Seçimler öncesinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yerel yönetimlerde genç isimlere alan açmayı tercih etti. Bu tercih kimi kentlerde tuttu, kimi yerlerde ise beklenen karşılığı bulamadı. Mersin bu tartışmanın canlı örneklerinden biri oldu.
Özellikle Mezitli, bu değişimin en çok konuşulan ilçelerinden.
Belediye, belediyecilikte oldukça tecrübeli bir isimden; siyaseten olgun ama belediyecilikte bir dönem özgeçmişi olan genç bir başkana devredildi. Daha önce CHP ilçe başkanlığı yapmış olan Ahmet Serkan Tuncer, Mezitli Belediye Başkanı olarak göreve başladığında önünde zorlu bir tablo vardı.
Her yeni başkanda olduğu gibi ilk aylarda bir adaptasyon süreci yaşandı. Ancak Tuncer’in en büyük avantajı, sokaktan gelmesiydi. Vatandaşla temas kurdu, el sıktı, dert dinledi, görünür oldu. Bu temas, ona bir yandan halkın nabzını tutma imkânı sağlarken, diğer yandan belediye bürokrasisini öğrenebileceği zamanı kazandırdı.
Mezitli’nin kırsalından kent merkezine uzanan sosyolojik yapısını birebir yaşamış biri olması, başkana önemli bir perspektif kazandırdı. İlçenin farklı kesimlerini anlayabilen bu yaklaşım, kısa sürede hizmetlere de yansıdı. İhtiyaca yönelik çalışmalar arka arkaya gelmeye başladı.
Sosyolojik çeşitliliği yüksek olan Mezitli’de herkesi memnun etmek kolay değil. Buna rağmen doğru nabız tutuldu ve genç başkan kısa sürede kendini kabul ettirdi. Özellikle Mezitli sahilinin daha bakımlı, daha düzenli ve daha cazip bir görünüme kavuşması, kamuoyunda olumlu karşılık bulan işlerden biri oldu.
Bir diğer dikkat çekici adım ise daha önce üçüncü şahıslara bırakılmış bazı gelir odaklarının belediye bünyesine alınmasıydı. Tandır Evi, Kumsal Kafe ve Gönüllü Evi gibi işletmelerin belediyeye kazandırılması; hem belediyeye düzenli gelir sağladı hem de ihtiyaç sahipleri için istihdam alanları oluşturdu. Bu yaklaşım, sosyal belediyecilik anlayışının sahaya yansımış hâliydi.
Başkan Tuncer, farklı sosyal grupların bir araya gelebileceği alanlar oluşturmaya da odaklandı. Öğrenciler için yurt projeleri, kadınlara yönelik mesleki atölyeler, çocuklar için eğitici oyun alanları bu vizyonun parçaları oldu. CHP belediyeciliğinin klasik uygulamalarından biri olan kent lokantası da hayata geçirilerek, dar gelirli vatandaşların uygun koşullarda gıdaya erişimi sağlandı.
Tüm bunlar yapılırken göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek daha vardı: Mezitli Belediyesi’nin mali tablosu. Belediyeye ait taşınmazların yok denecek kadar az olduğu, borç yükünün ağır olduğu bir ortamda hizmet üretmeye devam etmek ve yeni projelere imza atmak, küçümsenecek bir başarı değil.
Sonuç olarak; Mezitli’yi patikasından bulvarına kadar bilen, halkın içine karışan ve ulaşılabilir bir başkanla yönetilmesi önemli bir avantaj. Sorun olduğunda yakasına yapışılabilen, iş yapıldığında ise el sıkılabilen bir yönetim anlayışı…
Bence yerel yönetimde asıl mesele de tam olarak bu:
Hesap sorabilmek ve hesap verebilmek.