ÇEVRE

Mersin Körfezi’nde Kirlilik Alarmı

Mersin Körfezi, hem yerel atıklar hem de komşu illerden taşınan mikroplastikler nedeniyle büyük bir çevre tehdidiyle karşı karşıya kalıyor.

Abone Ol

Mersin Körfezi ve kentin benzersiz kıyı şeridi, her geçen gün tırmanan bir çevre kirliliği tehdidiyle mücadele ediyor. Akarsular, drenaj kanalları ve deniz akıntılarıyla kıyılara kadar ulaşan atıklar; marine ekosistemi, yerel balıkçılığı, kıyı turizmini ve doğrudan toplum sağlığını riske atan devasa bir soruna dönüşmüş durumda. Mersin, yalnız kendi sınırları dâhilinde oluşan atık yükünü değil, çevresindeki geniş coğrafi havzanın kirliliğini de göğüslemek zorunda kalıyor. Kentin coğrafi konumu ve akıntı yapısı, komşu illerden taşınan deniz çöplerinin doğrudan Mersin kıyılarında birikmesine yol açıyor.

Adana Havzasından Taşınan Plastik ve Mikroplastik Yükü

Adana İli Deniz Çöpleri Eylem Planı verilerine göre; yerleşim yerlerinden ve zirai alanlardan kaynaklanan kirlilik drenaj kanalları vasıtasıyla ana kanallara, oradan da Seyhan Nehri aracılığıyla doğrudan Akdeniz’e dökülmektedir. Bölgede yoğunlaşan plastik geri dönüşüm tesislerinde işlenen maddelerin mikro ölçekteki parçacıkları, yetersiz arıtma ve filtrasyon nedeniyle su yollarına karışmaktadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ODTÜ ve Akdeniz Üniversitesi’nin ortaklaşa yürüttüğü bilimsel araştırmalar; hâkim rüzgârlar ve jeolojik yapı sebebiyle Seyhan Nehri’ndeki yüksek mikroplastik yoğunluğunun Mersin kıyılarına aktığını doğrulamaktadır.

Bu olumsuz tabloyu derinleştiren bir diğer etken ise plastik atık ithalatıdır. Türkiye'nin yıllık ortalama 700 bin tonu bulan plastik atık ithalatının büyük kısmı bölgedeki tesislerde işlenmektedir. İthalata dayalı büyüyen bu sanayi kolu, arıtma ve filtrasyon altyapılarını kapasite olarak zorlamakta ve deniz çöpü riskini üst seviyeye çıkarmaktadır. Yaz aylarında güneybatıdan esen rüzgârlar ve Mersin Körfezi’nin kendine özgü durgun, girdaplı akıntı yapısı; nehirlerden gelen plastiğin kentin batı cephesine bakan körfez, mendirek ve koylarında uzun süre sıkışıp kalmasına neden olmaktadır.

Kirliliği Kaynağında Önleyecek Havza Ölçekli Çözüm Önerileri

Mersin sınırları dışından beslenen bu kirlilik baskısına karşı il düzeyindeki yerel tedbirler yetersiz kalmaktadır. Kalıcı bir temizlik ve koruma için Seyhan ve Ceyhan havzaları ile Mersin Körfezi bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalı, havza ölçekli ortak bir strateji geliştirilmelidir. DSİ koordinesinde Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin denize döküldüğü kritik noktalara fiziksel bariyer ve ağ sistemleri kurulmalıdır.

Bunun yanı sıra Adana’daki geri dönüşüm tesisleri ile sanayi kuruluşlarının atıksu filtrasyon altyapıları denetlenmeli, Avrupa Birliği'nin Mevcut En İyi Teknikler standartlarına geçiş sağlanmalıdır. Atık ithalat izinlerinin zorlaştırılması ve sektörün yerli atık dönüştürme kapasitesine odaklanmasının teşvik edilmesi gerekmektedir. Taşucu-Mersin hattında ODTÜ gibi kurumların araştırma gemileriyle yürüttüğü mikroplastik izleme çalışmaları genişletilmeli, akıntı modellemeleriyle atıkların kıyıya vuracağı dönemler önceden tahmin edilmelidir.

Mersin Kent Merkezi ve Yerel Kaynaklı Kirlilik Faktörleri

Deniz kirliliğinin tek sebebi dış kaynaklar değildir. Mersin’in kendi kentleşme temposu, evsel atıkları, liman ve marina faaliyetleri, tarımsal kimyasalları ve drenaj hatları da kirlilikte pay sahibidir. Mersin İli Çevre Durum Raporu, toplanan deniz çöplerinin büyük bölümünü pet şişe, poşet, cam ve evsel atıkların oluşturduğunu göstermektedir. İl sınırları içerisindeki 35 ayrı dere ve kanalda; pestisit ambalajları, gübre kalıntıları ve yerleşim yerlerinden sızan katı atıklar başlıca kirleticiler olarak öne çıkmaktadır.

Mersin Deniz Çöpleri Eylem Planı Kararlılıkla Uygulanmalı

Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2025-2029 Mersin İli Deniz Çöpleri Eylem Planı, yerel kaynaklı kirliliğin engellenmesinde net bir yol haritası sunmaktadır. Bu kapsamda 16 farklı kurumun sorumluluğunda yürütülecek çalışmalar hayati önem taşımaktadır. Liman, marina, balıkçı barınağı, tesis ve plajlardaki çevre denetimlerinin sıklaştırılması ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması hedeflenmektedir.

Dere ve sulama kanallarına atık tutucu bariyerlerin yerleştirilerek düzenli temizlenmesi sağlanmalıdır. Zirai atıklar için çiftçilerin erişebileceği özel toplama noktalarının oluşturulması ve eğitim verilmesi gerekmektedir. Yağmur suyu hatlarının denize açıldığı noktalara ızgara ve süzgeç sistemleri takılmalı, katı atıklar henüz kaynağında iken ayrıştırılarak toplanmalıdır.

Akdeniz Ekosisteminin Geleceği İçin Bütüncül Yaklaşım

Bakanlık tarafından sürdürülen Seyhan Havzası Nehir Havza Yönetim Planı çalışmalarına Mersin Körfezi’nin durumunun entegre edilmesi gerekmektedir. Denizi korumak, çöpleri yalnızca sahilden toplamakla değil; kirleticileri henüz denize ulaşmadan, çıktığı kaynakta durdurmakla mümkündür. Mersin’in kendi eylem planını kararlılıkla uygulaması ve bunu bölgesel havza yönetimiyle birleştirmesi, sadece kentin kıyılarını değil, Akdeniz’in biyolojik çeşitliliğini ve turizm potansiyelini de güvence altına alacaktır.