Türkiye’deki çalışma hayatında bazı işverenlerin vergi ve sigorta primlerinden kaçınmak ya da tazminat yükümlülüklerinden kurtulmak adına başvurduğu usulsüz yöntemler, iş mahkemelerinden geri dönüyor. Çalışanların sigorta primlerini eksik bildirmek, giriş-çıkış yaparak kıdem süresini sıfırlamak ve işe alım sürecinde boş kağıda istifa imzası attırmak gibi hilelerin hukuken hiçbir geçerliliği bulunmuyor.

Konuya ilişkin önemli uyarılarda bulunan Bursa Barosu avukatlarından Enes Şenay, işverenlerin küçük hesaplarla yaptığı bu hamlelerin yargılama aşamasında kendilerine çok daha ağır hukuki ve maddi bedeller olarak döndüğünü vurguladı.

En Çok Başvurulan 8 İşveren Hilesi

Avukat Enes Şenay, sahada işçileri mağdur etmek amacıyla en sık karşılaşılan usulsüz uygulamaları şu şekilde sıraladı:

  • Eksik Gün Bildirimi: İşçinin ayda 30 gün tam zamanlı çalışmasına rağmen, SGK’ya 10-15 gün gibi eksik sürelerle bildirilmesi veya tamamen sigortasız çalıştırılması.

  • Maaşın Bir Kısmını Elden Verme: Gerçek maaş yüksek olmasına rağmen, asgari ücret kadarlık kısmının bankaya yatırılıp kalan tutarın elden ödenmesi.

  • Boş İstifa Dilekçesi Alınması: İşe giriş sürecinde tarih kısmı boş bırakılarak imzalattırılan istifa dilekçesi veya ibranamelerin, ileride işten çıkarma durumunda işçi aleyhine kullanılması.

  • Kod Oyunuyla Tazminat Gaspı: Kıdem ve ihbar tazminatı ödememek için işçinin haksız yere hırsızlık veya disiplinsizlik gibi yüz kızartıcı suçlarla (SGK Kod-29 / Kod 42-50) işten çıkarılması.

  • Suni Giriş-Çıkışlar: Kıdem tazminatı tavanını ve süresini düşürmek amacıyla kağıt üzerinde sürekli işe giriş-çıkış yapılması.

  • Bordro Oyunları: Fazla mesai, hafta tatili veya resmi tatil çalışmalarının bordroda temel ücretin bir parçasıymış gibi gösterilerek eritilmesi.

  • Baskıyla Sürgün: İşçiyi istifaya zorlamak amacıyla haksız görev yeri değişikliklerinin yapılması.

  • Şirket Evliliği ve Taksit Bahanesi: Kurumsal değişimlerin arkasına sığınarak ya da "tazminatları taksitle ödeyeceğim" diyerek hakların geciktirilmesi.

"Tek Taraflı Tutanakların Hukuken Geçerliliği Yoktur"

İş mahkemelerinde "işçinin korunması" ilkesinin esas alındığını ve adaletin mutlaka yerini bulduğunu belirten Avukat Şenay, çalışanların haklarını ararken korkmamaları gerektiğini ifade etti:

"İşveren tarafından tek taraflı olarak tutulan uydurma tutanakların hukuki hiçbir geçerliliği yoktur. Baskı altında alınan istifa dilekçesi geçersizdir, işçilerimizin gönlü bu konuda rahat olsun. Görev yeri haksızca değiştirilen işçinin haklı fesih hakkı doğar. Kıdem düşürmek için yapılan giriş-çıkışları mahkemeler bir bütün olarak kabul eder. Elden ödenen paralar tanık veya muadil belgelerle ispatlandığı takdirde, işverenler çok ağır tazminatlar ve cezalarla karşı karşıya kalır."

Muhabir: Sonses .tv