Görevden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediyesinin tutuklu eski Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in etkin pişmanlıktan yararlanmak için verdiği ifadede Başkan adaylığı için CHP Genel Merkezine 1 Milyon Euro verdiğini iddia etmesi Partinin kapatma gerekçesini oluşturabilecek. Siyasi partilerin bir kişiden en fazla 351.Bin TL bağış alabileceği yasalarla sınırlandırıldığından, Böcek’in 1 Milyon Euro verdiğini kanıtlanması halinde bu durum CHP için kapatma davası açılması için yeterli olabilecek. Muhittin Böcek etkin pişmanlıktan yararlanmak amacıyla verdiği ifadesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kendisiyle birlikte toplantıya katılan Başkan Adaylarına seçim döneminde Partinin maddi ve manevi talepleri olabileceğini belirttiğini, Kendisinin de bu talebi oğlu Gökhan Böcek’e ileterek, ‘Sen bunları takip et ve yerine getir’ dediğine ifadesinde yer verdi. Böcek bu ifadeden 40 gün önce ise ‘Bir kuruş verdiysem şerefsizim’ demişti. Bunun yanı sıra Uşak eski Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın etkin pişmanlıktan yararlanmak için hemen her gün CHP ve Özgür Özel ile ilgili mutlak butlana delil sunmak amacıyla verdiği ifadelerle CHP’nin başını derde sokmaya çalışması konunun bir başka boyutu olarak gündemi meşgul ediyor. İşin içine kişisel çıkarlar girince ne şeref kalıyor, ne onur kalıyor. Muhittin Böcek Kendisini kurtarabilmek için başta Partisi CHP olmak üzere, Partinin Genel Başkanı ve Yöneticilerini ateşe atmaktan geri kalmayabiliyor. Bu mudur temiz siyaset, bu mudur kişisel çıkarları ön plana çıkarmak. Bu mudur siyasetçi olmak.
ÖZEL: OLASI KAPATMA KARARINA KARŞI YEDEK PARTİ HAZIR.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Muhittin Böcek ve Ailesinin etkin pişmanlıktan yararlanabilmek amacıyla verdikleri yeni ifadelerden dolayı CHP’nin kapatılması durumunda ‘YEDEK PARTİ’ planları olduğunu açıkladı. Bu planın sadece kapatma olasılığına karşı düşünüldüğünü, Mahkemelerden ‘MUTLAK BUTLAN’ kararı çıkması halinde yedek parti alternatifinin gündemlerinde olmadığını söyledi. Mutlak Butlanda mücadele alanının CHP’nin Kendisi olduğunu belirten Özel, bu nedenle bu kararın çıkması halinde delegenin Kendilerine verdiği bayrağı bırakmayacaklarını vurguladı. Özgür Özel’in CHP’nin olası kapatma kararı ile ilgili olarak, “AKP bunu yaparsa perişan olur, Millet de bunu affetmez.” Sözleri önemli ve dikkat çekiciydi.
CHP’den seçilen Afyonkarahisar ve Dinar Belediye Başkanları AKP’ye geçti. Afyonkarahisar Belediyesinde çoğunluk AKP’nin oldu.
CHP’den 4 dönem Afyonkarahisar Milletvekili seçilen, eski Grup Başkan Vekili, halen de Afyonkarahisar Belediye Başkanı olan Burcu Köksal ile Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu AKP’ye geçtiler. Burcu Köksal ile birlikte 7 Belediye Meclis Üyesi de AKP’ye transfer olunca Afyonkarahisar Belediye Meclisinde çoğunluk AKP’nin oldu. Bu transferle ilgili olarak Ahmet Hakan 9 Mayıs Cumartesi günü yayınlanan köşe yazısında “CHP’li Belediye Başkanları, seçime iki seneden daha az bir zaman kala CHP’yi terk edip AK Parti’ye geçiyorlar. Bu geçişler var ya bu geçişler... CHP’nin ‘iktidara geliyoruz’ söylemine çok esaslı bir darbedir.” Görüşlerine yer verdi. Bu görüşlere ne denir, güler misin, ağlar mısın?
Ahmet Hakan köşe yazısında “CHP, ne zaman AK Parti’ye bir Belediye Başkanını kaptırsa hep şunu söyledi. İktidar hapse atarız diye tehdit etti, o da direnemedi, geçmek zorunda kaldı.“ dedi. Ahmet Hakan bir anlamda “Ya AKP’ye katıl, ya da içeri atıl” söylemine de gönderme yapmış oldu. AKP, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan Yerel Seçimlerde 541 Belediye Başkanlığı kazanmıştı. Yerel Seçimlerden bu yana 2 yıl geçti. Bu sürede muhalefet ve bağımsızlardan yapılan 79 transferle birlikte AKP’nin Belediye Başkanı sayısı 620’ye ulaştı. AKP en çok transferi 33 Belediye Başkanıyla Yeniden Refah Partisinden (YRP) yaptı. CHP’den de 1’i Büyükşehir, 1’i İl olmak üzere 18 Belediye Başkanı AKP’ye katıldı. İYİ Parti’den 8, DEVA ve DP’den 2’şer, Saadet Partisinden de 1 Belediye Başkanı AKP’ye geçti.
ÖZGÜR ÖZEL’DEN BURCU KÖKSAL’A ”CHP İKTİDAR OLUNCA KAPIMIZDA YALVARMA”
CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz “Maalesef Belediye Başkanımız siyasi baskılara boyun eğmiş, maalesef direnememiştir” diye açıklama yaparken, Başkan Burcu Köksal ise ‘Evet ben bir karar verdim. AKP’ye katılıyorum. Bu kararın arkasında herhangi bir tehdit ya da baskı yoktur. Hakkımda herhangi bir soruşturma da bulunmamaktadır’ dedi. 12 Mayıs Salı günü AKP’ye katılan Burcu Köksal transferi ile ilgili olarak; ‘Ailenin kutsallığına inananlarla, toplumun değer yargılarına saygı duyanlarla aynı yolda yürüyeceğini’ ifade etti. Burcu Köksal 2025 Yılında yaptığı açıklamada önümüzdeki Genel Seçimde Erdoğan tekrar Cumhurbaşkanı seçilirse siyaseti bırakacağını söylemişti. Burcu Köksal bugün AKP’li bir Belediye Başkanı. Siyaset bu mu demekten Kendini alamıyorum. CHP Lideri Özgür Özel ise Partisinin Grup Toplantısında Köksal ile ilgili olarak, ‘CHP İktidar olunca sakın kapımızda yalvarma’ dedi. Sözün Özü: CHP’nin Milletvekili ve Belediye Başkan ile Belediye Meclis Üyelerini tüm üyelerin katıldığı ‘ÖN SEÇİM’ yöntemiyle belirlemesi gerçeği bir kez daha bu transferlerle, bu itirafçılarla gün yüzüne çıkmıştır. Para karşılığı aday yapıldım iddiasında bulunan atama adayların önüne ancak ve ancak ‘ÖN SEÇİM’ sistemi ile geçilebilir, bu husus tüm Genel Merkez Yönetimince idrak edildiği ve bu yöntemin Parti tüzüğünde ‘OLMAZSA OLMAZ’ olarak yer aldığı durumlarda bu ve benzer şaibe ve iddialarda son bulacaktır. Aksi takdirde bu kısır döngü sonsuza kadar devam edecektir.
SİYASETTE YAŞANAN TRANSFERLERE MİZAHİ BİR BAKIŞ
2024 Yerel Seçimlerinde CHP’den Keçiören Belediye Başkanı seçilen Mesut Özarslan’ın geçtiğimiz aylarda AKP’ye transferinde bir takım pürüzlerin çıktığı iddia edilmişti. Zira Sayın Cumhurbaşkanına iletilen bir bilgi notu nedeniyle transfer konusu askıya alınmıştı. Bu transfer beklemeye/askıya alınsa da hiç ummadığımız sürpriz siyasi transferle her an karşı karşıya kalabiliyoruz. Bunun en yakın zamanda gerçekleşen örneği ise 2024 Yerel Seçimlerinde CHP’den Afyonkarahisar Belediye Başkanı seçilen Burcu Köksal ile birlikte CHP’li 7 Meclis Üyesi ve CHP’li Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu’nun geçtiğimiz Salı günü AKP’ye transfer olmalarıydı. Bu transferler durmayacak ve bazı muhalif Belediye Başkanlarının seçimi kazandıkları partilerden AKP’ye geçişleri de hız kesmeden devam edecek gibi görünüyor. Ben de bu amaçla Partiler arası transferlere mizahi açıdan bakmak istedim.
Futbolda belirlenen dönemler dışında transfer yapmanız mümkün değildir. Gerçi geçtiğimiz Şubat ayında Monarşi ile idare edilen bir Ülkede transfer sezonu kapanmasına rağmen, bir futbolcunun Türkiye’ye transferine Veliaht Prens tarafından özel olarak izin verilmişti. Siyasette ise futbolda olduğu gibi parti değiştirmenin kısıtlayıcı bir zamanı, dönemi bulunmuyor. Dilediğiniz zaman parti değiştirme özgürlüğüne haizsiniz. Hatta bir günde birkaç parti bile değiştirebilirsiniz. Hiçbir beis ve sorun yok. Parti değiştirme/bir başka partiye transfer olma ile ilgili konuya bugün farklı bir bakış açısıyla, mizahi yönden bakmak istedim. Partiden partiye transfer olanlar için geçtiği parti, seçildiği partiye aynı futbolcular/sporcular gibi yetiştirme bedeli gibi ‘seçtirme bedeli’ ödemesinin uygun olacağını düşünüyorum. Öyle ya adayı bul, keşfet, eğit-donat, listelerinde seçilecek yere yerleştir, afişlerini bastır, O’nun seçilmesi için mitingler düzenle, propagandasını yap, seçilmesini sağla sonra da ellere, pardon başka partilere kaptır. Öyle yağma yok. Ödersin yetiştirme/seçtirme bedelini, paşalar gibi, babalar gibi transferini yaparsın. Bu arada seçildiği parti def-i bela kabilinden başımızdan gitsin de nereye giderse gitsin diyor ve kişiyi partiden ihraç ediyorsa bu durumda boşta kalan siyasiyi BEDELSİZ olarak, seçtirme bedeli ödemeden transfer etme şansınız da doğabilir. Ne diyelim bu da bir kısmet meselesi. SÖZÜN ÖZÜ: Siyasilerin partiler arası transferine mizahi bakış açısıyla değindiğim konunun Ülkemiz siyasetinde yaşananlarla uzak-yakın hiç ama hiçbir biçimde ilgisi bulunmamakta olup, ifadeler tamamen kurmacadır.
ANK-AR FİRMASINDAN KÜRTLERİN TALEPLERİ VE GÖRÜŞLERİ İLE İLGİLİ ARAŞTIRMA
ANK-AR Araştırma Firması Kürtlerin taleplerini ve görüşlerini en iyi kimin temsil edebileceğine dair bir araştırma yapmış. Araştırmada deneklere Öcalan mı, yoksa Selahattin Demirtaş mı diye sorulmuş. Ankete katılanların % 63,9’u Demirtaş yanıtını verirken, Yüzde 22,6’sı ise Öcalan’dan yana görüş bildirmiş. Fikrim yok diyenlerin oranı % 13,5 olarak ölçülmüş. AKP’lilerin % 41’i, CHP’lilerin Yüzde 82,4’ü, İYİ Partililerin % 71,4’ü, DEM Partililerin Yüzde 80’i ve MHP’lilerin de % 40,9’u Demirtaş yanıtını verirken, AKP’lilerin Yüzde 48’i, MHP’liler ise % 44,5 Öcalan temsil eder diye görüş belirtmişler. Anket sonuçlarına göre bu durumda Selahaddin Demirtaş uzak ara önde görünüyor. Burada önemli olan Devlet Bahçeli’nin anket sonuçlarını nasıl değerlendireceği ve yorumlayacak olması.
CHP’DEN İHRAÇ EDİLEN GÜRSEL TEKİN’E MAHKEMEDEN GÖREVE DEVAM KARARI
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi 8 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirilen 38. İstanbul İl Kongresinde seçilen İl Başkanı ve Yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırmış, Geçici İl Yönetiminin Başkanlığına da Gürsel Tekin’i atamıştı. Mahkeme CHP’den ihraç edilen Gürsel Tekin’in görevine devam kararı vererek, duruşmayı 10 Temmuz 2026 Gününe erteledi. Hem 38. Ve hem de 39. Olağan İl Kongrelerinde İstanbul İl Başkanı seçilen Özgür Çelik 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararını Anayasa Mahkemesine taşımıştı.
SALI GÜNÜ 19 MAYISI KUTLAYACAĞIZ.
‘19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ TÜM ULUSUMUZA KUTLU OLSUN.’
Münif APARI