunuz: Her iniş bir son değil. Bazen yön değiştirmek gerekir.”</strong></h4>

<h4><strong>YUVAYA DÖNÜŞ</strong></h4>

<h4>2022’de siyasetten ayrıldı. Bu, bir kopuş değil, bilinçli bir yön değişikliğiydi. Aynı dönemde Corendon da zorlu bir süreçten geçiyordu. Pandemi, seyahat sektörünü derinden sarsmıştı. Uçaklar yerde kalmış, belirsizlik hâkimdi.</h4>

<h4><strong>“Devlet destekleri vardı ama bunlar yeterli değildi,” </strong>diyor.<strong> “Ayakta kalmak için borçlanmak zorunda kaldık. Bu kolay bir karar değildi.”</strong></h4>

<h4>Risk almak kaçınılmazdı. Uslu, yeniden Corendon’a döndüğünde karşısında yalnızca bir şirket değil, ağır bir sorumluluk da buldu. <strong>“Burası benim için sadece bir iş değil. Geçmişim, ailem, hatıralarım burada.”</strong></h4>

<h4>Pandemi sonrasında şirketi yeniden ayağa kaldırmak için hızlı ve net adımlar atıldı. Filonun yenilenmesi, destinasyonların gözden geçirilmesi ve mali disiplin öncelik hâline geldi.</h4>

<h4><strong>“Bazen kaptan köşküne geçmeniz gerekir,” </strong>diyor.<strong> “Fırtına varsa, orada durup yön vermelisiniz.”</strong></h4>

<h4>Bugün tablo farklı. Corendon yeniden büyüme yolunda. Uslu için bu dönüş, sadece profesyonel değil, kişisel bir anlam da taşıyor. <strong>“Yuvaya dönmek, geriye gitmek değildir. Bazen ilerlemenin tek yoludur.”</strong></h4>

<h4>Rakamlar, dönüşün sadece duygusal olmadığını gösteriyor.</h4>

<h4><strong>CORONDON RAKAMLARLA (2024)</strong></h4>

<h4>Müşteri sayısı: <strong>800.000</strong><br />
Destinasyon sayısı: <strong>85</strong><br />
Ciro: <strong>839,5 milyon euro</strong><br />
Kâr: <strong>10,5 milyon euro</strong><br />
Çalışan sayısı: <strong>551</strong></h4>

<h4>Bu sonuçlar, pandemi sonrası dönemde atılan adımların karşılığını verdiğini gösteriyor. Ancak Günay Uslu, başarıyı yalnızca bilançoyla ölçmüyor.</h4>

<h4><strong>“İnsanlar ithal avokadoya karşı çıkıp seyahat sektörünü hedef alıyorsa, burada bir sektörü şeytanlaştırma söz konusu,” </strong>diyor. <strong>“Uçmayı yasaklayamazsınız. Ama daha temiz hâle getirebilirsiniz.”</strong></h4>

<h4>Sürdürülebilirlik konusundaki yaklaşımı net. Corendon, daha yeni ve daha az yakıt tüketen uçaklara yatırım yapıyor. Alternatif yakıtlar ve şeffaf raporlama da bu politikanın parçası.</h4>

<h4><strong>“Biz yeşil yıkama yapmıyoruz,” </strong>diyor. <strong>“Ne yapabiliyorsak onu söylüyoruz. Yapamadığımızı da açıkça dile getiriyoruz.”</strong></h4>

<h4>Uslu’ya göre seyahat, modern hayatın vazgeçilmez bir parçası. <strong>“İnsanların dünyayı görme ihtiyacı var. Bunu inkâr ederek ilerleyemezsiniz.”</strong></h4>

<h4><strong>HİSSEDAR OLMAMAK</strong></h4>

<h4>Günay Uslu’nun Corendon’da hissesi yok. Bu, bilinçli bir tercih. <strong>“Bu bana özgürlük veriyor,” diyor. “Şirketi yönetiyorum ama ona zincirlenmiş değilim.”</strong></h4>

<h4>CEO olarak sorumluluğu büyük, ancak hissedar olmamak ona mesafe ve hareket alanı sağlıyor. <strong>“Gerekirse valizimi toplayıp gidebileceğimi bilmek, kararlarımı daha dürüst almamı sağlıyor.”</strong></h4>

<h4>Bu yaklaşım, onun liderlik anlayışının da bir parçası. Gücü sahiplikten değil, güvenilirlikten aldığını düşünüyor. <strong>“İnsanlar sizin burada neden durduğunuzu bilmeli. Benim cevabım net: Çünkü doğru olduğuna inanıyorum.”</strong></h4>

<h4>Corendon’un geleceğine dair planlar iddialı. Yeni destinasyonlar, farklı iş modelleri ve daha sürdürülebilir bir filo. Ama Uslu için bunların hiçbiri mutlak değil.</h4>

<h4><strong>“Hayatta her şey geçicidir,” </strong>diyor.<strong> “Bir yerde katkım kalmadığını hissedersem, çekilirim. Bu hem kendime hem şirkete karşı dürüstlüktür.”</strong></h4>

<h4><strong>“YAPTIĞIM İŞTEN KEYİF ALIYORUM. ŞİRKET FANTASTİK. AMA GEREKİRSE VALİZİMİ TOPLAR GİDERİM. KİMSEYİ ARAMAM.”</strong></h4>

<h4>Günay Uslu için hayat, doğrusal bir kariyer hikâyesi değil. Daha çok inişleri ve kalkışları olan bir uçuş gibi. Bazen yükselmek, bazen yere yaklaşmak gerekiyor.</h4>

<h4><strong>“Bazen uçman gerekir, bazen iniş yapman,” </strong>diyor.<strong> “Ama önemli olan, kontrolü kaybetmemek ve nereye gittiğini bilmek.”</strong></h4>

<h4>Onu tanımlayan da tam olarak bu. Merak, analiz, hareket ve gerektiğinde yön değiştirme cesareti. Corendon’un beşiğinde başlayan yolculuk, üniversite ve siyaset üzerinden yeniden yuvaya dönmüş durumda. Ama bu, son durak değil.</h4>

<h4><strong>Corendon CEO’su Günay Uslu: “Bilinçli olarak hisse almıyorum, özgürlüğümü seviyorum”</strong></h4>

<h4>Corendon’un kuruluşunda yer aldı, doktorasını yaptı, devlet sekreteri oldu ve şimdi yeniden CEO olarak işin başında. Günay Uslu’ya kimse hangi rotadan uçması gerektiğini söyleyemez. <strong>“İçgüdülerimi izlerim, bir şeyin başarıldığını hissederim.”</strong></h4>

<h4>Bakanlık görevi, doktorası ve CEO unvanından çok önce, Günay Uslu Ocak 1997’de Haarlem’de bir dükkânın üst katında, daha sonra Corendon adını alacak olan işe başladı. Kardeşi Atilay’ın teşvikiyle Teletekst üzerinden tatil satmaya koyuldu. İlk rezervasyondan itibaren şirket hızla büyüdü: <strong>“Bir arkadaşımı, bir yeğenimi, bir komşumu işe aldım. Birden fazla ofis odasına, daha fazla kata yayıldık ve milyonlarca ciro yapar hâle geldik.”</strong></h4>

<h4>Tüm bunlar, hissedar olan Atilay ve ortağı Yıldıray Karaer’i son derece memnun ediyordu. Buna rağmen Uslu, zirvedeyken üniversiteye geri dönmeyi tercih etti. <strong>“Şirketi kurmak ve yürütmek keyifliydi ama kendime meydan okumak istedim. Şunu bilmek istedim: Başka nelerde iyiyim?”</strong></h4>

<h4><strong>Hissesi olmayan bir CEO</strong></h4>

<h4>Bunun ardından üniversitede, siyasette ve Corendon’da devam eden bir kariyer gelir. Eski CEO Steven van der Heijden 2023’te ayrılacağını açıkladığında, Uslu’ya görevi devralmak isteyip istemediği sorulur. <strong>“CEO olabilecek tek kişi benim demek istemem,”</strong> diyor. <strong>“Ama ‘Günay yapabilir’ diye düşünüldü. Aileden olmam da elbette etkili oldu.”</strong></h4>

<h4>Corendon’un 25. kuruluş yılı kutlamalarında yüzü dev bir Boeing 747’nin üzerinde yer alırken, hissedarlar listesinde adı yoktur. Van der Heijden yüzde 5 hisseye sahipken, Atilay ve Yıldıray hâlâ yüzde 40’ar paya sahipken, Günay bilinçli olarak sıfırda kalmayı tercih eder. Şirketin kuruluşunda yer alan kadının kendisine ait tek bir payı bile olmaması nasıl açıklanabilir?<br />
<strong>“Bilinçli olarak hisse almıyorum, çünkü özgürlüğümü çok seviyorum. Bu bana ‘gidiyorum’ ya da ‘geliyorum’ deme alanı veriyor.”</strong></h4>

<h4><strong>Günay Uslu ne zaman ayrılır?</strong></h4>

<h4>Bu özgürlük arzusu, yarın yine gidebileceği anlamına mı geliyor? <strong>“Yaptığım işi seviyorum, şirket harika ve tamamlamam gereken bir görev var. Yani hayır, öyle hemen çağırıp gönderecekleri biri değilim.” </strong>Bu görev müşteri sayısı, ciro ya da kârla ilgili değil; şirketi geleceğe dayanıklı hâle getirmekle ilgili.</h4>

<h4>Uslu, bunun başarıldığını ne zaman anlayacak? <strong>“İçgüdülerimi izlerim, başardığımı hissederim. Bunun iki yıl mı beş yıl mı süreceğini şu an söyleyemem. Ama o ana kadar kalırım. Büyük hissedar olmayabilirim, ama ben aileyim.”</strong></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hollanda</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/hollandada-koalisyon-krizi-olursa-basbakan-adayi-gunay-uslu-olur</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-menselijk-gezicht-person-p-14jpeg-1.webp" type="image/jpeg" length="77375"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de Açılan “Hollanda & Türkiye Sergisi” Büyük İlgi Görüyor…]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/izmirde-acilan-hollanda-turkiye-sergisi-buyuk-ilgi-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/izmirde-acilan-hollanda-turkiye-sergisi-buyuk-ilgi-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[400 yıllık dostluğu taçlandıran ‘Ortak Miras’ sergisi 31 Ocak 2026’ya kadar açık kalacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<h2><strong>400 yıllık dostluğu taçlandıran ‘Ortak Miras’ sergisi 31 Ocak 2026’ya kadar açık kalacak.</strong></h2>

<h2><strong>Proje koordinatörü ve Hollanda NP2E Yönetim Kurulu Başkanı Gülay Fitöz’ün büyük başarısı.</strong></h2>

<h2><strong>Öğretim üyesi ve ünlü sanatçı Ümran Özbalcı Aria, projeyi değerlendirdi.</strong></h2>

<h3><strong>(Haberin Hollandacası en altta.</strong><br />
<strong>De Nederlandse versie staat onderaan)</strong></h3>

<h1></h1>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="177" sizes="304px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-menselijk-gezicht-person-p-12.jpeg" width="304" /><br />
<strong>İlhan KARAÇAY yazdı</strong></p>

<h4>İzmir’in kalbinde, Tarihi Bıçakçı Han’ın taş duvarları içinde, Türkiye ile Hollanda arasındaki 400 yılı aşkın dostluğun hikâyesi bu kez resimle, halıyla, çiniyle ve insan öyküleriyle anlatılıyor.</h4>

<h4>Hollanda’dan <strong>NP2E</strong> <strong>(A New Path to Equality-Eşitlik İçin Yeni Bir Yol)</strong> Yönetim Kurulu Başkanı ve Proje Koordinatörü Gülay Fitöz’ün öncülüğü, Konak Belediyesi ve Hollanda Krallığı Ankara Büyükelçiliği’nin iş birliği ile hazırlanan <strong>“Ortak Miras”</strong> sergisi, yalnızca bir sanat etkinliği değil, iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun ve ortak hafızanın günümüze uzanan görsel bir belgesi niteliğinde.</h4>

<h4>Bu sergiyi, <strong>ilhankaraçay.com</strong> adına gözlemci olarak izleyen, ünlü sanatçımız ve akademisyen Ümran Özbalcı Aria’nın ayrıntılı aktarımı ve değerlendirmeleri ışığında kaleme alıyorum.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, menu, Publicatie, boek Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="548" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-menu-publicatie-boek-door-2.jpg" width="1012" /></p>

<h4><strong>ORTAK MİRASIN KALBİ BİR İZMİR HİKÂYESİ</strong></h4>

<h4>İzmir’de açılan bir kültür sanat etkinliğinin odağında Hollanda’dan Gülay Fitöz ve Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands varsa, o etkinlik, Hollanda’daki biz Türkler için de ayrı bir gurur vesilesi demektir.</h4>

<h4>Gülay Fitöz’ü, Anadolu kadınının el emeği göz nuru halılarını dünyaya tanıtan projelerinden zaten tanıyoruz. Bergama Halıcılık Kadın Kooperatifi kurucusu Kadriye Yakar ile birlikte, Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliği, İstanbul Başkonsolosluğu ve Menderes Halk Eğitim Müdürlüğü desteğiyle Anadolu kadınının halı sanatını daha önce de görünür kılmıştı. Şimdi bu birikim, <strong>“Ortak Miras”</strong> başlığı altında çok daha geniş ve çok katmanlı bir kültür köprüsüne dönüşmüş durumda.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, schoeisel, pak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="272" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-schoeisel-pak-d-2.jpeg" width="669" /></p>

<h4>Konak Belediyesi ile Hollanda Krallığı Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde hazırlanan serginin açılışı, Tarihi Bıçakçı Han’da yapıldı. Törene Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, Hollanda İzmir Fahri Konsolosu Oğuz Özkardeş, çeşitli ülkelerin konsolosluk temsilcileri, Konak Belediyesi meclis üyeleri ve bürokratları, akademisyenler, sanatçılar, muhtarlar ve özellikle de projenin kalbinde yer alan kadın kooperatiflerinin temsilcileri katıldı.</h4>

<h4><strong>BIÇAKÇI HAN’DA ZAMANIN İÇİNDEN GEÇEN SERGİ</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, tekst, schoeisel, galerie Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="117" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-tekst-schoeisel-galerie-2.jpeg" width="275" /><br />
Bıçakçı Han, İzmir’in tarihsel ticaret hafızasını taşıyan, her köşesinde Akdeniz’in kokusunu duyduğunuz bir mekân. İşte bu hanın kemerli koridorlarında ve taş avlusunda, Türkiye ve Hollanda arasında dört asırdır süren keşif, ticaret ve kültürel etkileşim, birbirini tamamlayan eserlerle anlatılıyor.</p>

<h4><strong>SERGİDE NELER VAR?</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met verven, Beeldende kunst, kunst, zoogdier Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="610" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-verven-beeldende-kunst-kunst-zoo-2.jpeg" width="1372" /></p>

<h4>17’nci yüzyıl Hollanda ressamı Pieter de Hooch’un <strong>“Masa Başında Lavta Çalan Bir Kadın ve Şarkı Söyleyen Çift”</strong> adlı tablosunda görülen Bergama halısının, Bergama Halıcılık ve El Sanatları Kooperatifi tarafından yeniden dokunmuş hali.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kunst, verven, Menselijk gezicht, fotolijst Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="956" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kunst-verven-menselijk-gezicht-f-2.jpeg" width="1238" /><strong><em>Kahramanmaraş depremleri sonrasında deprem bölgesindeki kadın ve çocuklarla birlikte hazırlanan “İnci Küpeli Kız” nakış tablo projesi.</em></strong></p>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, poster, boek, Publicatie Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="760" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-poster-boek-publicatie-do-2.jpeg" width="1387" /><strong><em>Delft Mavisi çiniler ve Osmanlı ile Hollanda lalelerini buluşturan çalışmalar.</em></strong></p>

<h4>Ticaret ve diplomasi tarihinde önemli yeri olan Levanten bağlarını, İzmir’deki Hollandalı varlığını ve iki ülke arasındaki kadın hareketini anlatan panolar.</h4>

<h4>Panolarda, <strong>“Halılarla Dokunan Bağlar”, “400 Yıllık Öykü”, “Diplomat Cornelis Haga”, “Delft Mavisi”, “İzmir’de Hollandalılar”, “Rosa Manus”</strong> gibi başlıklar, sergiye yalnızca estetik değil, sağlam bir tarihsel zemin de kazandırıyor. Böylece ziyaretçi, sadece güzel eserler görmüyor, aynı zamanda 400 yılı aşan bir dostluk hikâyesini satır satır okuyor.</h4>

<h4><strong>GÜLAY FİTÖZ’ÜN İMZASI VE KADIN EMEĞİNİN GURURU</strong></h4>

<h4>Projenin arkasındaki isim, Hollanda NP2E Yönetim Kurulu Başkanı Gülay Fitöz. Kendisi, yıllardır Hollanda ile Türkiye arasında kültürel köprüler kuran üretken bir isim. <strong>“Ortak Miras”</strong> sergisi, tam anlamıyla onun ısrarlı emeğinin, kurumlar arası iş birliği kurma becerisinin ve özellikle de kadın emeğine duyduğu saygının bir sonucu.</h4>

<h4>Fitöz, serginin en sembolik eserlerinden biri olan Bergama halısı için, <strong>“311.856 düğümden oluşan halının yaklaşık 40 kadınımız tarafından örülmesi, her bir düğümün İzmirli kız kardeşlerimin ellerinde nasıl can bulduğunu izlemek büyük bir sevinçti”</strong> derken, aslında projenin ruhunu da özetliyor. Her düğüm, hem bir sanat emeği hem de iki ülke arasındaki bağın yeni bir halkası.</h4>

<h4><strong>BERGAMA HALISI: BİR TABLONUN İÇİNDEN ÇIKIP GERÇEĞE DÖNEN MİRAS</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met hemel, kleding, persoon, buitenshuis Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="365" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-hemel-kleding-persoon-buitenshui-2.jpg" width="1003" /></p>

<h4>Serginin odak noktalarından biri, 17. yüzyıl Hollanda resim sanatının Altın Çağ ustalarından Pieter de Hooch’un tablosunda yer alan halının yeniden dokunmuş hali. Bu halı, yalnız sanat tarihine değil, kültürler arası alışverişe de ışık tutuyor.</h4>

<h4>Halı, Bergama Halıcılık ve El Sanatları Kooperatifi’nin kurucusu Kadriye Yakar ve ekibi tarafından, doğal yün ve özgün renklere sadık kalınarak yeniden üretildi. Ümran Özbalcı Aria’nın aktardığına göre, tablonun önünde sergilenen keçi yününden iplik yumakları, 400 yıl önceki üretim anlayışına gösterilen saygının somut bir işareti.</h4>

<h4>Anadolu halılarının Avrupa’ya yolculuğu, aslında eski bir hikâye. Orta Asya’dan başlayarak Anadolu’ya, oradan da tüccarlar aracılığıyla Avrupa’ya uzanan halı sanatı, 17. yüzyıl Amsterdam’ında büyük bir prestij unsuru haline gelmişti. O dönemde Anadolu halıları çoğu zaman yere değil, masaların üzerine seriliyor, evlerin itibarı adeta bu halıyla gösteriliyordu. Rembrandt, Vermeer ve Pieter de Hooch gibi ustaların tablolarında bu halıları görmemiz hiç de tesadüf değil.</h4>

<h4>Bergama halısının üzerindeki geometrik motifler de ayrı bir dil konuşuyor. İç içe geçmiş iki sekizgen madalyondan dıştaki mavi olan yıldızı, içteki sarı olan güneşi simgeliyor. Bu ikili, göğü ve ilahi varlığı temsil ediyor. Halı, tabloda adeta masayı kutsal bir taht haline getiriyor ve üzerinde oturan kadını “kutsal dişi” konumuna yükseltiyor. Bir ayağı yerde, diğer ayağı hafifçe kalkmış figürün duruşu, yer ile göğü, dünyevi ile ilahiyi bir araya getiren bir köprü gibi yorumlanıyor.</h4>

<h4>Bugün Bıçakçı Han’da sergilenen bu halı, sadece bir yeniden üretim değil. Aynı zamanda Anadolu’dan yüzyıllar önce Avrupa’ya uzanan kültürel akışın, günümüzde yeniden okunması ve iki ülke arasında saygı dolu bir hatırlama jesti.</h4>

<h4><strong>“İNCİ KÜPELİ KIZ”: DEPREM YARASINA SANATLA SARILAN ELLER</strong></h4>

<h4>Serginin ziyaretçileri en çok etkileyen bölümlerinden biri de <strong>“İnci Küpeli Kız”</strong> nakış tablo projesi. 2023 yılı Hollanda’da <strong>“Johannes Vermeer Yılı”</strong> olarak kutlanırken, Kahramanmaraş’ta yaşanan büyük deprem felaketi, Türkiye’nin güneyinde hayatları altüst etmişti.</h4>

<h4>Bu ağır tablo içinde, Kahramanmaraş Down Sendromu Derneği ve Hollanda Büyükelçiliği iş birliğiyle, Down+1 Konteyner Sokağı’nda yaşayan kadın ve çocuklarla özel bir proje yürütüldü. Ailelerin sandıklarından çıkan kumaşlar, iplikler, atölyede buldukları her parça bir araya geldi ve Vermeer’in dünyaca ünlü “İnci Küpeli Kız”ı, dev bir nakış çalışması olarak yeniden hayat buldu.</h4>

<h4>Konteynerlerin gölgesinde, zor şartlar altında üretilen bu eser, sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünün belki de en çarpıcı örneklerinden biri. Genç kızın ikonik bakışı, bu kez <strong>“Kaygı yok, görüyoruz ve her zaman umut vardır” </strong>der gibi. Hollanda Büyükelçisi Joep Wijnands’ın bu kampı ziyaret etmesi, proje için ayrı bir moral olmuş. Wijnands’ın bu sergide “dayanışma” kelimesini sık sık kullanması boşuna değil.</h4>

<h4><strong>BELEDİYE BAŞKANI MUTLU: “BU MİRASI SAHİPLENMEK DOSTLUĞA DUYDUĞUMUZ SAYGININ İFADESİDİR”</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Konak Belediyesi" decoding="async" height="865" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/konak-belediyesi-2.jpeg" width="1299" /></p>

<h4>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, açılış konuşmasında hem Konak’ın kültür sanat vizyonunu, hem de bu serginin simgesel değerini vurguladı.</h4>

<h4>Mutlu, Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin yalnızca diplomatik bir dostluktan ibaret olmadığını, yüzyıllar boyunca merak, etkileşim ve karşılıklı saygı ile güçlenen köklü bir bağ oluşturduğunu hatırlattı. <strong>“Bu mirası sahiplenmek sadece kültürel bir görev değil, aynı zamanda karşılıklı dostluğumuza duyduğumuz saygının bir ifadesidir”</strong> cümlesi, salonun genel havasını da özetliyordu.</h4>

<h4>Başkan Mutlu, Konak’ı yeniden İzmir’in kültür ve sanat kenti haline getirme hedefini anımsatarak, tarihin, sanatın, bilginin ve uluslararası iş birliğinin buluştuğu her etkinliğin, Konak’ın ruhunu geleceğe taşıdığını ifade etti. <strong>“Ortak Miras”</strong> sergisinin de uzun soluklu ve güçlü bir iş birliğinin ürünü olduğunu belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti ve serginin Türkiye ile Hollanda arasındaki dostluk köprüsüne yeni bir taş daha eklemesini diledi.</h4>

<h4><strong>BÜYÜKELÇİ WIJNANDS: “İZMİR, ZİYARETÇİSİNİ, EVİNE ZEYTİN VE YENİ BİR İŞ FİKRİYLE GÖNDEREN DOST GİBİ”</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, Menselijk gezicht, persoon, pak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="906" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-menselijk-gezicht-persoon-6.jpeg" width="1348" /><strong><em> Hollanda Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, Ortak Miras Proje Koordinatörü (NP2E)Yönetim Kurulu Başkanı Gülay Fitöz (sağda), 17.yy Hollanda Resim Sanatı kitap yazarı Ümran Özbalcı Aria (solda).</em></strong></p>

<h4>Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands ise açılışta yaptığı sıcak konuşmayla dikkat çekti. Konuşmasına Türkçe sözlerle başlayan Wijnands, İzmirli ağzıyla sarf ettiği <strong>“Hadi gari”</strong> ifadesiyle salona samimi bir tebessüm yaydı.</h4>

<h4>Wijnands, Türkiye ve Hollanda arasındaki ilişkilerin 17. yüzyıla, Hollanda Levanten ticaret anlaşmasına kadar uzandığını anlattı. 1612’de ilk Hollanda konsolosluğunun İzmir’de kurulmuş olmasını hatırlatarak, bu şehrin o dönemden beri Akdeniz’de ticaret ve değişimin önemli bir merkezi olduğunu söyledi.</h4>

<h4>İzmir için yaptığı benzetme ise salondaki herkesin hafızasına kazındı. Wijnands<strong>, “Şehirlerin kişilikleri olsaydı, İzmir, akşam yemeğine kalmanız için ısrar eden ve ardından sizi evinize zeytin ve yeni bir iş fikriyle gönderen bir dost olurdu”</strong> diyerek, kentin misafirperverliğini ve üretken ruhunu tarif etti.</h4>

<h4>Büyükelçi, ilişkilerin bugün sadece ticaretle sınırlı olmadığını, 1960’lardan bu yana işçi göçüyle birlikte iki ülke arasında yeni bir köprü kurulduğunu vurguladı. Hollanda’daki Türk toplumunun artık Hollanda toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu, kültürü, eğitimi, bilimi ve iş dünyasını zenginleştirdiğini belirtti.<br />
<strong>“Ortak miras, düğüm düğüm birlikte inşa ettiğimiz bir şey” </strong>diyen Wijnands, hem Bergama halısını dokuyan kadınlara, hem de deprem bölgesinde sanatla nefes almaya çalışan çocuklara özel teşekkürlerini iletti.</h4>

<h4><strong>LALE SOĞANLARI VE DOSTLUĞUN SİMGESİ</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, pak, tekst Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="104" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-pak-tekst-door-2.jpeg" width="225" /></p>

<h4>Açılış töreninin duygusal anlarından biri de, Büyükelçi Wijnands’ın, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya lale soğanları armağan ettiği andı. Lale, hem Osmanlı hem Hollanda tarihinde güçlü bir sembol.</h4>

<h4>Başkan Mutlu, lale soğanlarının kentin farklı noktalarına dikilmesi için Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne talimat verdi. Laleler açtığında fotoğraflarının Hollanda tarafına iletileceğini söylemesi, bu jesti kalıcı bir dostluk sembolüne dönüştürdü. İzmir sokaklarında açacak her lale, Türkiye ile Hollanda arasındaki ortak mirasın renkli bir imzası olacak.</h4>

<h4><strong>SERGİNİN YOLCULUĞU: İZMİR’DEN TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, person, schoeisel Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="626" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-person-schoeisel-2.jpeg" width="1277" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>“Ortak Miras”</strong> sergisi, 2 Aralık ile 31 Ocak tarihleri arasında, hafta içi her gün 09.30–17.30 saatleri arasında Tarihi Bıçakçı Han’da ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. İlk durağı Konak olan sergi, önümüzdeki yıl Türkiye’nin farklı şehirlerine taşınacak ve böylece daha geniş bir kitleye ulaşacak.</h4>

<h4>Hollanda Krallığı Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle hazırlanan bu kapsamlı oluşum, aslında 400 yıllık bir bağın sanatsal tanıklığı. Bir tarafta Altın Çağ tablolarının içine yerleştirilmiş Anadolu halıları, diğer tarafta bir deprem kampında sandıklardan çıkan ipliklerle yeniden doğan <strong>“İnci Küpeli Kız”.</strong> Arada ise lale soğanları, Delft Mavisi çiniler, Levanten tüccarlar, Cornelis Haga’dan işçi göçüne uzanan uzun bir yol.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, tekst, vrouw Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="635" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-tekst-vrouw-doo-2.jpg" width="1007" /><br />
<strong><em>Türkiye’nin tanınmış, eğitimci sanatçılarından Ümran Özbalcı Aria, yayınladığı eserleri ile de takdir toplayan bir isimdir. İzmir’deki sergiyi gözlemci olarak izleyen sanatçı, son eseri olan “17. YÜZYIL HOLLANDA RESMİNDE PORTRE” kitabını, Hollanda’nın Türkiye Büyükelçisi Joep Wijnands’a sundu.</em></strong></p>

<h4><strong>GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN KÖPRÜ</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img decoding="async" height="871" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/word-image-18881-14.jpeg" width="1280" /></p>

<h4>İzmir’deki bu sergi, geçmişe gömülmüş diplomasiyi, sanat tarihinin tozlu sayfalarındaki halıları ve kâğıt üzerinde kalmış ticaret anlaşmalarını bugünün insanıyla yeniden buluşturuyor. Üstelik bunu kuru bir tarih anlatısıyla değil, kadınların düğüm düğüm işlediği halılar, çocukların umutla dokuduğu nakışlar ve iki ülkenin ortak sembollerini yan yana getiren eserler aracılığıyla yapıyor.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met Menselijk gezicht, kleding, persoon, glimlach Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="555" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-menselijk-gezicht-kleding-persoon-4.jpeg" width="1057" /><strong><em>Serginin gerçekleşmesinde rol oynayanlar arasında bulunan</em></strong> <strong><em>Hollanda Ankara Büyükelçiliği Kültür Müşaviri Eray Ergeç, Ortak Miras Proje Koordinatörü Gülay Fitöz, Bergama Halıcılık ve El Sanatları Kadın Kooperatifi kurucusu Kadriye Yakar ve isimsiz kahramanlar bir arada…</em></strong></p>

<h4>Hollanda’daki biz Türkler için bu serginin ayrı bir anlamı var. Çünkü hem geldiğimiz toprakların kültürel zenginliğini hem de yıllardır yaşadığımız ülkenin sanatsal birikimini aynı mekânda, yan yana görüyoruz. Bu tablo, göç hikâyesinin de sessiz ama güçlü bir izdüşümü.</h4>

<h4><strong>“Ortak Miras”</strong> sergisi, geçmişten bugüne uzanan bu köprünün sanatsal bir durak noktası. Dileğimiz, bu serginin yeni projelere, yeni iş birliklerine, yeni dostluklara kapı açması. İzmir’e yolu düşen herkese, Tarihi Bıçakçı Han’a uğrayıp bu hikâyeyi yerinde görmelerini içtenlikle tavsiye ediyorum.</h4>

<h4><strong>NP2E VE “ORTAK MİRAS” SERGİSİNİN ARKA PLANINDAKİ KURUM</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, kleding, boek, plank Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="258" sizes="593px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-kleding-boek-plank-door-a-2.jpg" width="593" /></p>

<h4>İzmir’de açılan <strong>“Ortak Miras”</strong> sergisinin arkasında yer alan kurumlardan biri olan<br />
<strong>NP2E (A New Path to Equality-Eşitlik İçin Yeni Bir Yol)</strong> Hollanda merkezli bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor. Yönetim Kurulu Başkanlığını Gülay Firtöz’ün yürüttüğü NP2E, kadınların ve gençlerin insan hakları, toplumsal eşitlik ve kültürel hafıza alanlarında çalışmalar yürütüyor.</h4>

<h4>NP2E, eşitliğin yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, <strong>kültür, sanat, eğitim ve toplumsal farkındalık yoluyla</strong> güçlenebileceği anlayışıyla hareket ediyor. Bu doğrultuda sergiler, paneller, akademik çalışmalar ve kültürel projeler aracılığıyla, farklı toplumların ortak değerlerini ve paylaşılan mirasını görünür kılmayı hedefliyor.</h4>

<h4>İzmir’de sanatseverlerle buluşan <strong>“Ortak Miras”</strong> sergisi de bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Sergi, farklı coğrafyalardan gelen ortak kültürel izleri ve insanlık hafızasını sanat yoluyla anlatırken, NP2E’nin <strong>eşitlik, birlikte yaşama ve ortak değerler </strong>eksenindeki misyonunu da yansıtıyor.</h4>

<h4>Kuruluş, uluslararası iş birlikleriyle yürüttüğü projelerde kadınların, gençlerin ve kültürel aktörlerin sesini öne çıkarmayı amaçlıyor. NP2E, sanatın dönüştürücü gücünü kullanarak, toplumsal eşitlik ve insan hakları konularında kalıcı bir farkındalık yaratmayı hedefliyor.</h4>

<h4><strong>GÜLAY FİTÖZ’DEN “İLHAMIN BAŞLANGICI”</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, brief, persoon, Menselijk gezicht Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="1349" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-brief-persoon-menselijk-ge-2.jpeg" width="1032" /></p>

<h4><strong>SERGİYE ‘GÖZLEMCİ’ OLARAK KATILAN ÜNLÜ SANATÇIMIZ ÜMRAN ÖZAVCI ARİA ANLATIYOR:</strong></h4>

<p><br />
<img alt="Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, kleding, poster Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="565" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-menselijk-gezicht-kleding-2.jpeg" width="1290" /></p>

<h4><strong>PIETER DE HOOCH’UN HAYATI</strong></h4>

<h4>Pieter de Hooch (20 Aralık 1629 (vaftiz) – 24 Mart 1684 (mezar)), açık kapılı, sessiz ev sahnelerini konu alan tür çalışmalarıyla ünlü Hollandalı bir Altın Çağ ressamıydı. Delft St. Luke Loncası’nda Jan Vermeer ile çağdaştı ve eserleri, temaları ve üslubu paylaşıyordu.</h4>

<h4>De Hooch, Rotterdam’da bir duvarcı olan Hendrick Hendricksz de Hooch ve bir ebe olan Annetge Pieters’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Beş çocuğun en büyüğüydü ve tüm kardeşlerinden daha uzun yaşadı.Erken yaşamı hakkında çok az şey biliniyor ve arşiv kayıtlarının çoğu Rotterdam, Delft ve Amsterdam’da çalıştığını gösteriyor. İlk biyografi yazarı Arnold Houbraken’e göre, Jacob Ochtervelt ile aynı dönemde Haarlem’de manzara ressamı Nicolaes Berchem’den sanat eğitimi almış ve hanımlar ve beylerle sohbet ederken yaptığı “kamergezichten” veya “oda manzaraları” ile tanınıyordu.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="\\10.11.20.18\UserFolders$\umranozbalciaria\Desktop\NL YAZI FOTO - Kopya - Kopya\Pieter de Hooch - Portrait of a 19-year-old man possibly a self portrait - (MeisterDrucke-609454).jpg" decoding="async" height="827" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/10-11-20-18-userfoldersdollar-umranozbalciaria-deskto-2.jpeg" width="837" /><br />
<strong><em>Pieter de Hooch – 19 yaşlarında yaptığı tahmin edilen Otoportresi,1648-1649</em></strong></p>

<h4>Ancak De Hooch’un çalışmaları, iç mekanlardaki figürleri düzenlemeye özel bir ilgisi olan yaşlı bir Rotterdam ressamı olan Hendrik Sorgh’un ruhunu sürdürüyor gibi görünüyor. 1650’den itibaren Rotterdam’da Justus de la Grange adlı bir keten tüccarı ve sanat koleksiyoncusunun yanında ressam ve hizmetçi olarak çalıştı. Tüccara olan hizmeti, Lahey, Leiden ve 1652’de taşındığı Delft’e yaptığı seyahatlerde ona eşlik etmesini gerektiriyordu. De Hooch’un bu dönemde eserlerinin çoğunu, yemek ve diğer menfaatler karşılığında la Grange’a devretmiş olması muhtemeldir; zira bu, o dönemde ressamlar arasında yaygın bir ticari anlaşmaydı ve daha sonra yapılan bir envanterde la Grange’ın on bir resmine sahip olduğu kaydedildi.</h4>

<h4>De Hooch, 1654’te Delft’te Jannetje van der Burch ile evlendi ve yedi çocuğunun babası oldu. Delft’teyken, Delft Okulu’nun ilk üyelerinden ressamlar Carel Fabritius ve Nicolaes Maes’ten de ders aldığına inanılıyor. 1655’te (Vermeer’den iki yıl sonra) Saint Luke ressamlar loncasına üye oldu. Kızı Anna, 14 Kasım 1656’da Delft’te doğdu. Eşinin 1660’ta Amsterdam’da bir vaftiz törenine katılmış olması, o dönemde Amsterdam’a taşınmış olduğu anlamına gelse de, trekschuit’in başarısı sayesinde Amsterdam’a bir günde kolayca gidilebildiği sonucuna varılmıştır.</h4>

<h4>De Hooch’un ilk dönem eserleri çoğunlukla Adriaen van Ostade tarzında ahırlarda ve meyhanelerde asker ve köylü sahnelerinden oluşuyordu; ancak bunları konuya ilgi duymaktan ziyade ışık, renk ve perspektifte büyük bir beceri geliştirmek için kullanmıştı. 1650’lerin ortalarında ailesini kurduktan sonra, odağını ev sahnelerine çevirdi. Bunlar muhtemelen kendi ailesine aitti, ancak varlıklı kadınların emzirdiği ve çocuk baktığı eserleri, annesinin vizitlerine ebe olarak katıldığını da gösterebilir.</h4>

<h4>Eserleri, gündelik hayatın sıradan ayrıntılarına dair zekice bir gözlem sunarken aynı zamanda düzenli bir ahlak hikâyesi işlevi de görüyordu. Bu resimler, genellikle de Hooch ile aynı dönemde Delft’te yaşayan Vermeer’inkilere benzer, sofistike ve hassas bir ışık kullanımı sergiliyordu.</h4>

<h4>De Hooch ve Vermeer’in temaları ve kompozisyonları da oldukça benzerdir. 19. yüzyıl sanat tarihçileri, Vermeer’in de Hooch’un eserlerinden etkilendiğini varsaymışlardı ve PDH, figürleri iç geometriyle birleştirmeye özel bir ilgi göstermiştir (bkz. Anne, Çocuk ve Hizmetçi ile İç Mekan, yaklaşık 1656 ve diğerleri). Altın Parayı Tartan Kadın ile İç Mekan’ın röntgeni, De Hooch’un önce boş sandalyede başka bir figür denediğini gösteriyor; bu da onun tuvalinin Vermeer’in alıntıladığı daha özgün model olduğunu gösteriyor.</h4>

<h4>De Hooch, Emanuel de Witte ile de temaları ve kompozisyonları paylaşıyordu; ancak De Witte, 1651’de Amsterdam’a taşındıktan sonra kendini esas olarak kilise iç mekan sahnelerini resmetmeye adadı. De Witte, resimlerini nesnelerle doldurarak odaların kendisiyle daha fazla meşgul görünüyor; De Hooch ise daha çok insanlarla ve insanların birbirleriyle olan ilişkileriyle ilgileniyor ve sahneyi desteklemeyen herhangi bir ekstra nesneyi odalarından uzak tutuyor.</h4>

<h4>1660’larda Amsterdam’daki zengin müşterileri için resim yapmaya başladı ve mermer zeminli ve yüksek tavanlı gösterişli iç mekanlarda neşeli şirket sahneleri ve aile portreleriyle tanındı.</h4>

<h4>Amsterdam’da kaldığı süre boyunca ev sahneleri çekmeye devam etti, ancak hem iç mekanlar hem de iç mekanlardaki insanlar daha gösterişli görünüyordu.</h4>

<h4>De Hooch ayrıca bowling oynayan flört eden çiftleri de resmetmiştir. En yüksek kaliteli versiyonu Waddesdon Malikanesi’nde görülebilir. De Hooch’un Amsterdam’a taşınmasından kısa bir süre sonra üretilen bu eser, daha önceki sade Delft avlularının yerini alan erken dönem kır evi bahçelerinin tasvirlerinin iyi bir örneğidir. Bowling oynama teması, hem yüksek sanatta hem de popüler basılı kültürde bulunan “Aşk Bahçesi” ve “Aşk Oyunu” imgeleriyle ilişkilidir. İzleyiciye bakan kadın, bu aşk oyununun kahramanıdır.</h4>

<h4>De Hooch’un Amsterdam’daki yaşam düzenlemeleri hakkında çok az şey biliniyor, ancak Emmanuel de Witte ile teması olduğu biliniyor. 1670’te Konijnenstraat’ta yaşıyordu. Şehir surlarının dışında, ancak ailesinin kiliseye gittiği Westerkerk yakınlarında bir bölgede yaşıyordu. Çoğu akademisyen, de Hooch’un eserlerinin 1670 civarından sonra daha stilize hale geldiğine ve kalitesinin düştüğüne inanıyor. Eserleri, 1667’de 38 yaşında ölen ve onu genç bir aileyle bırakan karısının ardından yaşadığı üzüntüden etkilenmiş olabilir. 1680’den sonra de Hooch’un resim stili daha kaba ve koyu renkli hale geldi. 1684’te bir akıl hastanesinde öldüğü sık sık söylenir, ancak ölen aynı adı taşıyan oğluydu. Ölüm tarihi bilinmiyor.</h4>

<h4>Turing Vakfı, 2017 yılında Delft Prinsenhof Müzesi ve Rijksmuseum için, koleksiyonlarındaki eserlere odaklanan ve 2019-2020 yıllarında ortak bir sergide sunulacak yeni bir genel bakış sergisi üzerinde çalışmak üzere yeni bir araştırma projesine sponsor oldu.</h4>

<h4><strong>BIÇAKÇI HAN’I TANIYALIM<br />
Bıçakçı Han –Basmane – ( Konak Merkez)</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met panorama, hemel, gebouw, eigendom Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="218" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-panorama-hemel-gebouw-eigendom-2.jpg" width="1018" /></p>

<h4>Konak ilçesi Basmane semti 1270 Sokakta bulunur.<br />
Kentte ticaretin yoğunlaştığı bölgenin dışında, konutların arasında yer alan Bıçakçı Han Dikdörtgen planlı olan hanın dar cephesi Kemer Caddesi, diğer adıyla Kervan Köprüsü Caddesi’ne bakıyor. Hanın 65 metre uzunlukta ve 10 metre genişliğindeki büyük avlusu kâgir oda grubuna kadar uzanıyormuş. Avlunun sağında ve solunda yer alan kâgir mekânlar halen bulunuyor.</h4>

<h4>Bıçakçı Han’ın çevresi, İzmir’in merkez alanlarına erişen ana yol üzerinde olmasında rağmen uzun zaman gelişim gösterememiş. 19. yüzyılın başından itibaren Ege adalarından gelen fakir Rum göçmenler tarafından iskân edilmeye başlamış. Eski bir Türk yerleşim alanına bitişik olan yörede Rum cemaatin desteğiyle yapılan kiliseye verilen Aya Vukla (Aziz Vukolos) ismi, aynı zamanda yeni mahallenin de adı olmuş. Bıçakçı Han’ın karşısında, Basmane Garı’na ulaşan raylarla yol arasında, günümüzde peronlara terk edilmiş küçük bir Türk mezarlığı da yer alıyormuş.</h4>

<h4>Kasaba Demiryolu’nun çalışmaya başlamasıyla gelişen yörede filizlenen hanın çevresinde oteller yer almaya başlamış. Bıçakçı Han’da da kervanlar ve kervancılar konaklamış. Kervanlar sonraları İzmir’e gelmez olunca, han 1950’li yıllara kadar kente gelen ve giden malların depolanması amacıyla kullanılmış. Bu arada boşalan odalarının bazılarında düşük gelirli kişi ve ailelerin de konakladığı bir <strong>‘aile evi’</strong> olarak da değerlendirilmiş.</h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hollanda</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/izmirde-acilan-hollanda-turkiye-sergisi-buyuk-ilgi-goruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Dec 2025 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-menselijk-gezicht-person-p-13jpeg-1.webp" type="image/jpeg" length="63586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hollanda’da Neler Oluyor? Türk Teknoloji Ekosistemi Sahaya İndi]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/hollandada-neler-oluyor-turk-teknoloji-ekosistemi-sahaya-indi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/hollandada-neler-oluyor-turk-teknoloji-ekosistemi-sahaya-indi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversiteler, teknoparklar, girişimciler ve diaspora, Hollanda’da kısa sürede peş peşe sahne aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Üniversiteler, teknoparklar, girişimciler ve diaspora, Hollanda’da kısa sürede peş peşe sahne aldı.</strong></h2>

<h3><strong>LAHEY BÜYÜKELÇİLİĞİMİZDE TEKNOLOJİ DİPLOMASİSİ:</strong><br />
<strong>YTÜ Yıldız Teknopark ve Entertech heyeti ile toplantı.</strong></h3>

<h3><strong>HOLLANDA’DA TÜRK TEKNOPARKLARINDAN LİFE SCİENCES ODAKLI STRATEJİK AÇILIM:</strong><br />
<strong>İTÜ ARI Teknokent öncülüğünde Hollanda’da gerçekleştirilen temaslar</strong></h3>

<h3><strong>AMSTERDAM’DA TURKS İN TECH BULUŞMASI:</strong><br />
<strong>150’ye yakın Türk teknoloji profesyoneli aynı çatı altında</strong></h3>

<h4><strong>(Derlemenin Hollandacası en altta.</strong><br />
<strong>Nederlandse versie staat onderaan)</strong></h4>

<h1></h1>

<p><img alt="Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="196" sizes="336px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-menselijk-gezicht-person-p-8.jpeg" width="336" /><br />
<strong>İlhan KARAÇAY derledi:</strong></p>

<h4>Hollanda’da son günlerde yaşananlar, tesadüflerle açıklanamayacak kadar dikkat çekici. Türkiye’nin teknoloji, girişimcilik ve üniversite merkezli ekosistemi, kısa bir zaman dilimi içinde Hollanda’da art arda sahne aldı. Lahey’den Amsterdam’a uzanan bu temas zinciri, bireysel ziyaretlerin ya da münferit etkinliklerin ötesinde, bilinçli ve çok katmanlı bir açılımın işaretlerini veriyor.</h4>

<h4>Üniversiteler ve teknoparklar, Hollanda’daki muhataplarıyla stratejik iş birliklerini masaya yatırırken; diaspora içindeki Türk teknoloji profesyonelleri de Amsterdam’da güçlü bir ağ ve dayanışma örneği sergiledi. Tüm bu hareketliliğin ortak paydasında ise Türkiye Cumhuriyeti Lahey Büyükelçiliği’nin teknoloji diplomasisine verdiği açık destek ve yönlendirici rol bulunuyor.</h4>

<h4>Ortaya çıkan tablo net: Türkiye, teknoloji ve girişimcilik alanında artık sadece iç pazara odaklanan bir ülke değil. Üniversiteler, teknoparklar, girişimciler, yatırımcılar ve diaspora; farklı kulvarlarda ama aynı hedef doğrultusunda, Avrupa ve küresel arenaya doğru ilerliyor.</h4>

<h4>Hollanda’da kısa süre içinde peş peşe yaşanan bu gelişmeler, Türkiye’nin teknoloji temelli dış açılımının sahadaki yansımalarını gözler önüne seriyor. İşte bu yoğun ve dikkat çekici sürecin üç önemli halkası:</h4>

<h3><a id="post-18818-_Hlk216528979"></a><strong>LAHEY BÜYÜKELÇİLİĞİMİZDE TEKNOLOJİ DİPLOMASİSİ:<br />
YTÜ YILDIZ TEKNOPARK VE ENTERTECH HEYETİ İLE TOPLANTI</strong></h3>

<h4><strong>Büyükelçimiz Fatma Ceren Yazgan, teknoloji ekosistemi diplomasisinin çok katmanlı ve çok aktörlü bir alan olduğunu</strong> <strong>ve Türk özel sektörü, üniversiteler ve devlet kurumlarının bu alanda küresel bağlantılarını güçlendirdiğini vurguladı.</strong></h4>

<h4><strong>DEN HAAG,</strong>– Türkiye’nin teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin uluslararası açılımına yönelik temaslar hız kesmeden sürerken, Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız Teknopark ve Entertech İstanbul Teknokent delegasyonları, Hollanda’nın başkenti Lahey’de Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nde ağırlandı. Büyükelçilik ev sahipliğinde gerçekleşen toplantı, yalnızca bir nezaket ziyareti olmanın ötesine geçerek, <strong>teknoloji diplomasisi, üniversite sanayi iş birliği ve küresel pazarlara açılım</strong> başlıklarında kapsamlı bir görüş alışverişine sahne oldu.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, muur, overdekt Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="530" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-muur-overdekt-d.jpg" width="1282" /></p>

<h4>Büyükelçilikte düzenlenen buluşmada, <strong>Türkiye’nin önde gelen teknoloji geliştirme bölgelerinden YTÜ Yıldız Teknopark ve Entertech İstanbul Teknokent temsilcileri,</strong> Lahey Büyükelçisi <strong>Fatma Ceren Yazgan</strong> ile bir araya geldi. Toplantıda, Türkiye’de faaliyet gösteren teknopark ve startup’ların <strong>küresel pazarlarda rekabet gücünün artırılmasına yönelik stratejiler, Hollanda’daki teknoloji ekosistemiyle ortaklık olanakları ve inovasyon diplomasi alanındaki yenilikçi yaklaşımlar </strong>üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.</h4>

<h4>Büyükelçi Yazgan, sosyal medya paylaşımında bu tür faaliyetlerin, <a id="post-18818-_Hlk216678192"></a><strong>teknoloji ekosistemi diplomasisinin çok katmanlı ve çok aktörlü bir alan olduğunu </strong>ve Türk özel sektörü, üniversiteler ve devlet kurumlarının bu alanda küresel bağlantılarını güçlendirdiğini vurguladı.</h4>

<h4><strong>TEKNOLOJİ DİPLOMASİSİ VURGUSU</strong></h4>

<h4>Toplantının ana eksenini, son yıllarda giderek daha fazla önem kazanan “teknoloji diplomasisi” oluşturdu. Büyükelçilik tarafından yapılan değerlendirmelerde, teknoloji ekosisteminin artık yalnızca şirketler ya da üniversitelerle sınırlı olmadığı; özel sektör, akademi ve kamu kurumlarının birlikte hareket ettiği çok katmanlı ve çok aktörlü bir alan haline geldiği vurgulandı.</h4>

<h4>Bu çerçevede, Türkiye’de geliştirilen teknolojilerin ve startup’ların küresel pazarlara erişiminde, diplomatik temsilciliklerin oynadığı rolün önemi ele alındı. Büyükelçiliklerin yalnızca siyasi ve konsolosluk faaliyetleriyle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda ekonomik ve teknolojik iş birliklerini kolaylaştıran köprüler haline geldiği ifade edildi.</h4>

<h4><strong>HOLLANDA VE AVRUPA PAZARI MASAYA YATIRILDI</strong></h4>

<h4>Görüşmelerde Hollanda’nın Avrupa’daki stratejik konumu özel olarak ele alındı. Özellikle Amsterdam, Rotterdam ve çevresinde yoğunlaşan teknoloji, inovasyon ve startup ekosisteminin, Türk girişimciler için önemli fırsatlar sunduğu değerlendirildi. Hollanda’nın açık inovasyon kültürü, uluslararası yatırımcı ağı ve güçlü üniversite sanayi iş birlikleri, Türk teknoparkları açısından dikkat çekici başlıklar arasında yer aldı.</h4>

<h4>YTÜ Yıldız Teknopark ve Entertech İstanbul Teknokent temsilcileri, bünyelerinde faaliyet gösteren firmaların Ar Ge kapasitesi, teknoloji odaklı ihracat potansiyeli ve küresel rekabet gücü hakkında bilgi verdi. Hollanda pazarında hangi sektörlerin öne çıktığı, hangi alanlarda ortak projelerin geliştirilebileceği ve Türk girişimcilerin karşılaşabileceği yapısal avantajlar ile zorluklar da toplantının gündeminde yer aldı.</h4>

<h4><strong>ÜNİVERSİTE, TEKNOPARK VE KAMU İŞ BİRLİĞİ</strong></h4>

<h4>Toplantıda, üniversitelerin ve teknoparkların uluslararasılaşma süreçlerinde kamu kurumlarıyla kurduğu iş birliğinin kritik rolü vurgulandı. Yıldız Teknik Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Yıldız Teknopark’ın, akademik bilgi birikimini ticarileştirme konusundaki deneyimi ile Entertech İstanbul Teknokent’in girişimcilik ve Ar Ge destekleri, örnek modeller olarak değerlendirildi.</h4>

<h4>Bu iki yapının birlikte yürüttüğü ve yurt dışı pazarlara açılmayı hedefleyen programların, Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin küresel görünürlüğünü artırdığı ifade edildi. Büyükelçilik yetkilileri de, bu tür girişimlerin Hollanda’daki muhatap kurumlarla temas kurulmasında ve güven ortamı oluşturulmasında önemli bir avantaj sağladığını belirtti.</h4>

<h4><strong>GİRİŞİMCİLER İÇİN YENİ KAPILAR</strong></h4>

<h4>Toplantının bir diğer önemli başlığı, Türk startup’larının ve teknoloji firmalarının Avrupa’da daha görünür hale gelmesi oldu. Hollanda’daki yatırımcılarla temas kurulması, ortak Ar Ge projeleri geliştirilmesi ve Türk firmalarının Avrupa’daki teknoloji ağlarına dahil edilmesi konularında karşılıklı görüş alışverişi yapıldı.</h4>

<h4>Büyükelçilik nezdinde yapılan değerlendirmelerde, bu tür temasların somut iş birliklerine ve uzun vadeli projelere dönüşmesinin hedeflendiği, diplomatik misyonların da bu süreçte kolaylaştırıcı rol üstlendiği ifade edildi.</h4>

<h4><strong>KÜRESEL VİZYONUN BİR PARÇASI</strong></h4>

<h4>Lahey’de gerçekleşen bu buluşma, Türkiye’nin son yıllarda benimsediği yenilikçilik, teknoloji üretimi ve küresel entegrasyon vizyonunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Üniversiteler, teknoparklar, özel sektör ve devlet kurumlarının birlikte hareket ettiği bu modelin, Türkiye’nin uluslararası arenadaki teknoloji markasını güçlendirmeyi amaçladığı belirtiliyor.</h4>

<h4>YTÜ Yıldız Teknopark ve Entertech İstanbul Teknokent heyetinin Lahey temasları, yalnızca bugünün iş birliklerini değil<strong>, geleceğe dönük stratejik ortaklıkların da zeminini oluşturan</strong> bir adım olarak kayda geçti.</h4>

<h4><strong>LAHEY’DE VERİLEN FOTOĞRAFIN ARKASI:<br />
TEKNOLOJİ DİPLOMASİSİ NEDEN ÖNEMLİ, BU BULUŞMA NE ANLAMA GELİYOR</strong></h4>

<h4>Lahey Büyükelçiliği’nde Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız Teknopark ve Entertech İstanbul Teknokent heyetinin katılımıyla gerçekleşen buluşma, ilk bakışta klasik bir diplomatik ziyaret gibi algılanabilir. Oysa ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin son yıllarda sessiz ama kararlı biçimde yürüttüğü <strong>teknoloji temelli dış açılımın</strong> küçük ama anlamlı bir parçasına işaret ediyor.</h4>

<h4>Bu fotoğraf, sadece birkaç yöneticinin bir araya gelmesinden ibaret değil; üniversite, teknopark, girişimci ve devlet aklının aynı karede buluştuğu <strong>yeni bir diplomasi anlayışını</strong> yansıtıyor.</h4>

<h4><strong>KLASİK DİPLOMASİDEN TEKNOLOJİ DİPLOMASİSİNE</strong></h4>

<h4>Uzun yıllar boyunca büyükelçilikler, ağırlıklı olarak siyasi ilişkiler, konsolosluk hizmetleri ve ticari temaslarla anıldı. Ancak dijitalleşme, Ar Ge ve inovasyonun küresel rekabette belirleyici hale gelmesiyle birlikte, diplomatik misyonların rolü de değişmeye başladı.</h4>

<h4>Bugün Lahey’de verilen mesaj açık:<br />
Diplomasi artık sadece devletler arasında değil, <strong>ekosistemler arasında</strong> yürütülüyor. Üniversiteler, teknoparklar, startup’lar ve yatırımcılar bu sürecin doğal aktörleri haline geldi.</h4>

<h4>YTÜ Yıldız Teknopark ve Entertech gibi yapılar, bu yeni diplomasi dilinin sahadaki taşıyıcıları olarak öne çıkıyor.</h4>

<h4><strong>NEDEN HOLLANDA?</strong></h4>

<h4>Bu sorunun cevabı sadece coğrafi değil, stratejik. Hollanda, Avrupa’nın en küçük ülkelerinden biri olmasına rağmen, teknoloji, lojistik ve inovasyon alanında <strong>orantısız derecede büyük bir etkiye sahip</strong>.</h4>

<h4>Amsterdam ve çevresi, sadece startup’ların değil; çok uluslu teknoloji şirketlerinin, araştırma merkezlerinin ve risk sermayesi fonlarının da buluşma noktası. Açık inovasyon kültürü, bürokratik esneklik ve uluslararası iş yapma kolaylığı, Hollanda’yı Türk girişimciler açısından cazip kılıyor.</h4>

<h4>Lahey ise bu ekosistemin diplomatik ve kurumsal kalbi. Dolayısıyla Büyükelçilikte yapılan bu buluşma, sembolik olduğu kadar <strong>yerli yerinde</strong> bir adım olarak okunmalı.</h4>

<h4><strong>TEKNOPARKLAR NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?</strong></h4>

<h4>Türkiye’de teknoparklar uzun süre sadece vergi avantajı sağlayan yapılar olarak görüldü. Oysa son yıllarda tablo değişiyor. Yıldız Teknopark ve Entertech örneğinde olduğu gibi, bu yapılar artık:</h4>

<h4>*Üniversite bilgisini ticarileştiren,<br />
*Startup’ları küresel pazarlara hazırlayan,<br />
*Uluslararası iş birlikleri kuran,<br />
*Ve en önemlisi Türkiye’nin teknoloji hikayesini dışarıya taşıyan aktörler haline geliyor.</h4>

<h4>Bu açıdan bakıldığında Lahey’deki buluşma, teknoparkların yalnızca iç pazara değil, küresel rekabete oynadığının da bir göstergesi.</h4>

<h4><strong>FOTOĞRAFTAKİ “ÇOK AKTÖRLÜ” MESAJ</strong></h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, muur, overdekt Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="530" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-muur-overdekt-d-1.jpg" width="1282" /></p>

<h4>Paylaşımlarda özellikle vurgulanan <strong>“çok katmanlı ve çok aktörlü”</strong> ifade, aslında meselenin özünü anlatıyor. Türkiye’nin teknoloji alanında başarı yakalayabilmesi, tek bir kurumun ya da sektörün çabasıyla mümkün değil.</h4>

<h4>Üniversiteler üretmezse, teknoparklar büyümez.<br />
Teknoparklar büyümezse, startup’lar küreselleşemez.<br />
Startup’lar küreselleşemezse, diplomasi de ekonomik karşılık üretemez.</h4>

<h4>Lahey’de verilen fotoğraf, bu zincirin halkalarının aynı anda devreye girdiğini gösteriyor.</h4>

<h4><strong>BU BULUŞMA NEYİN HABERCİSİ?</strong></h4>

<h4>Bu tür görüşmeler genellikle kısa vadede büyük manşetler üretmez. Ancak orta ve uzun vadede temas, güven ve ağ oluşturur. Yarın bir Türk girişimcisinin Hollanda’da yatırım bulması, bir üniversitenin ortak Ar Ge projesine dahil olması ya da bir teknopark firmasının Avrupa pazarına açılması, bugün atılan bu adımların sonucudur.</h4>

<h4>Bu nedenle Lahey’deki toplantıyı, tek başına bir ziyaret olarak değil; Türkiye’nin teknoloji temelli dış politika enstrümanlarının sessiz bir örneği olarak okumak gerekir.</h4>

<h4>Bu konuda söylenecek son söz: Türkiye, teknoloji yarışında yalnızca ürünle değil, akıl ve bağlantı ağıyla da var olmak zorunda. Lahey Büyükelçiliği’nde çekilen bu fotoğraf, işte tam da bunu anlatıyor.</h4>

<h4>Siyasetin gölgesinden sıyrılmış, girişimciliğin, üniversitenin ve inovasyonun ön plana çıktığı bir diplomasi dili…</h4>

<h4>Ve belki de Türkiye’nin dünyaya anlatmak istediği yeni hikayenin küçük ama anlamlı bir karesi.</h4>

<h1>***********<br />
<strong>HOLLANDA’DA TÜRK TEKNOPARKLARINDAN LIFE SCIENCES ODAKLI STRATEJİK AÇILIM </strong></h1>

<h4><strong>AMSTERDAM,-</strong>Türkiye’nin teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin uluslararası açılımı kapsamında, <a id="post-18818-_Hlk216768504"></a>İTÜ ARI Teknokent öncülüğünde Hollanda’da gerçekleştirilen temaslar, özellikle yaşam bilimleri alanında yeni ve stratejik iş birliklerinin kapısını araladı. İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş’ın paylaştığı bilgilere göre, bu ziyaretler yalnızca bir dizi görüşmeden ibaret kalmadı; aynı zamanda Türkiye ile Hollanda arasında uzun vadeli bir bilim ve teknoloji köprüsünün temellerini attı.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, person, Menselijk gezicht, pak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="1131" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-person-menselijk-gezicht.jpeg" width="1280" /></p>

<h4>İTÜ ARI Teknokent heyeti, Yaşam Bilimleri Koordinatörü Dr. H.C. Asım Şengör ve Uluslararası İlişkiler Temsilcisi Gözde Kara Günaydın ile birlikte Hollanda’da tarım, gıda teknolojileri ve biyoteknoloji alanlarında çeşitli temaslarda bulundu. Görüşmelerde, olası iş birlikleri değerlendirilirken, hukuki altyapılar, ortak veri sistemleri ve sürdürülebilir iş birliği modelleri gibi başlıklar da ele alındı.</h4>

<h4>Heyet, Hollanda’daki yerel dinamikleri daha yakından anlamak amacıyla akademik ve profesyonel hukuk çevreleriyle de bir araya geldi. Bu kapsamda hukuk akademisyeni Dr. Can Atik ile ve Avrupa patent ve marka vekilliği alanında faaliyet gösteren NLO temsilcileriyle yapılan görüşmelerde, Türk girişimlerinin Avrupa’daki ortak projelere katılım olanakları ve fikri mülkiyet süreçlerinin güçlendirilmesi konuları masaya yatırıldı.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met Menselijk gezicht, kleding, persoon, glimlach Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="1200" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-menselijk-gezicht-kleding-persoon.jpeg" width="1600" /></p>

<h4>Temasların önemli duraklarından biri de Entertech Amsterdam ofisi oldu. Burada Türkiye Cumhuriyeti Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, Dr. Muhammed Kasapoğlu ve Doç. Dr. Muhammet Garip ile yapılan görüşmelerde, üç üniversite teknoparkının güçlerini birleştirerek Hollanda’da ortak bir iş birliği programı geliştirme yönündeki niyetleri dile getirildi. Büyükelçiliğin desteğiyle, Türkiye çıkışlı teknoloji ve bilim temelli girişimlerin uluslararası alanda daha güçlü bir karşılık bulmasının hedeflendiği vurgulandı.</h4>

<h4>Prof. Dr. Attila Dikbaş, gerçekleştirilen temasların uzun vadede sağlam ve sürdürülebilir bir bilim ve teknoloji köprüsü oluşturma yolunda önemli bir zemin hazırladığını ifade ederken, sürece katkı sunan Rıza Kadılar, Barış Kavaklı ve Esra Acar Koç’a da teşekkür etti.</h4>

<h4>Bu ziyaretlerin, Türkiye’nin özellikle yaşam bilimleri ve ileri teknoloji alanlarında Avrupa ile kurduğu ilişkileri derinleştirmesi açısından kritik bir adım olduğu değerlendiriliyor.</h4>

<h4>**************</h4>

<h3><strong>AMSTERDAM’DA TURKS IN TECH BULUŞMASI: 150’YE YAKIN TÜRK TEKNOLOJİ PROFESYONELİ AYNI ÇATI ALTINDA</strong></h3>

<h4><strong>AMSTERDAM,-</strong>Hollanda’da yaşayan Türk teknoloji profesyonelleri, girişimciler ve yatırımcılar, Turks in Tech çatısı altında Amsterdam’da düzenlenen geleneksel büyük buluşmada bir araya geldi. Yaklaşık 150 kişinin katılımıyla gerçekleşen etkinlik, diaspora içindeki teknoloji ekosisteminin güçlenmesi ve yeni iş birliklerinin doğması açısından dikkat çekti.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, Menselijk gezicht, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="450" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-menselijk-gezicht-persoon-2.jpeg" width="800" /></p>

<h4>Turks in Tech tarafından organize edilen buluşmaya, Türkiye Cumhuriyeti Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan da katıldı. Büyükelçi Yazgan, etkinlikte teknoloji alanında çalışan Türk profesyonellerle bir araya gelerek vizyonunu paylaştı ve diaspora içindeki dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Katılımcılar, Büyükelçi Yazgan’ın varlığını moral ve motivasyon kaynağı olarak değerlendirdi.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, Menselijk gezicht, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="777" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-menselijk-gezicht-7.jpeg" width="1118" /><br />
<strong><em>Lahey Büyükelçimiz Fatma Ceren Yazgan konuşmasını yapıyor</em></strong></p>

<h4>Etkinliğin ana sponsorluğunu BetterUp üstlenirken, organizasyonun koordinasyonunda ve içeriğinde detaylara verilen özen katılımcıların beğenisini topladı. Turks in Tech Ambassador ekibinden Hande Karabıyık ve Harun Yılmaz da organizasyon sürecine aktif katkı sundu.</h4>

<h4>Program kapsamında sahne alan girişimciler, farklı sunum tarzları ve doğaçlama yaklaşımlarıyla projelerini tanıttı. Aytaç Seyfioğlu, Hande Karabıyık, Lara Çağla K., Kubilay Ekşioğlu ve Sevil Kubilay, yaratıcı fikirleriyle etkinliğe renk kattı.</h4>

<h4></h4>

<p><img alt="Afbeelding met kleding, persoon, glimlach, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist." decoding="async" height="579" sizes="795px" src="https://www.ilhankaracay.com/wp-content/uploads/2025/12/afbeelding-met-kleding-persoon-glimlach-person.jpeg" width="1435" /></p>

<h4>Organizasyonun gönüllü ekibi ise etkinliğin sorunsuz ilerlemesinde önemli rol oynadı. Katılımcılar, sürecin yalnızca profesyonel değil aynı zamanda samimi ve dayanışma odaklı bir atmosferde ilerlediğini ifade etti.</h4>

<h4>Turks in Tech Amsterdam buluşması, Türk teknoloji ekosisteminin Hollanda’daki insan kaynağını görünür kılarken, katılımcılar arasında uzun vadeli bağların kurulmasına da zemin hazırladı. Etkinlik, diaspora temelli teknoloji topluluklarının giderek daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu bir kez daha ortaya koydu.</h4>

<h4><strong>HOLLANDA’DA ATILAN ADIMLAR NE ANLAMA GELİYOR, SIRADA NE VAR?</strong></h4>

<h4>Hollanda’da kısa süre içinde peş peşe yaşanan bu temaslar, Türkiye’nin teknoloji ve girişimcilik alanında artık rastlantısal değil, planlı ve stratejik bir dış açılım yürüttüğünü gösteriyor. Üniversiteler, teknoparklar, girişimciler, yatırımcılar ve diaspora, farklı başlıklarda ama aynı hedef doğrultusunda sahaya inmiş durumda. Bu tablo, Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin yalnızca üretmekle yetinmeyip, ürettiğini doğru pazarlara, doğru ortaklarla ve doğru diplomatik zeminle taşımaya başladığını ortaya koyuyor.</h4>

<h4>Lahey Büyükelçiliği merkezli teknoloji diplomasisi, İTÜ ARI Teknokent’in life sciences odaklı stratejik hamleleri ve Amsterdam’daki Turks in Tech buluşması birlikte okunduğunda, resim daha da netleşiyor. Devlet aklı, akademik bilgi, girişimcilik ruhu ve diaspora gücü ilk kez bu denli eş zamanlı ve görünür biçimde bir araya geliyor. Bu durum, geçmişte sıkça dile getirilen ancak sahada yeterince karşılık bulamayan <strong>“ekosistem yaklaşımının”</strong> artık somutlaşmaya başladığını gösteriyor.</h4>

<h4>Ancak bu noktada kritik bir eşik bulunuyor. Bu tür ziyaretler, toplantılar ve buluşmalar, tek başına başarı anlamına gelmiyor. Asıl belirleyici olan, bu temasların kalıcı iş birliklerine, ortak projelere, yatırım kararlarına ve sürdürülebilir yapılara dönüşüp dönüşemeyeceği olacak. Hollanda gibi rekabetin ve standardın yüksek olduğu bir ekosistemde kalıcı olabilmek, süreklilik, takip ve profesyonel koordinasyon gerektiriyor.</h4>

<h4>Bundan sonraki aşamada yapılması gerekenler de bu nedenle net. Öncelikle teknoparklar ve üniversiteler arasında Hollanda merkezli ortak programların kurumsallaşması gerekiyor. Girişimcilerin bireysel çabalarla değil, yapılandırılmış destek mekanizmalarıyla Avrupa pazarına açılması büyük önem taşıyor. Diaspora içindeki teknoloji profesyonellerinin ise sadece buluşmalarda değil, mentorluk, yatırım ve proje ortaklığı gibi alanlarda daha aktif rol alması gerekiyor.</h4>

<h4>Sonuç olarak Hollanda’da atılan bu adımlar, Türkiye’nin teknoloji temelli yeni hikayesinin başlangıç sayfaları olarak okunmalı. Bu hikayenin güçlü bir başarı öyküsüne dönüşmesi ise atılan adımların sabırla, istikrarla ve ortak akılla devam ettirilmesine bağlı. Bugün çekilen fotoğraflar, yarının manşetlerine dönüşebilir. Bunun için gereken şey, doğru yönde atılmış bu adımların yarım bırakılmaması.</h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hollanda</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/hollandada-neler-oluyor-turk-teknoloji-ekosistemi-sahaya-indi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2025/12/afbeelding-met-tekst-menselijk-gezicht-person-p-8jpeg.webp" type="image/jpeg" length="84150"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
