Mersin Üniversitesi (MEÜ) Devlet Konservatuvarı kompozisyon ve orkestra şefliğinde görev yapan Öğr. Gör. Dr. Duygu Deniz Demirel, sözü ve müziği kendisine ait olan ’Mersin Marşı’nı besteledi. Marşı Mersin halkına armağan ettiğini söyleyen Demirel, marşın ortaya çıkış hikayesini, bir arkadaşının "Hep İzmir Marşı söyleniyor. Mersinimizin bir marşı yok mu?" sorusuyla ortaya çıktığını anlattı.

Çocuklar şenlikte ’Rafadan Tayfa Müzikali’ ile doyasıya eğlendi Çocuklar şenlikte ’Rafadan Tayfa Müzikali’ ile doyasıya eğlendi

Mersin Marşı, Mersin’in 101. kurtuluş yıl dönümünde, 3 Ocak 2024 tarihinde Öğr. Gör. Dr. Duygu Deniz Demirel’in çalıştırıcılığını üstlendiği ’Sivil Toplumun Sesi Korosu’ ile birlikte ilk kez dinleyiciyle buluştu. Mersinli olarak, aidiyet duygusu ve bir besteci sorumluluğuyla Mersin için bir çalışma yapmak istediğini ve marşın hikayesinin bu şekilde başladığını belirten Demirel, "Mersinimiz için bir çalışma yapmak istedim. Ne olabilir? Tabi ki bir besteci olarak, bir şarkı olabilir, bir marş olabilir diye düşündüm. Çok samimi bir arkadaşım, ’Hep İzmir Marşı söyleniyor. Mersinimizin bir marşı yok mu?’ dedikten sonra ’Haklısın, Mersin için bir şeyler yapmak lazım’ dedim ve Mersin Marşı ortaya çıktı. Güftesi ve bestesi bana ait. 3 Ocak gibi anlamlı bir günde de çalıştırıcılığını üstlendiğim Sivil Toplumun Sesi Korosuyla birlikte sahneye koyduk. Çok beğenildi ve sahip çıkıldı. Mersinliler sahip çıktı. Ve ben bununla gurur ve mutluluk duydum. Önemli olan biz sanatçıların üretimlerine sahip çıkılması. Ben bu çalışmamı cumhuriyetin 100. yılında Mersin halkına hediye ediyorum" şeklinde konuştu.

"Bestelerimde Batı müziği formlarıyla Doğu müziğinin makamlarını harmanlıyorum"

Mersin Marşı haricinde birçok bestesinin bulunduğundan söz eden Demirel, "Orkestra, oda müziği, şan alanında bestelerim var. Ama tabi Batı müziği eğitimi aldım. Batı müziği, ülkemizde küçük kitleler tarafından takip edilen bir müzik türü. Bu da doğal. Çünkü coğrafyamıza ait bir müzik değil. Ama ben yaptığım bestelerde öğrendiğim batı formlarıyla kendi coğrafyamızın Doğu müziğinin makamlarını harmanlayarak bir sentez oluşturuyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı bu yolda, 1923’lerde Musiki Muallim Mektebinin kurulma sebebi de buydu. Kendi türkülerimizi, kendi makamlarımızı, yurtdışı platformlarında, ulusal platformlarda tanıtmaktı. En azından bu sorumluluğu hissederek, amacımı eyleme geçirerek ulaştığımı düşünüyorum. Bestelediğim Mersin Marşı popüler bir çalışma oldu. Daha önce pek bilinmeyen besteci tarafım da öne çıkmış oldu. Mutlu ve gururluyum" ifadelerini kullandı.

"Umarım Mersin Marşı’na Mersin halkı sahip çıkmaya devam eder"

Marşı kayıt altına almayı çok istediğini ve bu yönde girişimleri olduğundan bahseden Demirel, 31 Ocak tarihinde Sivil Toplumun Sesi Korosu ile konserlerinin olacağını ve bu konserde Mersin Marşının da okunarak profesyonel bir kayıt alınacağını kaydetti. Alınacak profesyonel kaydın istenen her kuruluşa dağıtılacağının altını çizen Demirel, "Umarım Mersin Marşına Mersin halkı sahip çıkmaya devam eder. Zaten bir bestecinin görmek ve duymak istediği en değerli şey bu" dedi.

Kaynak: iha