Yabancılara Siyasetin Kapısı 1986’da Açıldı

Belediye Meclisi seçimlerinde verilen seçme ve seçilme hakkı 1986’da başladı.

Abone Ol

1964’te fabrikalara gelen Türk işçilerinin çocukları ve torunları, bugün Hollanda’nın parlamentosunda, senatosunda, il genel meclislerinde ve belediyelerinde görev yapıyor.

1986’da verilen seçme ve seçilme hakkı, Hollanda Türkleri için yeni bir dönemin kapısını açtı. Bu dosya, o tarihi yolculuğun ilk kapsamlı arşivlerinden biri olma özelliğini taşıyor.

İlk belediye meclis üyelerinden ilk belediye başkanına uzanan başarı hikâyesi… Yaklaşık altmış yıllık siyasi mücadelenin bilinmeyen sayfaları bu dosyada.

Bugüne kadar 25 milletvekili, 3 senatör, 25 il genel meclisi üyesi ve iki bini aşkın belediye meclisi üyesi yetiştiren Hollanda Türkleri’nin demokrasi yolculuğu.

Sadece isimlerin sıralandığı bir çalışma değil; fotoğrafları, belgeleri ve tanıklıklarıyla gelecek kuşaklara bırakılan önemli bir başvuru kaynağı.

Yaklaşık altmış yıllık arşivimden hazırlanan bu özel dosya, Hollanda’daki Türk siyasi tarihine ışık tutacak.

(Haberin Hollandacası en altta.
De Nederlandse versie staat onderaan)

Değerli Okurlarım,

Dört gündür sizlerle, Hollanda’da Türkler’in siyasetteki yaklaşık altmış yıllık yolculuğunu birlikte takip ediyoruz.

Serimizin ilk bölümünde, Hollanda siyasetinde tarihi bir dönüm noktasını ele aldık. Yaklaşık seksen yıl boyunca ülkenin en güçlü siyasi hareketlerinden biri olan İşçi Partisi (PvdA) ile Yeşil Sol’un (GroenLinks) birleşerek İlerici Hollanda adı altında yeni bir siyasi oluşuma dönüşmesini değerlendirdik.

İkinci bölümde ise, Hollanda Parlamentosu’na girerek milletvekili ve senatör olmayı başaran Türk kökenli siyasetçileri tanıttık. Gurbetin ilk yıllarında fabrikalarda çalışan işçilerin çocuklarının ve torunlarının, ülkenin yasalarını yapan meclislerde görev alabilecek noktaya gelmeleri, gerçekten de gurur verici bir tablo oluşturuyordu.

Bugün ise, bu başarının yerelden başlayan hikâyesine ışık tutacağız.

Önce, Hollanda’nın il yönetimlerinde görev yapan Türk kökenli İl Genel Meclisi üyelerini, ardından da 1986 yılında verilen seçme ve seçilme hakkıyla başlayan süreçte, bugüne kadar sayıları iki bini bulan Belediye Meclisi üyelerimizden bazılarını tanıtacağız.

Çünkü siyasette yükseliş, çoğu zaman parlamentodan değil; belediye meclislerinden, il genel meclislerinden ve halka en yakın hizmet noktalarından başlar.

İşte bugün anlatacağımız hikâye de, Hollanda’daki Türk toplumunun yerel siyasette attığı ilk adımların ve yıllar içinde ulaştığı önemli başarının hikâyesidir.

İL GENEL MECLİSİ ÜYELERİ:
Hollanda 12 Vilayet’ten (İl) oluşmaktadır. Yerel seçimlerde İl Genel Meclisi üyeleri de seçilmektedir. İl Genel Meclislerine ilk giren iki Türk Songül Akkaya ile Köksal Gör olmuştur. Bu güne kadar toplamda 25 Türk kökenli bu meclislere girmişlerdir.

Songül Akkaya

Amsterdam Üniversitesi’ni bitirdikten sonra siyasete giren Songül Akkaya, 12 Vilayetten oluşan Hollanda’da, Amsterdam ve Haarlem’i de içine alan ‘Kuzey Hollanda İli’ne, 2004 yılında ilk Türk olarak seçildi. Başarılı faaliyetlerden sonra iş hayatına atılan Akkaya, şimdilerde, anlaşmazlıkları mahkeme öncesinde arabuluculuk yaparak çözen ‘YS-Arabuluculuk ve Danışmanlık’ bürosunu yönetiyor.

Köksal Gör

Kuzey Hollanda İl Genel Meclisi’ne seçilip, 2013 yılına kadar üç dönem üyelik yapan Türk kökenli ilk üyelerden Köksal Gör, ‘Stichting Witboek (Beyaz Kitap)’ adlı bir vakıfa ait olan 4 İslam Yatılı Okul’unu yönettiği için, hakkında yapılan şikâyet ve itirazlar sonrasında Başbakan Rutte’nin zorlaması ile istifa etmek mecburiyetinde kaldı. Köksal Gör, şimdilerde Yeşil Enerji işiyle ilgileniyor.

Bekir Cebeci

Bekir Cebeci, zamanın Başbakanı Ruud Lubbers’e, yazdığı kitaplardan birini verirken.

Deneyimli bir eğitimci olan Bekir Cebeci, 2003–2007 yılları arasında Güney Hollanda İl Genel Meclisi’ne bağımsız olarak seçildi.
4.285 tercihli oy alarak girdiği mecliste, eğitim, entegrasyon ve sosyal politikalar alanlarında çok sayıda proje hayata geçirdi.Eğitime, halk hizmetine ve kültürel gelişime olan bağlılığı, yaşamı boyunca sürdürdüğü misyonun temelini oluşturdu.


Zafer Yurdakul – D66, Noord-Holland, 2007–2019


Adnan Tekin – PvdA, Noord-Holland, 2011-2016


Nuh Demirbilek – SP, Flevoland, 2011-2016


Sevilay Akkaş-CDA, Noord-Holland (rahmetli oldu)


Attiya Tunç Gamri- PvdA, Overijssel, 2007-2011


Yasemin Çegerek- PvdA, Gelderland, 2007-2013


Ersin Taşkın PvdA, Flevoland, 2007-2011


Yaşar Vural- CDA, Zuid-Holland, 2007-2011


Resul Özdemir- PvdA, Zuid Holland 2007-2011


Muzaffer Bozaslan- CDA, Limburg, 2011-2016


Nurettin Altundal-PvdA, Noord-Braband, 2003-2011


Huri Şahin-GroenLinks, Zuid-Holland, 2011-2015


Şengezer Erarslan, PvdA, Kuzey-Brabant, 2007-2011


Mahmut Erciyes, SP, Kuzey-Brabant 2007-2011


Düzgün Yıldırım, Solidara, Overijssel 2007


Lütfü Altuntaş- PvdA, Overijssel, 2014-2018



Sinan Cengiz-Yeşil Sol-Zuid-Holland 2007-2011



Muzaffer Çetin-CDA, Zuid-Holland, 2011-2019

İbrahim Mercan- Noord Brabant 2003-2007
Dursun Kılıç- PvdA, Utrecht 2007-2011
Fatma Mete- PvdA, Groningen, 2003-2007
Fahri Kaplan-VVD, Gelderland, 2017-2021
Suat Kutlu- D66, Zuid-Holland 2021-

Hollanda, 1986 yılında 150 yıllık anayasada bir değişiklik yaparak, yerel seçimlerde, Hollanda tabiyetinde olmayanlara da seçme ve seçilme hakkı tanımıştı. Bunun için sadece ‘Ülkede 5 yıl ikamet etmiş olma’ şartı vardı.

1986 yılında yapılan ilk yerel seçimlerde, ülkenin çeşitli yerlerindeki belediye meclislerine 12 Türk seçilmişti. Daha sonraki seçimlerde, seçilen Türkler’in sayıları artmaya başladı ve her seçimde 200’ü aşkın Türk seçilir oldu.
Daha sonra Belediye Başkanlığı’a atanan Türkler olduğu gibi, ilçelerde Belediye Başkanı olan Türkler de oldu.

Türkler’in seçme ve seçilme haklarını elde etmeleri ile birlikte, lobicilikleri de güçlenmiş oldu. Bunun semeresini daha ilk seçimlerde görmüştük.

İlk Belediye Meclisi üyeleri

Hollanda’da Belediye Meclislerine giren ilk Türkler’den, Seçil Arda, İsmail Aykut, Osman İskender Kaptanoğlu, Faruk Cansızlar, İsmail Baykoç, Naci Demirbaş (rahmetli oldu) ve Yusuf Türkol, 1986 yılında TRT için yaptığım bir programda duygularını ve neler yapacaklarını anlattılar.

Yabancıların seçip seçilebildiği ilk yerel seçimlerde 12 Türk Belediye Meclislerine girmeyi başarmıştı. Daha sonraki dönemlerde yapılan seçimlerde Türkler, toplamda ikiyüz ve ikiyüzelli gibi sayılarla meclislere girmişlerdir. Bugüne kadar Belediye Meclislerine seçilen Türkler’in sayısı beşyüzü geçmiştir.

1986’yı takip eden diğer yerel seçimlerde, Türkler daha organizeli girdikleri yarışlarda büyük başarı elde ettiler.
Hollanda Belediye Meclislerindeki sayıları bazı dönemlerde 250’yi bulan Türklerin, bugüne kadar toplamda 2000’i aşkın meclis üyesi çıkardıkları biliniyor.

İLK TÜRK BELEDİYE BAŞKANI: HURİ ŞAHİN


Sadece Hollanda’da değil, tüm Avrupa’da, ‘Türkler uyum sağlayamıyor’ iddiasını savuran bilgisizlere tokat gibi bir cevap daha: Bir kızımız Belediye Başkanı oldu.
Huri Şahin, Kral Willem Alexander’ın Kraliyet Kararnamesi’ni imzalamasından sonra,
12 Aralık 2022’de yemin ederek, Rijswijk Belediye Başkanlığı görevine başlayacak.

Bu güne kadar Hollanda’ya, 25 milletvekili, 3 senatör, 25 İl Genel Meclisi Üyesi, 2000’i aşkın Belediye Meclis Üyesi, Devlet Daireleri ve holdinglerde onlarca üst düzey yönetici ve yüzlerce doktor, avukat, mühendis, işadamı ve binlerce esnaf kazandırdık.

Belediye Başkanlığı’na atanan güzide kızımız Huri Şahin’i sizlere tanıtayım:

Deventer doğumlu ve Zoetermeer’de ikamet eden 47 yaşındaki Huri Şahin, hem siyasi çevrelerce hem de toplum içinde tanınan ve sevilen bir kişiliğe sahip. Bu yıl mart ayında Lokaal Rotterdam Vakfında müdür olarak göreve başlayan Şahin, aynı zamanda Vestia Denetleme Kurulu, Kamu Yönetimi Konseyi ve Amsterdam Ev Doktorları Denetleme Kurulu üyelikleri görevlerini de yürütüyor. Şahin bu yıl Nisan ayında Delft’te STIP, D66, GroenLinks, PvdA ve ChristenUnie arasında yürütülen koalisyon görüşmelerinde de “arabulucu” olarak görev yaptı.


Huri Şahin 2021 yılı şubat ayından bu yana Çocuk Haklarını Savunma Kollektifi’nin başkanlığını da yapıyor. Hollanda mdyası tarafından sitayişle övülen Huri Şahin, siyasi kariyerine 2002 yılında Zoetermeer’de, Belediye Meclis Üyesi olarak başladı. 2014-2018 yılları arasında Güney Hollanda İl Genel Meclisi üyesi olarak da aktif olarak görev yaptı.

Huri Şahin, yıllar önce siyasete giriş nedenlerini ve yaptıklarını şöyle anlattı:

“11 Eylül`de Amerika’da (ABD) yaşanan olayların ardından, Amerika ve Avrupa’da yabancılara karşı (özellikle Türk ve Fas asıllı müslüman toplumuna) haksız saldırılar yapılmaya başlamıştı. Bazı siyasetçiler yaşanan olaylarda islam dininin ve müslümanların direkt ilişkisi olduğunu, yabancı kökenli gençlerin Hollanda için bir tehlike teşkil ettiğini ve bu gençlerin durdurulmasının gerektiği fikirleri ortaya atılmaya başlanmıitı.

Bu ve buna benzer beyanatlar ile, müslüman ve gayrı müslim insanlar arasında bir kaos ortamı yaratılmaya başlanmıştı. Hollanda’da yaşayan bir işçi ailenin çocuğu olarak, gelişen bu olaylara sesiz kalamazdım. Bir şeylerin yapılması gerektiğini duüşündüm ve sesimi en iyi şekilde duyuracağımı düşündüğüm ortam olan siyasete girmeye karar verdim.

Herkese açık ve eşit haklara sahip olduğuna inandığım partiye, yani milletvekilligine aday gösterildiğim İşçi Partisi PvdA’ya üye olamaya karar verdim.

Partiye üye olduktan sonra, toplantılarına katılmaya başladım. Böylece partiyi ve insanları tanıma imkânım oldu.

2002 yılında Zoetermeer şehrinde yapılan yerel seçimlerde Belediye Meclis Üyeliğine seçildim. 2006 yılında aynı göreve ikinci defa seçildim.

Meclis üyeliği süresince, Hollandalı ve yabancı kökenli Hollandalı vatandaşların kaynaşmasına önem verdim. Fakir, yardıma muhtaç ve kimsesiz insanların yanında oldum.
İstanbul Fatih Belediyesi ile Zoetermeer Belediyesinin beraber çalışmaları icin, her iki Belediye arasında bir proje ürettim ve bu proje ışığında çalışmalar yapıldı.
Capelle aan Denijsel Belediyesinde yabancıların Hollandaya entegresi için projeler ürettim ve Daha önce Hollanda Danıştayı’nda memur olarak çalıştım.


HOLLANDA’DA BELEDİYE BAŞKANI NASIL ATANIR?

Beldelerde boşalan Belediye Başkanlığı koltukları için, İçişleri Bakanlığı bir başvuru ilanı yayınlar. İlanda beldenin nüfusu ve verilecek olan maaş da belirtilir.
( Örneğin:5 bin nüfuslu belde için 7 bin euro, 50 bin nüfuslu belde için 12 bin euro )
Belediye Başkanlığı için başvuracak kişiler, ilgili vilayetin Valisine mektupla başvurular. Bu başvuruda kendilerine refarans verecek olan iki kişinin adları, adresleri ve telefon numaraları yazılı olacak.


Başvurular, Vali ve Güvenlik Komisyonu tarafından incelendikten sonra saptanan adaylar önce meclise sunulur ve oylanır. Daha sonra İçişleri Bakanı’na bildirilir. İçişleri Bakanı, teklifini Bakanlar Kurulu’na sunar.
Bakanlar Kurulu’nun saptayacağı aday Kral’a sunulur. Aday, Kraliyet Kararnamesi ile ilgili beldenin Belediye Meclisi’e havale edilir.
Bundan sonra da bazı prosedürler vardır.

İlk Belediye Başkan yardımcıları:

ALİ İHSAN ÜNAL


KOÇAŞ KÖYÜ’NDEN ROTTERDAM’A

Konya’nın Doğanhisar, Koçaş Köyü’nden baba Halil Ünal, eşini ve çocuklarını köyde bırakarak, tahta valizi sırtına vurmadan önce, eşi Alim Dudu hanıma, “Sen, Mevlütümüze, Alimize hem analık, hem de babalık edeceksin. Ben bir iki seneye kalmaz üç beş kuruş kazanır dönerim.” der. Dudu hanım da Osmanlı kadın hani. “Olur bey, güle güle git, güle güle gel. Gözün arkada kalmasın. Gurbet elinde bizi sakın düşünme.” der. Beş yaşındaki oğlu Ali İhsan’a bir kez daha sarılır Koçaş Köylü Halil ve 1966 yılında düşer yollara. Aradan yıllar geçer ama baba Halil köyüne dönemez ve daha sonra eşi ile çocuklarını Hollanda’ya getirir.
Her Türk’ün yaptığı gibi, çocuklarını eğitir ve büyütür.


ALİ İHSAN SİYASET ARENASINDA

1986 yılında yabancılar için yerel yönetimlere seçme ve seçilme hakkının verilmesi ile beraber Ali İhsan Ünal siyaset arenasında görülür. Hıristiyan Demokratlar (CDA) partisi saflarında Delfshaven ilçe Belediye meclisi üyeliği için aday olur. Seçilmesi ile birlikte Avrupa’da da bir ilke imza atar. Çünkü Ünal, Belediye Başkan Yardımcılığına getirilmiştir. Böylece de Hollanda’da Belediye Başkan Yardımcılığına getirilen ilk Türk olmuştur.
Siyasetteki faaliyetlerini sürdürürken kısa adı İOT olan Türkler İçin Danışma Kurulu’nun kurucuları arasında da adına rastladığımız Ünal, yöneticilik yaptığı kurum ve kuruluşlar içinde, zamanı geldiğinde görevi bir başkasına gönül rahatlığı ile devrettiğini söylüyor.

FATMA KOŞER KAYA

Türkiye’de 1968 yılında Çarşamba’da doğan Fatma Koşer Kaya, 6 yaşındayken ailesi ile Türkiye’den Hollanda’nın Bergen op Zoom şehrine göç etti. 1987-1993 yılları arası Tilburg Üniversitesinde hukuk eğitimi aldı. Mezuniyetinin ardından memurluk ve avukatlık yaptı. İş ve sosyal güvenlik hukuku ile uluslararası özel hukuk üzerine yoğunlaştı.

Demokratlar 66 (D66) parti üyesi olarak 8 Eylül 2004’ten 19 Eylül 2012’ye kadar milletvekili olarak görev yaptı. Sosyal meselelere odaklandı. Şubat 2013’ten Haziran 2014’e dek Wassenaar‘ın Belediye Meclis üyesiydi. 19 Ağustos 2015’te yeniden milletvekili oldu.
2018’de Amersfoort Belediyesi’ne giren Koşer Kaya, Belediye Başkan Yardımcılığına atanırken, bu payeye ulaşan ikinci Türk oldu.

.

YASALAŞMADAN ÖNCE, İLK SEÇİLEN TÜRK KÖKENLI BELEDIYE MECLIS ÜYESİ: MUSA ÖZTÜRK



Hollanda’da, Belediye Meclis Üyeliği’ne seçilen ilk Türk Musa Öztürk idi. Yabancılara seçme ve seçilme hakkı verilmeden önce, 1980 yılında Rotterdam’ın Charlois bölgesi Belediye Meclisi’ne İşçi Partisi listesinden giren Öztürk, Türkiye’de Hürriyet gazetesine yarım sayfa haber konsu olmuştu.

YARIM ASIRLIK YOLCULUĞUN BİLANÇOSU

1960’lı yıllarda valizlerinde yalnızca ekmek umudu taşıyan insanların çocukları ve torunları, bugün Hollanda’nın parlamentolarında, senatosunda, belediyelerinde ve hükümetlerinde görev yapıyor. Bu tablo yalnızca Türk toplumunun başarı hikâyesini değil, aynı zamanda Hollanda demokrasisinin göçle birlikte nasıl zenginleştiğini de gösteriyor. Bu hikâye henüz tamamlanmış değildir. Önümüzdeki yıllarda bu uzun yürüyüşe yeni isimler katılacak, yeni başarı hikâyeleri yazılacaktır.

Değerli Okurlarım,

Dört gün boyunca sizlerle birlikte, Hollanda’daki Türkler’in siyasetteki yaklaşık altmış yıllık yolculuğunu anlatmaya çalıştım.

Bu yazı dizisini hazırlarken amacım, sadece isimleri ve tarihleri peş peşe sıralamak değildi.
Amacım, yarım asrı aşan bir mücadelenin izlerini kayıt altına almaktı.
Çünkü toplumların hafızası, sadece resmî arşivlerde değil; tanıklıklarda, belgelerde ve zamanında tutulmuş notlarda yaşar.

Bugün burada okuduğunuz isimlerin birçoğunu ben, daha ilk siyasi adımlarını attıkları günlerden beri tanıyorum. Kimileriyle ilk röportajlarını yaptım, kimilerinin seçim çalışmalarını izledim, kimilerinin sevinçlerine ve hayal kırıklıklarına yakından tanıklık ettim.

Aradan geçen onlarca yıl içinde bazıları milletvekili oldu, bazıları senatoya girdi, bazıları il genel meclislerinde görev yaptı, bazıları belediye başkanı ya da belediye başkan yardımcısı oldu. Kimileri ise görevlerini tamamlayarak sessizce günlük hayatlarına döndüler.
Ancak hepsinin ortak bir özelliği vardı:
Hollanda’daki Türk toplumunun demokrasi yolculuğuna bir tuğla koymuş olmaları…
Bu nedenle bu yazı dizisinin, okunup unutulacak günlük bir yayın olarak kalmasını istemiyorum.

İnanıyorum ki burada yer alan bilgiler, isimler, fotoğraflar ve belgeler; ileride araştırmacılar, gazeteciler, akademisyenler ve genç kuşaklar için önemli bir başvuru kaynağı olacaktır.
Belki yıllar sonra biri, “Hollanda’da Türkler siyasete nasıl girdi?” sorusunun cevabını ararken bu dosyaya ulaşacak.

Belki bir üniversite öğrencisi hazırladığı tezde bu bilgileri kaynak gösterecek.
Belki de siyasete adım atmaya hazırlanan genç bir Türk, kendisinden önce açılan yolu bu sayfalarda görecek.
İşte bu yüzden bu çalışmanın saklanmasını, arşivlenmesini ve gelecek kuşaklara aktarılmasını önemli görüyorum.
Çünkü geçmişini unutan toplumlar, geleceğini de sağlıklı inşa edemez.

Gazetecilik hayatım boyunca yalnızca günü kurtaran haberler yazmaya değil, yıllar sonra da değerini koruyacak belgeler bırakmaya çalıştım.
İnanıyorum ki bu dört günlük seri de, Hollanda’daki Türk toplumunun siyaset tarihini anlatan en kapsamlı dosyalardan biri olarak arşivlerdeki yerini alacaktır.
Bu uzun çalışma sırasında bana bilgi ve belge ulaştıran, eksiklerimi tamamlayan, isimleri hatırlatan ve katkıda bulunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.

Ve biliyorum ki…
Bu hikâye burada bitmiyor.
Yarın, gelecek yıl ya da bundan on yıl sonra, yeni Türk kökenli belediye meclis üyeleri, il genel meclisi üyeleri, milletvekilleri, senatörler, belediye başkanları ve belki de başbakanlar bu uzun yürüyüşe katılacak.
Onlar da bu tarihin yeni sayfalarını yazacaklar.
Bizim görevimiz ise, o sayfaların kaybolmasına izin vermemektir.

******************************************