Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ev sahipliğinde, "Akdeniz’in Mirası, Toprağın Kimliği" mottosuyla gerçekleştirilen "Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor" programının sonuç bildirgesi açıklandı. Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA), Akdeniz Üniversitesi AciMER, Gıda Mühendisleri Odası, Mersinden Kadın Kooperatifi ve Slow Food Türkiye paydaşlığında düzenlenen etkinlik, Türkiye coğrafi işaretler tarihinde bir dönüm noktası oldu. Bugüne kadar genellikle teorik ya da hukuki boyutuyla ele alınan ekosistemde, ilk kez işin asıl emektarı olan üreticiler doğrudan kürsüye çıkarak söz sahibi oldu.
Kırsal Kalkınma ve Kadın Emeği Vurgusu
Yayınlanan bildirgede coğrafi işaret sisteminin sürdürülebilirliği için üreticilerin sürecin merkezine alınması gerektiği aktarıldı. Sahada karşılaşılan bürokratik ve operasyonel tıkanıklıkların aşılmasında üreticilerin sunduğu çözüm önerileri, yeni yol haritasının temel yapı taşı olarak kabul edildi. Mersin Kan Portakalı, Tarsus Sarıulak Zeytini ve Osmaniye Yer Fıstığı gibi stratejik ürünlerde görüldüğü üzere; aile çiftçiliği ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesinin kırsal dönüşümün, yerel istihdamın ve bölgesel kalkınmanın en dinamik motoru haline geldiği vurgulandı. Kadın emeğinin ekosistemdeki payının artırılmasının önemi üzerinde duruldu.
Sıkı Denetim ve Küresel Gastro-Turizm Hedefi
Bildirgede, bir coğrafi işaretin tescil edilmesinin tek başına yeterli olmadığı, tüketici güveninin tam anlamıyla tesisi için uluslararası standartlara ve AB normlarına uygun, 360 derecelik tavizsiz bir denetim mekanizmasının kurulmasının zorunlu olduğu ifade edildi. Topraktan tabağa uzanan süreçte yerel gastronominin turizmin en güçlü bileşeni olduğu hatırlatılırken; Mersin Cezeryesi, Kerebiç, Tantuni, Tarsus Humusu, Fındık Lahmacun, Silifke Çileği ve Anamur Muzu gibi kentin kimliğini oluşturan lezzetlerin özgünlükleri korunarak küresel gastronomi pazarına entegre edileceği belirtildi. Sürdürülebilir tarım ve adil ticaret vizyonuyla hazırlanan bu yol haritasının, yerel üreticinin refahını artırmada tarihi bir adım olduğu kaydedildi.