Duyarsızlık Bulaşıcıdır

Abone Ol

26 Nisan 2026…
İnternette karşıma çıkan bir video, bir anlığına değil, derin bir sarsıntıyla durdurdu beni. Gözlerim doldu. Hatta ağladım. O an zihnimde tek bir soru yankılandı: Biz neyi kaybettik?
Zaman geçti, evet. Ama sadece yıllar mı geçti? Yoksa insanlığımızdan da parçalar mı eksildi? Bugün geldiğimiz noktada, insan sevgisinin bile aşındığını görmek acı bir gerçek olarak karşımızda duruyor.
Duyarlılık… Vefa… Emekle kurulan hayatlara duyulan saygı…
Bunlar artık geri planda. Özellikle bir döneme damga vurmuş, hafızalarımıza kazınmış sanatçılar söz konusu olduğunda bu kayıp daha da görünür hale geliyor. Bir zamanlar milyonların sevgisini taşıyan, evlerimizin içine kadar giren o yüzler… Bugün yalnızlığa terk ediliyorsa, burada sadece bireysel değil, açık bir toplumsal sorun vardır.
Asıl soru şu: Biz nasıl bir topluma dönüştük?
Kitapla bağı zayıflamış, tiyatrodan uzaklaşmış, sanata sırt çevirmiş… Ressamına, yazarına, oyuncusuna sahip çıkmayan… Doğayı sevmeyen, hayvana merhamet duymayan… Ve en tehlikelisi, “bana ne” diyerek yaşayan bir anlayışın yaygınlaştığı bir toplum mu olduk?
Unutulmaması gereken bir gerçek var:
Duyarsızlık bulaşıcıdır. Bugün görmezden gelinen her şey, yarın herkesin kapısını çalabilir.
Dünyaya bakıyoruz…
Ekonomik krizlerle sarsılan ülkeler var. Savaşın ortasında ayakta kalmaya çalışan toplumlar var. Ama tüm bu zorluklara rağmen bazı toplumlar yeniden toparlanabiliyor. Çünkü ellerinde hâlâ kaybetmedikleri bir şey var: Değerler.
Bizde ise tam tersi bir erozyon yaşanıyor.
Kolay kazanç hırsı, kişisel çıkarların toplumsal faydanın önüne geçmesi, “nasıl olsa giderim” rahatlığı… Oysa insan nereye giderse gitsin kendini de beraberinde götürür. İçinde vefa yoksa, dürüstlük yoksa, sevgi yoksa… Gideceği hiçbir yer onu kurtarmaz.
Bir toplumu ayakta tutan yalnızca ekonomi değildir.
Asıl güç, insanların birbirine olan bağlılığında saklıdır. Bugün o bağ zayıflıyorsa, yarın en büyük kırılmaları da birlikte yaşarız.
İnsan sevgisi, sadece alkışlamak değildir.
İnsan sevgisi, zor zamanında yanında olabilmektir.
Vefa ise geçmişi unutmamak, emeğe saygı duymaktır.
Belki de bugün en çok kaybettiğimiz şey tam olarak budur.
Sonuç olarak…
“Gelişiyoruz” diyoruz ama içimizdeki bazı değerleri geride bırakıyoruz. Oysa gerçek gelişmişlik; betonla, teknolojiyle, parayla değil, insanı unutmamakla ölçülür.
Ve unutulmamalı:
Bir toplum, insanını unuttuğu gün aslında kendini kaybetmeye başlar.