Rahmetli Demirel, yanlış demeyeyim, eksik bir tespitte bulunmuş; “Politikada 24 saat uzun zaman” demişti. Çünkü her şeyin beklenmedik bir hızla değiştiğini biliyordu.
Örneğin, kısa süre önce yaşadığımız/ izlediğimiz Sayın Bahçeli ile Sayın Cumhurbaşkanımız arasındaki atışmaları anımsıyorum da utanıyorum. Şimdilerdeki dostluklarını ise kıskanıyordum ki yeni, anlaşılması bile zor politik tavırlar sergilediler.
Birkaç gün önce de tavşan çıkartılan şapkadan CHP- MHP anlaşması çıkacak gibi oldu.
Sanıyorum ki Murat Emir, belki de hukukçuluk sanının yanıltmasıyla Kavala, Demirtaş, Mücella Yapıcı, Can Atalay, Tayfun Kahraman hatta partisinin belediye başkanları da bu umut hakkı affına katılır zannıyla MHP’nin oyununa gireyazdı.
Uyarıyorum:
Bu bir iktidar oyunudur.
İktidar, İmralı’da verdiği tavizleri (O tavizleri niye verdi; bilemesem de seziyorum) yerine getireceğine yeni bir siyasî mühendislik yaparak MHP-CHP eliyle gerçekleştirme oyununda…
Ne yapmak istiyor?
APO, umut hakkından yararlandırılacak.
Nasıl?
CHP ile MHP anlaştılar, APO’ya UMUT hakkı tanıdılar. Bizim bununla ilgimiz yoktur. Zaten CHP…
Bu cümleyi tamamlayabilen CHP’liye madalya verilir.
EY CHP,
İktidar değilsin.
Mecliste yasa çıkarma gücün yok.
Karşında yılların politikacıları var.
Tamam, politik tercihin APO’ya umut hakkı tanımaktan yana olabilir; fakat bir de ülke gerçeği, toplumsal duyarlılıklar toplum mühendisliği var, senin genel başkanına gün yirmi dört saat hakaret eden patinin yetkilileriyle anlaşıp APO’ya umut hakkı vermeyi tartışacaksın…
Yarın Sayın Erdoğan çıkıp “Biz, bunlar Kandille iş birliği içinde dediğimizde haklı mıymışız?” derse siz ne diyeceksiniz, halk ne diyecek.
MHP size geldiğinde, “Kardeş, siz işinizi ortağınızla halledin”, diyebilecek kadar politik bilinçte değilseniz oralarda ne işiniz var, gidip apartmanınızı yönetin.
Özetin Özeti:
Hümanizmin hayranıyım. Ancak Hümanizmin Ortadoğu politikasında bir bataklık olduğunu, faşistlerce, oligarklarca kolayca hayata geçirilen bir tuzak olduğunu geç de olsa öğrendim. CHP’nin bu günlerde bu tuzağa düşürülmekte olduğunu görüyorum;
üzülüyorum.