Atatürk Gibi Cesur Olmanın Zamanı

"..CHPde: Kılıçdaroğlu partiyi ele geçirirse bizim halimiz ne olur diye gelecek hesabı yapan korkak siyasetçiler istenmiyor! ..."

Abone Ol

Türkiye ağır bir tarih kavşağındadır.
Sokakta hissedilen yalnızca ekonomik kriz değildir. İnsanların yüzüne çöken şey; adaletsizlik duygusu, geleceksizlik korkusu ve devlet aklının yönünü değiştirmiş olmasıdır.

Türkiye, sistemli biçimde başka bir siyasal ve toplumsal iklime sürüklenmektedir.
Bugün yaşanan mesele yalnızca bir iktidar-muhalefet tartışması değildir. Mesele; Cumhuriyet’in karakteridir.
Türkiye’nin kurucu değerleri aşındırılırken, toplum sessizliğe mahkûm edilmeye çalışılıyor. Sessizlik, çöküşün en tehlikeli ortağıdır.
Mustafa Kemal Atatürk, en karanlık dönemde bile geri çekilmeyen bir liderdi. İşgal altındaki bir ülkede umutsuzluğu değil mücadeleyi büyüttü. Çünkü biliyordu ki; milletler korkuyla değil, cesaretle ayağa kalkar.
Bugün ihtiyaç duyulan şey de budur.
Belediye başkanları… Meclis üyeleri… İl ve ilçe başkanları… Parti üyeleri… Cumhuriyet’e gönül veren milyonlar…
Herkes bulunduğu yerde ses vermek zorundadır.
Bu gün mesele yalnızca bir siyasi partinin geleceği değildir. Mesele, Türkiye’nin hangi yöne savrulacağıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde yaşanan tartışmalar da artık bireysel hesapların ötesine geçmiştir. Toplumun önemli bir kesimi Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasette oynadığı rolü sorgulamaktadır. CHP’nin mücadele refleksini zayıflatan, kitlelerin enerjisini dağıtan ve muhalefeti edilgen hale getiren süreçlerin merkezinde onun bulunduğunu düşünen milyonlar vardır.

Bugün birçok yurttaşın zihnindeki soru nettir: “Bu kadar yenilgiye rağmen neden hâlâ bu yüzünde ar damarını söken adam dayatılıyor?”

Siyaset bazen açık saldırıyla değil, içeriden etkisizleştirme yöntemiyle dönüştürülür. Tarihte bunun adı Truva atıdır.
Kılıçdaroğlu günümüzde tamda bu tarife uygundur!
Truva atıdır!

Bugün CHPde: Kılıçdaroğlu partiyi ele geçirirse bizim halimiz ne olur diye gelecek hesabı yapan korkak siyasetçiler de istenmiyor.

Bu ülke sahipsiz değildir.
Türkiye’nin hâlâ vicdanı vardır. Cumhuriyet’in hâlâ evlatları vardır. Ve bu millet, kendisine dayatılan karanlığı kabul edecek bir millet de değildir.

Sözüm sessizliğini bozmayan, gelecek ikbalini hesaplayan CHP içindeki uyanıklara:
Şimdi susma zamanı değil. “Aman bana dokunmasın” zamanı değil. Şimdi makam hesapları yapma zamanı hiç değil.
Toplum artık korkak muhalefet, siyaset istemiyor.

Korkunun büyüdüğü yerde cesaret, bir tercih değil; vatani bir görevdir.

Şimdi Atatürk gibi dimdik durma,
Onun gibi kahramanca yaşama zamanıdır.