Dilimizdeki olumsuz çağrışımlı sözcüklerden biridir bu “kavga” sözcüğü.
Sözcüğün anlatmaya çalıştığı, disiplinlere göre değişiyor. Antropologların verilerine bakarsanız on binlerce yıllara ulaşırsınız.
Jeologların verilerinden yola çıkarsanız, rakamlar birkaç sıfır daha artar.
Mitolojik verilerden bakarsanız rakamlar biraz küçülür.
Ne var ki en zevkli olan kavgalar, mitolojik kavgalardır. Onları, kozmolojik çatışmalar izler.
Beni bugün ilgilendiren kavga türü, bütün kavga tarihinin öznesi olan
Egemenlik hırsı,
Yönetme ihtirası
Ve özetle
Çıkar
Kavgalarıdır.
Egemenlik duygusunun, yönetme hırsının alt alanında çıkar kaygısı vardır.
Ne denir Anadolu’da: Köpeğe yüz altın ver köpeklikten çıkmaz; ama insanoğluna bir altın ver, köpeğin olur.
Halkımız bu dramatik tespitle diyor ki: Kavga insanlık tarihinin yaşadığı en eski eylemdir. Bugün, bunca teknolojik ilerlemeye rağmen kavga kişiler arası, aileler arası, boylar arası, kabileler arası, uluslar arası bile olsa devam ediyorsa, görebilmelisin ki tamamı, kültür, uygarlık, insanlık vs vs gibi kutsallık atfedilmiş değerler için değil, sadece
“çıkar”
içindir.
Keşke, bir yolu- yöntemi bulunsa da insanoğlu bu çıkar kavgasından kurtarılabilse…
Bu başarılabilse insanoğlu köpekleşmekten de kurtulur.