Anamur Kent Konseyi, küresel ısınma ve artan kuraklık tehlikesine karşı "Bataklığı Kurutma Değil, Kuraklığı Önleme Projesi" kapsamında okaliptüs ağaçlarına karşı adeta savaş ilan etti. Konsey, yayımladığı kapsamlı raporda, bir dönem "mucize" olarak görülen uygulamaların günümüzde nasıl birer tehdide dönüştüğünü çarpıcı örneklerle gözler önüne serdi.
"DDT Gibi Ömrünü Tamamladı" Raporda, 2. Dünya Savaşı’nda salgınları önleyen ancak sonradan yasaklanan DDT ilacı örneği verilerek, okaliptüslerin de artık faydadan çok zarar verdiği vurgulandı. 1861 Amerikan İç Savaşı sonrası Çukurova’da pamuk üretimi ve bataklık kurutma amacıyla getirilen "sıtma ağaçlarının" (gariptos), günümüzün kuraklık gerçeğinde su kaynaklarını sömürdüğü ifade edildi.
Günde 400 Litre Su Tüketiyor Okaliptüslerin günde 400 litreye kadar su çekebilme kapasitesine sahip olduğu belirtilen açıklamada, bu ağaçların yerel su kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturduğu kaydedildi. Özellikle kıraç mahallelerdeki köy okullarının bahçelerine bilmeden dikilen bu ağaçların, kısıtlı olan su kaynaklarını tamamen kuruttuğu uyarısı yapıldı.
Parklarda Can, Mezarlıklarda Mal Güvenliği Riski Ağacın sadece su tüketimiyle değil, fiziksel yapısıyla da zarar verdiği detaylandırıldı. Gevrek dalların rüzgarda kırılarak parklarda insanların üzerine düşme riski taşıdığı, mezarlıklarda ise güçlü köklerin kabirleri patlatıp mezar taşlarını kırdığı bildirildi. Ayrıca çevresindeki çim ve süs bitkilerinin gelişimini de tamamen engellediği not düşüldü.
Çözüm: Kesilsin ve Yerine Yerli Türler Dikilsin Anamur Kent Konseyi, mevcut okaliptüslerin ormanlık alanlar dahil tüm yerleşim yerlerinden derhal temizlenmesi ve yeni üretimine müsaade edilmemesi gerektiğini savundu. Raporda, bu ağaçların yerine bölgeye uygun olan keçiboynuzu (harnup), defne, zeytin ve kaktüs türü bitkilerin dikilmesi önerilerek "Hizmet kervanı kuraklığa karşı sürmeli" mesajı verildi.