<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sonses.tv – Mersin Son Dakika Haberleri ve Sıcak Gelişmeler</title>
    <link>https://www.sonses.tv</link>
    <description>Mersin son dakika haberleri, sıcak gelişmeler, resmi açıklamalar, operasyonlar, kaza ve gündemin tüm önemli başlıkları Sonses.tv’de anında yayında.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sonses.tv/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Telif Hakkı © 2025 Sonses.tv Bu sitedeki tüm içerik, yazılı ve görsel materyaller telif hakları kapsamında korunmaktadır</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 18:48:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Adanalı tespihciler ürünlerini dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/adanali-tespihciler-urunlerini-dunyaya-tanitmaya-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/adanali-tespihciler-urunlerini-dunyaya-tanitmaya-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en önemli tespih üretim merkezlerinden Adana'da tespihcilerin el emeği göz nuru ürünleri, İstanbul'da düzenlenecek fuarda görücüye çıkacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin en önemli tespih üretim merkezlerinden Adana'da tespihcilerin el emeği göz nuru ürünleri, İstanbul'da düzenlenecek fuarda görücüye çıkacak. </p><p>Adana'da uzun yıllardır sürdürülen tespih ustalığı geleneği, modern tasarımlarla birleşerek hem yurt içinde hem de yurt dışında yoğun ilgi görüyor. Kehribar, kuka ve çeşitli değerli taşlar, ustaların titiz çalışmasıyla tespihe dönüşüyor. </p><p>Kentte faaliyet gösteren tespih ustaları tarafından hazırlanan özel koleksiyonlar, İstanbul'da düzenlenecek fuarda sergilenecek. 9-12 Nisan'da İstanbul Yenikapı'da düzenlenecek fuarda, hem klasik hem de modern tasarımların yer alacağı ürünlerin, koleksiyoncular ve tespih meraklıları tarafından yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Adanalı ustalar, fuar sayesinde hem el sanatlarını tanıtmayı hem de sektöre katkı sağlamayı hedefliyor. </p><p>'Sanat, emek ve kültürel miras buluşacak' </p><p>Türkiye Tespihçiler Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu Genel Başkanı Rezan Yılmaz, konuyla ilgili İHA muhabirine yaptığı açıklamada, çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü anlattı. Yılmaz, 'Kültürlerin buluşma noktası, dünyanın gözbebeği İstanbul'da gerçekleştireceğimiz bu büyük organizasyon ile yalnızca ülkemizden değil, dünyanın dört bir yanından tespih ve doğal taş tutkunlarını, koleksiyoncuları, ustaları ve sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Bu fuar, sadece bir ticaret alanı değil aynı zamanda sanatın, emeğin, ustalığın ve kültürel mirasın buluştuğu eşsiz bir platform olacaktır' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Güzel bir deneyim sunacak' </p><p>Organizasyonun sektör açısından önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Yılmaz, 'Bu organizasyon, sektörümüzün gelişimi, tanıtımı ve uluslararası arenada hak ettiği yere ulaşması adına büyük bir adım olacaktır. Birlik ve beraberlik içerisinde, camiamızı daha ileriye taşımak, markalaşmayı güçlendirmek ve yeni iş fırsatlarının kapısını aralamak en büyük hedeflerimiz arasındadır. Devlet büyüklerimizde tespihe çok meraklı. Protokolden de büyük bir katılım bekliyoruz. Geleneksel el işçiliğinden modern tasarımlara kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle bu fuar, hem koleksiyonerler hem de meraklıları için güzel bir deneyim sunacak' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/adanali-tespihciler-urunlerini-dunyaya-tanitmaya-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:44:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/04/agency/iha/adanali-tespihciler-urunlerini-dunyaya-tanitmaya-hazirlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="52659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATSO'nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: 'Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım']]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/atsonun-144-yilinda-ekonomi-ve-antalya-uyarisi-deniz-trafigimizi-arttirarak-karayolu-sikisikligimizi-bir-sekilde-azaltalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/atsonun-144-yilinda-ekonomi-ve-antalya-uyarisi-deniz-trafigimizi-arttirarak-karayolu-sikisikligimizi-bir-sekilde-azaltalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, 'Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, 'Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım' dedi. </p><p>ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya'nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. </p><p>'Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı' </p><p>Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, 'Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor' dedi. </p><p>Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya'nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, 'Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor' diye konuştu. </p><p>'Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor' </p><p>Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, 'Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye'de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, 'Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Turizmin yüzde 63'ü Antalya'da gerçekleşiyor' </p><p>Antalya'nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, 'Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye'nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya'da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63'ü Antalya'da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor' diye konuştu. </p><p>'Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı' </p><p>Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, 'Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız' dedi. </p><p>Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı </p><p>Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, 'Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek' ifadelerini kullandı. </p><p>Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, 'Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor' dedi. </p><p>'Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım' </p><p>Antalya'nın geleceğine ilişkin yürüttükleri 'Antalya 2050 vizyonu' çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya'nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, 'Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya'mızın projesi olarak görmekte fayda var' dedi. </p><p>Hisarcıklıoğlu: 'ATSO, Avrupa'nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor' </p><p>TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO'nun Antalya'nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, 'Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya'da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır' diye konuştu. </p><p>KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi'nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, 'Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, 'Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor' dedi. </p><p>Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, 'Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir' diye konuştu. </p><p>Çavuşoğlu:'Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak' </p><p>AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya'nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, '144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye'nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak' dedi. </p><p>Antalya'nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, 'Türkiye'nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir' dedi. </p><p>Devletin de Antalya'nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, 'Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya'mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya'nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya'mıza getirmek için çalışıyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/atsonun-144-yilinda-ekonomi-ve-antalya-uyarisi-deniz-trafigimizi-arttirarak-karayolu-sikisikligimizi-bir-sekilde-azaltalim</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 20:24:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/04/agency/iha/atsonun-144-yilinda-ekonomi-ve-antalya-uyarisi-deniz-trafigimizi-arttirarak-karayolu-sikisikligimizi-bir-sekilde-azaltalim.jpg" type="image/jpeg" length="47400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CW Enerji kendi enerjisini üreten Akıllı İzmir Plus bayisini hizmete açtı]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/cw-enerji-kendi-enerjisini-ureten-akilli-izmir-plus-bayisini-hizmete-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/cw-enerji-kendi-enerjisini-ureten-akilli-izmir-plus-bayisini-hizmete-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CW Enerji, iş ortaklarına daha verimli bir yapı sunmak ve yurt içindeki müşteri ağı ile operasyonel etkinliğini artırmak amacıyla hayata geçirdiği 'CW Enerji Plus Bayi' yapılanmasını genişletiyor. Bu kapsamda CW Enerji İzmir Plus Bayi düzenlenen törenle hizmete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CW Enerji, iş ortaklarına daha verimli bir yapı sunmak ve yurt içindeki müşteri ağı ile operasyonel etkinliğini artırmak amacıyla hayata geçirdiği 'CW Enerji Plus Bayi' yapılanmasını genişletiyor. Bu kapsamda CW Enerji İzmir Plus Bayi düzenlenen törenle hizmete açıldı. </p><p>CW Enerji'nin geliştirdiği Plus Bayi modelinin bayilere daha güçlü bir kurumsal yapı, teknik destek ve operasyonel verimlilik sağladığını ifade eden CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, aynı zamanda müşterilere de daha hızlı ve kaliteli hizmet sunulmasının hedeflendiğini söyledi. Bu yapılanma ile Türkiye genelindeki hizmet ağını daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçladıklarını belirten Sarvan, CW Enerji'nin bayi yapılanmasını güçlendirme vizyonunun sektöre önemli katkılar sunduğunu kaydetti. </p><p>Yenilenebilir enerji alanında artan talebe daha hızlı ve etkili çözümler sunabilmek adına bu tür yapılanmaların büyük önem taşıdığına dikkat çeken Sarvan, 'Hayata geçirdiğimiz CW Enerji Plus Bayilerimiz sadece bir satış noktası değil; aynı zamanda sürdürülebilir yaşam kültürünü yaygınlaştıran birer enerji deneyim merkezi olacak. İzmir'deki yeni Plus Bayimiz de bu vizyonumuzun önemli kilometre taşlarından biri. İzmir Plus Bayimizin hem bölge ekonomisine hem de güneş enerjisi sektörüne değer katacağına inanıyoruz' dedi. </p><p>Ekonomi ve istihdama destek </p><p>Yeni oluşturulan bayilik sisteminin teknik destek, avantajlı tedarik şartları, eğitim programları ve ortak pazarlama faaliyetleri gibi birçok fırsatı bayilere sunduğunu ifade eden Sarvan, plus bayileri aracılığıyla güneş panellerinden enerji depolama sistemlerine, ısı pompalarından elektrikli araç şarj çözümlerine kadar geniş bir ürün yelpazesini kullanıcılarla buluşturduklarını söyledi. </p><p>Sarvan, İzmir Plus Bayisini hizmete açmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, İzmir'de hayata geçirilen yeni Plus Bayi yapılanmasının hem bölgedeki yatırımcı ve kullanıcıların ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkin çözümler sunacağını hem de sürdürülebilir enerji dönüşümüne önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. İzmir'in Türkiye ekonomisinin en dinamik şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Sarvan, bölgenin yenilenebilir enerji yatırımları açısından da büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Sarvan, 'İzmir; güçlü sanayi altyapısı, yıl boyu canlı turizmi, verimli tarım arazileri ve gelişmiş hayvancılık faaliyetleriyle öne çıkan, ekonomik açıdan oldukça çeşitli bir şehirdir. Sahil şeridindeki marinler ve lüks konut projeleri yaşam kalitesini ve yatırım değerini artırırken, bu çok yönlü yapı İzmir'i hem sürdürülebilir enerji çözümleri hem de yenilikçi yatırımlar için stratejik ve cazip bir merkez haline getirmektedir. Aynı zamanda İzmir'in yüksek güneşlenme süresi ve yenilenebilir enerjiye yönelik artan farkındalığı, kenti Türkiye'nin temiz enerji dönüşümünde öncü şehirlerinden biri konumuna taşımaktadır. CW Enerji olarak böylesine önemli bir şehirde yer almaktan mutluluk duyuyoruz' diye konuştu. </p><p>Artan enerji maliyetleri ve çevresel farkındalıkla birlikte güneş enerjisine olan talebin her geçen gün artığını belirten Sarvan, CW Enerji'nin genişleyen bayi ağı sayesinde bu talebe yerinde, hızlı ve kaliteli hizmetle karşılık verdiklerini ve İzmir Plus Bayisinin de ekonomiye katkı sağlamasının yanı sıra istihdamı da destekleyeceğini söyledi. </p><p>'Kendi enerjisini üreten akıllı bina olarak tasarlandı' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İzmir Plus Bayisinin klasik bir yapıdan farklı olarak sadece enerji tüketen değil aynı zamanda enerji üreten, yöneten ve verimli kullanan bir bina sistemi olarak tasarlandığını belirten Sarvan, yüksek verimli güneş panelleri sayesinde kendi elektriğini üretirken, akıllı enerji yönetim sistemi sayesinde üretilen ve tüketilen enerjinin sürekli analiz edildiğini kaydetti. Sarvan, geliştirdikleri yenilenebilir enerji çözümleriyle bu yapının hem enerji maliyetlerini düşürdüğünü hem de karbon salımını önemli ölçüde azalttığını belirterek, 'İzmir Plus Bayimiz kendi enerjisini üreten akıllı bina olarak tasarlandı. Şöyle ki; binanın çatısında bulunan güneş enerji sistemi gün boyunca elektrik üretir. Bu enerji öncelikle binanın kendi ihtiyacını karşılamak için kullanılır. Üretim ihtiyacın üzerine çıktığında ise enerji depolanabilir veya şebekeye aktarılabilir. Akıllı enerji yönetim sistemi ise gün içindeki tüketim alışkanlıklarını analiz ederek enerjinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. CW Enerji olarak geliştirdiğimiz bu yaklaşım, binaların enerji tüketiminde dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor' dedi. </p><p>'Kendi enerjisini üreten ve yöneten binalar geleceğin standart yapı modeli olacak' </p><p>Bu modelin gelecekte şehirlerde yaygınlaşabilecek bir yapı sistemi olduğuna dikkat çeken Sarvan, enerji maliyetlerinin arttığı ve sürdürülebilirliğin giderek daha önemli hale geldiği günümüzde kendi enerjisini üreten ve yöneten binaların geleceğin standart yapı modeli olacağını kaydetti. Sarvan, şunları kaydetti: 'Güneş enerjisi sistemleri ve akıllı enerji çözümleri sayesinde kullanıcılar elektrik maliyetlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. CW Enerji'nin geliştirdiği yerli üretim teknolojilerinin yaygınlaşması, enerji ithalatının azalmasına ve ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bu da hem bireysel hem de ulusal ölçekte önemli bir kazanım anlamına geliyor. Enerji artık sadece tüketilen bir kaynak değil, aynı zamanda üretilebilen ve yönetilebilen bir değer haline geldi. Bugün yapılacak doğru yatırımlar hem ekonomik hem çevresel açıdan büyük fayda sağlayacaktır. İnancımız şu ki; güneş enerjisi ve enerji verimliliği teknolojileri geleceğin değil, bugünün yatırımıdır. Bu bilinçle yenilenebilir enerji çözümlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kullanıcıların enerji dönüşümüne daha kolay adapte olmasını sağlamak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek adına üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz.' </p><p>'Sürdürülebilir, verimli ve güvenilir enerji çözümleri sağlıyoruz' </p><p>CW Enerji İzmir Plus Bayi Ünal Özturkut da, açılışta yaptığı konuşmada, bölgenin enerji dönüşümüne katkı sağlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Özturkut, 'CW Enerji gibi güçlü, yenilikçi ve sektöre yön veren bir markanın çatısı altında yer almak bizim için son derece değerli. CW Enerji İzmir Plus Bayisi olarak yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Müşterilerimize sadece ürün sunmakla kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir, verimli ve güvenilir enerji çözümleri sağlıyoruz. CW Enerji'nin teknolojik altyapısı ve sektörel deneyimiyle, bölgemizdeki enerji dönüşümüne öncülük edeceğimize inanıyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>Akıllı enerji yönetimi sayesinde bina içindeki cihazların birbirleriyle veri paylaşabildiğini anlatan Özturkut, 'Örneğin güneş üretiminin yüksek olduğu saatlerde bazı cihazların çalışması otomatik olarak planlanabiliyor. Aynı şekilde kullanılmayan alanlarda aydınlatma veya iklimlendirme sistemleri otomatik olarak azaltılabiliyor. Bu sayede gereksiz enerji tüketimi ortadan kaldırılarak ciddi bir verimlilik sağlanıyor. Akıllı enerji çözümleri sayesinde enerji üretimi ve tüketimi dijital olarak optimize edilebiliyor. Ayrıca binada kullanılan ısıtma ve soğutma, sıcak su sistemleri enerji verimliliği yüksek teknolojilerle tasarlandı. Isı pompaları ve akıllı iklimlendirme sistemleri sayesinde ortam sıcaklığı sürekli optimize ediliyor. Sensörler sayesinde ortamın doluluk oranı, sıcaklığı ve ihtiyaçları analiz edilerek sistem otomatik olarak çalışıyor. Böylece hem konfor artıyor hem de enerji tüketimi minimum seviyeye iniyor' dedi. </p><p>'Şehrimizin enerji dönüşümüne aktif katkı sağlamayı sürdüreceğiz' </p><p>CW Enerji'nin vizyonu ve güçlü AR-GE altyapısıyla sektörde fark kattığını vurgulayan Özturkut, bu iş birliği ile güzel projelere imza atacaklarını söyledi. Özturkut 'Hedefimiz yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmak değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal fayda sağlayan projeleri de hayata geçirmek. CW Enerji'nin sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımını en iyi şekilde yansıtarak, doğa dostu ve yüksek verimli enerji çözümlerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlıyoruz. İzmir Plus Bayisi olarak, CW Enerji çatısı altında yer almaktan gurur duyuyoruz. Şehrimizin enerji dönüşümüne aktif katkı sağlamayı sürdüreceğiz' dedi. </p><p>Açılış törenine sektör temsilcileri, iş ortakları ve davetliler yoğun ilgi gösterdi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/cw-enerji-kendi-enerjisini-ureten-akilli-izmir-plus-bayisini-hizmete-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:44:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/04/agency/iha/cw-enerji-kendi-enerjisini-ureten-akilli-izmir-plus-bayisini-hizmete-acti.jpg" type="image/jpeg" length="43261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet destekli kanola üretimi Adanalı çiftçinin yüzünü güldürdü]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/devlet-destekli-kanola-uretimi-adanali-ciftcinin-yuzunu-guldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/devlet-destekli-kanola-uretimi-adanali-ciftcinin-yuzunu-guldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ADANA (İHA) - Adana'nın İmamoğlu ilçesinde devlet desteğiyle ekimi yapılan kanola üreticisinin yüzünü güldürürken sarıya boyanan tarlalar dronla görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (İHA) - Adana'nın İmamoğlu ilçesinde devlet desteğiyle ekimi yapılan kanola üreticisinin yüzünü güldürürken sarıya boyanan tarlalar dronla görüntülendi. </p><p>2026 üretim sezonu kapsamında Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKEP) çerçevesinde İmamoğlu İlçe Tarım Müdürlüğü'nce 23 üreticiye, toplam bin 600 dekar alanda ekilmek üzere kanola tohumu yüzde 75 hibeli olarak dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın üretim planlaması kapsamında ilçedeki üretim alanının genişletilmesi hedefleniyor. </p><p>Adana'nın İmamoğlu ilçesinde bu yıl ilk kez devlet desteğiyle ekimi yapılan kanola, hem üreticiye sağladığı kazanç beklentisi hem de oluşturduğu görsel şölenle dikkat çekti. Dron ile görüntülenen sarıya boyanan tarlalar, ilçede adeta kartpostallık manzaralar oluşturdu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Devlet desteğiyle bu üretime başladık' </p><p>İlk kez 180 dönüm alanda kanola ekimi yapan üretici Bünyamin Çolak, üründen umutlu olduklarını belirterek, 'Bu alanda 50 dönümle başladık, toplamda 180 dönüme ulaştık. Kanola yağ olarak kullanılıyor, mutfakta geniş bir kullanım alanı var. Ziraat mühendisimizle görüştük, verim güzel. Normalde 15 kapsül yeterli olurken bizim tarlada daha fazla kapsül oluştu. Çevremde ilk başta hem takdir eden hem de eleştiren oldu. Daha önce mısır ve buğday ekiyordum. Herhangi bir olumsuzluk olmazsa dönümde 350 kilogram verim bekliyoruz. Geçen yıl kilosu 25 TL'ydi, bu yıl 30 TL civarında olmasını bekliyoruz. Devlet desteğiyle bu üretime başladık' dedi. </p><p>'Diğer çiftçilere de örnek oldu' </p><p>Üçtepe Mahalle Muhtarı Ali Şahin ise bölgede artan maliyetler nedeniyle alternatif ürün arayışına girildiğini ifade ederek, 'Bölgemizde ağırlıklı olarak ayçiçeği, mısır ve buğday ekiliyordu. Bu yıl ilk kez kanola ekimine başlandı. En fazla ekim yapan çiftçimiz bin dönüme yaklaştı. Kanola hem arıcılar için faydalı oldu hem de görsel olarak köyümüze ayrı bir güzellik kattı. Diğer çiftçilere de örnek oldu. Desteklerinden dolayı İlçe Tarım Müdürlüğümüze ve devletimize teşekkür ediyoruz' diye konuştu. </p><p>Geçen yıl kilogramı 25 TL olan kanolanın bu yıl 30 TL bandında olması beklenirken, üreticiler hem verim hem de fiyat açısından umutlu olduklarını ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/devlet-destekli-kanola-uretimi-adanali-ciftcinin-yuzunu-guldurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 10:55:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/04/agency/iha/devlet-destekli-kanola-uretimi-adanali-ciftcinin-yuzunu-guldurdu.jpg" type="image/jpeg" length="38478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana şalgamı, karnavalda damakları şenlendiriyor]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/adana-salgami-karnavalda-damaklari-senlendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/adana-salgami-karnavalda-damaklari-senlendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da bu sene, 14'üncüsü düzenlenen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı'nda kentin tescilli lezzeti şalgam suyu, yerli ve yabancı turistlerin damaklarını şenlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'da bu sene, 14'üncüsü düzenlenen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı'nda kentin tescilli lezzeti şalgam suyu, yerli ve yabancı turistlerin damaklarını şenlendiriyor. </p><p>Adana'da baharın gelişini simgeleyen ve şehrin üzerine sinen portakal çiçeği kokusuyla özdeşleşen 14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı başladı. Şehrin dört bir yanına yayılan etkinliklerin ana merkezi olan Merkez Park ve Atatürk Parkı, hediyelik eşya stantları, çocuk oyun alanları ve yiyecek bölümleriyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. </p><p>5 Nisan'a kadar devam edecek karnavalda, Büyük Usta & Serfressh, Adana şalgamının eşsiz lezzetini karnaval boyunca katılımcılara geri dönüştürülebilir cam şişe ambalajlarıyla sunuyor. Atatürk Parkı'nda Adana Şalgamı'nın tek temsilcisi olan Büyük Usta & Serfressh, ziyaretçilere şalgamın tarihini, üretim sürecini ve sağlığa faydalarını anlatan bilgiler de sunuyor. </p><p>'Damakları şenlendireceğiz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Firması yetkilisi Çağatay Tanır, 'Karnaval kapsamında hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz. Burada Adana şalgamına gelen turistleri doyuracağız. Pazar gününe kadar buz gibi taneli şalgam, yanında simit, kebap gibi lezzetlerimizle vatandaşlarımızın damaklarını şenlendireceğiz' diye konuştu. </p><p>'Sürdürülebilir bir karnaval yaşatmayı amaçlıyoruz' </p><p>Geri dönüştürülebilir cam şişe ambalajlarıyla şalgamları sattıklarını anlatan Tanır, 'Sürdürülebilirlik kapsamında plastik ambalaj değil, cam şişe ürünlerimizi kullanıyoruz. Çevredeki atıklarımızı azaltmak gibi bir amacımız var. Sürdürülebilir bir karnaval yaşatmayı amaçlıyoruz. Bu sene 1 milyon katılımcı bekliyoruz ve hepsini gerçek Adana Şalgamına doyurmak bizim önceliğimiz' dedi. </p><p>Öte yandan Çağatay Tanır, karnavalın esnaflara can suyu, vatandaşlara da moral olduğunu belirtti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/adana-salgami-karnavalda-damaklari-senlendiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:46:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/04/agency/iha/adana-salgami-karnavalda-damaklari-senlendiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="29708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalyalı ziraat mühendisi serada kuzugöbeği mantarı üretimine başladı]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/antalyali-ziraat-muhendisi-serada-kuzugobegi-mantari-uretimine-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/antalyali-ziraat-muhendisi-serada-kuzugobegi-mantari-uretimine-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarında yağışların ardından ormanlık ve dağlık alanda doğal ortamda yetişen kuzugöbeği mantarı Antalya'da serada üretilme başlandı. Ziraat Mühendisi Ömer Şahin tarafından Seydiler Mahallesinde kurulan tohum laboratuvarında üretilen tohumlarla 4 ayrı serada yapılan denemede 650 kilogram ürün elde edildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarında yağışların ardından ormanlık ve dağlık alanda doğal ortamda yetişen kuzugöbeği mantarı Antalya'da serada üretilme başlandı. Ziraat Mühendisi Ömer Şahin tarafından Seydiler Mahallesinde kurulan tohum laboratuvarında üretilen tohumlarla 4 ayrı serada yapılan denemede 650 kilogram ürün elde edildi </p><p>Bahar yağışlarının ardından dağlık ve ormanlık alanlarda doğal yollarla yetişen Kuzugöbeği mantarı, gerek yemeklerde kullanmak için gerekse toplayıp satmak için vatandaşların dağlık kesimlere akın etmesine neden oluyor. Kuzugöbeği Mantarı Manavgat'ta girişimci Ziraat Mühendisi Ömer Şahin'e ilham oldu. Şahin, Seydiler Mahallesi'nde kurduğu laboratuvar ve seralarda Türkiye'de ilk kez ticari anlamda Kuzugöbeği mantarı yetiştirmeyi başardı. </p><p>Türkiye'de ilki başardı </p><p>Yıllardır Kuzugöbeği mantarı ile ilgili araştırmalar yaptığını belirten Ziraat Mühendisi Ömer Şahin, 'Uzun dönemdir kuzugöbeğiyle ilgili araştırmalar yapıyorum. Kendimiz yıllarca doğadan çıkan kuzugöbeklerini üreticilerimizden, çiftçilerimizden, toplayanlarımızdan alarak İzmir'e, ihracatçılarımıza göndermek suretiyle bu işin içerisindeydik. Türkiye'de ilk defa ticari anlamda kuzugöbeği üretimine başladık. Bunun geçmişi dört beş yıla dayanır. Araştırmalar, denemeler, sonuçlandırmalar bu yıl ilk defa dört ayrı seramızda dört ayrı çeşitle üretime başladık. Mutluyum çünkü zor bir süreçti' dedi. </p><p>Kuzugöbeğini serada yetiştirdi </p><p>Kurduğu laboratuvarda kuzugöbeği tohumlarını ve misallerini üreterek seralarda toprağa diktiklerini belirten Şahin, 'Toprağımıza dikimden ekimden sonra onların besi torbalarını da vererek üretim aşamasına başladık. Türkiye'de bir ilk diyorum çünkü ticari anlamda kuzugöbeği üretiminin Türkiye'de olmadığını biliyoruz. İlk defa bu yıl bizler seralarımızda bunun denemesini, üretimini, aşamalarını gerçekleştirmiş olduk. Tabii ki amatör olarak çeşitli ortamlara, kuzugöbeği tohumlarının yayılması şeklinde çalışmalar var. Bunları da takdirle karşılıyoruz. Ancak ticari anlamda ilk defa bu süreci biz tamamladık' ifadelerini kullandı. </p><p>'Yeni bir gelir kapısı açıldı' </p><p>Muz ve çilekten sonra bölge üreticiler için yeni bir gelir kapısı açılmış olduğunu söyleyen Ziraat Mühendisi Ömer Şahin, 'Üreticilerimize yeni bir çeşit, yeni bir bitki, yeni bir gelir kapısı hatta yeni bir ihracat kapısı açmış olmanın gururunu yaşıyorum. Sürdürülebilirliğini tamamladıktan sonra, gördükten sonra üreticilerimize bu konuda danışmanlıklar, yardımlar, tohum üretimiyle, tohumla ilgili ürün vermeler söz konusu olacak. İnşallah üreticilerimize bu bölgede üretilmesi bakımından söylüyorum. Muzdan ve çilekten sonra yeni ama hem gelir kapısı iyi hem de mantarın değeri bakımından, ürünün değeri bakımından çok değerli çok ender bir ürünü yetiştirmiş ve sunmuş olacağız' şeklinde konuştu. </p><p>'Yeni bir yemek kültürü oluşuyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kuzugöbeği Mantarının sofralarda yeni bir yemek kültürü oluşturacağının altını çizen Şahin, 'Bu yıl ilk defa dört çeşidimizi seralarımıza diktiğimizi söyledim. Onlardan verimler elde ettik ve iç piyasada bunu tükettik. Bu da beni ayrıca sevindirdi. Çünkü iç piyasada bunun değerini bilen zevkini bilen tadını bilen insanlarımız ve işletmelerimiz olduğunu gördük. Daha çok ihracat ürünü derken oysa iç piyasa bunu harcıyor, tüketiyor. Bu geliştikçe yeni bir yemek kültürü alışkanlıklarımızın içerisine girecek. Üreticilerimize bu anlamda danışabilecekleri tohum alabilecekleri bir ortam oluşturmanın da gururunu yaşamış olacağız' dedi. </p><p>Toplam 900 kilogram ürün toplandı </p><p>Çeşitli parsel denemeleri yaptıklarını ve toplamda 900 kilogram ürün aldıklarını söyleyen Şahin, 'Gelecek dönemlerde, gelecek yıllarda bu ürünün sahilden itibaren yukarılara bin 200 metre rakımlara kadar bir ürün yelpazesini dağıtmış olmanın çalışmasını da yapmış olacağız. Hedefimiz dekarda bir ton ürün almaktı. 600-650 kilogram arası ürün aldık. Çeşitli parsel denemelerimiz vardı. Parsel denemelerimizden parsel bazında ürün aldığımız parselleri dekara çevirdiğimizde dokuz 900 kilogramı yakalamış olduk. Hedefimiz bundan sonra dekardan bir ton mantar olmak üzere olacak' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/antalyali-ziraat-muhendisi-serada-kuzugobegi-mantari-uretimine-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:23:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/04/agency/iha/antalyali-ziraat-muhendisi-serada-kuzugobegi-mantari-uretimine-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="32871"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BAKA'dan Antalya ekonomisine çifte destek: Yerel Kalkınma Hamlesi ve Yeşil Dönüşüm müjdesi]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/bakadan-antalya-ekonomisine-cifte-destek-yerel-kalkinma-hamlesi-ve-yesil-donusum-mujdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/bakadan-antalya-ekonomisine-cifte-destek-yerel-kalkinma-hamlesi-ve-yesil-donusum-mujdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya'nın küresel rekabet gücünü artıracak ve sanayide çevreci dönüşümü başlatacak iki destek programını kamuoyuna tanıttı. Antalya Valisi ve BAKA Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Şahin'in başkanlığında Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) düzenlenen toplantıda, 'Yerel Kalkınma Hamlesi' ve 'SGRKOBİGÜÇ' programlarının Antalya özelindeki stratejik öncelikleri yatırımcılarla paylaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya'nın küresel rekabet gücünü artıracak ve sanayide çevreci dönüşümü başlatacak iki destek programını kamuoyuna tanıttı. Antalya Valisi ve BAKA Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Şahin'in başkanlığında Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) düzenlenen toplantıda, 'Yerel Kalkınma Hamlesi' ve 'SGRKOBİGÜÇ' programlarının Antalya özelindeki stratejik öncelikleri yatırımcılarla paylaşıldı. </p><p>Antalya İçin 4 stratejik yatırım alanı belirlendi </p><p>Toplantıda, Yerel Kalkınma Hamlesi (YKH) Programı kapsamında Antalya'nın potansiyelini katma değere dönüştürecek 4 ana odak noktası belirtildi. 2026 yılı başvurularının devam ettiği program kapsamında Antalya'da şu alanlardaki yatırımlar öncelikli olarak desteklenecek: </p><p>Tıbbi ve Aromatik Bitkiler: Bitkisel ekstraktlar, gıda takviyeleri, düşük glisemik indeksli ürünler ve kozmetik üretimi vb. </p><p>Yüksek Teknolojili Tarım: Örtüaltı ve dikey tarımda kullanılan akıllı hasat sistemleri, karbon salınımı düşük ısıtma teknolojileri ve tohum kaplama çözümleri vb. </p><p>Simgesel Mimari ve Kültür Endüstrileri: Şehre kimlik kazandıracak ikonik mimari projeler, tema parkları, müzeler ve multidisipliner etkinlik kompleksleri vb. (otel yatırımları hariç). </p><p>Spor ve Sağlık Turizmi: Yaşlı bakım merkezleri, sporcu performans ve sağlık merkezleri gibi nitelikli tesisler vb. (salt hastane ve estetik merkezleri hariç). </p><p>Yatırımcıya dev teşvik paketi </p><p>Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında kabul edilen projeler; KDV istisnası ve Gümrük Vergisi muafiyetinin yanı sıra faiz veya kar payı desteği, yüzde 25 oranında makine desteği, 8 yıl süreli sigorta primi işveren hissesi desteği ve yüzde 60'a varan vergi indirimi gibi çok güçlü finansal avantajlardan yararlanacak. </p><p>KOBİ'lere 320 milyon TL'lik faizsiz 'Yeşil' finansman </p><p>BAKA tarafından duyurulan diğer destek Dünya Bankası finansmanlı SGRKOBİGÜÇ programı ile bölgedeki KOBİ'lerin çevreci yatırımlarına 320 milyon TL bütçe ayrıldı. Antalya'nın lokomotif sektörleri olan gıda, mermer, mobilya, seracılık ve turizm alanındaki işletmeler; 2 milyon 640 bin TL ile 7 milyon 500 bin TL arasındaki yatırımları için faizsiz kredi desteği alabilecek. KOBİ'ler, sağlanan bu finansmanı 6 ayı geri ödemesiz olmak üzere toplam 30 ay vadeli olarak geri ödeyecek. Programda ayrıca kadın ve genç istihdamını artıran projelere öncelik tanınacak. </p><p>Güler: 'Türkiye'nin bölgesel kalkınma anlayışında köklü değişim olacak' </p><p>Toplantıda konuşan Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Volkan Güler kalkınma ajanslarının çalışma modeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Volkan Güler, 2025'den itibaren yeni bir sürece girildiğini belirterek ajansların daha önce küçük ölçekli projelere odaklandığını hatırlattı. Güler, 'Biz bundan önce kalkınma ajansları olarak daha küçük ölçekli işlerde rol alıyorduk, daha sınırlı finansman modelleri uyguluyorduk, 2025 itibarıyla elimizde yeni bir enstrüman var: Yerel Kalkınma Hamlesi. Bu program, Türkiye'nin bölgesel kalkınma anlayışında köklü bir değişim anlamına geliyor' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yerelde bu durumun farklı beklentiler oluşturduğunu belirten Güler, 'Gelişmiş iller de ülkeye katkılarını artırmak ve bazı sektörlerde yoğunlaşmak istiyor. Yerel Kalkınma Hamlesi tam olarak bu ihtiyaca cevap veriyor' dedi. </p><p>Antalya Organize Sanayi Bölge Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ali Gönen sanayide finansmana erişimin önemine dikkat çekerek Antalya sanayisinin ihracata dayalı büyüme potansiyeline vurgu yaptı. </p><p>Antalya Valisi Hulusi Şahin ise Antalya'daki sanayici ve girişimcilerin yüksek potansiyeline dikkat çektiği konuşmasında 'Antalya'daki sanayicilerimizin ve iş insanlarımızın girişimcilik kapasitesi ile yeniliklere açık yaklaşımları oldukça yüksek. Bu potansiyeli en iyi şartlarda değerlendirmek elimizde, İnanıyorum ki Antalya, iyi projelerle finansman imkanlarını sağlayarak öncü olmaya devam edecektir' ifadelerini kullandı. </p><p>Program soru-cevap bölümüyle son buldu. </p><p>Yerel Kalkınma Hamlesi Programının başvuruları 02 Mart-15 Mayıs tarihleri arasında yerelkalkinmahamlesi.sanayi.gov.tr adresinden alınacak. Yalnızca dijital ortamda yapılacak başvuruların detaylı fizibilite ve belge hazırlığı gerektirdiği ifade edildi. SGRKOBİGÜÇ programının başvurularının ise KAYS (Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi) üzerinden yapılacağı ve son başvuru tarihinin 8 Mayıs 2026 olduğu belirtildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/bakadan-antalya-ekonomisine-cifte-destek-yerel-kalkinma-hamlesi-ve-yesil-donusum-mujdesi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 12:05:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/bakadan-antalya-ekonomisine-cifte-destek-yerel-kalkinma-hamlesi-ve-yesil-donusum-mujdesi.jpg" type="image/jpeg" length="11217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Yerinde Dönüşüm Projesi'nde evler yüzde 80 tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/yerinde-donusum-projesinde-evler-yuzde-80-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/yerinde-donusum-projesinde-evler-yuzde-80-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 18 ilde yürütülen 'Yerinde Dönüşüm Projesi' kapsamında 108 bin bağımsız yapının yüzde 80'i tamamlanırken, kalanların inşaat süreci devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 18 ilde yürütülen 'Yerinde Dönüşüm Projesi' kapsamında 108 bin bağımsız yapının yüzde 80'i tamamlanırken, kalanların inşaat süreci devam ediyor. </p><p>Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, afetlerden etkilenen 18 ilde Temmuz 2023'te başlatılan 'Yerinde Dönüşüm Projesi' kapsamında verilen desteklerle vatandaşların yeni ev ve iş yerlerine kavuşmasını sağladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca başlatılan Yerinde Dönüşüm Projesi, depremden etkilenen bölgelerde ev ve iş yerlerini yerinde dönüştürmek isteyen afetzedelere hibe ve kredi desteği sunarak yaraları sarmayı hedefledi. </p><p>Proje kapsamında, konutlar için 750 bin TL hibe ve 750 bin TL'ye kadar faizsiz kredi, iş yerleri için 400 bin TL hibe ve 400 bin TL kredi, ayrıca her bağımsız bölüm için 40 bin TL proje desteği sağlandı. </p><p>18 ilde 'Yerinde Dönüşüm Projesi' kapsamında 108 bin başvurunun yüzde 80'i tamamlandı. Kalanların ise inşaat süreci devam ediyor. </p><p>'Bu hükümetimizin muazzam bir projesiydi' </p><p>Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, '7452 sayılı afet yasası ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle desteklenen 11 ilde yerinde dönüşüm projesine 108 bin başvuru yapılmıştır. Bunun da aşağı yukarı yüzde 80'i tamamlanmıştır. Tamamlanmayanlar da inşaatına devam etmektedir. Bu hükümetimizin muazzam bir projesiydi. 750 bin hibe, 750 bin 2 yıl ödemesiz ayda 7 bin TL faizsiz ödeme ile ve 40 bin TL proje desteği ile dünyada eşi benzeri olmayan bir projeydi vatandaşlarımızın lehine olan. Bundan da 11 deprem bölgemiz, 108 bin hak sahibi müracaat etmiştir ve bu işlemler devam ediyor' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu, muazzam bir projeydi' </p><p>Yerinde dönüşüm projeleriyle birlikte evlerin yenilendiğini belirten Karslıoğlu, 'Biliyorsunuz bilim ve fen kurallarına göre işlem görmeyen binalarımız depremde orta hasar, az hasar şeklinde değerlendirilmiştir. Yerinde dönüşüm projesi de evini sağlam yap, en azından tabut halinde oturma, bilim ve fen kurallarına göre mühendislik hizmeti alan bir binada otur anlamına geliyor. Dediğim gibi dünyada eşi benzeri olmayan yerinde dönüşüm muazzam bir projeydi' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/yerinde-donusum-projesinde-evler-yuzde-80-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:59:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/yerinde-donusum-projesinde-evler-yuzde-80-tamamlandi.jpg" type="image/jpeg" length="14567"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Finansal özgürlüğün yeni rotası sigorta fonları]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/finansal-ozgurlugun-yeni-rotasi-sigorta-fonlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/finansal-ozgurlugun-yeni-rotasi-sigorta-fonlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu Kurucu Başkanı Abdulcelil Alkış, finansal özgürlüğün yalnızca gelir artışıyla değil, vergisel avantajların doğru kullanılmasıyla mümkün olduğunu belirterek, döviz bazlı birikimli/prim iadeli hayat sigortalarının ailelere 'miras niteliğinde' güvence sunduğunu söyledi. Alkış, özellikle bordrolu çalışanların maaşlarından kesilen vergilerin doğru planlama ile uzun vadeli döviz bazlı bir varlığa dönüştürülebileceğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu Kurucu Başkanı Abdulcelil Alkış, finansal özgürlüğün yalnızca gelir artışıyla değil, vergisel avantajların doğru kullanılmasıyla mümkün olduğunu belirterek, döviz bazlı birikimli/prim iadeli hayat sigortalarının ailelere 'miras niteliğinde' güvence sunduğunu söyledi. Alkış, özellikle bordrolu çalışanların maaşlarından kesilen vergilerin doğru planlama ile uzun vadeli döviz bazlı bir varlığa dönüştürülebileceğini vurguladı. </p><p>Genç profesyoneller ve bordrolu çalışanlar için hayati öneme sahip döviz bazlı birikimli/prim iadeli hayat sigortalarında vergi avantajı ve bekleme maliyetine dikkat çeken Alkış, finansal planlamada en büyük riskin erteleme alışkanlığı olduğunu ifade etti. Maaştan kesilen vergilerin kişisel birikime dönüştürülebileceğini belirten Alkış, erken yaşta sisteme girmenin önemine işaret etti. </p><p>'Ertelediğiniz her yıl mirasınızdan 5 bin dolar siliyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gençlerin sigortayı 'masraf' olarak görmesinin en büyük hatalardan biri olduğunu savunan Abdulcelil Alkış, bekleme maliyeti analizlerine göre 25 yaşında sisteme giren bir kişi ile 35 yaşında başlayan kişi arasında yalnızca zaman değil, sağlanan koruma açısından da büyük bir fark oluştuğunu söyledi. Alkış, '25 yaşında başlayanla 35 yaşında başlayan arasındaki fark, sağlanan koruma açısından 170 bin dolarlık devasa bir kayıptır. Ertelediğiniz her yıl, aslında gelecekteki tazminatınızdan 5 bin doları siliyorsunuz' dedi. </p><p>'Vergi indirimiyle gider yönetimi, sigortayla gelecek inşası' </p><p>Klasik yatırım araçlarının ötesine geçen bu sistemin hem bir 'gider yönetimi' hem de 'gelecek inşası' aracı olarak kullanılabileceğini belirten Alkış, Gelir Vergisi Kanunundaki düzenlemelerin 'vergi kaldıracı' etkisi oluşturduğunu ifade etti. Bu sayede prim ödemelerinin vergi matrahında indirim imkanı doğabildiğini dile getiren Alkış, sistemin aynı zamanda yaşam kaybı riski gerçekleşmesi halinde aileye bırakılacak döviz bazlı bir miras niteliği taşıdığını vurguladı. </p><p>Sigorta fonları 2026'nın finansal özgürlük rotası </p><p>Türkiye'de 'yastık altında' tutulan varlıkların finansal sisteme kazandırılmasının makroekonomik açıdan kritik öneme sahip olduğunu belirten Alkış, sigorta acentelerinin bu dönüşümde köprü görevi üstlendiğini söyledi. Alkış, 'Türkiye'nin yastık altında bekleyen yaklaşık 400-500 milyar dolar değerindeki varlığının sisteme dahil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur. Gelir Vergisi Kanununun 63. ve 89. maddeleri kapsamında sunulan 'vergi kaldıracı', özellikle yüksek gelir grubundaki çalışanlar için yüzde 40'a varan vergi iadesi imkanı tanıyor. Bu avantaj, ödenen primin neredeyse yarısının devlet tarafından finanse edildiği anlamına geliyor' diye konuştu. </p><p>'Maaşınızın vergisini geleceğinize yatırın' </p><p>Bordrolu çalışanlar için yüzde 40'lık vergi arbitrajı fırsatına dikkat çeken Alkış, şahıs sigorta primlerinin matrahtan düşülmesiyle hem birikim yapıldığını hem de vergi yükünün hafifletildiğini belirtti. Alkış, bugün atılacak bir imzanın, uzun vadede yüz binlerce dolarlık finansal güvence anlamına geldiğine dikkat çekti. </p><p>Sıfır kayıplı enstrüman ve döviz bazlı güvence </p><p>Prim iadeli hayat sigortalarının enflasyona karşı güçlü bir kalkan olduğunu vurgulayan Alkış, vatandaşın 'Ödediğim primler yanar mı' endişesine de yanıt verdi. Alkış, 'Bu sistemde kanserden kalp krizine, organ nakline kadar sözleşme kapsamındaki kritik hastalıklar gerçekleşirse toplu ödeme yapılır. Poliçe süresince sağlıklı kalınması halinde ise ödenen primler döviz bazlı olarak geri alınır. Vergi avantajıyla birleştiğinde bu model 'sıfır maliyetli' bir yatırıma dönüşür' ifadelerini kullandı. </p><p>TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu'nun projeksiyonlarına göre; bireylerin sigortayı maliyet yerine döviz bazlı varlık olarak değerlendirmesi, kurumların çalışanlara grup hayat ve kritik hastalık sigortalarını yan hak olarak sunması, devletin acentelerin finansal danışmanlık rolünü güçlendirmesi ve sektörün prim iadeli ürünleri çeşitlendirmesi önerildi. Alkış, 'Finansal özgürlük artık yalnızca kazanılan gelirle değil, mevcut gelirin ne kadarının vergi yerine geleceğe yönlendirildiğiyle ölçülmektedir. Vergi kaldıracı bu dönüşümün en güçlü anahtarıdır' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, MERSİN</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/finansal-ozgurlugun-yeni-rotasi-sigorta-fonlari</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:59:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/finansal-ozgurlugun-yeni-rotasi-sigorta-fonlari.jpg" type="image/jpeg" length="25177"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin İstihdamda Zirveye Yerleşti]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/mersin-istihdamda-zirveye-yerlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/mersin-istihdamda-zirveye-yerlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, TÜİK’in son dört yıllık iş gücü verilerini değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, TÜİK’in son dört yıllık iş gücü verilerini değerlendirdi. Mersin’in %49,2 istihdam oranıyla rekor kırdığını belirten Kayan, "Mersin, Doğu Akdeniz’in üretim ve istihdam kalkanıdır," dedi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin lojistik, tarım ve dış ticaret merkezi Mersin, iş gücü piyasasındaki performansıyla göz doldurmaya devam ediyor. TÜİK tarafından açıklanan il düzeyindeki verileri analiz eden MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, kentin ekonomik direnci ve yükseliş grafiği hakkında önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<h3><strong>İstihdamda 4 Yılın Rekoru Kırıldı</strong></h3>

<p>Mersin’in üretim iştahının rakamlara net bir şekilde yansıdığını ifade eden Başkan Kayan, kentin istihdam oranlarındaki yükseliş trendine dikkat çekti. 2022 yılında <strong>%47,6</strong> olan istihdam oranının, küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen 2025 yılı itibarıyla <strong>%49,2</strong> seviyesine ulaşarak zirve yaptığını müjdeledi.</p>

<p>Kayan, yaptığı stratejik analizde şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"2024’teki %47,8’lik ivme bizi 2025’te %49,2 ile son dört yılın zirvesine taşıdı. Türkiye ortalaması olan %49,0’ın üzerine çıkmış olmamız, Mersin iş dünyasının yatırım motivasyonunun ve kentimizin lojistik gücünün somut bir yansımasıdır."</p>
</blockquote>

<h3><strong>İşsizlik Oranlarında "Mersin Modeli"</strong></h3>

<p>İstihdam artarken işsizlik rakamlarında da sevindirici düşüşler yaşanıyor. 2022 yılında <strong>%8,6</strong> olan işsizlik oranının kademeli olarak düştüğünü belirten Kayan, Mersin’in bölgesel bir "istihdam kalkanı" görevi gördüğünü vurguladı.</p>

<p>TÜİK verilerine göre işsizlik oranının 2024 yılında <strong>%6,6</strong> ile dip noktayı gördüğünü anımsatan Kayan, Mersin’in bu tabloyla komşu iller olan Adana (%11,6) ve Hatay (%9,7) gibi bölgelerden pozitif yönde ayrıştığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Lojistik ve Sanayi İstihdamın Motoru Oldu</strong></h3>

<p>Başkan Kayan, istihdam artışının temel nedenlerini şu başlıklarla özetledi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Katma Değerli Tarım:</strong> Ham ürün ihracatından işlenmiş ürünlere geçiş, nitelikli iş gücü talebini artırdı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Lojistik Güç:</strong> Mersin Limanı ve Serbest Bölge'deki işlem hacmi binlerce yeni iş kapısı açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sanayi Yatırımları:</strong> Enerji projeleri ve Organize Sanayi Bölgelerindeki (OSB) kapasite artışları piyasayı diri tuttu.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Göç Dalgası Fırsata Dönüştü</strong></h3>

<p>Deprem felaketi sonrası Mersin’in ciddi bir sosyo-ekonomik değişim yaşadığını hatırlatan Kayan, kentin bir "iş gücü cazibe merkezi" haline geldiğini belirtti. Çevre illerden gelen göçün oluşturduğu iş gücü arzının, kentin güçlü sanayi altyapısı sayesinde üretime kanalize edildiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Hedef: %5’li İşsizlik Seviyeleri</strong></h3>

<p>Gelecek vizyonunu paylaşan Mehmet Sait Kayan, MÜSİAD olarak önceliklerinin genç istihdamı ve dijital dönüşüm olduğunu söyledi. Kayan, hedeflerini şöyle noktaladı:</p>

<p>"Hedefimiz, Mersin’in istihdam oranını %50 bandının üzerine kalıcı olarak taşıyarak işsizlikte %5’li seviyeleri zorlamaktır. Katma değerli üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimizle Mersin’i Türkiye’nin parlayan yıldızı yapmaya kararlıyız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esat Durak</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, MERSİN</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/mersin-istihdamda-zirveye-yerlesti</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/01a48ae3-251a-4922-919e-cf32d93b2918.jpg" type="image/jpeg" length="23211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından vatandaşa 'ucuz sucuk' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/uzmanindan-vatandasa-ucuz-sucuk-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/uzmanindan-vatandasa-ucuz-sucuk-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, piyasada artan sahte sucuk üretimine karşı vatandaşları uyardı. Sucuk alırken mutlaka etiket ve karekod kontrolü yapılması gerektiğini belirten Yağmur, ucuz ürünlerden uzak durulması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, piyasada artan sahte sucuk üretimine karşı vatandaşları uyardı. Sucuk alırken mutlaka etiket ve karekod kontrolü yapılması gerektiğini belirten Yağmur, ucuz ürünlerden uzak durulması çağrısında bulundu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tarım ve Orman Bakanlığı her ay taklit ve tağşiş listesini güncelliyor. Bakanlık, tespit edilen işletmelerin isimlerini ve ilgili ürünlerin detaylarını kamuoyuyla paylaşıp vatandaşları uyarıyor. Genelde bakanlığın her paylaştığı listede ülke genelinde kötü niyetli kişilerin sucukta 'sakatat, tek tırnaklı eti veya kanatlı eti' kullandığı tespit ediliyor. </p><p>Türkiye'nin en çok et ve sucuk tüketen illerinden olan Adana'da ise Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, piyasada artan sahte sucuk üretimine karşı vatandaşları uyardı. Piyasada taklit ve tağşiş ürünlerin çoğaldığını belirten Yağmur, vatandaşların sağlığını koruması için dikkat etmesi gerekenleri anlattı. </p><p>'Karekod sistemi çok önemli' </p><p>Yağmur, 'İçerisinde başka maddeler, başka etler olan sucukları üreten firmaların isimlerinin açıklanmasını istiyoruz. Adana Valimiz ile görüştük, denetimlerin artırılacağını belirttiler. Ancak vatandaşlarımız da mutlaka etiketsiz ürünlerden kaçınmalı, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu karekod sistemi çok önemli. Bakanlığımız karekod sistemini çıkardı. O karekodu okuttuğunuzda sucuğun içinde ne varsa; tavuk eti mi, büyükbaş eti mi, sakatat mı hepsini görebiliyorsunuz. Vatandaşlarımız etiketsiz, tanımadıkları yerlerden ve özellikle ucuz satılan sucuklardan uzak durmalı' ifadelerini kullandı. </p><p>'Sucuğun kilosu 800-850 lira bandında' </p><p>Sucuk fiyatları üzerinden de uyarılarda bulunan Yağmur, maliyetin altındaki satışların şüpheli olduğunu belirterek şunları söyledi: </p><p>'Ortalama bir sucuğun kilosu şu anda 800-850 lira arasında seyretmektedir. İlerleyen günlerde havaların ısınmasıyla fiyatlarda bir miktar düşüş olabilir ancak çok ucuz ürünlere kanmamak lazım. Sahte ürünler tüketildiğinde ishal, kusma ve ateş gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Böyle bir durumla karşılaşan vatandaşlarımız mutlaka Tarım İl Müdürlükleri'ne şikayette bulunsun.' </p><p>Vatandaşlar uygulamadan memnun </p><p>Kasaplar Çarşısı'ndan alışveriş yapan vatandaşlardan Ahmet Bektaş ise güvenilir yerlerden alışveriş yapmaya özen gösterdiğini anlatarak, 'Bildiğimiz yerden, markalı yerlerden sucuk almalıyız. Ben bilmediğim yerden sucuk almam, normal sucuk dururken eşek eti almam. Bakanlığın bu uygulaması çok güzel' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/uzmanindan-vatandasa-ucuz-sucuk-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/uzmanindan-vatandasa-ucuz-sucuk-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="63195"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/hobi-olarak-basladigi-mantar-yetistiriciliginde-gunde-1-tona-yakin-hasat-elde-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/hobi-olarak-basladigi-mantar-yetistiriciliginde-gunde-1-tona-yakin-hasat-elde-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mesleği avukatlık olan 26 yaşındaki girişimci Salih Günaydın, hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğini profesyonel bir üretim modeline dönüştürdü. Antalya'nın Aksu ilçesinde kurduğu istiridye mantarı üretim tesisi, 365 gün üretim yapıyor, günde 500 ila 1000 kilogram arasında hasat yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mesleği avukatlık olan 26 yaşındaki girişimci Salih Günaydın, hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğini profesyonel bir üretim modeline dönüştürdü. Antalya'nın Aksu ilçesinde kurduğu istiridye mantarı üretim tesisi, 365 gün üretim yapıyor, günde 500 ila 1000 kilogram arasında hasat yapıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2022 yılında halk eğitim kurslarında aldığı eğitimle mantar yetiştiriciliği belgesi alan Günaydın, kısa sürede üretimini büyüterek 1000 metrekare kapalı alana sahip bir tesis kurdu. Tesisin 850 metrekarelik üretim alanında 30 ayrı oda bulunurken, sıralı ekim sistemiyle her gün düzenli hasat yapılıyor. </p><p>Antalya'da yılın 365 günü üretim yapan büyük bir tesis olduklarını belirten Günaydın, toplamda yaklaşık 180 ton kompost kapasitesine sahip olduklarını ifade etti. Günaydın, tüm odaların dolu olduğu dönemlerde günlük hasat miktarının 500 ila 1000 kilogram arasında değiştiğini, bu üretimin aylık ortalama 24 ton, yıllık ise yaklaşık 280-290 ton seviyesine ulaştığını dile getirdi. </p><p>Diğer üreticilerden farklı olarak planlı ve sıralı ekim sistemi uyguladıklarını belirten Günaydın, 'Her gün taze ürün hasat etmeyi hedefliyoruz ve bunu başarıyoruz. Yılın her günü kesintisiz üretim gerçekleştiriyoruz' dedi. </p><p>Üretilen mantarların büyük bölümünü restoran ve otellere doğrudan ulaştırdıklarını kaydeden Günaydın, ' Mantarlar, tedarikçiler aracılığıyla pazarlara sevk ediliyor. İç piyasada talep yüksek olduğu için henüz ihracat seviyesinde değiliz' diye belirtti. </p><p>İstiridye mantarı üretiminin bazı zorluklar barındırdığını belirten Günaydın, sektöre girmek isteyenlere üretimi tavsiye ettiğini ancak sürecin dikkat ve bilgi gerektirdiğini vurguladı. Yeni başlayacak üreticilerin karşılaşabileceği sorunları azaltmak amacıyla bilgilendirici uygulama ve danışmanlık projeleri üzerinde çalıştıklarını kaydetti. </p><p>Yurt dışındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Günaydın, Almanya'da teknik incelemelerde bulunduklarını, Çin ve Polonya'da faaliyet gösteren üreticilerle temaslarının sürdüğünü ifade etti. </p><p>Gelecek hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Günaydın, istiridye mantarı üretiminde daha stabil ve standart bir sistem oluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Günaydın, beyaz mantarda olduğu gibi verimli ve oturmuş bir üretim modeli kurmayı hedeflediklerini söyledi. </p><p>Uzun vadede farklı mantar türlerinin üretileceği bir 'mantar köyü' projesi planladıklarını dile getiren Günaydın, enoki, shiitake ve aslan yelesi gibi türlerin üretimi için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. </p><p>Eğitim hayatına da yeniden yön verdiğini belirten Günaydın, YKS'ye başvurduğunu ve ziraat alanında lisans eğitimi almayı hedeflediğini sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/hobi-olarak-basladigi-mantar-yetistiriciliginde-gunde-1-tona-yakin-hasat-elde-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:12:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/hobi-olarak-basladigi-mantar-yetistiriciliginde-gunde-1-tona-yakin-hasat-elde-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="36901"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beta Enerji SAP ile verimliliğini maksimuma çıkarmayı hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/beta-enerji-sap-ile-verimliligini-maksimuma-cikarmayi-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/beta-enerji-sap-ile-verimliligini-maksimuma-cikarmayi-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, dijital dönüşüm yolculuğunda kritik bir eşiği geride bırakarak SAP sistemine geçiş sürecini başlattı. NTT DATA iş birliğiyle yürütülen bu dönüşüm projesi, Beta Enerji'nin yalnızca teknolojik altyapısını değil, karar alma süreçlerini, maliyet yönetimini ve operasyonel verimliliğini yeniden şekillendirecek stratejik bir kırılma noktası olarak konumlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, dijital dönüşüm yolculuğunda kritik bir eşiği geride bırakarak SAP sistemine geçiş sürecini başlattı. NTT DATA iş birliğiyle yürütülen bu dönüşüm projesi, Beta Enerji'nin yalnızca teknolojik altyapısını değil, karar alma süreçlerini, maliyet yönetimini ve operasyonel verimliliğini yeniden şekillendirecek stratejik bir kırılma noktası olarak konumlanıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Beta Enerji, SAP (Veri İşlemede Sistemler, Uygulamalar ve Ürünler) sistemine geçişiyle birlikte üretimden tedarik zincirine, stok yönetiminden finansal raporlamaya kadar tüm iş süreçlerini entegre ve uçtan uca yönetilebilir bir yapıya taşıyarak, hız, şeffaflık ve sürdürülebilir büyüme odağında yeni bir döneme adım atıyor. </p><p>Operasyonel verimlilikte yüzde 30'a varan artış hedefi </p><p>Beta Enerji'nin SAP dönüşümünden beklentisi yalnızca yeni bir sistem kurulumu değil, şirketin verimlilik, maliyet kontrolü ve stratejik karar alma kaslarını güçlendirecek kurumsal bir dönüşüm. Proje kapsamında operasyonel verimlilikte yüzde 20 ile 30 arasında artış, manuel iş yükünde yüzde 30'a varan azalma, raporlama sürelerinde yüzde 50'ye kadar hızlanma, bilgi teknolojileri maliyetlerinde yüzde 50'ye varan düşüş, stok ve satın alma maliyetlerinde ise yüzde 10 ile 15 optimizasyon hedefleniyor. Bu dönüşümle birlikte Beta Enerji, yalnızca maliyet avantajı sağlayan değil, aynı zamanda hata oranlarını azaltan, süreçlerde şeffaflığı artıran ve anlık veriyle daha hızlı karar almayı mümkün kılan yeni bir yönetim altyapısı oluşturmayı amaçlıyor. </p><p>Dijital dönüşümün merkezinde IT departmanı yer alacak </p><p>SAP geçiş süreciyle birlikte Beta Enerji, dijital dönüşüm yaklaşımında da önemli bir dönüşüme gidiyor. Şirket, dönüşümün merkezine IT departmanını konumlandırarak bilgi teknolojilerini yalnızca destek fonksiyonu olmaktan çıkarıp, büyümeyi hızlandıran stratejik bir güç haline getiriyor. Yeni yapı sayesinde IT departmanı, maliyetleri yöneten, süreçleri iyileştiren, verimliliği artıran ve şirketin geleceğe dönük büyüme hedeflerine doğrudan katkı sunan bir dönüşüm merkezi olarak konumlanacak. </p><p>'Dijitalleşmeyi üretim gücümüzle entegre ediyoruz' </p><p>Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, dijitalleşmeyi yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, üretim gücünü geleceğe taşıyan stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerini belirterek şunları söyledi: </p><p>'Adana'da 130 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü'nü yalnızca bir üretim tesisi olarak değil, Endüstri 4.0 altyapısıyla kurgulanmış, dijitalleşmenin merkezinde konumlanan bir üretim üssü olarak tasarladık. Bu güçlü altyapıyı SAP dönüşümümüzle destekleyerek üretimden tedarik zincirine, finansal süreçlerden stok yönetimine kadar tüm operasyonlarımızı entegre bir yapıya taşıyoruz. Bu dijital dönüşüm sürecini bir yıl içinde devreye almış olacağız. Bugün 80'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren bir şirket olarak, bu dönüşümün satış kabiliyetimizi daha da artıracağına inanıyoruz. Operasyonel maliyetlerimizi düşürürken, yaptığımız optimizasyonlarla kaliteyi artırmayı ve müşterilerimize daha yüksek standartta hizmet sunarak rekabet gücümüzü güçlendirmeyi amaçlıyoruz. NTT DATA iş birliğiyle yürüttüğümüz bu dönüşüm sayesinde daha hızlı, daha şeffaf ve veri odaklı karar alabilen bir organizasyon yapısı oluşturuyoruz. Dijitalleşmenin küresel ticaretin temel gerekliliklerinden biri haline geldiği günümüzde, özellikle Avrupa pazarındaki varlığımızı güçlendirmek açısından bu adımın kritik önemde olduğuna inanıyoruz. Bu dönüşümün, Beta Enerji'nin sürdürülebilir büyüme vizyonunu destekleyerek küresel rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağına inanıyoruz.' </p><p>'Dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyümenin en güçlü itici gücüdür' </p><p>Beta Enerji'nin SAP dönüşüm projesi, küresel ölçekte dijital dönüşüm projelerinde güçlü deneyime sahip NTT DATA ile birlikte yürütülüyor. NTT DATA Business Solutions Meta Bölgesi Genel Müdürü Dr. Bahri Danış, Beta Enerji ile hayata geçirilen SAP dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde, bu iş birliğinin yalnızca teknolojik bir modernizasyon değil, aynı zamanda stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğuna dikkat çekerek, 'Beta Enerji ile hayata geçirdiğimiz bu dönüşüm, yalnızca bir SAP implementasyonu değil veri odaklı, entegre ve sürdürülebilir bir işletme modeline geçişin güçlü bir ifadesidir. NTT DATA olarak, küresel deneyimimizi ve uçtan uca dönüşüm yetkinliklerimizi Beta Enerji'nin vizyonuyla birleştirerek, karar alma süreçlerini hızlandıran, operasyonel mükemmeliyeti destekleyen bir yapı inşa ediyoruz. Bu iş birliğiyle, Beta Enerji'nin hem Türkiye'de hem de global pazarlarda daha çevik, daha şeffaf ve daha güçlü bir oyuncu olarak konumlanacağına inanıyoruz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/beta-enerji-sap-ile-verimliligini-maksimuma-cikarmayi-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:32:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/beta-enerji-sap-ile-verimliligini-maksimuma-cikarmayi-hedefliyor.jpg" type="image/jpeg" length="29898"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TZOB Genel Başkanı Bayraktar: 'Üreticilerimize muhakkak nakdi yardım yapılması gerekiyor']]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/tzob-genel-baskani-bayraktar-ureticilerimize-muhakkak-nakdi-yardim-yapilmasi-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/tzob-genel-baskani-bayraktar-ureticilerimize-muhakkak-nakdi-yardim-yapilmasi-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Ziraat Odalar Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 'Adana'da 36 bin 566 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı. Afetten zarar gören çiftçilerimiz için bir destek bekliyoruz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Ziraat Odalar Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 'Adana'da 36 bin 566 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı. Afetten zarar gören çiftçilerimiz için bir destek bekliyoruz' dedi. </p><p>TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Adana'da 18-22 Mart tarihleri arasında etkili olan sağanak yağışta sular altında kalan tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ile birlikte Yüreğir ilçesinde zarar gören arazileri gezen Bayraktar, daha sonra basın mensuplarına açıklama yaptı. Bayraktar, 'Birkaç yıldan beri doğal afetler tarım sektörüne önemli ölçüde zarar veriyor. Biliyorsunuz geçen yıl büyük afetler yaşadık, 65 ilimiz don felaketi ile karşı karşıya kaldı. Üreticilerimiz ve ürünlerimiz büyük ölçüde zarar gördü. Onun arkasından gelen kuraklık afeti de yine birçok bölgede, birçok ilimizde üreticimizi olumsuz etkiledi. 2026 yılına afetler açısından daha olumlu başlamak isterdik. Ama 2026 yılı geldi, afetler yine artarak devam ediyor. Belli ki bu yıl da yine afetlerle uğraşacağız. Üreticilerimiz bölgedeki savaşlar nedeniyle artan üretim maliyetleriyle boğuşuyor. Girdi maliyetlerimiz arttı, gübre ve mazot olmak üzere bütün girdilerimizde artış var. Üreticilerimiz her türlü doğal afete maruz kalarak üretim yapmaya çalışıyor. Bu da üreticimize çok ciddi bir maliyet' ifadelerini kullandı. </p><p>'36 bin 566 dekar ekili ve dikili alan zarar gördü' </p><p>36 bin 566 dekar ekili ve dikili alanın zarar gördüğünü vurgulayan Bayraktar, 'Adana'da 18-22 Mart tarihlerinde etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış sonucu bazı ilçelerimizde tarım alanlarında su baskınları yaşandı. Yumurtalık ilçesinde 7 mahallede sel felaketi etkili oldu. Yaklaşık 5 bin 900 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı ve zarar gördü. Yüreğir ilçemizde 15 mahallede sel felaketi etkili oldu. Yaklaşık 5 bin 500 dekar mısır alanı, bin 800 dekar buğday alanı, 200 dekar hasat edilmemiş portakal, 300 dekar hasat edilmemiş mandalina olmak üzere 7 bin 800 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı. Karataş ilçemizde 26 mahallede sel etkili oldu. 14 bin 356 dekar mısır alanı, 5 bin dekar buğday alanı, 2 bin 715 karpuz, 300 dekar sebze, 500 dekar hasat edilmemiş narenciye olmak üzere 22 bin 865 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı. Yağışlar üç ilçede 48 mahallede etkili oldu. Mısır, buğday, arpa, narenciye, yem bitkisi, karpuz ve sebze olmak üzere toplam 36 bin 566 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Çukurova'dan Türkiye'nin bütün vilayetlerine ürünler gidiyor' </p><p>Çiftçilere nakdi yardım yapılması gerektiğini dile getiren Bayraktar, 'Tarsim kapsamında olan üreticilerimiz bir miktar zararlarını tazmin edecekler. Ama Tarsim kapsamında olmayan üreticilerimize muhakkak nakdi yardım yapılması gerekiyor. Burada önemli olan şu; çiftçilerimize sahip çıkmak zorundayız. Doğal afetler sonucunda çiftçilerimizin bazı ihtiyaçlarını karşılayamazsak, bunlara nakit yardımı yapmazsak, bu üreticilerimizin tarlada kalması için gerekli fedakarlığı göstermediğimizde bu bölgeler göç veriyor. İnsanlarımız bu bölgede belki tekrar göç edecekler. Çukurova bölgesi önemli bir bölge. Sadece bu bölgenin ürettikleriyle bu bölgenin gıda güvenliğini sağlamıyor. Türkiye'nin bütün vilayetlerine buradan ürünlerimiz gidiyor. Türkiye'nin gıda güvenliğinin sağlanmasına bu bölge çok büyük katkıda bulunuyor. Bu bölgede üretimin sürdürebilir olması için gayret içinde olmamız önemli. Afetten zarar gören çiftçilerimize bir destek bekliyoruz' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/tzob-genel-baskani-bayraktar-ureticilerimize-muhakkak-nakdi-yardim-yapilmasi-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 19:18:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/tzob-genel-baskani-bayraktar-ureticilerimize-muhakkak-nakdi-yardim-yapilmasi-gerekiyor.jpg" type="image/jpeg" length="44833"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bunlarda 'Villakondu']]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/bunlarda-villakondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/bunlarda-villakondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pandemi ve ardından yaşanan deprem felaketiyle birlikte apartmanda oturmak istemeyen vatandaşlar villa veya müstakil evlere yöneldi. Hal böyle olunca da mantar gibi gecekonduları andıran villalar yapıldı. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, 'Bunlara 'Villa' demek mümkün değil, bunlar 'Villakondu'dur. Villa olmanın şartlarının düzenlenmesi gerekiyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi ve ardından yaşanan deprem felaketiyle birlikte apartmanda oturmak istemeyen vatandaşlar villa veya müstakil evlere yöneldi. Hal böyle olunca da mantar gibi gecekonduları andıran villalar yapıldı. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, 'Bunlara 'Villa' demek mümkün değil, bunlar 'Villakondu'dur. Villa olmanın şartlarının düzenlenmesi gerekiyor' dedi. </p><p>Pandemi ve 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası apartman yaşamından uzaklaşmak isteyen vatandaşların villa ve müstakil evlere yönelmesi, denetimsiz yapılaşmayı da beraberinde getirdi. Özellikle Adana'nın merkez Sarıçam ve Çukurova ilçelerindeki gecekonduları andıran ve teknik yeterlilikten uzak yapılar çoğalırken, sektör temsilcileri, bu yapıların hem güvenlik hem de şehir estetiği açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. </p><p>'Villa olmanın şartlarının düzenlenmesi gerek' </p><p>Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, vatandaşların müstakil yapılara yöneldiğini ifade ederek, 'Özellikle pandemi ve depremden sonra, apartmandan korkan vatandaşlarımız böyle bir girişime başvurdular. Tabii bunu fırsat bilen müteahhitlerimiz küçük küçük mantar gibi, gecekondu tabiriyle anılan binalar yapmaya başladılar. Bunlara 'Villa' demek mümkün değil, bunlar 'Villakondu'dur. Villa olmanın şartlarının düzenlenmesi gerekiyor. 6 metrelik mesafeyle, 200 metrekarelik bir arsada, küçük küçük binalara villa demek mümkün değildir' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Vatandaşlarımızı kazıklamaya gerek yok' </p><p>Vatandaşların bu tür yapıları alırken dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Karslıoğlu, 'Hem devletimizin bir villa tanımı yapması lazım hem de vatandaşlarımızın alırken bunların villa olmadığını bilerek müstakil bir ev niyetine almaları gerekiyor. Yani burada bir de vatandaşlarımızı tabiri caizse kazıklamaya gerek yoktur. Bunların sorunları ileride çok büyük olacaktır. Örneğin her bir villaya sarı kot, kırmızı kot dediğimiz sistemleri belediyelerin vermesi gerekiyor. Genel bazlı bakıyorlar. Biliyorsunuz, yağmurların çok yağmasından dolayı bunlar ileride su alabilecek, sorunları sonradan görebileceğimiz yapılar olmuş olacak. Onun için vatandaşlarımızın villa değil de müstakil ev aldık diye düşünmeleri gerekiyor' diye konuştu. </p><p>Yetkililere çağrıda bulunan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların villa tanımını netleştirmesi gerektiğini belirterek, 'Aldığınız yerlerin villa olabilmesi için ses ve görüntü anlamında yan taraftaki komşularınızla birbirinizi görmemeniz gerekiyor. Önünüzde bayağı bir peyzaj alanınızın olması gerekiyor. Site şeklinde olması gerekiyor. Bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. Alınan evler villa olmuyor, 'Villakondu' oluyor. Vatandaşlarımız örneğin orayı müstakil ev olarak alacak olsa 7 milyon, villa dediği zaman 10 milyon. Dolayısıyla burada olan yine vatandaşımıza oluyor. Bizim buradaki gayemiz, vatandaşın ne aldığını bilmesini istiyoruz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/bunlarda-villakondu</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:33:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/bunlarda-villakondu.jpg" type="image/jpeg" length="46688"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarsus'ta topraksız tarımda ilk çilek hasadı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/tarsusta-topraksiz-tarimda-ilk-cilek-hasadi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/tarsusta-topraksiz-tarimda-ilk-cilek-hasadi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarsus Belediyesi tarafından kurulan topraksız tarım serasında yetiştirilen çileklerin ilk hasadı gerçekleştirildi. Hasat edilen çilekler vatandaşlara ikram edilirken, programa katılan öğrenciler de hasada eşlik etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarsus Belediyesi tarafından kurulan topraksız tarım serasında yetiştirilen çileklerin ilk hasadı gerçekleştirildi. Hasat edilen çilekler vatandaşlara ikram edilirken, programa katılan öğrenciler de hasada eşlik etti. </p><p>Çağlayan Mahallesi'nde 2 bin 165 metrekarelik alanda kurulu serada yetiştirilen çileklerin olgunlaşmasının ardından ilk hasat yapıldı. Topraksız tarım yöntemiyle kokopit ortamında yetiştirilen yaklaşık 30 bin kök çilek bitkisinden elde edilen ürünler toplanarak konuklara ve vatandaşlara dağıtıldı. Tarım lisesi öğrencilerinin de katıldığı hasatta, katılımcılar serayı gezerek üretim süreci hakkında bilgi aldı. </p><p>Hasadın ardından açıklamalarda bulunan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, başarılı bir üretim süreci geçirdiklerini belirterek, 'Bu sene ilk defa ürünlerimizi hasat ediyoruz. 30 bin kök çilek bitkisinden elde ediyoruz. Topraksız kokopitlerde yetiştirilmiştir' dedi. </p><p>Seradan bu yıl önemli miktarda ürün beklediklerini kaydeden Boltaç, 'Bugün iki bin metrekarenin üzerinde olan topraksız çilek seramızın içerisindeyiz. Buradan bu yıl yaklaşık 10 ila 12 ton arasında meyve almayı planlıyoruz. Bu meyvelerimiz hormonlu değil; tam tersine iyi tarım uygulamalarıyla yetiştirilmiştir. İnşallah ilk hasadımızı hemşehrilerimizin boğazından geçirecek, onlara güzel çilekler tattıracağız' diye konuştu. </p><p>Üretimin devam edeceğini vurgulayan Boltaç, 'Bundan sonra burada ürettiğimiz ürünlerin satışı gerçekleştirilecek. Bu satıştan elde ettiğimiz gelir sayesinde seramızdaki üretim kapasitesini artırmayı planlıyoruz. Bu nedenle biz sadece üretmeyi değil, aynı zamanda ürettiğimizi değerlendirmeyi de önemsiyoruz. Tarsus Belediyesi olarak üretimin içinde olduk, üretimin nasıl yapılacağını gösteren bir belediye olmayı hedefliyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Program sonunda Başkan Boltaç, öğrencilerle birlikte hasat edilen çilekleri konuklara ikram etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, MERSİN</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/tarsusta-topraksiz-tarimda-ilk-cilek-hasadi-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 17:39:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/tarsusta-topraksiz-tarimda-ilk-cilek-hasadi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="41066"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya turizminde bayram bilançosu]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/antalya-turizminde-bayram-bilancosu-doluluk-yuzde-70-85-bandinda-seyretti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/antalya-turizminde-bayram-bilancosu-doluluk-yuzde-70-85-bandinda-seyretti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan Bayramı'ndaki Antalya'daki turizm bilançosuna ilişkin değerlendirmede bulunan POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, açık olan otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 ile yüzde 85 bandında seyrettiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan Bayramı'ndaki Antalya'daki turizm bilançosuna ilişkin değerlendirmede bulunan POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, açık olan otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 ile yüzde 85 bandında seyrettiğini belirtti.</p>

<p>Turizmin başkenti Antalya'da, Ramazan Bayramı tatilinin ardından Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, üç buçuk günlük bayram tatili sonrası turizmdeki hareketliliğe ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>'Bayram dönemleri turizmde canlanma fırsatı sunuyor'</p>

<p>Ramazan Bayramı dönemlerinin Antalya turizmi açısından her zaman önemli bir hareketlilik oluşturduğunu belirten Saatçioğlu, özellikle son yıllarda hem Ramazan hem de Kurban Bayramı'nın kış sezonuna doğru kaymasının sektör için sezon öncesi bir canlanma fırsatı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Ancak bu yılki bayramda bölgedeki hareketliliğin beklentilerin bir miktar altında gerçekleştiğini kaydeden Saatçioğlu, sezon öncesi olması nedeniyle birçok tesisin henüz açılmadığını dile getirdi.</p>

<p>'Doluluk oranları yüzde 70 ile yüzde 85 bandında seyretti'</p>

<p>Açık olan otellerdeki doluluk oranlarına ilişkin bilgi veren Saatçioğlu, 'Sezon öncesi olması nedeniyle birçok tesis henüz açılmamıştı; açık olan otellerde ise doluluk oranları yüzde 70 ile yüzde 85 bandında seyretti. Bayram süresince Türkiye genelinde etkili olan yağışlı hava şartları da talebi sınırlayan önemli faktörlerden biri oldu' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saatçioğlu; yaklaşık üç hafta önce Orta Doğu'da başlayan gerginlikler nedeniyle sınırlı da olsa rezervasyon iptalleri yaşandığını ifade ederek, 'Tüm bu gelişmelere rağmen, Antalya turizmi güçlü yapısını korumaktadır. En büyük temennimiz, bölgede en kısa sürede yeniden huzur ve barış ortamının sağlanması ve turizmin kaybettiği rezervasyonları hızla geri kazanmasıdır' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/antalya-turizminde-bayram-bilancosu-doluluk-yuzde-70-85-bandinda-seyretti</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/antalya-turizminde-bayram-bilancosu-doluluk-yuzde-70-85-bandinda-seyretti.jpg" type="image/jpeg" length="27629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Balı Dünya Standartlarında]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/aricilar-teknolojiyi-yakindan-takip-ediyor-devlet-destegiyle-modern-tesis-kurdu-40-kisiye-istihdam-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/aricilar-teknolojiyi-yakindan-takip-ediyor-devlet-destegiyle-modern-tesis-kurdu-40-kisiye-istihdam-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’in yüksek rakımlı yaylalarında üretilen ödüllü ballar, IPARD desteğiyle kurulan tam otomasyonlu tesiste paketleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin'de yaylalarda doğal olarak üretilen bal, devlet desteğiyle kurulan ve 40 kişiye istihdam sağlayan modern tesiste hazırlanarak el değmeden vatandaşlara ulaşıyor. Hasat ve analizlerin ardından hijyenik bir ortamda ürünler hazırlanırken, sipariş verenler de tüm aşamalarda bilgilendiriliyor.</p>

<p>Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Mersin'de binlerce arıcı her sezon yoğun mesai harcıyor. Sıfır rakımdan 2 bin rakıma kadara bal üretmek için kovanlarını mevsim şartlarına göre gezdiren arıcılar, hasat döneminde ise emeklerinin karşılığını alıyor. Atalarından öğrendiği arıcılığı sürdüren Celal Çay da başta Eğriçayır yaylası olmak üzere bir çok bölgede arılarıyla Total Anti Mikrobiyal Aktivite (TA) değeri 10 ve üzerinde bal üreterek ülke genelinde müşterilerine ulaştırıyor. Daha önce 15 kişilik ekiple çalışan Çay, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu aracılığıyla devletten aldığı destekle ürüne el değmeden paketlenmesini sağlayan son teknoloji ve hijyenik tesisle 40 kişiye istihdam sağladı. Çay, kurduğu tesiste kendi arılıklarından ve 100'e yakın arıcıdan gelen balı tesiste ilgili kurumlar tarafından analizleri yaptırarak el değmeden hazırlanmasını sağlıyor. Arı ürünleri siparişi veren vatandaşlar ise tüm süreçte mesajla bilgilendiriliyor.</p>

<p>40 personel mesai yapıyor</p>

<p>Babasının ürettiği balı satarak işe başladığını anlatan arıcı Celal Çay, 'Sonra firmamıza hem müşterimiz arttı hem arıcı sayımız arttı. Ve bugün işletmemizde yaklaşık 40 kişi çalışıyor. Bu yeni işletmemizi IPARD projesiyle yaptık. Burada Avrupa Birliği ve devletimizin desteği var. O destekle 2 senede bu modern tesisimizi yaptık. Eski fabrikamıza artık sığmıyorduk, işlerimiz büyümüştü. Oradaki çalışan sayımız 15-20 kişiydi ve birbirimizin ayağının üzerine basıyorduk, ürün koyacak depomuz yoktu. Ama bugün yaklaşık 100'e yakın arıcımızla, 40 personelimizle burada hem arı ürünlerini paketliyoruz, hem de arı ürünleri içeren takviye edici gıdalar üretiyoruz' dedi.</p>

<p>Geleneksel üretim teknolojiyle buluştu</p>

<p>Arı sütü, propolis, polen gibi arının tek bir ürünü değil, birçok ürünü olduğuna değinen Çay, 'Hepsinden takviye edici gıda üreterek tüketicilerimize ulaştırıyoruz. Her ne kadar doğayla geleneksel bir üretim de yapsak, üretmiş olduğumuz arı ürünlerini modern tesislerde paketleyip tüketicilerimize ulaştırma gibi bir ihtiyacımız da var. Böyle modern bir tesiste, yaylalarda üretmiş olduğumuz arı ürünlerimizi paketleyip tüketicilerimize ulaştırıyoruz.</p>

<p>Teknolojiyi hem doğada hem işletmemizde takip ediyoruz. Yeni çıkan makinalardan alıyoruz ve verimli, daha hijyenik şekilde nasıl yapabiliriz diye işimizi geliştirmeye çalışıyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Üretimle ile ilgili hem Tarım Bakanlığı'nın denetimleri hem de ürün verilen marketlerin tedarikçi denetimleri olduğuna da dikkat çeken Çay, yeni tesiste bu denetimleri çok kolay bir şekilde, rahatlıkla geçip ürünlerini satabildiklerini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ürün müşteriye gidene kadar 3-4 bilgilendirme mesajı gidiyor</p>

<p>Satışlarının yüzde 80'ini internetten yaptıklarına değinen Çay, 'Web sayfamızdan gelen siparişlerin faturasını içeride yazıcıdan yazdırıyoruz. Ondan sonra paketleme noktasına geliyoruz. Burada kargo kırılmayacak şekilde paketleniyor. Buradan paketlendiği an bilgisayardan barkodu okutuyoruz ve müşterimize mail gidiyor 'Sizin siparişiniz paketlendi' diye. Sonra kargo teslim aldığında bir mail daha gidiyor 'Kargo teslim aldı' diye. Yola çıktığında bir daha. Böylelikle tüketici son derece memnun oluyor ve adım adım kendisine ulaşana kadar 3-4 tane bilgilendirme mesajı veya maili geliyor. Bu da sipariş veren tüketiciyi çok mutlu ediyor diyor. Tüm bu süreci tüketicimiz yaşıyor ve tekrar sipariş vermesini sağlıyor. Biz de mutlu bir şekilde onlara ürünlerimizi ulaştırmış oluyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, MERSİN</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/aricilar-teknolojiyi-yakindan-takip-ediyor-devlet-destegiyle-modern-tesis-kurdu-40-kisiye-istihdam-sagladi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/aricilar-teknolojiyi-yakindan-takip-ediyor-devlet-destegiyle-modern-tesis-kurdu-40-kisiye-istihdam-sagladi.jpg" type="image/jpeg" length="48906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çukurova'yı yağmur vurdu: Tarım arazileri sular altında]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/cukurovayi-yagmur-vurdu-tarim-arazileri-sular-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/cukurovayi-yagmur-vurdu-tarim-arazileri-sular-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da son 3 gündür etkili olan sağanak yağış, Yüreğir ilçesinde tarım arazilerini sular altında bıraktı. Dron ile havadan görüntülenen bölgede mısır, karpuz ve kavun başta olmak üzere birçok ürün zarar gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'da son 3 gündür etkili olan sağanak yağış, Yüreğir ilçesinde tarım arazilerini sular altında bıraktı. Dron ile havadan görüntülenen bölgede mısır, karpuz ve kavun başta olmak üzere birçok ürün zarar gördü. </p><p>Çukurova'nın tarım başkenti Adana'da, son aylardaki yağışlar tarımsal üretimi olumsuz etkiledi. Özellikle mart ayının son haftalarında etkisini artıran yağışlar nedeniyle Yüreğir Ovası'nda birçok tarla su altında kaldı. Dron ile görüntülenen alanlarda, ekili arazilerin büyük bölümünün sularla kaplandığı görüldü. Bölgede mısır, karpuz, kavun, domates ve biber ekimi yapılırken, bazı alanlarda ise narenciye hasadının henüz tamamlanmadığı öğrenildi. </p><p>'Çiftçimizin zararı büyük' </p><p>Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, aşırı yağışların çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirterek, 'Adana ilimizde son 3 aydır aralıksız yağan yağışlar var. Özellikle son 3 günde yağan yağmurlar nedeniyle çoğu araziler sular altında kaldı. Şu anda martın son haftalarındayız arazide mısır, karpuz, kavun, domates ve biber ekimi yapıldı. Ekilen mısır tohumları ile karpuz ve kavun fideleri sular altında kalarak bozuldu, çiftçimizin zararı büyük' dedi. </p><p>'Çiftçiler yeniden ekim yapmak zorunda kalacak' </p><p>Yağışların uzun süredir devam ettiğine dikkat çeken Doğan, 'Aralık sonundan bu yana yağışlar sürüyor. Şubat ayının 19'undan sonra Ceyhan ve Seyhan nehirleri yükseldi ve bölgede sıkıntı yeniden arttı. 2024-2025 yılları kurak geçmişti, şu an ise aşırı yağıştan dolayı çiftçilerin çoğu ürününü ekemedi. Ekilen mısır tohumlarının büyük kısmı boşa gitti, çiftçiler yeniden ekim yapmak zorunda kalacak' ifadelerini kullandı. </p><p>'Bazı bölgelerde zarar daha büyük' </p><p>Karataş başta olmak üzere bazı bölgelerde karpuz fidelerinin de zarar gördüğünü belirten Doğan, yüksek kesimlerde ise zararın daha az olduğunu söyledi. Mehmet Akın Doğan, 'Çukurda kalan ekinler tamamen zarar gördü ancak yüksek kesimlerdeki karpuz ve kavunlar zarar görmedi. Ovanın genelinde kot farkı düşük olduğu için tarla içindeki su ile drenaj kanallarındaki su seviyesi aynı seviyede. Bu nedenle suyun akma şansı yok' diye konuştu. </p><p>'Drenaj kanalları yeterince temizlenmedi' </p><p>Drenaj sistemlerine de dikkat çeken Doğan, 'Devlet Su İşleri'nin (DSİ) kışa girmeden önce tüm drenaj kanallarını temizlemesi gerekiyordu ancak bu temizlik yeterince yapılmadı. Eğer gerekli temizlik ve tamirat yapılsaydı, sular çekilmiş ve tarlalar kurtulmuş olabilirdi' dedi. </p><p>Öte yandan Mehmet Akın Doğan, zarar gören çiftçiler için destek isteyip TARSİM kapsamında mısır ekili alanların bitki yüzeye çıkmadığı için sigorta kapsamına girmediğini, ancak karpuz, kavun, domates ve biber gibi ürünlerde fidelerin zarar görmesi halinde sigorta kapsamında değerlendirilebildiğini sözlerine ekledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Beklentimizden daha fazla yağmur yağdı' </p><p>Çiftçi Cemal Kaya ise bölgede 300 dönüm mısır ektiğini ve sular altında kaldığını anlatarak şunları söyledi: </p><p>'Birinci ürün olarak mısır ektik. Yağmurdan dolayı arazimiz iki gündür sular altında, büyük ihtimalle ürünümüz tamamen çürümüştür. Şu anda ektiğimiz 300 dönüm yer var, henüz ekemediğimiz yerlerimiz de var. Ektiğimiz 300 dönüm ve arkadaşlarımızın ektiği araziler şu an tamamen sular altında, büyük ihtimalle hepsi çürüyecek. Böyle bir yağmur beklemiyorduk. Beklentimizden daha fazla yağmur yağdı ve DSİ'nin drenajı suyu çekmediği için arazilerimiz sular altında kaldı. Devletimizden yardım bekliyoruz.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/cukurovayi-yagmur-vurdu-tarim-arazileri-sular-altinda</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 09:13:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/cukurovayi-yagmur-vurdu-tarim-arazileri-sular-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="28343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Petrol yerine nişasta: 180 günde biyobozunabilen plastik alternatifi]]></title>
      <link>https://www.sonses.tv/petrol-yerine-nisasta-180-gunde-biyobozunabilen-plastik-alternatifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonses.tv/petrol-yerine-nisasta-180-gunde-biyobozunabilen-plastik-alternatifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana merkezli Sunar NP, mısır nişastasından ürettiği biyoplastik ham maddelerle plastik kirliliğine çevreci bir alternatif sunuyor. Bitki bazlı biyopolimerlerden üretilen ürünler 180 gün içinde doğada çözünerek gübreye dönüşebiliyor. Bu ürünler, EN 13432 standardına uygun olarak doğada tamamen biyolojik olarak çözünüyor ve mikroplastik oluşumuna yol açmıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana merkezli Sunar NP, mısır nişastasından ürettiği biyoplastik ham maddelerle plastik kirliliğine çevreci bir alternatif sunuyor. Bitki bazlı biyopolimerlerden üretilen ürünler 180 gün içinde doğada çözünerek gübreye dönüşebiliyor. Bu ürünler, EN 13432 standardına uygun olarak doğada tamamen biyolojik olarak çözünüyor ve mikroplastik oluşumuna yol açmıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Biyoplastikler, geleneksel plastiklerden çevresel etkileri bakımından ayrışırken, plastik türleri arasındaki farkların doğru anlaşılmasının önemi de giderek daha fazla gündeme geliyor. </p><p>Plastik atıkların çevreye verdiği zarar her geçen gün daha fazla gündeme gelirken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan'ın tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemelere ilişkin yaptığı son açıklamalar, çevreci alternatifler açısından önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Turan, yönetmelik taslağında biyobozunur plastiklerin diğer plastiklerden ayrı değerlendirilerek muaf tutulmasının planlandığını belirtirken, planlanan düzenlemenin Sıfır Atık yaklaşımı ve döngüsel ekonomi hedefleri çerçevesinde, petrol bazlı ve oksobozunur plastiklerden biyobozunur plastiklerin ayrı tutulmasını öngördüğünü ifade etti. </p><p>Bu yaklaşım, sektör temsilcileri tarafından 'her plastik aynı değildir' anlayışının mevzuata yansıması olarak değerlendirilirken; petrol bazlı plastiklerin doğada yüzlerce yıl kalabildiği, oksobozunur plastiklerin ise parçalanma sürecinde mikroplastik oluşturarak çevreye kalıcı zarar verebildiği hatırlatılıyor. Nişasta bazlı biyoplastiklerin uygun şartlar altında tamamen biyolojik olarak çözünerek doğaya geri dönebildiği vurgulanıyor. Bu da sürdürülebilir malzeme geliştiren sektörler tarafından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. </p><p>Plastik kirliliğine sürdürülebilir çözüm </p><p>Sunar NP tarafından mısır nişastasından üretilen biyopolimerler, kısa sürede doğada biyolojik olarak çözünerek plastik kirliliğine karşı sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Bu kapsamda, biyobozunur plastiklerin mevzuatta ayrı bir kategoride ele alınması ve teşvik edilmesi yönündeki yaklaşımın hem çevresel etkilerin azaltılması hem de yerli ve yenilikçi üretim kapasitesinin desteklenmesi açısından kritik bir adım olduğu vurgulanıyor. Bu yaklaşım sayesinde karbon ayak izinin düşürülmesine ve ithal petrokimya bağımlılığının azaltılmasına da katkı sağlanıyor. </p><p>Avrupa Birliği'nde uygulanan bu yaklaşımda, biyobozunur ve kompostlanabilir malzemeler kullanım alanlarına göre ayrıştırılarak özellikle organik atıklarla birlikte toplanabilen ürünlerde teşvik ediliyor. Bu sayede hem atık yönetimi süreçleri daha verimli hale getiriliyor hem de döngüsel ekonomi hedefleri destekleniyor. </p><p>'Çevre dostu ürünler, yaygınlaşmalı' </p><p>Bakanlığın tek kullanımlık plastiklere yönelik planladığı düzenlemeye dair görüşlerini paylaşan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, bu yaklaşımı desteklediklerini belirterek, 'Biyobozunur alternatiflerle tek kullanımlık plastiklerin aynı yönetmeliğe tabi olmaması son derece kritik bir önem taşıyor. Yönetmeliğin bunu açık ve net bir şekilde ortaya koyması gerektiğini düşünüyoruz. Tüm plastiklerin aynı olmadığı gerçeği doğrultusunda biyobozunur plastiklerin diğerlerinden ayrı tutulması gerekiyor. Çevre dostu ürünlerin yaygınlaşması, doğanın korunması ve sürdürülebilir üretim açısından büyük önem taşıyor' dedi. Çomu ayrıca, oksobozunur plastiklerin aksine biyoplastiklerin mikroplastik oluşumuna yol açmadığını ve çevresel etki profillerinin farklı olduğunu vurguladı. </p><p>Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, mısır nişastasından üretilen biyoplastik ürünlerin plastik sektöründe çevreci bir dönüşümün parçası olduğunu belirterek ürünün geliştirilme sürecini de anlattı. Çomu, ürünlerin TÜV sertifikalı olduğunu ve Türkiye'de biyoplastik alanında ilk nişasta bazlı üretici olduklarını ifade etti. Ayrıca Avrupa Birliği'nin Packaging and Packaging Waste Regulation çerçevesinde biyoplastiklerin yasal olarak tanımlanması ve teşvik edilmesinin önemli bir örnek olduğunu söyledi. </p><p>'Bu ürünün geleceği olduğunu yıllar önce gördük' </p><p>Çomu, biyoplastik çalışmalarının temellerinin yaklaşık 15 yıl önce atıldığını belirterek, şirket mühendislerinin dünyadaki nişasta bazlı ürünleri incelemesiyle sürecin başladığını söyleyerek, 'O dönemde dünyada nişasta bazlı ürünlerden neler üretildiğini araştırmaya başladık. Rakiplerimizin bu ürünleri ürettiğini mühendislerimiz fark etti. 2012-2013 yıllarında AR-GE yöneticimizle babam arasında geçen bir görüşmede 'bu ürünün geleceği var, yatırım yapmalıyız' fikri ortaya çıktı. Sonrasında yaklaşık 4-5 yıl boyunca tesislerde sadece bu ürünlerin kombinasyonları üzerine çalıştık' dedi. </p><p>'Birçok plastik ürünün çevreci alternatifi üretilebiliyor' </p><p>Biyopolimerlerin birçok farklı sektörde kullanılabildiğini ifade eden Çomu, ürünlerin plastik içindeki biyolojik oranı artırarak çevresel etkiyi azalttığını belirtti. </p><p>Mustafa Nuri Çomu, 'Termoplastik nişasta ve termoplastik nişasta içeren biyoplastik hammaddeleri üretiyoruz. Bu malzemeler biyoplastik formülasyonlarında biyobazlı içeriği artırmak amacıyla kullanılıyor. Bu hammaddelerle tek kullanımlık poşetler, kargo poşetleri, çöp torbaları, çatal-kaşık gibi ürünler, kulak çöpleri, içecek karıştırıcıları, pipetler, çeşitli ambalaj malzemeleri, tarım sektöründe kullanılan örtü filmleri ve hatta 3D yazıcı filamentleri üretilebiliyor' ifadelerini kullandı. </p><p>'Türkiye'de ham maddeden üretim yapan tek üreticiyiz' </p><p>Türkiye'de nişasta bazlı biyoplastik ham maddesini üreten tek entegre üretici olduklarını vurgulayan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, üretimin büyük bölümünün ihracata yönelik olduğunu söyledi. Çomu, 'Türkiye'de nişastadan, bu ürünü ham maddeden başlayarak üreten tek entegre üreticiyiz. Şu anda ağırlıklı olarak ihracata çalışıyoruz. Avrupa, Çin, Uzak Doğu ve Güney Amerika'da bu ürünler regülasyonlarla destekleniyor. Devletler petrol bazlı plastikleri yasaklayarak veya ek ücretler getirerek bu ürünlerin kullanımını teşvik ediyor' ifadelerini kullandı. </p><p>'Devlet politikalarıyla kullanım hızla artabilir' </p><p>Türkiye'de benzer teşvik mekanizmalarının devreye alınması halinde biyoplastik kullanımının hızla yaygınlaşabileceğini belirten Çomu, birçok zincir marketin bu ürünleri kullanmaya hazır olduğunu söyledi. Türkiye'deki ambalaj üreticilerinin ise biyoplastik ambalajlar ve tek kullanımlık ürünleri halihazırda ağırlıklı olarak ihracat için ürettiğini ifade etti. Çomu, 'Eğer bu yönde bir politika uygulanırsa birçok zincir market bu ürünleri kullanmaya hazır. Biz de bu konuda üretimlerimizi sürdürüyoruz. 2020 yılından bu yana Avrupa'da da birçok iş ve sürdürülebilirlik ödülü aldık' dedi. </p><p>Çomu ayrıca Türkiye'nin iklim politikaları açısından önemli bir döneme girdiğini belirterek, 'Türkiye'nin COP31 yılı olması nedeniyle çevre ve sürdürülebilirlik alanında atılacak adımlar uluslararası ölçekte de büyük önem taşıyor. Biyobozunur ve bitki bazlı ürünlerin teşvik edilmesiyle Türkiye bu alanda öncü ülkelerden biri olabilir. Biz de Sunar Yatırım olarak bu dönüşümü sonuna kadar desteklemeye ve katkı sunmaya hazırız' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sonses .tv</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://www.sonses.tv/petrol-yerine-nisasta-180-gunde-biyobozunabilen-plastik-alternatifi</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 10:40:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsestv.teimg.com/crop/1280x720/sonses-tv/uploads/2026/03/agency/iha/petrol-yerine-nisasta-180-gunde-biyobozunabilen-plastik-alternatifi.jpg" type="image/jpeg" length="27964"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
