CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi Gülcan Kış, Antalya–Konya Yolu’nun Eynif ve Gembos Ovaları’ndan geçen bölümünün aşırı yağışlarla tamamen su altında kalmasını TBMM gündemine taşıdı. Kış, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
Bölgenin tarihsel olarak göl yatağı olduğunun bilindiğini vurgulayan Kış, yaşananların “doğa intikam aldı” söylemiyle geçiştirilemeyeceğini belirtti.
“Sorun Yağmur Değil, Hazırlıksızlık”
Komisyon üyesi kimliğiyle teknik değerlendirme yaptığını ifade eden Kış, şu soruları yöneltti:
“Böyle bir coğrafyada yol yapılırken fizibilite çalışması yapıldı mı? ÇED süreci işletildi mi? Taşkın riski hesaplandı mı?”
İklim krizinin etkisiyle yağış rejimlerinin değişebileceğinin öngörülebilir olduğunu belirten Kış, esas sorunun planlama eksikliği olduğunu söyledi.
“Devlet ‘Olabilir’i Değil, ‘Olacak’ı Hesaplamalıdır”
Kamu yatırımlarının bilimsel verilere dayanması gerektiğini vurgulayan Kış, eski göl yatakları ve taşkın ovalarının resmi kayıtlarda yer aldığını hatırlattı.
“Bir yol birkaç yıl içinde göle dönüyorsa bu doğanın değil, ihmalin sonucudur” diyen Kış, kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını savundu.

ÇED Süreci Neden İşletilmedi?
TBMM’ye sunulan önergede şu sorular yer aldı:
-
Söz konusu kesim için neden Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu alınmadı?
-
Proje hangi bilimsel verilere dayanarak hazırlandı?
-
Taşkın ve su rejimi analizleri yapıldı mı?
-
İhaleyi hangi firma ya da firmalar aldı?
-
İhale bedeli ne kadar?
-
Denetim hangi kurumlarca yapıldı?
-
Oluşan kamu zararının tutarı nedir?
“Bu Tablo Kader Değil, Yönetim Tercihidir”
Yaşananların doğa olayı olarak sunulmasının gerçeği perdelediğini belirten Kış, “Yağmur yağabilir, göl yeniden oluşabilir; ancak devlet buna göre plan yapmak zorundadır” dedi.
“Bedeli Halk Ödüyor”
Ekonomik zorluklara dikkat çeken Kış, milyarlarca liralık yatırımların kısa sürede işlevsiz hale gelmesinin faturasını vatandaşın ödediğini ifade etti.
CHP’li Kış, soru önergesinin takipçisi olacağını ve benzer coğrafi özelliklere sahip bölgelerde aynı hataların tekrarlanmaması için Meclis denetiminin işletilmesi gerektiğini vurguladı.





