SONSES.tv yazarı Abdullah Ayan, kaleme aldığı değerlendirme yazısında, Avrupa'dan Türkiye'ye yönelen plastik atık trafiğinin özellikle Mersin ve Çukurova Havzası üzerinde ağır çevresel sonuçlar doğurduğunu savundu.
Ayan, sürecin 2018 yılında Çin'in plastik atık ithalatını durdurmasının ardından hız kazandığını belirterek, Türkiye'nin yıllık plastik atık ithalatının yaklaşık 160 bin tondan 600 bin tonun üzerine çıktığını ifade etti. Mersin Limanı'nın lojistik avantajı ve bölgedeki geri dönüşüm tesislerinin yoğunluğu nedeniyle Çukurova'nın bu ticaretin merkezi haline geldiğini öne sürdü.
Yazıda, ithal edilen atıkların tamamının geri dönüştürülemediği, ekonomik değeri bulunmayan bölümünün ise yasa dışı yollarla doğaya bırakıldığı veya yakıldığı iddia edildi. Bu durumun tarım arazileri, sulama kanalları, deniz ekosistemi ve insan sağlığı açısından önemli riskler oluşturduğu vurgulandı.
Bilimsel araştırmalara da atıfta bulunan Ayan, Doğu Akdeniz'de mikroplastik kirliliğinin kritik seviyelere ulaştığını belirterek, bunun deniz yaşamı, balıkçılık ve gıda güvenliği üzerinde uzun vadeli etkiler doğurabileceğine dikkat çekti.
Abdullah Ayan, çözüm olarak plastik atık ithalatının tamamen yasaklanmasını, bunun mümkün olmaması halinde ise limandan geri dönüşüm tesislerine kadar tüm sürecin dijital olarak izlenmesini, Basel Sözleşmesi kapsamında denetimlerin artırılmasını ve standart dışı atık gönderen ülke ile firmalara yaptırım uygulanmasını önerdi.
Ayan, Çukurova'nın verimli tarım topraklarının ve Mersin kıyılarının korunmasının yalnızca çevre meselesi değil, Türkiye'nin gıda güvenliği ve gelecek nesillerin sağlığı açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.
https://www.sonses.tv/avrupanin-copu-bereketli-topraklari-zehirliyor