Para Niçin Gerekli

Abone Ol

Şu asgari ücret ve asgari emekli maaşı (Buna en düşük emekli maaşı diyorlar.) tartışmalarında doğru sorular bir türlü sorulamadı:

1-Emekli maaşı ne kadar olursa kimseye muhtaç olmadan yaşar emeklimiz?

2- Emeklilerimizin yaşamasından neyi anlıyoruz; emekli maaşı bu bağlamda neyi - neleri karşılamalıdır?

3- Emeklilerimiz, diğer ülkelerdeki emeklilerin sahip olduğu olanaklara neden kavuşamıyor.

Birinci soruyu,, televizyonlar, muhalif politikacılar epeyce tartıştılar. İzledim. Hiçbiri, savunduğu tezin nedenlerini açıklamadı. Hepsi hayat pahalı, emekli maaşı ve asgari ücret şu kadar olmalı dedi; ama kimseyi ikna edemedi. Birisi çıkıp dediğiniz rakam fazla dese ya da o rakam yetmez dese ne diyeceklerdi bilemedim

İkinci soru bana birinci sorudan daha anlamlı geliyor.

Emekli nasıl yaşamalı? Emekliliği hak etmiş bir insana neleri borçluyuz, onu nasıl, hangi koşullarda, hangi olanaklar içinde yaşatmalıyız?

Ve nihayet kendimizi üyesi saymaya çalıştığımız uygar dünyada emekliler nasıl yaşıyorlar?

Biz neden onlar gibi olamıyoruz? Bunun kültürel ve ekonomik nedenleri nelerdir?

Kimse bana bizim paramız yok, bu yüzden emekliye yeterince maaş veremiyoruz, demesin. Onlara hava alanları, yollar, köprüler, tüneller, saraylar; üç-beş maaşlı yandaşlar, birinci dereceden emekli bir öğretmenin bir yılda alamadığı parayı, hemen hiç uğramadığı TBMM üyeliğinden bir ayda alan vekiller, milyar milyar ödenen faizler anlatırım, akılları şaşar.

Kimse bana emeklilerimiz iyi ve hak ettikleri kadar refah içinde yaşıyor diyemediği için “maaşlarını sistemli olarak alıyorlar, çok şükür” demesin; ülke ekonomisini batırdınız yetmedi şimdi de emeklinin ömür boyu size/ devlete teslim ettiği paralara mı göz diktiniz, derler.

Uygar dünyanın emeklileri gibi gezip tozamamamızı de parasal sorunlarla izah etmeye de kalkmayın; çünkü doğru olmaz.

Pekiyi sorun nerede?

Sorun kültürde!

Sorun zihniyette!

***

Emekliler şükretsin maaşlarını aksatmadan alabiliyorlar diyen kafadan daha fazlası beklenemez.