Kılıçdaroğlu’nu Reddiye

Abone Ol

Kılıçdaroğlu, en az on beş yıldır, üzülerek söylüyorum; siyasi hayatımızda görmezden gelinemez aktörlerindendir. Kendilerinin, siyasi hayatımızda var oldukları günden bugüne kadar aldıkları kararlardan yaşamsal ve demokratik hayatımıza katkısı olan eylem ve kararlarından dolayı alkışladım.

Okuyucumuzdan özür diliyorum, benim olumlu sanıp alkışladığım davranışları bile, şimdi görebiliyorum ki ülkemin lehine görüşler ve kararlar değilmiş;

Çok üzgünüm.

O, gözümde “Özgülük ve Adalet” için yürüyen bir liderdi.

Değilmiş.

Foyası, bazı vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması aşamasında “Anayasaya aykırı ama tasarıya oy vereceğiz.” dediğinde ortaya çıkmıştı; yeterince anlayamamışım.

Mahkemeler bile karar vermeden kendi partisinin Belediye Başkanlarını, vekillerini suçlayan, 13 yıl genel başkanlığını yaptığı partiye polisle, polisin biber gazıyla, plastik mermisiyle girilmesini onaylayan/ isteyen adamdan lider olur mu? Bir mukayese yapalım: Erdoğan, suçlulukları sağır sultanca bile bilinen üyelerine toz kondurmazken onun partililerine “arının, aklanın” diyerek onları sorgusuz sualsiz suçlu ilan etmesi emesi, liderlik midir; yoksa partisine ve partilisine ihanet midir?

Partili artık peşinden gitmiyor. Bu açık! Buna ramen iktidara dayanarak partiyi ele geçirmesi hakla, hukukla, adalele, partililik tresiyle bağdaştırılabilir mi?

Öfkeliyim.

Şimdi bir çözüm bulunamaz da seçimlere Kılıçtaroğlu yönetiminde girilirse parti % kaç oy alır?

Örneğin barajı geçebilir mi?

Ben oy vermem. Oy veren çıkar mı, bilemem.