Evet sevgili dostlar, yaşımız belli bir seviyeye gelince, ister istemez çocukluğa dönüyoruz..Eski günleri yad ederken, aklımıza gelen iyi veya kötü olaylar, sanki film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiyor;
- Banyo yaparken, ki öyle lüks falan değil leğen veya küçük bir tabureye otururken önce su döker sonra oturan bir nesiliz..
- Annemizi sinirlendirince kafamıza "dank" diye ses çıkartan tas ile yıkanırdık....En güzel mahalle maçlarını, annemizin tabi ki bize göre , zamansız BANYO saati yüzünden kaçırır ve gizli gizli ağlardık...
- Anne terliğinin, süpürgenin ve maşanın doyumsuz tadı hala aklımızda...
- Cuma günü verilen ev ödevlerimizi, pazar akşamları ucu ucuna yapardık...
- Salça ekmek yiyip doyan çocuklardık...
-Yere düşen ekmeği üç kere öpüp, başımıza değdirerek kuşlar yesin diye, bahçe duvarlarına bırakırdık...
- Çişimiz geldiğinde, annemiz eve alır, korkusuyla duvar diplerini az mı ıslattık?...
- Gece altına ıslatan kardeşlerimiz ile sabahları az mı kavga ederdik?
- Bizler bahçeli evlerde, komşularımıza GÜVEN duyarak büyüdük...
- Bir kuş veya civciv ölüsü gördüğümüzde, onu gömer ve bildiğimiz duaları okurduk..
- Sokağımızda bir CENAZE oldu mu, radyo veya varsa TV'yi kapatır, üç gün açmaz, o eve yemekler, yardımlaşma ve dayanışma ile götürülürdü...
- Aynı simidi ve gazozu iki, üç arkadaş ile bölüşerek yer ve içerdik..
- Geceleri AY dedeye bakarak az mı hayal kurduk?
- Çocuk gibi çocuktuk biz; çünkü HUZUR ve SAYGI vardı... Yoksulduk ama MUTLUYDUK...Mesela kollarımızı açar, sanki dünyayı KUCAKLARDIK...
Vs...vs .. örnekler çok.. Şimdi ise her şey var ama İNSANLIK adına hiç bir şey yok.En basit örnek; Aynı apartmanda komşular birbirlerine zoraki selam veriyor, çocuklar ayakları toprağa değmeden apartmanlarda büyüyor..Her şey maddiyat oldu.. Borç, alacak, verecek konusu dışında konu yok..Herkes, herkesten ÇIKAR peşinde!
Saygılarımla...
Not:..Bir yer de okudum ve yorumladım...