Ülkenin durumu, Rahmetli Demirel’in söz kalıbıyla söyleyelim, 'tencere'nin durumu Sayın Erdoğan’ın iktidarını imkansızmış gibi gösteriyor.
Ancak!
Erdoğan çok usta bir politikacı. İktidarı da -her politikacı gibi- seviyor.
İktidara nasıl gelinir, nasıl iktidarda kalınır, iktidarda kalma süresi nasıl uzatılır: bu süreçte siyasi partiler, partilerin yöneticileri, seçmenler nasıl kazanılır: iktidarın olanakları, siyasi hedefler için nasıl kullanılır, nasıl paylaşılır/ paylaştırılır, nasıl takiye yapılır, nasıl piar yapılır, seçmende nasıl algı yaratılır… sorularının cevabı kendilerinin bilgisi dahilindedir.
İktidarın elinde bulundurduğu devlet olanakları ve gücü onun seçmene ulaşmasında nasıl köprü görevi yapar: kendilerinin ihtisas alanındadır.
Dahası, Sayın Erdoğan’a göre hitabet bu işin temelidir. Kendi yaptıklarınızı rakiplerinizin zaafı gibi göstermek, etkileyici vurgularla inandırıcılık sağlamak vs vs (rotarik) bir ustalıktır.
Bu usta politikacı, elindeki ulusumuzun padişahlarında bile bulunmayan güçle maalesef güç bunalımı yaşadı ve halkımızdan, onun sorunlarından uzaklaştı.
Şimdilerde, bu gerçekliği kabullenmek yerine ustalıklarını kullanarak iktidarını sürdürmek istiyor.,
Hemen her seçimde yaptığı gibi ihtiyacı kadar desteği temine çalışıyor. Evet, DEM’in desteğini almış görünüyor, ancak AKP’nin aşınması daha büyük olabir diye CHP’yi de parçalayıp parçalardan birinin desteğini sağladığını görüyoruz.
Sayın Erdoğan’ın inşa ettiği bu siyasi sonuçlar gösteriyor ki APO ve Kılıçdaroğlu artık birer lider değil, Sayın Erdoğan’ın seçim aparatlarıdır.