Mersin Körfezi’nde her geçen gün derinleşen ve deniz ekosistemini tehdit eden plastik ile mikroplastik kirliliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu gündemine taşındı. Kürsüden iktidarın plastik atık ve ithalat politikalarına sert eleştiriler yönelten CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, yaşanan tablonun basit bir çevre sorunu olmaktan çıkıp ciddi bir halk sağlığı, turizm ve ekonomik krize dönüştüğünü vurguladı. Kent sahillerinin göz göre göre felakete sürüklendiğini belirten Kış, "Mersin kirlenmiyor; Mersin kirletiliyor. Bunun bedelini doğamız, balıkçımız, turizmcimiz ve çocuklarımız ödüyor" diyerek acil eylem çağrısında bulundu.
Yaklaşık bir yıl önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yazılı soru önergesi vererek Akdeniz'deki ekolojik bozulmaya karşı uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Gülcan Kış, aradan geçen sürede hiçbir somut adım atılmadığını söyledi. Bakanlığın süreci sadece "izlemekle" yetindiğini ifade eden Kış, gelinen noktada vatandaşların temiz denizde değil, plastik atıkların arasında yüzmek zorunda kaldığını belirtti.
"Kirlilik Adana’dan ve Drenaj Kanallarından Taşınıyor"
Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan teknik raporlara ve bilimsel verilere dayanan Milletvekili Kış, körfezdeki kirliliğin asıl kaynağının deniz içi faaliyetler değil, karasal atıklar olduğunu deşifre etti. Kirliliğin bölgesel bir sanayi zincirinden beslendiğine dikkat çeken Kış, şu çarpıcı detayları paylaştı:
Filtresiz Tesisler ve Nehirler: Mersin Körfezi'nde biriken mikroplastiklerin büyük bir kısmı Seyhan Nehri ve sulama-drenaj kanalları vasıtasıyla denize akıyor.
Komşu Kentin Çevresel Yükü: Özellikle Adana bölgesinde yoğunlaşan plastik geri dönüşüm tesislerinin atıkları, arıtma ve filtre sistemlerinin yetersizliği nedeniyle TD0 kanalı üzerinden doğrudan Akdeniz'e taşınarak Mersin sahillerini vuruyor.
"Sıfır Atık Derken Avrupa'nın Çöp Deposu Olduk"
Türkiye'nin, Çin'in 2018'deki yasak kararının ardından Avrupa'dan en çok plastik atık ithal eden ülke konumuna yükselmesini "büyük bir çelişki" olarak nitelendiren CHP'li Gülcan Kış, ekonomi ve çevre politikalarındaki tezatlığı şu sözlerle eleştirdi:
"Bir taraftan reklamı yapılan 'Sıfır Atık' projelerinden bahsediyorsunuz, diğer taraftan Avrupa'nın karışık, kirli ve ekonomik değeri düşük plastik çöplerini bu topraklara ithal ediyorsunuz. Avrupa'nın çöpleri Adana'daki tesislerde işlenirken, tüm bu sanayi faaliyetinin çevresel yükünü ve zehrini Mersin halkı göğüslüyor. Mersin, Avrupa'nın plastik çöplüğü değildir."
DSİ ve Bakanlığa Çağrı: "Kaynağını Durduracaksınız"
Sadece sahil şeridinde yapılacak yüzey temizliklerinin geçici bir makyajdan ibaret kalacağını, esas mücadelenin kirliliğin doğduğu noktada verilmesi gerektiğini savunan Kış, Devlet Su İşleri (DSİ) ve Çevre İl Müdürlüklerini göreve davet etti. Geri dönüşüm tesislerinin filtre sistemlerinin sıkı şekilde denetlenmesi ve ağır idari yaptırımların uygulanması gerektiğini belirten Mersin Milletvekili Gülcan Kış, konuşmasını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı’na seslenerek noktaladı:
"Mersin'in kıyılarını kaderine terk etmeyin. Deniz suyu analiz raporlarını derhâl şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşın. Karasal kirliliği kaynağında kesecek acil eylem planını devreye sokun ve plastik atık ithalatı politikasını yeniden gözden geçirin. Bu kentin denizini de, insanını da korumak devletin asli görevidir."