Tarsus’tan Yükselen Ortak Ses

Tarsus’ta 14 köyü doğrudan etkileyecek bir sanayi yatırımı yapılmak isteniyor.

Abone Ol

Tarsus’ta 14 köyü doğrudan etkileyecek bir sanayi yatırımı yapılmak isteniyor.
Bir çimento fabrikası.
Yine aynı hikâye…
Verimli topraklar, bir kez daha sanayileşmeye kurban edilmek isteniyor.
Ama bu kez farklı bir şey var.
Tarsus endişeli.
Hem de sıradan bir kaygı değil bu; topyekûn bir endişe.
Öyle ki, bu yatırımın karşısında bir ittifak doğuracak kadar güçlü.
CHP, MHP ve İYİ Parti aynı noktada buluşmuş durumda:
Bu yatırım istenmiyor.
Bu birliktelik, alışıldık siyasi fotoğraflardan biri değil.
Çünkü bu mesele siyaset üstü.
Çünkü bu mesele, memleket meselesi.
Öyle bir mesele ki…
Birbirinden hazzetmeyenlerin bile duygularının üstüne çıkıyor.
Meclisteki tartışmalar, ekranlardaki atışmalar bir günlüğüne de olsa rafa kalkıyor.
Çünkü mevzubahis olan vatan toprağı.
Çukurova…
Sadece bir coğrafya değil; bereketin adı.
Üzüm, incir, zeytin…
Ama bugün ağzımızda tat bırakan sadece bu ürünler değil.
Aynı zamanda bu ittifakın kendisi.
Bugün;
Burhanettin Kocamaz incir,
Ali Mahir Başarır üzüm,
Levent Uysal zeytin gibi.
Farklı dalların meyveleri, aynı sofrada buluşmuş durumda.
Ve o sofrada uzun zamandır unuttuğumuz bir tat var: birlik.
Keşke hep böyle olsa.
Keşke hep böyle kalabilse.
Çünkü bu ülke, kavgadan yoruldu.
Ağzımızın tadını kaçıran tartışmalardan, bitmeyen gerilimlerden bıktık.
Bir günlüğüne de olsa…
Tarsus güzelleşti bu eylemle.
Mersin güzelleşti.
Türkiye güzelleşti.
Belki de bu birliktelik, bir fabrikanın bacasından çıkacak o kara dumanı durduracak.
Ama daha önemlisi, insanların içine çöken umutsuzluğu da dağıtacak.
Ve kim bilir…
Belki de Tarsus’un yayla köylerinden yükselen bu ses, sadece bir itiraz değil;
bir umut olur.