Antalya’nın Kemer ilçesinde konakladıkları apart da kardeşini hastalığından dolayı daha fazla acı çekmemesi için yastıkla boğarak öldüren ağabey, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, 16 Mayıs 2023 tarihinde Antalya Kemer İlçesi Çamyuva mahallesinde bulunan bir apart da meydana geldi. Apartta konaklayan 58 yaşındaki Hüseyin B. gece saat 02.00 sularında cansız bedenini bulan apart çalışanları, 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak bildirmesi üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekibi ve Kemer İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı Çamyuva Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri gitti.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Hüseyin B’nin hayatını kaybettiği ve vücudunda herhangi bir delici ve kesici bir iz olmadığı tespit edildi. Olayla ilgili olarak araştırmalarını sürdüren ve ölümü şüpheli gören Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı ve Jandarma ekipleri hayatını kaybeden Hüseyin B’nin ağabeyi Ömer B’yi (61) gözaltına aldı.

Ömer B, kardeşi Hüseyin B’nin sağlık sorunları olduğunu ve acısını dindirmek için yastıkla boğarak kardeşinin hayatına son verdiğini söyledi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından Adliyeye götürülen Ömer B. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bayram ve babalar gününde evlat acısı yaşadı: 40 gündür firarda olan sürücünün yakalanmasını istedi Bayram ve babalar gününde evlat acısı yaşadı: 40 gündür firarda olan sürücünün yakalanmasını istedi

Önce "acı ve ıstıraptan dolayı yüzüne yastık bastırdım ve kardeşimi öldürdüm" dedi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde hazırlanan iddianamede, cinayeti itiraf eden Ömer B’nin, “Kardeşim uzun süredir alkol bağımlısıydı. Bir yıl önce felç geçirdi. Sonrasında epilepsi hastası oldu. Mental olarak acılar çekiyordu. Bana ‘abi beni öldür’ diyordu. Bende kardeşimin çektiği acı ve ıstıraptan dolayı yüzüne yastık bastırdım ve kardeşimi öldürdüm. Üzgünüm. Suçlamayı kabul ediyorum” dedi.

Bu arada, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun 10.10.2023 tarihli raporunda, “Kişinin ölümünün şüpheli şahsın ifadesinde belirttiği şekilde, ağız ve buruna yastık kapatma ile oluşan mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği oy birliği ile mütalaa olunur” şeklinde tespit yaptı.

Mahkemede "öldürmedim, kendini boğdu" dedi

Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Nitelikli kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis istemiyle yargılanan Ömer B’nin, bu kez kardeşini öldürmediğini, Hüseyin B’nin kendi yüzüne yastığı koyup kendisini boğduğunu öne sürdü.

Kardeşinin alkol bağımlısı olduğunu ve 50 senedir birlikte yaşadıklarını ifade eden Ömer B, “Birbirimizin ailesi olduk. Birbirimizin yol arkadaşı olduk. Ben bu duruşma salonuna girdiğimde arkada gözü yaşlı eş, anne, baba ve çocuk görmüyorum. 2022 yılı Kurban Bayramı’nın ilk gününde kardeşim alkole bağlı olarak beyin felci geçirdi. Bir süre yoğun bakımda yattı. Daha sonra kendisine bakıcı tuttum ve hastaneden çıkardıktan sonra kendisini bir aparta götürdüm. Bu sırada kardeşimde epilepsi hastalığı gelişti. Apartta tedavisini bakıcı nezaretinde sürdürdüm. Bir süre sonra kardeşim oturur vaziyete geldi ve iyileşme başladı. Yemek yemeye başladı. Kendi işlerini görebiliyordu. Kardeşim bir süre sonra bakıcıya ihtiyacı olmadığını söyledi” dedi.

"Kardeşimin nefesini tuttuğuna inanıyorum"

Ömer B, savunmasını şöyle sürdürdü: “Bir süre sonra kardeşimle 7-8 yıl arkadaşlık yapan ve Almanya’da yaşayan bir kız geldi. Bu kız 2 aylığına kardeşime bakacağını söyledi. Bu süre içerisinde hem kızı hem de ağabeyimi alkollü gördüm. Ben kız arkadaşına kızınca, kardeşim de bana kızdı ve kız 2 ay sonra Almanya’ya geri döndü. Kardeşim kötüleşti ve halsiz kalarak yemekten kesildi. Son haftalarda yanına her gittiğimde elimi öpüp ağlıyordu. Çaresiz ve parasızdım. Hem Kemer’de, hem de Antalya’da hastanelere götürdüm. Hastaneler raporun verilmesinin 1,5 yılı bulacağını söyledi. Hüseyin her seferinde neden düzelmediğini, neden ölmediğini söylüyordu. Olay gecesi arkadaşımla buluşup alkol aldım. Arkadaşım M.E beni arayınca bir sorun olduğunu anladım ve hemen Hüseyin’in yanına gittim. Hüseyin’i perişan halde buldum. Kendi kendine konuşuyordu. Ağlıyordu. ‘Ağabey beni öldür’ diyordu. Daha sonra kendisi koltuğa uzandı. Yastığı yüzüne yasladı. O anda beynim durdu. Kardeşimin nefesini tuttuğuna inanıyorum” diye konuştu.

Ömer B, geçtiğimiz günlerde son kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme savcısı mütalaasında sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.

Sanık avukatı Umut Güneş ise olay günü ifadesi alınırken müvekkiline olayları algılaması için zaman verilmediğini öne sürerek, “Müvekkilimin alkollü iken alınan ifadesine itibar edilmemesi gerekiyor. Dinlenen tanıkların hiçbirisi olayın oluşuna yönelik görgüleri yoktur. Müvekkilim kardeşini yastıkla boğmuş olsaydı, kardeşi de müvekkilime bir tepki olarak dokunma, ittirme gibi delil olacak DNA çıkması gerekirdi. Ancak çıkmamıştır. Kavgaya dair bir delil yoktur. Maktul boğulduysa vücutta bir harabiyet olması gerekirdi. Ancak yoktur. Raporda ölüme ilişkin açık bir tespit bulunmamaktadır” dedi.

Sanık Ömer B, son sözünde kardeşine zarar vermediğini ifade ederek, “Ben cani bir insan değilim. Kardeşim benin tek dünyam, tek ailem. Ben bu suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Mahkeme heyeti kısa bir aranın ardından sanığı indirimsiz TCK 82/1-d maddesi gereğince ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme başkanı, sanık Ömer B’nin yargılama sürecindeki gözlemlenen tutumu, dosyayı aydınlatmaya yönelik beyanları, pişmanlığı, verilecek cezanın geleceği üzerindeki etkileri gözetilerek hakkında TCK’nın 62. Maddesinin uygulanması gerektiği düşündüğünden heyetin çoğunluğun görüşüne katılmadığını şerh düştü.

Editör: Haber Merkezi