Osmanlı’nın Lahey Barış Sarayı’na hediye ettiği 114 yıllık Hereke halısı Türkiye’de restore edildi, törenle yerine geri kondu.
Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan ve uluslararası hukukun en önemli adreslerinden biri olan Barış Sarayı, sadece hukukun değil, kültürel mirasın ve diplomatik tarihî sembollerin de sergilendiği bir mekân.
İşte bu sarayın en önemli kültürel miras eserlerinden biri olan 114 yıllık Hereke halısı, geçtiğimiz yıl Türkiye’de kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçirildikten sonra büyük bir törenle yeniden Barış Sarayı’na döndü. Halı, Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1911 yılında saraya hediye edilmişti ve Türkiye dışında bulunan en büyük el dokuma halı olarak biliniyor.
Bu muhteşem halı, yaklaşık 160 metrekarelik yüzeyi ve 13 milyon 704 bin 480 Türk düğümünden oluşan zarafetiyle Barış Sarayı’nın Japon Salonu’nun zeminini süslüyor. Bu salon, özellikle Daimi Tahkim Mahkemesi gibi uluslararası davaların ve konferansların yapıldığı bölüm olarak kurumun en görkemli alanlarından biridir.
RESTORASYON TÜRKİYE’DE YAPILDI
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Barış Sarayı’nı yöneten Carnegie Vakfı arasında 2023’te imzalanan protokol çerçevesinde halı, restorasyon için Türkiye’ye getirildi. Halı önce Hollanda’da ön temizlik aşamasından geçirildi; ardından Aksaray’ın Sultanhanı ilçesinde uzman ekipler tarafından kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçti. Bu süreçte halı dijital ortamda bölümlere ayrıldı, hasarları titiz analiz edildi ve doğal boyalar ile geleneksel Türk düğümü teknikleri kullanılarak aslına uygun biçimde onarıldı.
Yetkililer, restorasyon boyunca halının hem dayanıklılığının hem de orijinal renk ve desen güzelliğinin korunmasına büyük özen gösterildiğini belirtti.
GÜNÜN TÖRENİ VE BAKAN KATILIMI
Restorasyon tamamlandığında, halının tekrar Hollanda’ya gönderilmesi vesilesiyle Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Selçuk Ünal ve diğer kurum temsilcilerinin katıldığı özel bir tören düzenlendi. Törende halı, Türkiye’nin Hollanda ile paylaştığı ortak kültürel mirasın ve barış vizyonunun somut bir nişanesi olarak vurgulandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan sonra söz alan Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Wijnands, tören esnasında halının “iki ülke arasındaki ortak tarihin ve dostluğun kanıtı” olduğunu ifade etti. Bakan Yardımcısı Alpaslan ise bu eşsiz halının restorasyonunun, hem Türk el sanatının inceliğini hem de ülkemizin tarihî mirasına verdiği önemi gösterdiğini vurguladı.
OSMANLI’NIN HEDİYESİ OLARAK KÜLTÜREL DİPLOMASİ
Hereke halısı, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1911’de Barış Sarayı inşası için çağrı yapıldığında bağışladığı eserlerden biri olarak tarihe geçti. O dönemde saraya yapılan katkılar arasında dünyadan çok sayıda eser vardı; Rusya’dan vazolar, İtalya’dan mermerler ve Japon duvar halıları gibi değerli parçalar bulunuyordu. Bu bağlamda Hereke halısı, Osmanlı’nın uluslararası barış ve işbirliği mesajının bir simgesi olarak sarayın kültürel dokusuna kazındı.
Bugün Apeldoorn’daki Paleis Het Loo’nun duvarlarında Osmanlı’nın diplomatik ağırlığını hatırlatan figürler yeniden görünür hale gelirken, Lahey’deki Barış Sarayı’nın zemininde Osmanlı’nın barışa ve uluslararası hukuka verdiği değeri simgeleyen Hereke halısı yeniden yerini almış durumda.
Biri 17. yüzyılın güç dengelerini anlatıyor. Diğeri 20. yüzyıl başının barış idealini taşıyor. Aradan geçen yüzyıllara rağmen ortak nokta değişmiyor: Osmanlı’nın Avrupa ile kurduğu temas sadece savaş ve rekabet üzerinden değil, diplomasi, kültür ve sanat üzerinden de şekillenmiş.
Hollanda ile Türkiye arasındaki ilişkiler, yalnızca siyasi açıklamalarla ölçülemez. Bazen bir merdivenin duvarındaki figürlerde, bazen de uluslararası mahkemelerin sessiz salonlarında serili bir halının ilmiklerinde saklıdır.
Duvarlar konuşsa tarih anlatır. Halılar konuşsa hafıza…
Ve her ikisi de bize şunu hatırlatır: Kültür, diplomasinin en kalıcı dilidir.