Anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum yaşananları.
Maalesef toplum olarak siyasal okuryazarlık konusunda hâlâ çok gerilerdeyiz.
Bazen bir fotoğrafın altına yazılan birkaç kelime, yılların siyasi birikiminin, emeğinin ve kurumsal hafızasının önüne geçebiliyor.
Yörük Festivali sonrasında yaşananlar bunun en çarpıcı örneklerinden biri.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Abdurrahman Yıldız'ın davetlisi olarak festivale geldi.
Doğal olarak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de oradaydı.
Olması gereken de buydu.
Ancak ortalık karışacaktı.
Ve beklenen oldu.
Vahap Seçer'in Kemal Kılıçdaroğlu ile verdiği fotoğrafın altına beklediğimiz ifadeler sıralanmaya başladı:
“Butlancı…”
“Hain…”
“Zübük…”
İnsan ister istemez soruyor:
Bu ne öfke?
Sanki bazıları bu anı bekliyormuş.
Seçer'den rahatsız olan kim varsa adeta sıraya girdi.
Bunu tahmin ediyorduk.
Ama doğrusu bu kadarını da beklemiyordum.
Çünkü mesele artık siyasi eleştiri olmaktan çıkmış, adeta bir siyasi infaza dönüşmüş durumda.
Peki Vahap Seçer ne yaptı?
Bir CHP Genel Başkanı Mersin'e geldiğinde bir CHP'li belediye başkanının kendisini karşılaması, yanında bulunması ve nezaket göstermesi neden suç olsun?
Bu davranışın adı “ihanet” değil.
Bu, parti terbiyesi, kurumsal sorumluluk ve siyasi nezakettir.
Üstelik Seçer'in kürsüden verdiği mücadele mesajını da görmezden gelmemek gerekiyor.
Seçer CHP'de mücadele edeceğini söylüyor.
Daha açık ne söylemesi gerekiyor?
Yoksa mesele Seçer'in söyledikleri değil de varlığı mı?
CHP saflarında mücadele etmek istediği için mi bu infaz?
Eleştirenlere sormak gerekiyor:
Siz bugüne kadar koltukta oturan kişi için mi CHP'de siyaset yaptınız?
Yoksa bir siyasi partinin kişilerin makamlarından ve isimlerinden daha büyük olduğunu hiç düşünmediniz mi?
CHP'nin kurucu iradesinin ve gerçek sahibinin Mustafa Kemal Atatürk olduğunu bilmiyor musunuz?
Genel başkanlar gelir, gider.
Yönetimler değişir.
Siyasi dengeler değişir.
Ama parti kurumsal kimliğiyle yaşamaya devam eder.
Bu nedenle bir CHP Genel Başkanı Mersin'e geldiğinde, CHP'li bir belediye başkanının onu karşılamasını ve yanında bulunmasını “siyasi suç” gibi göstermek akıl tutulmasıdır.
Bir de Seçer'in geçmişte Özgür Özel'e verdiği destek üzerinden bugün kendisini suçlayanlar var.
Evet, Seçer Özgür Özel'e destek verdi.
Çünkü o dönemde Özgür Özel CHP'nin içindeydi ve CHP'nin genel başkanlığı için mücadele ediyordu.
Seçer de antidemokratik bulduğu sürece karşı tavır alarak onun yanında durmayı tercih etti.
Bugün ise siyasi şartlar değişmiş durumda.
Dolayısıyla dünün fotoğrafını bugünün fotoğrafının yanına koyup Seçer'e “dün başka, bugün başka” suçlaması yöneltmek, siyaseti sadece fotoğraflardan okumaktır.
Oysa siyaset fotoğraf albümü değildir.
Siyaset; koşulları, sözleri, kararları ve siyasi pozisyonları birlikte değerlendirebilmektir.
Sadece fotoğrafa bakarak kanaat oluşturmak, sloganlardan hareketle hüküm vermek son derece yüzeysel ve pragmatist bir yaklaşımdır.
Bu yaklaşım sizi çözüme götürmez.
Tam tersine kaosa sürükler.
Ve insanı, farkında olmadan cehalete yaklaştırır.
Türkiye sol siyasetinde önemli bir özgül ağırlığı bulunan, adı zaman zaman genel başkanlık ve cumhurbaşkanlığı gibi makamlarda anılan, rasyonel ve akılcı bir siyasetçiyi sloganlarınıza alet etmeyin.
Siyaseti kişilere tapınma ya da kişiler üzerinden düşmanlık üretme noktasına taşımayın.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun elini sıkmanın, yanında oturmanın, aynı fotoğraf karesinde bulunmanın bedeli “butlancı”, “hain” veya “zübük” olmak değildir.
Bunun adı, gerektiğinde kendi partisini ve kendi kentini temsil etmektir.
Dün Kılıçdaroğlu'nun arkasından gözyaşı döküp bugün ona küfredenleri eleştirmeyenlerin, Vahap Seçer'in kurumsal duruşuna laf söylemeye de hakkı yoktur.
Çünkü siyaset biraz da hafızadır.
Vahap Seçer kendisini ait hissettiği yerde duruyor.
Ait olduğu kişi Mustafa Kemal Atatürk.
Ait olduğu kurumsal yapı CHP.
Gerisi…
Bir fotoğrafın altına yazılmış öfkeli birkaç kelimeden ibaret.
Son bir soru da benden ..
Olur da bir gün Vahap Seçer, Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına genel başkan adayı olarak çıkarsa ,hain, butlancı olarak ilan ettiğiniz Seçer kahramanınız mı olacak ?