ABD’nin Orta Doğu Hamlesi

Abone Ol

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi’ nin Washington ziyareti ve ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleşen kritik teması, Orta Doğu’nun jeopolitik ve ekonomik haritasında yeni bir dönemin başlangıcı gibi duruyor..

Başbakan el-Zeydi’ nin gezisi kapsamında Amerikan enerji devleriyle imzalanan ve 61 milyar dolara varan yeni anlaşmalar, yalnızca Irak ekonomisinin rehabilitasyonunu değil, aynı zamanda bölgedeki askeri güce dayalı dengelerin yerini ekonomik koridorlar ve altyapı yatırımlarının alacağı yeni bir ABD stratejisini simgelemekte…

ABD’nin bölge politikasında son dönemde gözlemlenen doktrin değişimi, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi olması yanında Trump’ ın Irak-Suriye Özel Temsilcisi olarak görevlendirdiği Tom Barrack’ ın sıkça dile getirdiği ifadelerle çok daha net anlaşılır.

İkinci Dünya Savaşı sonrası şekillenen askeri üsler, doğrudan müdahaleler ve istihbarat operasyonlarına dayalı çatışmalarla temellenen geleneksel strateji; yerini enerji hatları, demiryolları, altyapı projeleri ve özel sektör odaklı bir modele, ticaretin omurgasını oluşturan tedarik zincirlerinin güvenliğini öne çıkaran yeni paradigmaya bırakmakta..

Dünden farklı olarak 1 trilyon dolar piyasa değerine sahip Amerikan enerji ve altyapı devleri, son diplomasinin ve jeopolitiğin öncüleri yeni aktörler olarak sahaya inmeye hazırlanıyor…

Son olarak ABD-İsrail ittifakının İran’ a saldırması sonucu önemi tartışılmaz biçimde perçinlenen Hürmüz Boğazını uzun vadede devre dışı bırakacak planlar burada önem kazanıyor…

Irak, Suriye ve Lübnan ile Ürdün bu plan çerçevesinde ABD’ nin yeni stratejik öneme haiz ülkeleri olarak öne çıkacak…

Akdeniz limanları üzerinden petrolün dünyaya ulaştırılması Türkiye ve Suriye’ nin önemi tartışılmaz…

Bu kadar da değil, Körfez hattını kapsayan yeni bağlantı ağlarıyla, küresel enerji arzı açısından kırılgan bir nokta olan Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi kısa sürede asgariye indirilmek istenmekte…

Projeler hayata geçtiğinde İran’ı izole etmekle kalmayacak aynı zamanda Rusya’nın enerjiden beslenen gelir kaynaklarını baskılama ve Çin’in enerji tedarik güvenliğini kırılgan bir zemine çekmeyi hedefleyen büyük oyun planı adım adım yürütülüyor…

Her gün şiddetlenen savaş ve İran’ın elindeki önemli koz olarak boğazı kapatma yönündeki adımları, küresel enerji ithalatçısı ülkelerini alternatif rotalara yöneltmesi kaçınılmazdı.

Bu doğrultuda Washington; tek bir güzergâha bağımlı kalmak yerine birbirini tamamlayan çoklu hatlar oluşturmayı amaçlarken, özellikle Irak petrolünden en büyük payı alacak emperyal güç olarak bir taşla hayli fazla kuş vurmayı amaçlıyor…

1952’de inşa edilen Irak-Suriye (Kerkük-Baniyas) Petrol Boru Hattı 5 -8 milyar dolar arası olması beklenen yatırımlarla ilk etapta 700 bin, uzun vadede günlük 2 milyon varil petrolü Akdeniz üzerinden küresel piyasalara ulaştıracak…