Karın ağrısı ve şiddetli sindirim problemleriyle başlayan rahatsızlığı nedeniyle 4 ay boyunca şehir şehir gezerek şifa arayan 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Sudenur Erboy, bağırsak kangreni (bağırsak dokusunun kan akışının kesilmesiyle canlılığını yitirmesi) teşhisi sonrası sevk edildiği Antalya'da sağlığına kavuştu. İstanbul'daki bir hastanede "hayati riski yüksek" görülerek aynı gün ambulansla Antalya'ya getirilen genç kız, ameliyata gerek kalmadan uygulanan medikal tedaviyle hayata döndü.
Denizli'de Çocuk Gelişimi Bölümü okuyan ve son sınıf staj döneminde olan Sudenur Erboy, yaklaşık 4 ay önce ani kramplarla sarsıldı. Alanya'dan Denizli'ye, İstanbul'dan Antalya'ya kadar uzanan çok sayıda sağlık kuruluşuna başvuran genç kıza, iddialara göre yaşının genç olması sebebiyle doğru tanı koyulamadı ve şikayetleri "psikolojik" olarak değerlendirildi. Hastalığı hızla ilerleyen ve son olarak gittiği İstanbul'daki hastanede bağırsak kangreni olduğu anlaşılan Erboy'un durumu kritikleşince, referans üzerine Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş ile iletişime geçildi. Genç kız, acil koduyla ambulansa bindirilerek Antalya'ya nakledildi.
"Bize Geldiğinde Ağrıdan Nefes Alamıyordu"
Hastanın kabul sürecini ve tedavi detaylarını aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, zaman kaybetmeden başlattıkları yoğun tedavi programının sonuç verdiğini belirterek şunları söyledi:
"Bağırsak kangreni, teşhiste gecikildiğinde saatler içinde hastanın hayatını kaybetmesine yol açabilecek son derece agresif bir tablodur. Hastamız bize şehir dışından ambulansla ulaştığında genel durumu çok kötüydü; yoğun kramplar nedeniyle nefes almakta zorlanıyor, idrar ve büyük abdest çıkışını gerçekleştiremiyordu. Yaşının çok genç olması muhtemelen semptomların diğer hekimlerce göz ardı edilmesine yol açmış. Hastanemize yatışını yapar yapmaz ameliyatsız medikal tedavi protokolümüzü başlattık. Tedavinin 3. gününde bağırsak fonksiyonları yeniden canlandı. Bugün tedavinin 10. günündeyiz, sağlığı tamamen normale döndü. Hatta kendisinin 20. yaş gününü de burada, serviste hep birlikte pasta keserek kutladık."
Op. Dr. Ateş ayrıca, kulaktan dolma bilgilerle veya doktor onayı olmaksızın kullanılan zayıflama çayları, vitaminler ve bağırsak çalıştırıcı destek ürünlerinin bu tür tehlikeli tablolara zemin hazırlayabileceği konusunda da uyarılarda bulundu.
"Gezmediğim Hastane Kalmadı, 'Düzelemeyeceğim' Sanmıştım"
Aylar süren sancılı sürecin ardından yeniden tek başına yürüyebilmenin mutluluğunu yaşayan Sudenur Erboy, eğitim hayatını da altüst eden süreci şu sözlerle özetledi: "4 ay boyunca kramplardan yatağa mahkum kaldım. Staj yaptığım anaokulunda çocuklara enerji vermem gerekirken, acıdan sürekli uyuyordum. Çare bulmak için iller arası mekik dokuduk, gezmediğim hastane kalmadı. Birçok hekim riskli gördüğü için sorumluluk almak istemedi ve tuvalete çıkamamamı stresime bağladı. İstanbul'da durumumun ciddiyeti söylenince dünyam başıma yıkıldı, 'artık asla düzelemeyeceğim' diye düşündüm. Neyse ki Gökhan Hocam beni kabul etti. Uyguladığı tedaviyle 10 günde ayağa kalktım. Şu an rahatça nefes alabiliyorum, yürüyorum. 20 yaşında bir genç için bu acıları çekmek çok ağırdı, kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum."





