30 Kuruluşun temsilcileri, bu gösterinin herhangi bir siyasi partiye ya da ideolojik çizgiye ait olmadığını özellikle belirtiyor.
Yapılan çağrıda, katılımcılardan parti sloganları ve ulusal bayraklar getirmemeleri isteniyor.
Organizatörler, “Bu savaşın kazananı yok. Sivillerin hayatı, siyasi ve ekonomik çıkarlar uğruna feda edilemez” diyor.
O halde, siz de elinize ‘Dünyada Barış” pankartı ile yarın Lahey’de olun!
İlhan KARAÇAY yazdı:
Hollanda’da barış yanlısı çok sayıda sivil toplum kuruluşu, yarın Lahey’de düzenlenecek büyük bir gösteri için harekete geçti.
Malieveld meydanında saat 13.00’te başlayacak olan gösteri için yapılan çağrıda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sert ifadelerle eleştirilirken, Hollanda hükümetine de açık bir tutum alma çağrısı yapıldı:
“Biz, aşağıda imzası bulunan kuruluşlar ve vatandaşlar olarak, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarını derin bir öfke ile kınıyoruz.
Bu saldırılar uluslararası hukukun ve İran’ın egemenliğinin ağır bir ihlalidir. Birleşmiş Milletler onayı olmadan askeri güç kullanımı, uluslararası hukuk düzenini zayıflatmakta ve Orta Doğu’da daha fazla tırmanma tehlikesini artırmaktadır.
Bu savaşı durdurmak sol ya da sağ meselesi değildir. Bu, dini görüş ya da siyasi tercih meselesi değildir. Siviller kitlesel olarak öldürüldüğünde ve toplumlar siyasi ve ekonomik amaçlar uğruna parçalandığında, bu durum ortak insanlığımıza yönelik bir saldırıdır ve biz bunu güçlü şekilde kınıyoruz. Failin “müttefik” olup olmaması fark etmez. Kimse bu savaşı kazanamaz, herkes kaybeder.”
Organizatörler, bu savaşın yalnızca bölgeyi değil, tüm dünyayı etkileyebilecek tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Yapılan açıklamalarda, saldırıların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulanırken, gerilimin daha da tırmanmasının küresel bir çatışmaya dönüşme riskini artırdığı ifade ediliyor.
Gösteriyi organize eden De Nieuwe Vredesbeweging (Yeni Barış Hareketi) ve beraberindeki çok sayıda kuruluş, ortak bildiriyle kamuoyuna seslendi.
Bildiride, “Bu savaşın kazananı yok. Sivillerin hayatı, siyasi ve ekonomik çıkarlar uğruna feda edilemez” denildi. Açıklamada ayrıca, Hollanda hükümetinin diplomasi ve barış yönünde aktif rol üstlenmesi gerektiği özellikle vurgulandı.
Yeni Barış Hareketi’ne bağlı 30 kuruluş şunlardır:
Aralez, Comité 21 Maart, CPT Nederland, De Vierde Golf, DIDF (Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu), Diem25, Fryslân foar Palestina, Groningers voor Vrede, XR Justice Now, HTİB Hollanda Türk İşçiler Birliği, Kairos Sabeel Nederland, Kerk en Vrede, Leiden Palestina Coalitie, Meld Islamofobie, NVMP Artsen voor Vrede, Onkruit Vergaat Niet, PAX, PeaceSOS, Platform Vrouwen en Duurzame Vrede, Radio Verzet, Religies voor Vrede Nederland, SAP Grenzeloos, S.P.E.A.K, StudentenintifadaNL, The Hague Peace Projects,
VD Amok, Vredesbeweging Pais, Vrijwillige Internationale Aktie, XR Justice Now.
Yukarıda görüldüğü gibi, organizede farklı ideolojik ve toplumsal kesimlerden örgütlerin bulunması dikkat çekiyor. Bu geniş katılım, çağrının yalnızca belirli bir siyasi görüşe değil, evrensel bir barış talebine dayandığını ortaya koyuyor.
Organizatörler, bu gösterinin herhangi bir siyasi partiye ya da ideolojik çizgiye ait olmadığını özellikle belirtiyor. Yapılan çağrıda, katılımcılardan parti sloganları ve ulusal bayraklar getirmemeleri isteniyor. Amaçlarının, ortak insanlık değerleri etrafında birleşen güçlü bir barış mesajı vermek olduğu ifade ediliyor.
Bildiride yer alan en dikkat çekici noktalardan biri ise “rejim değişikliği” politikalarına yönelik eleştiriler oldu.
Irak ve Libya örneklerine atıfta bulunularak, dış müdahalelerin ülkelerde kalıcı istikrarsızlık ve büyük insani trajedilere yol açtığı hatırlatıldı. Açıklamada, hiçbir ülkenin başka bir ülkenin yönetimini askeri yollarla belirleme hakkına sahip olmadığı vurgulandı.
Orta Doğu’da halihazırda birçok aktörün dahil olduğu karmaşık bir gerilim yaşandığına dikkat çeken organizatörler, İran’a yönelik saldırıların bu gerilimi daha da derinleştirdiğini belirtiyor. Enerji hatları, bölgesel dengeler ve büyük güçlerin müdahil olma ihtimali düşünüldüğünde, çatışmanın küresel boyuta ulaşmasının uzak bir ihtimal olmadığı ifade ediliyor.
Hollanda kamuoyunda da bu gelişmelere ilişkin tartışmalar giderek artıyor. Özellikle son yıllarda artan savaş karşıtı hareketlerin, hükümet politikaları üzerinde daha fazla baskı kurduğu biliniyor. Uzmanlara göre, bu tür kitlesel gösteriler Hollanda’nın dış politika söylemini doğrudan etkilemese bile, kamuoyunun yönünü göstermesi açısından büyük önem taşıyor.
Gösteri çağrısında, Hollanda hükümetine yönelik net talepler sıralanıyor.
Bunlar arasında, saldırıların açık şekilde kınanması, uluslararası hukukun savunulması, diplomatik çözüm yollarının desteklenmesi ve sivillerin korunması için aktif girişimlerde bulunulması yer alıyor. Ayrıca Hollanda’nın, İspanya gibi ülkelerin izinden giderek daha açık bir barış politikası benimsemesi gerektiği ifade ediliyor.
Hollanda’da bir süre önce yapılan Gazze’ye özgürlük gösterisindeki rekorun, yarın kırılması bekleniyor.