Ülke, yıkımlar ülkesi oldu
AKP iktidarı, 24 yılda ülkeyi hallaç pamuğu gibi tiftik tiftik etti.
Ekonomi, ikili bir yapı kazandı: Zenginlerin serveti arttı, fakirlerin hayatı, hiç olmadığı kadar zehir oldu.
Çok daha kötüsü devlet kurumları değer ve güven kaybetti.
Ulusal paramız TL, yerlerde sürünüyor
Ulusumuzun tüm varlığı: Toprağımız, madenlerimiz, ormanlarımız, yaylalarımız, derelerimiz, limanlarımız, sahillerimiz birilerine peşkeş çekildi, çekiliyor.
Esnafımız perişan,
Çiftçimiz kan ağlıyor,
İşçimiz sokaklarda, ücretlerini almaya çalışıyor ama tutuklanıyor.
Öğretmenlerimiz yerlerde sürükleniyor,
Emeklimiz feryat figan yaşam mücadelesi veriyor.
Ülkede kime dokunsanız bin “ah” işitiyorsunuz.
Bütün bunları yaşıyoruz: ama bunların bir şekilde telafisi mümkün esnafın, işçinin, köylünün, emeklinin, memurun, tüccarın… durumu düzeltilebilir. Bu nedenle bunlardan da kötüsü var: Eğer bir şeyler aşınırsa, silinirse, değersizleştirilirse bütün toplum perişan olur. Ülke eski haline döndürülemez.
Ülkenin oluşan yaralarını sarmak, uğranılan yıkımı onarmak, bozulan yapıyı düzeltmek, ülkeyi geliştirmek gerek.