Seçim Gelmeden

Abone Ol

Muhalefet, ağız birliği ile olmasa da “seçim” diyor.

Ara seçim, erken seçim, baskın seçim, normal seçim. Hatta genel seçimle yerel yönetimler seçiminin birlikte yapılması konuşuluyor.

Dinliyorum:

· CHP seçimi kazanacak. Çünkü 1. Parti. İktidarı devirecek, iktidar olacak.

İktidar olursa ne yapacak?

Pek belli değil.

İktidar olabilir mi?

Onu anlatacağım.

Dinliyorum:

· İYİ parti, Zafer Partisi, Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi seçimi kazanacağız diyor.

Yapmayın dostlar, hiç inandırıcı değilsiniz.

Türkiye’de seçim, bir siyasî mühendislik işidir.

Trump’un Sayın Erdoğan’a dediğini anımsayın. Bu işi en iyi o bilirmiş.

Bir de sayılar bilir.

Bizde seçim sorunun anahtarı %51’dir.

AKP, katıldığı ilk seçimde (03 Kasım 2002) %34.5 oyla ülkenin birinci partisi oldu,363 vekil kazandı.

22 Temmuz 2007 de erken seçim yapıldı, AKP oyunu %46.6’ya yükseltti. Kazandığı vekil sayısı: 341.

2011 genel seçimlerinde kendi rekorunu yeniledi: %49.83!...

Bundan sonra Cumhurbaşkanlığı için %51 koşulu girdi hayatımıza. %51’i bulmak koalisyonu zorunlu hale getirdi. AKP, bundan sonra seçimlere kendisine lazım olan partilerle girdi.

2017 Anayasa referandumundan sonra yapılan 2018 seçimlerinde AKP’nin iktidar olabilmesi için MHP’nin oylarına ihtiyacı vardı. Cumhur İttifakı kuruldu. (O güne kadar birbirlerine söylenmedik söz bırakmamışlardı, siyaset böyle bir iş, iki taraf da unuttu o sözleri.)

2022’de AKP’nin oy oranı 6-7 puan düşmüştü. Sayın Erdoğan ve partisinin iktidarı için yeni ortaklar gerekiyordu. HAS ( Numan Kurtulmuş) ve DP (Süleyman Soylu) transfer edildi.

2025’ te AKP oy kaybetmeye devam ediyordu; ama iktidarı kaybedemezdi, ittifakını geliştirdi. Bu kez Hüda Par’ı, Yeniden Refah Partisini, DSP’yi de ittifakına dahil etti.

Şimdilerde oy oranı iyice tartışılır hale geldi. Olsun, pragmatik zekâ çare bulur. Bulundu da: DEM gündeme alındı.

Ne demeye çalışıyorum?

Muhalefet, (Ana Muhalefetten söz ediyorum) meydanları dolduruyor. Kutluyorum. Ama orada milletten, onun geleceğinden değil, Ekrem İmamoğlu’ndan söz ediyor.

Ekrem İmamoğlu aday olamazsa ne olacak sorusu, gıda ve barınma sorunu yaşayan halkla beraber boşlukta inliyor.

Muhalefet, erken seçim istiyor. Seçim istemek önemli değil. Gerçekçi de değil. İktidar, kaybetmesi ihtimali olan bir seçime neden gitsin, yetki elindeyken!

Erken seçim için siyaset üretmek gerekiyor.

Seçim sistemimizde birinci parti olmak çok önemli değil, %37-%40 oranlarına ulaşsanız ne ifade edecek, Kemal Bey %48’e ulaştı, neye yaradı.

Esas olan %51’e ulaşmaktır.

Bunu sağlamak için ne yapıyorsunuz?

Açıkçası %51, pragmatist olmayı, toplum mühendisliği, siyaset mühendisliği yapabilmeyi gerektiriyor.

Doğru amaç belirlemeyi, o amaca giden yolu temizlemeyi gerektiriyor.

Anlaşılan o ki 2028 seçimlerinin anahtarı ve milletin geleceği DEM yönetiminin değilse de DEM seçmeninin elinde.