Kılıçdaroğlu Röportajına Reddiye

Kılıçdaroğlu, ülkemin en seçkin gazetecilerinden üçünün karşısında pişmiş kelle gibi sırıtarak (Bence sinema / televizyon sektörüne geçse daha başarılı olur) uyanık politikacılık yapıyor.

Abone Ol

Kılıçdaroğlu, ülkemin en seçkin gazetecilerinden üçünün karşısında pişmiş kelle gibi sırıtarak (Bence sinema / televizyon sektörüne geçse daha başarılı olur) uyanık politikacılık yapıyor. Gazeteci soru sormadan, Çölaşan’nın dediğini yapıyor, kendisi sorular soruyor. O çok değerli gazeteciler de gülümsüyor ama, “Sayın Kılıçdaroğlu daha biz soru sormadık ama siz, sayın Emin Çölaşan’ın deiği gibi bizi soru yağmuruna tuttunuz. Lütfen sorularımızı bekleyin ve onları cevaplandırın” demediler,.

Kılıçdaroğlu’nun ilk sorusu:

- Ben butlan karraına uymasaydım ne olurdu?

“Ne olurdu?” , “Ne olurdu?” sorularından sonra kendisi lütfedip cevap veriyor:

- Partini başına kayyım getirilirdi. Bu daha mı iyi olurdu? Yüz yıllık partiyi kayyım yönetimine terk edemezdik. Benden neden korkuyorlar?

Sevgili gazeteciler cevap vermeye yeltenirken beyefendi yeniden atağa geçiyor.

- Ben, o çok değerli gençlerimizden rol çalarak cevap vereceğim: Senden korkmuyorlar. Kindarlığından, hırsından, hazımsızlığından; bu hırsla, kinle, hoşgörüsüzlükle yapabileceklerinden korkuyorlar. İşte yapabileceğin en büyük kötülüğü yaptın, iktidara yürüyen partiyi, kim bilir niçin(!) darmadağın ettin. Bu tavrınla yalnız partimize değil, ülkenin geleceğine, çocuklarımızın geleceğine de ihanet ettin.

- Partilimize kirli demek sizin işgal ettiğiniz mevkideki birisine yakışmazdı, kimsenin de haddine değildir.

- Şunu bilmelisiniz, partilimize kirlilikle ilgili bir yargı kararı olmadan kirli demek sizin de haddinize değildir.

- Bu partinin en kirli adamı sizsiniz. Oraya kasetle geldiniz, bu temizlik midir? Partiye Türkiye'nin en entelektüel sağcısını Cumhurbaşkanı adayı yaptınız, bu partinin kimliğine ihanet değil midir? Hiçbiri, hiçbir yargı kararı almamışken partilimize kirli demeniz partiye ihanet seviyesinde kirlilik değil midir? Sayın Erdoğan partisinin kirlilerine bir tek olumsuz sözcük söyledi mi bunca yıldır. Ankara, Balıkesir, İstanbul belediye başkanlarını istifa ettirdi, bir tek sözcük söylemedi. Partimizin en kirlilerini partisine geçtiler diye pir u pak etti. Senden lider olur mu? Senin yaptığın kirlilik değil mi? Bir Yrel Yönetim seçiminde Mersin Belediye Başkanı belirlenirken bütün partililer bununla kazanılmaz dedi, sen "Kaybedecekse de benim adayım budur!" dedin. Kenti Kocamaz’a teslim ettin. Neden? Sahi bir de belediye başkanlarından partiye para istemen dolanıyor dillerde, bu temizlik midir.

- Butlanla geldiğin yerde partinin pırlantalarını partiden atıyorsun, belki de dokunulmazlıklarının kalkmasına neden olacaksın; iktidara yürüyen partiyi kininle, hırsınla, egonla iktidardan uzaklaştırıyorsun. Bu kime hizmettir Bay Kemal?

Partimizin değerli üyelerine “Arın da gel” diyorsun. Ben de sana “Git, temizlen de ge!” diyorum.

Sen ve efendin istiyorsunuz diye Atamıza, partiize, ideolojimize ihanet etmeyeceğixz, bilesiniz.

Hepinizin siyasi ömrü bitti, yakında sizi, siyasi tarihin sayfalarına gömeceğiz; size haber, halkımıza müjde olsun. .