Mersin’in her metrekaresinde 7/24 esasına göre mesai harcayan Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik koruyucu çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Kentin gizli kahramanları olan Afet Arama ve Kurtarma Şube Müdürlüğü’ne bağlı Su Altı ve Su Üstü Arama Kurtarma ekipleri, geniş bir hinterlanda sahip olan Mersin’de, özellikle iç sularda meydana gelen olaylara en hızlı ve etkili şekilde müdahale edebilmek amacıyla kapsamlı bir "kuyudan kazazede çıkarma" tatbikatı gerçekleştirdi.
Üstü açık bırakılan kuyulara düşme ihtimali bulunan vatandaşlara karşı arama-kurtarma kabiliyetlerini en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen ekipler, senaryoyu gerçeğe dönüştürdü. Araçlarında sürekli hazır bulundurulan teknik ekipmanları kuşanan ekipler, insan boyutlarında ve ağırlığında özel bir maket kullanarak operasyonu en gerçekçi şartlarda başarıyla tamamladı.
"Sorumluluk Alanımız Anamur'dan Çamlıyayla'ya Oldukça Geniş"
Yürüttükleri çalışmalar hakkında teknik bilgiler paylaşan Su Altı ve Su Üstü Arama Kurtarma Amiri Erdal Kaya, Akdeniz ilçesi Atatürk Parkı içerisindeki amirlik binalarının deniz kenarında oldukça stratejik bir noktada yer aldığını belirtti. Mersin'in 321 kilometrelik sahil şeridinin yanı sıra asıl yoğunlaştıkları noktaların göl, akarsu, kuyu ve baraj gölleri gibi iç sular olduğunu vurgulayan Kaya, "İç sulardaki vakalara mecburi müdahalelerimiz var. İtfaiye içerisinde tek noktayız ancak şehirde koordineli olarak AFAD, Sahil Güvenlik, deniz polisi ve arama kurtarma timleriyle beraber ortak hareket ediyoruz" dedi. Mersin'in coğrafi yapısı nedeniyle vaka alanlarının çok geniş olduğunu ifade eden Kaya, "Örneğin Anamur'un Abanoz Köyü bize neredeyse 300 kilometre uzaklıkta. Vakalarımız çok sık olmasa da yaşandığı zaman uzun süren operasyonlar oluyor. Mersin için kesintisiz nöbetteyiz" ifadelerini kullandı.
"Tatbikatlar Sayesinde Reaksiyon Süremiz Kısalıyor"
Olası kriz anlarında saniyelerin bile kritik önem taşıdığına dikkat çeken Arama Kurtarma Amiri Yusuf Tunçok ise kuyuya düşen bir vatandaşın kurtarılması senaryosuyla yapılan bu tatbikatın saha personeli için önemine değindi. Teorik ve uygulamalı eğitimlerin ardından mutlaka sahada pratik yaptıklarını belirten Tunçok, "Tatbikatlar bizi gerçek senaryolara hazırlıklı hale getiriyor. Olay anında daha hızlı reaksiyon almamızı, daha farklı çözümler üretmemizi ve profesyonelce hareket etmemizi sağlıyor. Tamamlanan her eğitim konusunun ardından bu tarz uygulamalarla kendimizi daima bir adım ileriye taşıyoruz" diye konuştu.