Kendimle Tartışmalar- 2

Abone Ol

Demokrasi Üstüne

Konuya girmeden bir sözüm var: “Demokrasi, bir Lut kavmi yosması.”kadar gizemli bir rejimdir; hareketlidir; hatta oynaktır.

Lut kavmi dönemini tarihleyemediğim için söylüyorum, demokrasi, Yunan düşünürlerinin başımıza bela ettiği bir rejimdir.

Çok tartışmışlar, örneğin Eflatun, demokrasiyi lanetlemiş, halkları ancak bilgi ve akılla filozofların, düşünürlerin yönetebileceğini söylemiş.

Öğrencisi Aristotales, konuya biraz daha özenle eğilmiş, hocasını bir adım ilerletmiş; toplumu oligarşinin yönetmesi gerektiğini buyurmuş. Öyle ya devleti çiftçiler, tacirler ve işçiler yönetecek değildi ya(!)

Yunanlı bu, “Pekiyi, öyle olsun der mi?” demez, Protagoras diye biri çıkmış, demokrasi, oligarklar, seçkinler, filozoflar tarafından uygulanabilecek bir rejim değil; farklı düşüncelerin, farklı görüş ve kabullerin yok sayılamayacağı, ülkenin yönetiminde bu farklı görüş ve zihniyetlerin de etkili olması gerektiği düşüncesini üretmiş.

Ondan sonra, aman ya Rabbi, ne kadar çok demokrasi türü oluşmuş insanoğlunun siyasi hayatıda… Ama hep, cumhuriyetle demokrasi karıştırılmış birbirine! Oysa, sayamayacağım kadar ortak paydaları olsa da Cumhuriyetle demokrasi kuzendir. Biri diğerine nispetle vardır. Cumhuriyet ailenin ileri gelenlerini belirlediği yönetici olsa da ancak aile bireylerinin tamamı onu benimserse, yani cumhuriyet halka mal olursa demokrasi var olur. Ancak o zaman insanların yaşamı anlamlı, değerli, kutsiyetiyle değerli ve yaşamsal olur.

Ülkemiz, bu notada sorun yaşıyor. Cumhuriyete saldıranlar, belki de ne yaptıklarını bilmeden, demokrasimizi de yaralamaktadırlar.

Keşke ne kadar doğru düşündüğümü, ne kadar yanıldığımı bilsem…