Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu Teklifi üzerine söz alarak tarım sektörünün ve çiftçilerin acil çözüm bekleyen sorunlarını meclis kürsüsüne taşıdı. Konuşmasında kabul edilen kanunun eksik yönlerine dikkat çeken Ekmen, üreticinin gözünün uzun süredir girdi maliyetlerini merkeze alan bir düzenlemede olduğunu vurguladı.

Özellikle bu yıl gübre başta olmak üzere tüm üretim kalemlerinin fahiş oranda katlandığını belirten Ekmen, "Çiftçinin girdi maliyetlerini ve destek modellerini merkeze alan, bu maliyetleri kontrol ederek düzenlemeyi hedefleyen bir kanun teklifini birkaç yıldır bekliyorduk" diyerek sitemini dile getirdi.

"İşçinin Yevmiyesi Topladığı Ürünün Yarısı Ediyor"

Tarım sektöründeki en büyük kriz alanlarından birinin işçilik maliyetleri ve işçi bulma sorunu olduğunu ifade eden Mehmet Emin Ekmen, bu kalemin artık devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini söyledi. Saha gözlemlerinden çarpıcı bir örnek paylaşan Ekmen, şu ifadeleri kullandı:

"Şu anda tarım işçisi bulmak mümkün olmadığı gibi, herhangi bir üründe işçi bedeli, elde edilecek ürün bedelini geçebiliyor. Afyon'un Çay ilçesinde vişne ve kiraz üreticilerini ziyaret ettim. Bir işçi günde ortalama 40 kilo kiraz ya da 70 kilo vişne toplayabiliyor; işçiye ödenecek günlük bedel ise 20 kilo kiraz ya da 35 kilo vişneye tekabül ediyor. Yani ürünün yarısı işçilik maliyetine gidiyor. Konuyu Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan’a da arz ettik; işçilik bedelini artık destek kalemleri arasına almamız gerekiyor. Ayrıca bazı sanayi şehirlerinde Çin'den işçi getirildiğini duyuyoruz. İhtiyaç halinde belirli bölgelere geçici dönemlerle dışarıdan geçici tarım işçisi getirilmesinin de önü açılmalıdır."

Mersinli Üretici B-Reçete ve Kota Kıskacında

Seçim bölgesi olan ve mevsimlik tarım gayrisafi hasılasında her zaman Türkiye'de ilk 5'te yer alan Mersin’in yerel sorunlarına da değinen Ekmen, kentteki üreticilerin "B-Reçete" uygulamasından dolayı büyük bir mağduriyet yaşadığını aktardı. Ziraat odaları ve mühendislerden aldığı verileri paylaşan Ekmen, iç piyasaya giren ürünlerin pestisit ve zirai ilaç kalıntı testlerinden geçemediğini, denetlenmiş ürün rahatlığıyla tüketilemediğini söyledi.

Buna karşın ihracatçının kendi ürününü göndermeden önce sıkı bir denetime tabi tuttuğunu belirten Milletvekili Ekmen, "İhracatta kabul gören zirai ilaç oranları Bakanlığın B-Reçete sınırlarına göre fazla kalıyor. Örneğin; üretici 1 tonluk üretimde yıllardır 2 kilo ilaç kullanarak ihracatını sorunsuz yapabiliyorken, yeni B-Reçete sistemi '200 gramdan fazla kullanamazsın' diyor. Bu durumda üretici kanuni olarak ilacı reçeteli alamıyor, gidip komşu illerden reçetesiz temin ediyor. Bu hem kanuna aykırı bir durum yaratıyor hem de Mersin'deki zirai ilaç satıcılarını ciddi şekilde zarara uğratıyor" dedi.

Mersin Tarım İlaç Sanayisi İçin Master Plan Çağrısı

Mersin'in tarımsal üretim potansiyelinin çok yüksek olduğunu ancak katma değerli ürün noktasında desteklenmesi gerektiğini ifade eden DEVA Partili Mehmet Emin Ekmen, konuşmasını Bakanlığa yönelik bir çağrıyla tamamladı: "Mersin'de tarım ilaç sanayisine ilişkin olarak bir master plan yapılması gerekiyor. Bu kadar büyük üretim hacmine sahip bir ilin, daha yüksek katma değerli ürünler üretebilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yönlendirici ve kapsayıcı master planlarına acil ihtiyacımız var."

Muhabir: Sonses .tv