Bazen bir oyun izlersiniz…
Perdeden önce içiniz açılır, perde kapandıktan sonra da yüzünüzde bir gülümseme kalır.
Mersin’de sahne alan NO NAME TİYATRO’nun yeni oyunu “Silah Ya Da Kek” tam olarak böyle bir yerden sesleniyor.
Absürt komedi diyoruz ama bu memlekette absürt olan sahne değil, hayatın kendisi.
Silah mı kek mi?
Şiddet mi kahkaha mı?
Tehdit mi umut mu?
Sorunun kendisi bile bu ülkenin kısa bir özeti gibi.
Oyunu sahneleyen iki genç isim var: Burak Aydın ve Ezgi Eser.
Bu iki isim benim için sadece birer oyuncu değil.
Onlar benim öğrencilerim.
Burada aldıkları tiyatro eğitiminin ardından konservatuvarı kazanıp akademik eğitimlerini tamamladılar.
Sonra ne yaptılar biliyor musunuz?
Çoğunun yaptığı gibi büyük şehirlere kapak atmadılar.
Mersin’e geri döndüler.
Bir tiyatro kurdular.
Gençlere eğitim veriyorlar.
Sahne kuruyorlar.
Oyun çıkarıyorlar.
Risk alıyorlar.
Yani bu şehirde kalıp bu şehre sanat borcunu ödemeyi seçtiler.
Bununla da kalmadı.
Oyunun süpervizörlüğünü, yine Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’ndan yetişmiş bir başka öğrencimiz, Sefa Tantoğlu üstlendi.
Bir kuşak diğerine el veriyor.
Usta-çırak ilişkisi sloganla değil, sahne üstünde kuruluyor.
İşte bu yüzden “Silah Ya Da Kek” sadece bir oyun değil.
Bu oyun, Mersin’de tiyatronun kendini yeniden üretme iradesidir.
Alkış sadece sahnedekilere değil;
Bu şehirde kalmayı seçenlere,
Sanatı ranttan üstün tutanlara,
Gençliğe güvenenlere…
Gurur duyuyorum.
Kutluyorum.
Ve şunu rahatlıkla söylüyorum:
Bu şehirde hâlâ kek seçenler var.
İyi ki varlar.