Depremde babasını kaybeden Nuri Yönet: ’Gidecek baba ocağımız kalmadı’’ Depremde babasını kaybeden Nuri Yönet: ’Gidecek baba ocağımız kalmadı’’

Osmaniye’de köşkerliği bırakarak tespih üreten 84 yaşındaki Kazım İspir, 50 yıldır ürettiği andız tespihleri yurt içine ve yurt dışına satıyor.

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde yaşayan Kazım İspir, çocuk yaşlarda başladığı köşkerliği bırakarak andız ağacının meyvesinin çekirdeğinden yaptığı tespihleri satarak geçimini sağlıyor. Evinin bahçesinde bulunan atölyesinde 2 oğlu ile birlikte tespih üretimi yapan İspir, yaptığı tespihleri internet üzerinden işçiliğine göre 200 ila 800 lira arası değişen fiyatlarla yurt içi ve yurt dışı satışlarını gerçekleştiriyor. Anadolu’nun geleneksel el sanatları ve kültürel mirasının önemli bir parçası olarak kabul edilen tespihlerin vazgeçilmez bir parçası olarak kabul edilen andız tespihi kokusu, doğallığı, çekim kolaylığı ve kolay renk almasından dolayı ilgi görüyor. Yaşıtları hareket etmekte güçlük çekerken tespih üreten İspir, azmiyle takdir topluyor.

Çocukluğunda yaptığı köşkerlik mesleğini bırakıp andız tespihi yapmaya başladığını söyleyen Kazım İspir, "50 seneye yaklaştı ben bu işe başlayalı bir arkadaş baktım yapıyor. Ben de bir makine yaptırdım ikinci tespihçi olarak da Kadirli’de ben yapıyorum. Yaptık işte bugüne geldik devam ediyoruz. Daha önce ben köşkerlik yapıyordum ayakkabı tamircisiydim sonra bu iş çıkınca hepsini bıraktım. Örsüm, çekicim, kerpetenim, pensem, sandığım hala durur. Çocuklarım bunu öğrendiler köşkerlik öğrenmediler. O zaman okuyorlardı, okulu bitiren başka işlerle uğraştılar en sonunda bu iş daha güzel, bu bir sanat diye buna hücum ettiler. Satışlarımız Türkiye’ye ve dış devletlere oluyor, Türkiye içerisinde her memlekete veriyoruz. Telefon ediyorlar biz de gönderiyoruz kargoyla tespihlerimizi. Andız tespihinde özellikleri çektikçe renk alır, güzelleşir, güzel kokusu vardır. Andızın pekmezi oluyor içerler yani şifadır aslında. Yetenini pekmez yaparız, tespih yaparız, hem pekmezin hem tespihini satıyoruz" diye konuştu.

Andız tespihi yapımını çocukken babasından öğrendiği söyleyen Mustafa İspir ise, "Ben bu işi 10 yıldan beri yapıyorum, babamdan öğrendim bu mesleği çocukluğumuzdan beri bu işin içerisindeyiz. Bir ara bu işleri bıraktık, inşaat işleriyle uğraştım, 20 yıl inşaattan sonra gelip baba mesleğine geri dönmek zorunda kaldım. Çocukluğumuzdan da bildiğimiz için andız yapımını herkes yapamıyor. Bu farklı bir malzeme içi çekirdekli olduğu için andız tespihini herkes yapamıyor. Biz de çocukluktan gelen bir beceri de olduğundan dolayı andıza gönül verdik. Hazirandan sonra yetkin evresine doğru geçer içindeki çekirdekler daha da olgunlaşmaya başlar. Bu olgun çekirdekli andızların kabuklarını da alırız, bu aldığımız kabuklardan pekmez yaparız ve pekmez olarak da bunu değerlendiririz. Posasını da genelde kışın yakacak olarak kullanırız. Andızı diğer tespihlerden ayıran özelliklerden bir tanesi çabuk renk alması ve ayrıca şaklama sesinin diğer tespihlere göre daha fazla olması. O da içerisindeki filiz çekirdeğinden kaynaklanmaktadır. Bir de her andızın çekirdeği, diğer bir andızın çekirdeğinden çok farklıdır. Yani damar yapısı, biz benek yapısı dediğimiz göz yapıları diğerlerinden farklıdır. Onun için andıza biz parmak izi gibidir diyoruz. Bir andız diğer bir andıza benzemez" dedi.

Kaynak: iha