Mesele Siyaset Değil, Emanetin Ağırlığıdır

Abone Ol

Bir toplumun en büyük sermayesi paradan önce güvendir.

Son günlerde yaşanan gelişmeler, aslında bize yalnızca bir dosyayı değil, çok daha büyük bir gerçeği gösteriyor. Yıllardır her olayda taraflara ayrılan toplum, yine aynı refleksi gösteriyor. Kimileri siyasi kimliğine göre savunuyor, kimileri siyasi kimliğine göre suçluyor.

Oysa vicdanın siyasi görüşü olmaz.

Bir insan yıllarca iyilik yapmış olabilir. Ancak iyilik yapmak, emanet edilen her kuruşun hesabını verme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Çünkü emanet; sadece maddi bir değer değil, insanların umudu, güveni ve duasıdır.

Bugün tartışmamız gereken şey bir ismi savunmak ya da bir ismi mahkûm etmek değildir. Asıl tartışmamız gereken, topluma örnek olmayı seçen insanların taşıdığı sorumluluktur.

Çünkü adaleti, ahlakı ve vicdanı savunduğunu söyleyenler; hangi siyasi görüşten, hangi ideolojiden veya hangi kurumdan olursa olsun, eleştirdikleri düzenin önünde duracak bir duruş sergilemek zorundadır. Topluma yön veren insanlar, temsil ettikleri değerlerin gerisinde değil, önünde yürümelidir.

İnsanlar kusursuz olmak zorunda değildir. Ama şeffaf olmak, hesap verebilmek ve emanete sahip çıkmak zorundadır. Aksi hâlde söylenen en doğru sözler bile inandırıcılığını kaybeder.

Çünkü toplum, artık sadece konuşanları değil; yaşadıklarıyla örnek olanları görmek istiyor.

Vicdanın partisi olmaz.

Ahlakın ideolojisi olmaz.

Adalet, kişilere göre değişmez.

Ve emanet, kimin elinde olursa olsun aynı titizlikle korunmalıdır. İşte gerçek güven de, gerçek toplumsal barış da ancak böyle inşa edilir.