Haber: Mustafa Sarı -Mersin genelinde haziran ayı itibarıyla termometrelerin hızla yükselmesi ve okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte, sıcaktan ve nemden bunalan vatandaşlar kendilerini yüksek kesimlerdeki yaylalara atmaya başladı. Yüzyıllardır kentin en doğal sığınağı ve serinlik kaynağı konumunda olan asırlık çınar ağaçları, devasa dallarıyla yaylacılara adeta doğal bir klima konforu sunuyor.
Gülnar’ın Kalbi "Boğaziçi Çınar Dibi"nde Atıyor
Mersin’in en köklü yayla kentlerinden biri olan Gülnar ilçesi, bu eşsiz çınar gölgelerinin en güzel örneklerine ev sahipliği yapıyor. Özellikle ilçe merkezinde, Merkez Camii yakınında bulunan ve yerel halk tarafından "Boğaziçi" olarak adlandırılan Çınar Dibi, sıcak yaz günlerinde yüzlerce insanı aynı gölgenin altında buluşturuyor. Gülnar'ın tarihi dokusuna tanıklık eden bu asırlık dev ağaçlar, çevreye yaydığı esintiyle hem nostaljik hem de huzurlu bir dinlenme alanı oluşturuyor.
Köklü Bir Geçmiş, Büyük Bir Değer
Gülnar, sadece serin havasıyla değil; yetiştirdiği nitelikli, okumuş insan gücüyle de Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanına göç vermiş köklü tarihiyle biliniyor. Dünyanın neresinde olursa olsun yaz aylarında sıla özlemiyle memleketine dönen Gülnarlılar, soluğu yine bu çınarların altında alıyor.
Hayati Çağrı: Önce Çevre Temizliği! Bu eşsiz doğa harikası beldelerimizin, asırlık miraslarımızın bakir ve temiz kalabilmesi için kamu kurumlarına, özel işletmelere ve en önemlisi de vatandaşlara büyük görevler düşüyor. Yayla turizminin canlı kalmasının ilk kuralı, arkamızda çöp bırakmamak ve çevre temizliğine azami özen göstermektir.