Adana

Ailede kanser öyküsü olanlara uzman uyarısı

Uzman Dr. Nigar Şirinova, ailede birden fazla kanser vakası veya genç yaşta tanının genetik yatkınlığa işaret edebileceğini söyledi.

Abone Ol

Kanser tanısında aile öyküsü ve hastalığın ortaya çıktığı yaş, genetik yatkınlığın değerlendirilmesinde önemli ipuçları verebiliyor.

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı’ndan Uzman Dr. Nigar Şirinova, bazı kanser türlerinin anne veya babadan aktarılan genetik değişikliklerle ilişkili olabileceğini belirtti.

Kanserlerin büyük bölümünün yaşam boyunca hücrelerde biriken genetik değişiklikler sonucunda geliştiğini ifade eden Şirinova, bazı kişilerde ise kalıtsal genetik değişikliklerin kansere yatkınlığı artırabildiğini söyledi.

Hangi durumlar genetik yatkınlığı düşündürüyor?

Şirinova’ya göre ailede birden fazla kişide kanser görülmesi, aynı kişinin yaşamı boyunca birden fazla farklı kanser tanısı alması veya kanserin genç yaşta ortaya çıkması dikkat edilmesi gereken durumlar arasında bulunuyor.

Her iki memede meme kanseri görülmesi ya da bir erkekte meme kanseri gelişmesinin de genetik açıdan değerlendirilmesi gereken durumlar arasında olduğu belirtildi.

Bu özellikleri taşıyan kişilerin tıbbi genetik polikliniğinde değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Şirinova, BRCA1 ve BRCA2 gibi bazı genlerdeki değişikliklerin belirli kanserlerin gelişme riskini artırabileceğini ifade etti.

Genetik test ne sağlıyor?

Genetik testlerin kişinin belirli kanserler açısından taşıdığı riskin değerlendirilmesine yardımcı olabildiğini belirten Şirinova, yatkınlık tespit edilmesi halinde takip ve tarama programlarının kişiye göre planlanabileceğini söyledi.

Buna göre hangi kanserler açısından takip yapılacağı, taramalara hangi yaşta başlanacağı ve kontrollerin ne sıklıkta gerçekleştirileceği belirlenebiliyor. Böylece risk taşıyan kişilerde olası kanserin daha erken dönemde tespit edilmesine katkı sağlanabiliyor.

“Her genetik değişiklik hastalık anlamına gelmez”

Genetik kanser değerlendirmesinde yalnızca test sonucuna bakılmaması gerektiğini vurgulayan Şirinova, kişinin kendi kanser öyküsü ile ailede görülen kanserlerin birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Şirinova, tespit edilen her genetik değişikliğin hastalık anlamına gelmediğini belirterek, sonuçların kişinin klinik özellikleri ve aile öyküsüyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Genetik bilgi aile bireyleri için de önemli

Bir kişide kansere yatkınlık oluşturan genetik değişiklik tespit edilmesi halinde, risk altındaki aile bireylerine de aynı değişiklik açısından genetik test önerilebiliyor.

Henüz kanser tanısı almamış aile bireylerinde de genetik yatkınlığın bulunup bulunmadığının belirlenebildiğini ifade eden Şirinova, bu sayede kişiye uygun takip ve tarama programlarının oluşturulabileceğini kaydetti.

Genetik değerlendirmelerin bazı kanser hastalarında tedavi seçeneklerinin belirlenmesine de katkı sağlayabildiğini belirten Şirinova, tıbbi genetik, tıbbi onkoloji, genel cerrahi ve gerektiğinde diğer branşların birlikte çalışmasının önemine dikkat çekti.

Şirinova, genetik bilginin yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, mümkün olduğunda hastalık gelişmeden önce koruyucu sağlık hizmetlerinde de kullanılmasının önemini vurguladı.