Akdeniz bölgesinin en engebeli coğrafyalarından biri olan Taşeli Platosu'nda, dağlardan süzülüp Akdeniz’e akan dere yataklarının kuruması, asırlık bir geleneği ve üretim kültürünü de yok etti. Bölgedeki su kaynaklarının küresel kuraklık ve iklim değişikliği nedeniyle ciddi oranda azalması, dereler üzerine kurulu olan tarihi su değirmenlerini işlevsiz bırakarak tarihin tozlu sayfalarına gömdü.
Mersin’in Gülnar ilçesinden doğan, Menekşe mevkiinden başlayıp Pambucak Vadisi boyunca ilerleyerek denize ulaşan dere üzerindeki üç büyük su değirmeni de bu kuraklıktan nasibini aldı. Son 40 yıldır bölgeyi etkisi altına alan kuraklık nedeniyle çarkları dönmez olan bu tarihi değirmenler, tamamen terk edildi.
Gelecek Nesillere Sadece Kalıntıları Kaldı
Bir zamanlar çevre köylerden gelen tonlarca buğdayın öğütüldüğü, bölge halkına en lezzetli, tam kıvamlı buğday unu ve bulguru sunan bu değirmenlerden geriye bugün sadece taş duvarlar ve su kanalları kaldı. Bölge genelinde sayıları yok denecek kadar azalan bu yapılar, açık hava müzesini andıran görünümleriyle dikkat çekiyor.
Pambucak Vadisi güzergahını kullanan sürücüler ve çevre sakinleri, dere yatağında sessizliğe bürünen bu tarihi kalıntıları izlerken büyük bir burukluk yaşıyor. Vatandaşlar, hem bir dönemin üretim hafızasını taşıyan hem de doğadaki su kaybının en somut kanıtı olan bu manzarayı hüzünle seyrediyor.