Lahey Alevi Bektaşi Kültür ve Tanıtma Derneği’nin Yeni Yıl Resepsiyonu, sazlı, sözlü, danslı ve yemekli yapıldı.
Belediye Başkanı: Bu, yalnızca geleceğe baktığımız bir an değil, aynı zamanda bizi birbirimize bağlayan değerler üzerinde durduğumuz bir andır.
Büyükelçi: Lahey Belediye Başkanı ve yardımcılarının da aramızda bulunmalarından mutluluk duyduğumu belirtmek isterim.
(Haberin Hollandacası en altta.
De Nederlandse versie staat onderaan Turks)
İlhan KARAÇAY yazdı:
Tüm dünyada “LAHEY” denildiği zaman, insanların aklına ilk gelen barış ve insanlık olur.
Dünya insanlarının diline pelesenk olan LAHEY, önceki gün bir başka barış ve insanlık etkinliğine sahne oldu.
Derneğin Yeni Yıl Resepsiyonu’na, Lahey Belediye Başkanı Jan van Zanen, Lahey Büyükelçimiz Fatma Ceren Yazgan, Belediye Başkan Yardımcıları Nur İcar ve Marielle Vavier, Demokrat 66 Partisi Grup Başkanı Assad Yousef, Hart voor Den Haag Parti lideri İsmet Bingöl,
Yeşil Sol Partili Vincent Thepass, Mahalle Karakolu Müdürü Dasy ve ekibi ile kalabalık bir Türk ve Hollanda grubu katıldı.
Lahey Alevi Bektaşi Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Muharrem Cengiz ve Eş Başkan Pelin Yıldırım, günün mana ve önemini anlatan konuşmalarından sonra sözü büyükelçimiz Yazgan’a verdiler.
Büyükelçi Yazgan, konuşmasında Pir Sultan Abdal’ın “Sarı Çiğdem” deyişine atıfta bulunarak, Anadolu Alevi Bektaşi geleneği ve kültürünün Türk kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve şahsen kendisinin de yetiştiği toprakların mayasını oluşturduğunu vurguladı. Bu kültürün Lahey’de yaşatılmasından büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Yazgan, yeni yılda da müzik ve kültür aracılığıyla Lahey’e birlikte katkı sunulacağına inandığını söyledi. Yazgan ayrıca, Lahey Belediye Başkanı ve yardımcılarının etkinlikte yer almasından duyduğu mutluluğu da dile getirdi.
Daha sonra söz alan Lahey Belediye Başkanı Jan van Zanen şunları söyledi:
“Sayın Ekselansları, Değerli katılımcılar,
Bugün sizinle birlikte, yeni yılı karşılıyor olmayı büyük bir ayrıcalık ve mutluluk olarak görüyorum.
Bu, yalnızca geleceğe baktığımız bir an değil, aynı zamanda bizi birbirimize bağlayan değerler üzerinde durduğumuz bir andır.
Ve tam da burada, bu bağ somut hale geliyor. Birbirimize gösterdiğimiz ilgiyle, diyaloğa verdiğimiz önemle.
Ve farklılıkların mesafe yaratmadığına, aksine bizi zenginleştirebileceğine olan inançla.
Geçen yılın Şubat ayında, her altı ayda bir davet ettiğim Lahey’deki dini ve inanç temelli topluluklarla birlikte burada bir araya gelmiştik.
Bu, benim için çok değerli bir gelenektir.
O buluşmada, günümüz toplumunda büyümenin ne anlama geldiğini ve bunun gençler ve ebeveynleri için hangi zorlukları beraberinde getirdiğini konuştuk.
Dini ve inanç temelli toplulukların toplumsal hayattaki rolünü asla küçümsememeliyiz.
Sizler çok büyük bir gönüllü emek ortaya koyuyorsunuz. Maddi imkânları kısıtlı olanlar ve yalnız yaşayanlar için yemek hazırlamaktan, öğrencilere ödev desteği vermeye, henüz burada kendi yolunu tek başına bulamayan insanlara toplumsal destek sunmaya kadar çok geniş bir alanda çalışıyorsunuz.
Kısacası sizler, kentimizin toplumsal dokusunu bir arada tutan harcın önemli bir parçasısınız.
Lahey, birçok sesin, geleneğin ve hikâyenin bir arada bulunduğu bir şehirdir.
Alevi toplumu da buna yıllardır çok özel bir şekilde katkı sunmaktadır.
İnsanları bir araya getiren etkinliklerle, kültüre ve maneviyata gösterilen özenle ve kente ve kent sakinlerine karşı açık bir tutumla.
Yeni bir yılın başındayız. Bu yılın kuşkusuz yeni zorluklar ama aynı zamanda yeni fırsatlar getireceği açıktır.
Dünyada şu anda pek çok şey yaşanıyor.
Sizi, beni ve hepimizi endişelendiren gelişmeler de var.
Dünyanın evi olan Lahey’de bunu yakından hissediyoruz.
Yine de, saygıyla, karşılıklı sorumluluk duygusuyla ve çok çeşitli kent topluluğumuzun gücüyle bunun üstesinden birlikte gelebileceğimize inanıyorum.
Hepinize sağlıklı, barış dolu ve ilham verici bir 2026 diliyorum.
Karşılaşmaların, anlayışın ve dayanışmanın öne çıktığı bir yıl olsun.
Zor zamanlarda birbirimizi bulabildiğimiz, birbirimize tutunabildiğimiz ve destek olabildiğimiz bir yıl olsun.
Ve hayatın güzel yanlarını birlikte kutlayabildiğimiz bir yıl olsun.
Çeşitlilik içinde birlik.
Hepimiz farklıyız, ama hepimiz Laheyliyiz.
Teşekkür ederim.”
MÜZİK VE ALEVİLİK FELSEFESİ
Etkinliğe müzik eşliğinde açık büfe yemek sunulurken, Aleviliğin felsefesini kapsayan görüşmeler ve konuşmalar yapıldı.
Alevilik felsefesinde, insan merkezdedir. İnanç, korkuya değil sevgiye dayanır. Kul ile Yaradan arasına kimsenin girmediği, vicdanın en büyük rehber kabul edildiği bir yol anlayışı vardır. Alevilikte ibadet, sadece bir ritüel değil, insanın insana karşı sorumluluğunu hatırlatan bir yaşam biçimidir.