9 Şubat 2026 Pazartesi günü yayımlanan köşe yazımda Kırmızı Lacivert ve Özel İdare İşhanlarının yıkılmasından sonra oluşan yeni Kent Meydanına “ATATÜRK MEYDANI” adı verilmesini tekli etmiştim. Bu konuyla ilgili önerime 3 Kasım 2025 tarihli köşe yazımda da yer vermiştim. 9 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan köşe yazımda da yeni Kent Meydanına Kırmızı Lacivert Meydanı adının verilmesinin yanlış olacağını, ‘kırmızı lacivert’ forma rengi olan Mersin İdman Yurdu Futbol Takımının adını taşıyan bir meydanının bulunduğunu, ancak Mersin’de ‘ATATÜRK MEYDANI’ olmadığını yazmıştım.
Yeni Kent Meydanı düzenleme çalışmalarının yapıldığı alanı çevreleyen panolarda “Kırmızı Lacivert Meydan Yenileme Projesi” ibaresi yer alıyor. (Alıntıdır.)
Bu konuda 9 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan yazımdan dolayı Akdeniz Belediyesi Eski Başkanı Sayın Kenan Yücesoy aramış ve kent meydanına verilecek isim konusunda sohbet etmiştik. Sayın Yücesoy meydana ‘Kırmızı Lacivert Meydanı’ ismi verileceğine dair kesin bir karar olmadığını belirtmişti. Ancak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer bu meydandan söz ederken Kırmızı Lacivert Meydanı adını kullanıyor. Yazdıklarım konusunda maalesef haklı çıktım. Zira Büyükşehir Belediyesi Meydanı çevreleyen panolara meydanın adını “Kırmızı Lacivert” olarak çoktan yazmış bile. Atatürkçü çizgiyi bir yönetim biçimi olarak benimsediğini beyan eden Başkan Vahap Seçer’in yeni kent meydanına ‘ATATÜRK ‘ yerine Kırmızı Lacivert adını vermesi Atatürkçü beyanıyla da çelişiyor. Hemen hemen her köşe yazımda bu konuya yer veriyorum, bıkmadan, usanmadan da yer vermeye devam edeceğim. 9 Şubat 2026 Pazartesi günü yayımlanan köşe yazımı aşağıda yer alan cümlelerle sonlandırmıştım. Bugün bu cümleleri bir kez daha tekrarlıyorum. “Acaba CHP’li Belediye Başkanlarımızda da Atatürk alerjisi mi var, bilemiyorum ve bu olasılığı düşünmek dahi istemiyorum.” demiştim. Ancak bu olasılığı artık düşünmeye başladım. Başta Büyükşehir olmak üzere CHP’li Belediyelerin bir meydana bir merkeze, bir etkinlik alanına ‘ATATÜRK’ adını verecekleri yok gibi. Boşuna beklemeyelim, dağılalım diyorum.
Yörük çocuğu Ufuk Çakır ile Milletvekili maaşıyla geçinemediğini söyleyen AKP Tekirdağ Mebusuna konuşma yasağı geldi.
CHP’den seçilip, AKP’ye geçen Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır ve 450.000 TL aylık geliriyle geçinemediğini öne süren AKP Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan’ın basına açıklama yapması Sayın Cumhurbaşkanının talimatıyla resmen yasaklandı. Konuşma yasağı her 2 Milletvekilinin emeklilerle ilgili verdikleri demeçlerden dolayı geldi. CHP’den ihraç edileceğini haber alınca anında istifa edip, hızla AKP’ye geçen, AKP Grup toplantısında parti rozeti takılırken Sayın Cumhurbaşkanına topuk selamı veren Mersin Milletvekili Yörük Çocuğu Hasan Ufuk Çakır bu gidişle AKP’ye de yaranamayacak gibi görünüyor. Umarım sonu Ertuğrul Günay’a benzemez. Bu arada Hasan Ufuk Çakır’a Cumhurbaşkanı tarafından getirilen konuşma yasağı ile ilgili olarak Gazeteci İsmail Saymaz Halk Tv canlı yayında konuştu. Saymaz konuşmasında “Neyse ki Hasan Ufuk Çakır’a ceza verdiler de kafamızı dinliyoruz. Hadi Ufuk Çakır, hadi şimdi konuş göreyim senin Türkmenliğini, Yörüklüğünü. Hadi konuş, bak yedin yasağı. Üstelik AKP’ye yalakalık yaparken yedin, AKP’ye yalakalık yapmak için, emekliye hakaret ettiğin için yasak yedin. Çok iyi oldu, kafamızı dinliyoruz. AKP’den Allah razı olsun.” Dedi. Hani dillere pelesenk olan bir söz vardır ya, Dakika 1, gol 1, bu benzetme Hasan Ufuk Çakır’a uydu gibi.
SON KULLANIM TARİHİ GEÇEN PARTİLER
Raf ömrü olan ürünlerin ambalajlarında SKT (Son Kullanım Tarihi) ya da TETT (Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi) bilgileri yazılıdır. Market raflarında satılan ürünler Belediye Zabıta Ekiplerince kontrol edilir, yapılan denetim sonucunda da son kullanım tarihi geçmiş ürünler toplatılır ve imha edilir. Ancak, aymazlığı had safhaya çıkaran bazı marketler ise insan sağlığını hiçe sayarak, çöpe atılacak/imha edilecek bu ürünleri ‘fırsat ürünü’ adı altında çok ucuz fiyata dar gelirlilere satmaya devam ediyorlar. Nasıl bir Ülke olduk, Bizler nasıl bu hale geldik. Pazarların kapanmasını bekleyip, çöpe atılan sebze-meyveleri toplayanlardan, ucuz diye son kullanım tarihi geçmiş sözde fırsat ürünlerini sağlıklarını hiçe sayarak, satın alan bir topluma nasıl dönüştük. Hani bir söz vardı ya Nereden, Nerelere geldik.
ŞİMDİ SIRA SEÇMENDE
Tabi ki bugünkü köşe yazımın asıl konusu kullanım süresi dolmuş ürünler değil. Kullanım süresi dolmuş partiler. AKP Uşak Milletvekili İsmail Güneş, iktidarları döneminde insanların iyi beslendiğini, bundan dolayı emeklilerin ömrünün uzadığını, bu nedenle de emeklilik sisteminde bozulma yaşandığını söyledi. Bir yanda son kullanma tarihi geçmiş ürünleri fırsat ürünü diye satan bazı malum marketler ve bunlara göz yumanlar, diğer tarafta emeklilerin uzun yaşamasından dolayı emeklilik sisteminin bozulduğunu, dolayısıyla da emeklilere bu nedenle fazla maaş verilemediğini Meclis Kürsüsünden söyleyen Milletin bir Vekili. Toplumun büyük bir bölümü yokluk ve yoksulluk sarmalında yaşamaya çalışıyor. Bu durumda yaşamaya, ayakta kalmaya çalışan emekliler ve dar gelirli seçmenlerde yapılacak ilk seçimde ‘SON KULLANIM TARİHİ’ geçmiş Partilere ‘kanaatimce’ oy vermeyerek, tepkilerini göstereceklerdir. Aynı geçmişte olduğu gibi.
Abdülkadir Selvi bile ekonomik gidişatın iyi olmadığını yazdı.
Saraya çok yakın yazarlardan Abdülkadir Selvi Hürriyet Gazetesinde yayınlanan köşe yazısında emekliler, asgari ücretliler ve güncel ekonomik durumla ilgili görüşlerini paylaştı. Abdülkadir Selvi köşesinde “Bu memlekette milyonlarca asgari ücretli 28 bin lira ile geçinmeye çalışırken, emekliler geçim sıkıntısı çekerken, milyonlarca gencimiz iş bulmak için çırpınırken emekli milletvekili maaşı da alan AKP Tekirdağ Milletvekilinin 450.000 TL aylık geliriyle geçinemediğini söylemesi doğru değil. Millet geçim sıkıntısından dolayı burnundan soluyor. Yapılan anketlerde ekonomi ve geçim sıkıntısı halkın en önemli sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Biraz kendinizi geçim sıkıntısı çeken o insanların yerini koyun. Biraz mütevazı olun. “ diye yazdı. Abdülkadir Selvi de yaşam koşullarından ve bozulan ekonomiden söz ediyor, milletvekili maaşıyla geçinemediğini öne süren AKP Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan’ı eleştiriyor ve bu durumları da köşesine taşıyorsa ekonomik gidişat gerçekten çok vahim demektir.
Ahmet Hakan’dan 2 yeni bakan ile ilgili çarpıcı yorum.
Yeni atanan İçişleri ve Adalet Bakanları ile ilgili olarak Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan köşesinde çarpıcı bir yorum paylaştı. Atanan 2 yeni bakan ile ilgili olarak derin AKP tabanının görüşlerine köşesinde yer veren Ahmet Hakan; “Mutluluktan uçuyorlar. Acayip moralliler. Heyecanlılar. İki yeni bakanı da coşkuyla karşıladılar. ‘Ha şöyle, ha şöyle’ diyorlar. Şunu anladım, Dava adına risk almayanları, tavır koymayanları, mücadeleye girişmeyenleri pek benimsemiyormuş derin AK Parti tabanı.”
Bu yoruma ne denir bilemiyorum ama aklıma o ünlü söz geldi. Derin AKP tabanının 2 yeni Bakan ile ilgili yaptığı bu yorumun meali; “Gelen ağam, giden paşam” olabilir mi?
Münif APARI