Mersin Konuşuyor, Peki Kim Dinliyor?

Abone Ol

Her seçim döneminde aynı cümleler kuruluyor.

"Mersin hak ettiği değeri alacak..."
"Mersin Türkiye'nin parlayan yıldızı olacak..."
"Projelerimiz hazır..."

Aradan yıllar geçiyor.

Peki değişen ne?

Bugün Mersin'e dışarıdan bakanlar, denizi görüyor. Bu şehirde yaşayanlar ise geçim derdini görüyor.

Bugün Mersin'in en büyük sorunu ne trafik ne de betonlaşma...

En büyük sorun, hesap sorulmayan yönetim anlayışıdır.

Bu şehirde herkes konuşuyor.

Siyasetçiler konuşuyor.
Belediyeler konuşuyor.
Milletvekilleri konuşuyor.
Odalar konuşuyor.

Peki sonuç?

Neden hâlâ gençler iş bulmak için Mersin'i terk ediyor?
Neden üniversiteyi bitiren binlerce genç, kendi memleketinde geleceğini göremiyor?
Neden üreten çiftçi borçla, tüketen vatandaş pahalılıkla mücadele ediyor?
Neden küçük esnaf her sabah dükkânını umutla açıp akşam zarar hesabı yapıyor?
Neden Mersin'in sanayisi hâlâ hak ettiği yatırım seviyesine ulaşamıyor?
Neden dünya ticaretinin önemli kapılarından biri olan limanın ekonomik gücü, Mersin'in sokaklarına aynı ölçüde yansımıyor?

Ve en önemlisi...

Bu soruların hesabını kim verecek?

Mersin sadece merkez ilçelerden ibaret değildir.

Anamur'un üreticisi...
Bozyazı'nın muz emekçisi...
Aydıncık'ın balıkçısı...
Silifke'nin çiftçisi...
Erdemli'nin narenciye üreticisi...
Mut'un zeytincisi...
Gülnar'ın köylüsü...
Tarsus'un sanayicisi...
Toroslar'ın işçisi...
Akdeniz'in esnafı...
Mezitli'nin emeklisi...
Yenişehir'in üniversite öğrencisi...

Hepsi aynı soruyu soruyor:

"Bu şehir ne zaman gerçekten yönetilecek?"

Artık afiş değil, icraat görmek istiyoruz.
Açılış töreni değil, kalıcı yatırım görmek istiyoruz.
Kavga değil, ortak akıl görmek istiyoruz.

Fotoğraf vermek kolaydır.
Zor olan, geleceğe iz bırakmaktır.

Siyaset makam sahibi olmak için değil, yük taşımak için yapılır.

Mersin ise yıllardır bu yükü omuzlayan vatandaşın sabrıyla ayakta duruyor.

Bu şehir; Türkiye'nin en verimli tarım ovalarına, en stratejik limanlarından birine, güçlü turizm potansiyeline, sanayi altyapısına ve genç insan gücüne sahiptir.

Peki bunca zenginliğe rağmen neden hâlâ işsizlik konuşuluyor?
Neden yatırım yerine göç konuşuluyor?
Neden umut yerine geçim sıkıntısı konuşuluyor?

Demek ki mesele kaynak eksikliği değil...

Mesele yönetim anlayışıdır.

Bugün Mersin'in ihtiyacı yeni sloganlar değildir.

Şeffaf yönetimdir.
Liyakattir.
Hesap verebilirliktir.
Üreteni destekleyen ekonomik vizyondur.
Gençleri şehirde tutacak istihdam politikalarıdır.
Tarımı koruyacak uzun vadeli planlamadır.

Ve en önemlisi...

Koltuğunu korumayı değil, şehrini büyütmeyi hedefleyen yöneticilerdir.

Çünkü Mersin bunu fazlasıyla hak ediyor.

Artık kimsenin alkış istediği bir şehir değil...

Hesap verdiği bir şehir olmalıdır.

Çünkü güçlü şehirler; susan insanların değil, soru soran vatandaşların omuzlarında yükselir.

Burhan Savtekin
Siyasi Strateji ve Planlama Uzmanı