Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Orta Doğu’da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kapanmanın küresel ticaret üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Çakır, Mersin’in stratejik konumuyla bu tür krizlerde "güvenli liman" olarak öne çıktığını belirtti.

Enerji ve Gıda Fiyatlarında Maliyet Baskısı Uyarısı

Hürmüz Boğazı’ndan günlük 20 milyon varil petrol taşındığını hatırlatan Çakır, geçişlerin aksaması durumunda sadece enerji değil; tahıl, şeker ve petrokimya girdilerinde de ciddi maliyet artışları yaşanabileceğini söyledi. Navlun ücretlerinde %15-30 bandında bir artış öngördüklerini belirten Çakır, "Artan risk primleri sigorta maliyetlerini yükseltecek, bu da ihracatçımıza ek yük getirecektir" dedi.

"Mersin, Doğu Akdeniz’in Stratejik Kapısıdır"

Basra Körfezi’ndeki güvenlik risklerinin Irak ve çevre ülkeleri alternatif güzergah arayışına iteceğini ifade eden Çakır, Mersin Limanı'nın 3,6 milyon TEU kapasitesi ve güçlü kara-demir yolu bağlantılarıyla en hazır merkez olduğunu vurguladı. Çakır, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Irak petrol trafiğinde Mersin'in rolünün kritikleşeceğine dikkat çekti.

Kalkınma Yolu ve Hız Avantajı

Irak’ın Fav Limanı’ndan Türkiye’ye uzanacak Kalkınma Yolu Projesi’nin stratejik önemine değinen Başkan Çakır, "Afrika üzerinden 45, Süveyş üzerinden 35 günde ulaşan yükler, Kalkınma Yolu ve Mersin bağlantısıyla 20 günün altına inebilir. Bu, Türkiye'yi krizlere karşı daha dirençli hale getirecektir" açıklamasında bulundu.

"Kendi Koridorlarımızı Oluşturmalıyız"

Küresel projelerdeki belirsizliklere karşı tek bir hatta bağlı kalınmaması gerektiğini savunan Çakır, MTSO olarak alternatif senaryolar üzerinde çalıştıklarını belirtti. Çakır, "Avrupa için Türkiye ve Mersin, ham madde tedarikinde en yakın ve güvenilir üretim üssü olmaya devam edecektir" diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Sonses .tv