Yıldız'ın Tercihi: Kemal Bey mi, CHP mi?

Abone Ol

Abdurrahman Yıldız, Toroslar tarihinde bir ilke imza attı.
Toroslar'ı CHP ile buluşturan isim oldu.
Kimine göre sempatik, kimine göre agresif bir siyasi figürdü. Ancak şu sıralar tek bir fotoğraf ve tek bir tercihle kent siyasetinin en çok konuşulan isimlerinden biri haline geldi.
Yaptığı tercih konuşuldu.
Hâlâ konuşuluyor.
Muhtemelen bir süre daha konuşulmaya devam edecek.
Çünkü Yıldız, siyasetin sertleştiği bir dönemde tarafını açıkça ilan etti. Bu tercih yalnızca bireysel bir karar değil, aynı zamanda siyasi bir pozisyondu.
Doğal olarak sorular da beraberinde geldi.
Başkan Yıldız bu kararıyla Kemal Bey'in yanında mı saf tuttu?
Yoksa CHP'nin yanında mı?
Bu kararında etkili olan isimler kimlerdi?
Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve diğer belediye başkanları süreci daha temkinli takip ederken, Yıldız neden bu kadar erken hareket etti?
Öncelikle şunu söylemek gerekir:
Abdurrahman Yıldız'ın tercihine saygı duymak lazım.
Sonuçta insanın kaderini yalnızca doğduğu coğrafya değil, yaptığı tercihler de belirler.
Ancak benim açımdan mesele tercih etmek değil, tercih etme zamanlamasıdır.
Çünkü belediye başkanlarını böylesine sert siyasi süreçlerde koruyan en önemli zırh, onların hizmet insanı kimliğidir.
Vatandaş belediye başkanını öncelikle yol, su, park, temizlik ve sosyal hizmetlerle değerlendirir. Siyasi kamplaşmaların içinde görmek istemez.
Yıldız ise farklı bir yol seçti.
Belki biraz daha bekleyebilirdi.
Belki siyasi pozisyonunu hizmet kimliğinin arkasında tutabilirdi.
Ama bunu tercih etmedi.
Çünkü Abdurrahman Yıldız'ın siyasi karakteri hep böyle oldu.
Sokakta da böyleydi.
Meclis üyeliğinde de böyleydi.
Bugün belediye başkanlığında da aynı çizgide duruyor.
İzlemek yerine müdahil olmayı seçiyor.
Beklemek yerine hamle yapıyor.
Bu tercihin bir de diplomatik boyutu var elbette.
Kemal Bey'in MYK'sında yer alan bazı isimlerle yakın ilişkileri ve aynı siyasi hatta bulunmaları bu karar üzerinde etkili olmuş olabilir.
Diğer taraftan CHP içinde konuşulan yeni parti iddiaları da Yıldız'ın pozisyonunu belirlemesinde etkili olmuş olabilir.
Belki de hangi şartta olursa olsun siyaset yapacağı adresin CHP olduğuna karar verdi.
Ancak burada cevap bekleyen temel soru değişmiyor:
Bu tercih Kemal Bey'e verilen bir destek mi?
Yoksa CHP'nin kurumsal kimliğine sahip çıkma refleksi mi?
Eğer mesele CHP'ye sahip çıkmaksa bunun kamuoyuna anlatılması gerekir.
Çünkü siyaset sadece karar vermek değil, verilen kararı topluma anlatabilmektir.
Bu nedenle Başkan Yıldız'ın; yönettiği kuruma, meclis üyelerine, partililere ve kamuoyuna daha kapsamlı bir açıklama yapmasının faydalı olacağını düşünüyorum.
Öte yandan başta Vahap Seçer olmak üzere birçok belediye başkanının izlediği temkinli hattı daha anlamlı bulduğumu da söylemeliyim.
Çünkü CHP'nin 2019'dan bu yana elde ettiği en büyük siyasi kazanım belediyeler oldu.
Bugün belediye başkanlarının görevi yeni cepheler açmak değil, mevcut ayrışmaları azaltmak olmalı.
Partiyi yeni tartışmaların içine çekmek değil, bu zor dönemi en az hasarla atlatmasına katkı sunmak olmalı.
Velhasıl...
Abdurrahman Yıldız'ın siyasi tercihine saygı duyuyorum.
Ancak bu süreçte doğrudan sahaya inmesini, bir belediye başkanı açısından erken, riskli ve gereğinden fazla agresif bir hamle olarak görüyorum.
Bazen siyasette doğru yerde durmak kadar, doğru zamanda durmak da önemlidir.