DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye’de gelir adaletsizliğinin her geçen gün daha da derinleştiğini belirterek, orta sınıfın hızla eridiğini, zenginin daha da zenginleştiğini ve toplumun geniş kesimlerinin yoksullaştığını söyledi.
Ekonomik büyümenin emeğe yansımadığını ifade eden Ekmen, 2014 yılından bu yana gelir eşitsizliğinin sürekli arttığına dikkat çekti. TÜİK verilerinin dahi bu tabloyu açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Ekmen, “En yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kesimin toplam gelirden aldığı pay yüzde 48’e ulaşmış durumda. Buna karşın en düşük gelire sahip yüzde 20’lik kesimin payı yalnızca yüzde 6,4 seviyesinde. Yıllar içinde neredeyse hiç değişmeyen bu oranlar, gelir makasının kapanmadığını, aksine korkutucu biçimde sabitlendiğini gösteriyor” dedi.
TÜİK tarafından açıklanan hane halkı ortalama gelirinin 662 bin 414 TL olduğuna da değinen Ekmen, bu rakamın sahadaki gerçekliği yansıtmadığını savundu. Asgari ücretle geçinen dört kişilik bir ailenin yıllık gelirinin bu seviyeye yaklaşmasının dahi mümkün olmadığını ifade eden Ekmen, ortalama gelir hesabının toplumun büyük çoğunluğunu kapsamadığını dile getirdi. “Gelir artışları halkın geneline yayılmıyor; üst gelir gruplarında toplanarak ortalamayı yanıltıcı hale getiriyor” diye konuştu.
Gelir dağılımındaki uçurumu somut verilerle açıklayan Ekmen, toplumun en yoksul yüzde 5’lik kesiminin yıllık ortalama gelirinin 129 bin TL’de kaldığını, en zengin yüzde 5’lik kesimin gelirinin ise yaklaşık 3 milyon TL’ye ulaştığını söyledi. Bu durumun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyolojik bir çöküşü de beraberinde getirdiğini belirten Ekmen, büyük şehirlerde lüks rezidanslarla gecekonduların yan yana var olmasını örnek gösterdi.
En zengin yüzde 10 ile en yoksul yüzde 10 arasındaki gelir farkının yaklaşık 14 kata ulaştığını kaydeden Ekmen, asıl yoğunlaşmanın en üst yüzde 5’lik kesimde yaşandığını vurguladı. “Türkiye’de sorun gelirin artıp artmaması değil, artan gelirin kimlerin cebine girdiğidir” diyen Ekmen, mevcut tablonun ekonomik büyümenin toplumun geneline yayılmadığını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.




