Sayın Devlet Bahçeliye Sorular

Abone Ol

Sayın Devlet Bey;

Zat-Alinizi merakla, dikkatle dinlerim. Ölçüp biçerek yeterli olduğunu savunamayacağım aklımla değerlendirerek vardığım sonuç şudur:

İzlediğiniz hiçbir politika, verdiğiniz hiçbir demeç, önerdiğiniz hiçbir fikir ülke gerçekleriyle bağdaşmıyor; bir dediğiniz diğerini tutmuyor. İnternette hala dolaşıyor, Sayın Erdoğan’a yenilmez yutulmaz sözler söylemişsiniz, her birini de "Senden Cumhurbaşkanı olmaz” diye bitirmişsiniz; ama kendilerini siz Cumhurbaşkanı yapmışsınız. Şimdi de başınızın üstünde taşıyorsunuz. Dün … TBMM’de-meydanlarda “Asın onu!” diye Erdoğan’a ip attınız. Aldığınız yanıtlar kitaplara sığmaz. Ya, asılmasını istediğiniz bu kişiye malikane yaptırılmasına ne diyorsunuz? “Sayın.” , “Kurucu başkan” diye onurlandırdığınız bu kişinin bu sanlarla TBMM’ye gelmesini, konuşmasını istemenize, mahkûmun umut hakkından yararlanmasını istemenize ne demeli?

Ülkenin ekonomik sorunlarından, borç- faiz sarmalından, enflasyon canavarından vs. vs. hiç sözetmiyorum; zaten bunlar sizin de umurunuzda değil, ağzınıza almıyorsunuz; varsa da yoksa da İmralı… Şimdi de Kurucu önder’e yaptıtılan köş ve kendisine verilecek statü var dilinizde…

Bakın, ben, “Terörsüz Türkiye” isteğinin büyüsüne kapılanlardanım; ülkemin terör belasından kurtulmasını istememek mümkün mü? Arz etmek istediğim sizin zikzaklarınız…

Farkında mısınız, bilmiyorum; Cumhur İttifakının önemli paydaşısınız; ancak Terörsüz Türkiye talebiniz biraz, yani ihtiyatlı bir ilgi gördü; ancak başkaca talepleriniz dinlenmiyor bile. Örneğin İBB davaları tv’de verilsin dediniz, niye olmasın babasında bir iki söz söylendi ancak TBMM’de sizin milletvekilleriniz reddetti öneriyi.

Ahmetler göreve, Selahattin yuvasına dediniz, kimse umursamadı.

Daha sayayım mı?

Sözü uzatmadan sorayım:

- Quo Vadis Sayın Genel Başkan?